{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ <br>KARAR TARİHİ  : 05/03/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ : DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 22/01/2020<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 05/03/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin dava dosyası istinaf yasa yolu incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla, istinaf incelemesi HMK'nın 356. vd. maddelerince duruşmalı olarak yapılan açık yargılama sonucunda dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkili şirketten akaryakıt satın alan davalı ....'nin borcunu ödeyemediğini, ibraz ettiği çekleri zamanında ödeyemeyeceğini bildirerek bankaya ibraz edilmemesi, kendisine yeniden süre tanınması konusunda müvekkili şirket yetkilisini ikna ettiğini, bu nedenle borç tutarı olan 1.285.000,00 TL tutarlı senedi tanzim ederek teslim ettiğini ancak talep ettiği sürede de borcunu ödeyemeyince bu kez Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, önce Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ....Talimat ve ...Talimat sayılı dosyalarından, davalı ...şirketinin adresinde haciz işlemleri yapıldığını ve muvazaalı işlemler tespit edildiğini, icra dosyasında üç ayrı adreste haciz işlemleri yapılarak taraflar arasında işyeri devrinin söz konusu olduğuna dair deliller elde edildiğini, borçlu ... ünvanlı şirketin 2016 yılı eylül ayından itibaren müşteri portföyünü, çalışanlarını yavaş yavaş ...şirketine devrettiğini, bu devre ilişkin mutabık kalınan hususlarda hazırlanan devir sözleşmesinin ....vekili Av. ....tarafından borçlu şirket yetkilisine 01.10.2016 tarihli mail ekinde gönderildiğini, sözleşme gereği borçlunun Denizli merkezli tüm Türkiye’deki şubelerine ait mal, malzeme, araç, telefon, demirbaş, işçiler, müşteri portföyü gibi değerlerinin devralındığını ancak devrin muvazaalı bir devir olmasından dolayı bu anlaşmanın gizli tutulduğunu, ...şirketinin borçlu şirketin milyonlarca borcunu ödemeden malvarlığını ...şirketine devrettiğini, bu hususun sözleşmede açıkça yazıldığını, bu sözleşmeyi 3. şahıs adresinde, borçlu adresinde ve İzmir’deki hem borçlu hem de 3. şahıs tarafından resmi adres olarak kullanılan adreste yapılan hacizler sırasında elde edilen evrakların da desteklediğini, ...şirketi ile ilam borçlusu ...ünvanlı şirketin müvekkilinin ve diğer alacaklıların alacağını almasını engelleme amacıyla fikir ve işbirliği içerisinde olduğunu, borçlu firmanın devrettiği müşteri portföyünün aylık en az 1.500.000,00 TL gelir sağlandığını, bu gelirden alacaklılara ödeme yapılmadan 3. firma ...aktarılıp, karşılığında borçlu ... ise komisyon verileceğinin sözleşmeden anlaşıldığını, davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından davalılardan 2 ve 3 numaralı sıradaki şirketler yününden ihtiyati haciz kararı verilerek şirketlerin malvarlıklarının haczi ile satış yetkisi verilmesine, tüm davalıların mal kaçırma kastıyla birlikte hareket ederek aslında borçluya ait olan ticari işletme değerlerinden dolayı davalılardan 2 ve 3 numaralı sıradaki şirketlerin (...) Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasından borçlu ile birlikte müştereken ve müteselsilen borçlu olduklarının tespiti ile alacaklarının tahsiline, davalıların kötüniyetinden dolayı %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı ... Şti. ve ... Şti. vekili, dava dilekçesinin gerekçesinde TBK'nın 202. maddesine göre muvazaalı ticari işletme devri iddia edildiği halde alacak davası olarak ikame edilmesinin usulsüz olduğunu, davacı şirket ile müvekkili davalılar arasında herhangi bir ticari ve hukuki ilişki bulunmadığını, dava dilekçesinin gerekçeler