{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/2954 <br>KARAR NO: 2025/878<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/06/2024<br>NUMARASI: 2022/850 E - 2024/500 K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 27/03/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından, müvekkiline akım trafo etiket değerinin 200/5 şeklinde kayıt edildiği, fazladan kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesi ile 06/04/2021 tarihinde rapor tanzim edilerek müvekkiline biri 20.602,29 TL diğeri 37.034,08 TL şeklinde olmak üzere toplamda 57.636,37 TL iki adet ek tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin buna binaen işletme faaliyetlerinin devamı için ve ekonomik zorunluluklar çerçevesinde haksız kesilen işbu faturaları 07.06.2021 tarihinde ödemek zorunda kaldığını, akabinde müvekkilinin  davalı kurumun fen servisine itirazlarda bulunmuş, itiraz üzerine davalı kurumca hem akım trafosu hem sayaç incelenmiş, yapılan tetkikler ve testler sonucunda kaçak kullanımın olmadığı, akım trafosunun ve sayacın normal çalıştığı bilgisinin verildiğini, buna binaen müvekkilinin davalı kurumla tekrar görüştüğünü ve  haksız faturaların iptal edilmesi için talepte bulunmasına  rağmen bir netice alamadığını, davalının dava konusu faturaları kesmesi ve müvekkilin bir usulsüzlüğünün bulunmadığı tespit edildikten sonra fatura bedellerini iade etmemesinin tamamen haksız ve yersiz olduğunu, müvekkilinin kullanmakta olduğu trafo elektrik değeri 200/5 değil 100/5 olduğunu, sayacında da herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, bu hususların davalı kurum kayıtları ile de sabit ve aşikar olduğunu, davalının yapmış olduğu işlemler usul ve mevzuata aykırı bulunduğunu, kaçak elektrik kullanmadığı sabit olan müvekkilinin davalıya ödediği bedelin iadesi için huzurdaki davayı açma zorunluluğunun doğduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın görevsiz mahkemede açıldığı görevsizlik kararı verilmesinin gerektiği, huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiği, davalı müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen kaçak elektrik tespit ve tahakkukun  mevzuata uygun olduğu, müvekkili şirket görevlilerince yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan tutanakların yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olup kaçak elektriğe ilişkin tespit ve tahakkukta hata bulunduğunu iddia eden davacının bu hususu ispatlamasınını gerektiği, davacı yanın ihtirazi kayıt koymaksızın ödemiş olduğu bedellerin istirdadını talep etmesinin mümkün olamayacağı, tüm bu nedenlerle ve re'sen nazara alınacak nedenlerle, öncelikle usuli itirazlarının dikkate alınarak huzurdaki davanın usulden reddini, nihayetinde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini talep etmiştir.Asliye Ticaret Mahkemesine verilen görevsizlik kararı sonrası yargılamaya devam edilmiştir.Mahkemece;\"Dava konusu işletmeden tespit tarihinde sökülen sayacın davalı şirket laboratuvarlarında yapılacak ölçüm sonuçları henüz yapılmadan kaçak tüketim ve buna dayalı ek tahakkuk faturalarının tanzim edildiği, test sonuçlarına göre davacının kullanımının kanuna ve yönetmeliklere uygun olduğu,kaçak kullanım verisinin bulunmadığı, bu halde davacı adına inceleme sonuçları beklenilmeksizin düzenlenen  faturaların gerçeğe uygun olmadığı ve yapılan ödemelerin sebepsiz zenginleşme kapsamında iadesi gerektiği\" gerekçesi ile; \"Davacının davasının  kabulü ile; 57.636,37-TL alacağın ödeme tarihi olan 07/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar vermiştir. Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; hükmün gerekçesiz olduğunu,bu nedenle hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini,bilirkişi raporuna atıfta bulunarak hüküm tesis edilemeyeceğini,tanıklar dinlenilmeden karar verilmesinin adil yargılanma haklarının ihlali ettiğini,istirdat davasının koşullarının oluşmadığını,bedelin ihtirazi kayıt ileri sürülmeden ödendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirdiği hususunda şüpheye yer kalmamış ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunun  hatalı olduğu, bu yöndeki itirazlarının  değerlendirilmediğini,bilirkişinin dava dosyasında yer alan kaçak elektrik tespit tutanakları nazarında hesaplama yapması gerekirken bu tutanakları reddederek hesaplama yapmasının kabul etmediklerini,kaçak elektrik kullanımında tüketim hesabının nasıl yapılacağı mevzuat ile belirlenmiş ve sıkı kurallara tabi kılınmış olup yapılacak hesaplamanın bu hükümlere göre yapılmasının  yasal bir zorunluluk