{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/1535 <br>KARAR NO: 2025/730<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/03/2024<br>NUMARASI: 2022/483 E - 2024/271 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 13/03/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar aleyhine Merkezi Takip Sistemi'nin ... sayılı dosyasından faturaya dayalı alacağa dayanarak takip başlatıldığını, borçlu şirket ve şahsın hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız ve mesnetsiz olarak işbu icra dosyasına itiraz ettiklerini, davalı şirket  ile müvekkil şirket arasında ticari ilişki mevcut olup; taraflar arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin elektrik kullandığını, davalı/borçlu şahsın ise, davalı/borçlu şirketin müdürü olup, davalı/borçlu şirketi münferiden temsile yetkili olduğunu, ayrıca, müvekkili şirket ile imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nde de ticari kefaleti bulunduğunu, ancak ticari kefaleti bulunmasına rağmen takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalının 31.12.2021 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin hitam tarihinden önce sözleşmeyi feshettiğini, davalının sözleşmenin hitam tarihinden önce sözleşmeyi sona erdirmesi nedeniyle sözleşmenin ilgili hükümleri uyarınca davalıya cezai şart faturası tanzim edilip gönderildiğini, davalılar tarafından gönderilen Büyükçekmece ... Noterliği'nin 31.12.2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, birim fiyatların kendilerine yüksek geldiğini,  Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri yönetmeliğine göre sözleşmeyi hiçbir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin hitam tarihinden önce feshedebileceklerini ve bu nedenle sözleşmeyi feshettiklerini bildirdiklerini, mezkur ihtarnameye, Kadıköy ... Noterliği'nin 06.01.2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verildiğini, davalı şirketin ve şahsın yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına,  borçluların, % 20’den aşağı olmamak üzere, icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkillerine karşı İstanbul Anadolu İcra Dairesi Merkezi Takip Sistemi ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, 30.03.2022 tarihinde tarafımıza tebliğ edilen ödeme emrine, 01.04.2022 tarihinde itiraz edildiğini ve takibin durduruldurulduğunu, davacı şirket ile davalı müvekkillerin 03.09.2021 tarihinde elektrik enerjisi satış sözleşmesi imzaladıklarını, bunun akabinde taraflar arasında, 29.09.2021 tarihinde elektrik enerji satış sözleşmesinin \"eki\" niteliğinde olan ve \"Mutabakat\" adı altında bir sözleşme daha imzalandığını, 03.09.2021 tarihinde imzalanan sözleşmede fatura hesaplama yöntemi olarak 2.yöntem seçildiğini, 2. Yöntemin (ptf+dengesizlik maliyeti+yektem)+kar(%) şeklinde olduğunu, ancak taraflarca sözlü olarak kar marjı oranının %8 olacağı kararlaştırılmasına rağmen, sözleşmeye kar marjı oranı %13 olarak yazıldığını, taraflar arasında anlaşılan kar marjı oranı %8 olmasına rağmen, davacı elektrik şirketi, müvekkilin güvenini açıkça kötüye kullanarak sözleşmede bu rakamı %13 yazdığını ve müvekkilinde iki taraf arasındaki güven ilişkisine dayalı olarak bu sözleşmeyi imzalamak durumunda kaldığını, ancak daha sonra durumu fark eden müvekkilinin, elektrik şirketi ile görüştüğünü  ve elektrik şirketi durumun yapılacak ek bir sözleşme ile düzeltileceğini söylediğini ve durumun düzeltilerek taraflarca 29.09.2021 tarihinde \"Mutabakat\" adı altında bir sözleşme imzalandığını, yaşanan bu olayın müvekkil şirketin, davacı elektrik şirketine karşı duyduğu ticari güven ilişkisine ciddi bir darbe vurduğunu, Ekim ve Kasım ayında kesilen faturalar incelendiğinde sözleşmeye göre faturaya yansıtılması gereken kar marjı %8 olmasına rağmen bu oranın %17'leri bulduğunu ve taraflarınca fahiş ve haksız faturaların düzenlendiğinin anlaşıldığını, davacı elektrik şirketi sözleşmeyi imzaladıktan sonra, henüz elektrik tedarikini müvekkili şirkete