olduğunu,bu bakımdan  bilirkişi raporunda  mevzuat hükümlerinin göz ardı edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,kaçak tahakkuku sebebiyle ödenen bedelin istirdadı talebine ilişkindir.Alınan bilirkişi raporunda\"Davacının, sayaç veya ölçü sistemine müdahale ederek elektrik tüketiminin eksik veya hatalı ölçülmesini sağlamak yöntemiyle kaçak elektrik enerjisi kullandığı gerekçesiyle davalı tarafından 06.04.2021 tarihinde H002708 seri numaralı kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit tutanağı tutulduğu, tutanak içeriğinde ... hizmet numaralı ... Paz. Ltd. Şti. ... Mah. ... Sok. No:... Eyüpsultan/İSTANBUL adresli, Ticarethane kullanımında tesisatta takılı olan davacı sistemine kayıtlı ... marka, ... seri numaralı 2019 imalli sayaç ile ... marka 100/5 çevirme oranlı ... ve ... seri numaralı akım trafoları ve çevirme oranı belirtilmeyen ... seri numaralı akım trafosunun bulunduğu, tutanak tarihindeki sayaçta kayıtlı toplam endeksin 9.605,425 kWh olduğu, tutanak içeriğinde tespiti yapan davalı personellerinin ad-soyad, imza ve sicil numaralarının bulunduğu görülmüştür.Ancak ve ancak davalı, tespit anında kaçak elektrik tüketim tutanağı tutmuş ve söktüğü akım trafolarını laboratuvara teste göndermiştir. Davalının kendi laboratuvarına ölçüm doğruluk testine gönderdiği ve aslında 200/5 olduğunu iddia ettiği ... seri numaralı (T Fazına bağlı olan akım trafosu) akım trafosuna ait laboratuvar deney sonucu Fotoğraf-1'de bulunmaktadır. Ölçüm doğruluk deneyinin \"Results\" bölümünden de anlaşılacağı üzere ilgili akım trafosunun dönüştürme oranı 100/5 A'dir. Davalının tespit tutanağında iddia ettiği ise akım trafosunun üzerinde 100/5 A dönüştürme oranlı etiket olmasına rağmen trafonun gerçekte 200/5 A dönüştürme oranına sahip olduğudur. Yönetmeliğin 43/2-c bendi kapsamında laboratuvar raporunun eksik veya hatalı ölçüm yapıldığı yönünde olması durumunda bu raporun alınmasına müteakip kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlenmesi gerekmekte iken davalı, deney sonuçları gelmeden önce tespit tutanağını tutmuştur. Davalı laboratuvarında yapılan ve raporu dosya içeriğinde bulunan akım trafolarının ölçüm doğruluk deneylerinden başarı ile geçmesine rağmen, davacı hakkında kaçak elektrik enerjisi kullandığı gerekçesi ile düzenlenen 37.034,08 TL tutarında kaçak elektrik faturası, 20.602,29 TL tutarında kaçak ek tahakkuk faturası olmak üzere toplam 57.636,37 TL tutarındaki faturaların düzenlenmiş olması, Yönetmeliğin 43'üncü madde beşinci fıkra \"(5) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır.\" hükmüne aykırıdır. Ayrıca kaçak elektrik enerjisi tüketimi hallerinde de tanımlanan 42/1-c bendi tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmemesi durumlarında geçerli olup tespite konu akım trafosunun dönüştürme oranı etikette belirtilenle aynı olduğuna (Laboratuvar raporu) göre, tüketimin hiç ölçülmemesi, eksik veya hatalı ölçülmesi durumu söz konusu değildir. Bütün bu nedenlerle davalının düzenlediği 37.034,08 TL tutarında kaçak elektrik faturası, 20.602,29 TL tutarında kaçak elektrik ek tahakkuk faturası olmak üzere toplam 57.636,37 TL  tutarındaki faturaların her ikisinin de iptal edilmesi gerektiği\" belirtilmiştir.Bilirkişi raporunda ,davalı tarafça davacının  sayaç veya ölçü sistemine müdahale ederek elektrik tüketiminin eksik veya hatalı ölçülmesini sağlamak yöntemiyle kaçak elektrik enerjisi kullandığı iddiası ile  kaçak tespit tutanağı düzenlenerek kaçak ve kaçak ek tahakkuk bedeli tahakkuk ettirilmiş isede,kaçak tutanak tarihinde sayaç laboratuvar raporunun beklenmediği,laboratuvar raporunda ise akım trafolarının ölçüm doğruluk deneylerinden  başarı ile geçtiği,trafolara  müdahale edildiğine dair tespit yapılamadığı belirlenmiş,bu doğrultuda davacının kaçak tüketim yapmadığı bildirilmiştir.Bilirkişi raporundaki davalının yaptığı  sayaç laboratuvar  raporundaki tespitler  gözönüne alındığında davacının kaçak elektrik kullanmadığı açığa çıktığından,davacının kaçak elektrik kullandığı ispatlanamamıştır.Hükme dayanak bilirkişi raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğundan mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalının istinaf başvurusunun  HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 3.937,14 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 985,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.952,14 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 27/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"52542981ea130f9d","SID":"ab01d6fcb0a3be1f"}}