sağlamadan önce müvekkiline tarife değişikliği talebinde bulunduğunu, davacı elektrik şirketçe yapılan bu teklifin önce ahlaken sonra da hukuken doğru olmadığından müvekkillerce bu teklifin reddedildiğini, iki şirket arasındaki ticari ilişkilerin büyük bir zarar gördüğünü, haksız davanın reddine, mahkemenin davacının iddialarını kabul etmesi ihtimalinde ise son derece fahiş ve müvekkili şirketin mahvına neden olacak büyüklükte olan 312.200,00 TL cezai şart bedelinin indirilmesine, kötüniyetli olduğu açıkça görülen davacı şirketin % 20 den az olmamak üzere  tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \" Bilirkişi heyeti 03/01/2024 tarihli ek raporunda; davacı şirketin kar marjını değiştirmek suretiyle sözleşmeyi ihlal etmesi ve EPDK Tarife fiyatlarıyla veya daha yüksek fiyattan fatura tanzim ederek, görevli tedarik şirketinden daha ucuz elektrik enerjisi satmaması ve sözleşmenin 9.3. Maddesindeki; “Satıcının indirim oranını  alıcı aleyhine değiştirmesi durumunda alıcı sözleşmeyi tek taraflı  olarak feshedebilir” hükmü gereğince davalının cezai şartı ödemeden sözleşmeyi feshetme hakkının ortaya çıktığını beyan ve rapor etmekle ...\" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı  tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; kararın gerekçesiz olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin hiçbir maddesinde tedarik şirketi olan müvekkili şirketin görevli tedarik şirketinden daha uygun fiyata elektrik tedariki sağlayacağına yönelik taahhüt bulunmadığını,  Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ve sair hiçbir mevzuatta tedarik şirketine en ucuz elektriği satma gibi bir görev yüklenmediğini, tam aksine serbest tüketiciler açısından çeşitlilik artırılarak rekabet ortamı yaratıldığını, mahkemece tedarik şirketi olan müvekkili şirkete yüklenen en uygun elektrik enerjisini satma görevi elektrik piyasası mevzuatı başta olmak üzere sözleşme serbestisine, ticaret hukuku ve tüm özel hukuk ilkelerine aykırı nitelikte olduğunu, müvekkili şirketin kar marjını davalı aleyhine değiştirmek suretiyle sözleşmeyi ihlal ettiğine yönelik değerlendirmenin, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tam aksine davalı şirket lehine sözleşme tarihinden sonra mutabakat imzalanarak kar oranı düşürüldüğünü, bu mutabakatın, esas sözleşme akdedildikten ve davalı şirkete faturalar tanzim edildikten çok sonra, ancak önceki tarihli olarak imzalandığını, davalı şirketin memnuniyetini sağlamak adına, mutabakatın geriye yönelik etki etmek suretiyle 29.09.2021 tarihli tanzim edilmiş olup, esas sözleşme akdedildiği tarihten mutabakata kadar olan Ekim, Kasım, Aralık, Ocak faturaları da yeni kar oranı (mutabakatta belirlenen) çerçevesinde  tekrar hesaplanıp aradaki farkın davalı şirkete iade fatura alınarak iade edildiğini, davalı şirket tarifeden indirim yöntemiyle elektrik satın almadığını, sözleşmenin 5.4. maddesi, alıcı lehine olan değişiklik hallerinde 9.3.maddenin uygulanamayacağını  açıkça düzenlediğini, davalı şirket lehine olan değişikliğin tek taraflı fesih hakkı tanımayacağını, kabul anlamına gelmemek üzere, herhangi hatalı bir faturalandırma yapılması halinde dahi davalı tarafından müvekkili şirkete ihlalin giderilmesine yönelik bildirimde bulunulması gerekirken bildirimde bulunulmaksızın direkt olarak sözleşmenin feshedilmesinde de hukuka uygunluk bulunmadığını, taraflar arasında ikili anlaşma hükümleri, sözleşme serbestisi ve basiretli tacir ilkeleri nazara alınmaksızın karar verildiğini ileri sürerek  kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nin feshi nedeniyle sebebiyle tanzim edilen cezai şart faturalarının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasında 03.09.2021 tarihinde 36 ay süreli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmeye bağlı Sözleşme ve eklerinde Aktif enerji birim fiyatının hesabında ana sözleşme ek-2 de yer alan PTF+ Dengesizlik Maliyeti+Yekdem+  Kar(%8)  uypulanacağı konusunda tam bit mutabakata varıldığı  noktasında ihtilaf yoktur.Mahkemece dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi heyeti raporlarında özetle; \"...Taraflar arasındaki anlaşma 3.9.2021 tarihinde imzalanmıştır. Davacı bu sözleşmenin kendisine açıklanmadığını vd. İleri sürmektedir. Ancak taraflar fiilen ticarete başlamışlar ve 29.9.2021 tarihinde anılan eksikliğe hiç değinilmeden ( Mutabakat) başlığı altında daha evvelki sözleşmenin hükümlerinde değişiklik yapmak üzerinde görüş birliğine varmışlardır. Anılan belgede, sözleşmenin tüm hükümlerinin yürürlükte kalacağının her iki tarafça da kabul edildiği görülmektedir. Davalının ihtamamesind,e anılan bilgilendirme yapılmamasının Elektrik Piyasası Hizmetleri Yönetmeliğinin 16. Maddesine aykırı olduğu ve fesih nedeninin bu hükme dayandırıldığı görülmektedir. Davalının bu aşamada sözleşmenin usulüne uygun olmadığını ileri sürmediği görülmekte olup, MK 2 ye göre anılan fesih nedeninin haklılığının takdiri mahkemenindir.Davalılar, 31.12.2021 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin bitiş tarihi olan 01.10.2024 tarihinden önce tek taraflı olarak sözleşmeyi erken feshederek başka bir tedarik şirketinden elektrik enerjisi almaya başlamışlardır. Davalılar, sözleşmenin hitam tarihinden önce sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih edip sona erdirdiğinden davalılara cezai şart uygulanabileceği kanaatine varılmışsa da, yukarıda belirtildiği üzere, mahkemenin sözleşmenin fesih konusunda davalının haklılığı sonucuna varılırsa. Fesih nedenininhaklılığı sonucuna varıtabilecektir.... Mahkemece davacının iddiası yerinde görüldüğü takdirde, Davacı şirketin 312.200,00-TL tutarında cezai şart ve takip tarihine kadar işlemiş 1.040,66-TL tutarındaki gecikme zammı olmak üzere takip tarihi itibariyle toplam 313.240,66-TL tutarındaki bir meblağı Davalılar ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ...'den talep edebileceği\" yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişiler tarihli 30.05.2023 ek raporlarında ise \"Davacı  ile davalı arasında yapılan 03.09.2021 tarihli 36 ay süreli elektrik enerjisi satış sözleşmesinde; kar marjının %8 olarak kararlaştırılmasına rağmen, davacı şirket, Ekim’2021 ve Kasım’2021 aylarına ilişkin faturalara %17 kâr marjı yansıtarak sözleşmeyi ihlal etmiştir. Her ne kadar, davalının itirazı ve iade faturalarıyla düzeltme yapılmışsa da  davacı şirket tarafından yapılan bir sözleşme ihlali söz konusudur.  Davacı ile davalı arasında yapılan elektrik satış sözleşmesi ve eklerinde Aktif enerji birim fiyatının hesabında PTF+Dengesizlik Maliyeti+Yekdem+Kar(%8) formülünün uygulanacağı konusunda mutabakata varılmıştır. Sözü geçen hesaplama formülünde yer alan Dengesizlik Maliyeti ve Yekdem bedelinin önceden öngörülmesi mümkün olmadığından uygulamada EPDK Tarife fiyatlarıyla aynı veya daha pahalı fiyatlar ortaya çıkmıştır.\" şeklinde tespitte bulunmuşlardır. Bilirkişiler tarihli  05.02.2024 ek raporlarında ise \" Davacı şirketin kâr marjını değiştirmek suretiyle sözleşmeyi ihlal etmesi ve EPDK Tarife fiyatlarıyla veya daha yüksek fiyattan fatura tanzim ederek, görevli tedarik şirketinden daha ucuz elektrik enerjisi satmaması ve sözleşmenin 9.3. Maddesindeki; “Satıcının indirim oranını  alıcı aleyhine değiştirmesi durumunda alıcı sözleşmeyi tek taraflı  olarak feshedebilir” hükmü gereğince davalının cezai şartı ödemeden sözleşmeyi feshetme hakkının ortaya çıktığı\" yönünde görüş bildirmişlerdir.Buna göre, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve eki mutabakata rağmen davalı tarafça kararlaştırılan oranda indirim uygulanmayarak fahiş fatura düzenlenmiş olduğu, davalının iade faturası üzerine davalı şirkete iadenin sağlanmış olduğu anlaşılmasına göre davalının sözleşmeyi feshinin haklı nedene dayandığı anlaşılmasına göre mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine Yazılmasına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3311c3ac75326db4","SID":"347145d095583868"}}