kısmında davalılar arasında işyeri devri bulunduğundan bahsedildiğini ancak huzurdaki davanın takip borçlusunun borcundan dolayı davacı alacaklı ile müvekkili ... şirketleri arasında sanki alacak borç ilişkisi varmış gibi alacak davası olarak açıldığını, davanın öncelikle usulden reddini talep ettiklerini, dava ticari işe bağlı alacak iddiasına dayanmadığından ve muvazaalı devir iddia edilerek davalıların takip borcundan sorumlu olduklarının tespiti ve tahsili istemli olduğundan işbu davaya Denizli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin bakabileceğini, bu nedenle iş bölümü itirazlarının bulunduğunu, Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında ödeme emrinin borçlu şirkete 07.04.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davanın ise 23.03.2017 tarihinde  ikame edildiğini, dolayısıyla ortada kesin bir takip yok iken aynı takip dosyasına konu borcun tespit ve tahsili için dava açılmasının usulsüz olduğunu, Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün .,..Esas sayılı takip dayanağı senedin düzenleme tarihinin 18/01/2017, ödeme tarihinin de 25/01/2017 olduğunu, buna karşılık dava dilekçesinde sözde devrin 2016 yılının ekim ayında gerçekleştiğinin iddia edildiğini, dolayısıyla borcun doğumundan bir başka deyişle senedin düzenlendiği tarihten öncesinde devir yapıldığının iddia edildiğini, bu nedenle iddia olunan sözde devirden sonra oluşan düzenlenen senetten ve takip borçlusunun borcundan ötürü sözde devralan şirketlerin sorumlu tutulamayacağını, icra takibi sonrasında müvekkili davalı ...şirketi tarafından Denizli 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nde  ... Esas sayıda istihkak davası ikame edildiğini, davacı vekilinin işbu davada öne sürdüğü tüm bu iddiaların, müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında ilişki bulunup bulunmadığı hususu söz konusu istihkak davasının konusu olduğunu, dolayısıyla Denizli 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı istihkak davasında tüm bu iddia ve hususları inceleyip karar tesis edeceğine göre işbu davanın açılmasında ayrıca bir hukuki menfaat bulunmadığını, bu nedenle derdest olan istihkak davası nedeniyle işbu davanın esasa girilmeksizin usulden reddinin gerektiğini, işbu dava istihkak davası olmadığından ya da talepler İcra İflas Kanunu'na dayandırılmadığından, takibin tedbirle veya başka sebeplerle tümünün durmasına sebebiyet verilmediğinden davacının İİK'da öngörülen kötüniyet tazminatını talep etmesinin hukuki gerekçeden yoksun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili ... 2016 yılında  2.000.000,00 TL aylık cirosu olan, 250 sigortalı olmak üzere taşeron ve acenteleri ile birlikte 370 kişiye ekmek kapısı sağlayan bir firmayken 13.05.2016 ve 28.07.2016 tarihlerinde tedarikçisi ... firmasının sahip olduğu dorselerdeki müşteri mallarının yanması sonucu şirketin 1.200.000,00 TL'lik zarara uğradığını ve finansal ortak arayışına girdiğini, bu dönemde ... ile yapılan görüşmeler sonucunda firmalarından  ayrıntısı cevap dilekçesinde maddeler halinde yazılı olan verilerin paylaşımının istendiğini, son tahlilde 40 ay boyunca ayda 75.000,00 TL'lik bedel ödeneceği söylenerek 3.000.000,00 TL fiyatta uzlaşıldığını, 40 adet aracın ... tarafından şoförlü olarak ... kiralanacağı ve 20 ayda, ayda iki araç devre dışı kalacak şekilde planlama yapılacağının söylendiğini, firmalarında çalışan ve hem ... çalışmak isteyen ve aynı zamanda ... ve .... şirketelerinin kabul edeceği ... personellerinin istifaları alınarak kıdem tazminatlarının .,... tarafından ödeneceği konusunda anlaşıldığını, firmalarında çalışan ... çalışmak istemeyen veya çalışmak istese de ... tarafından çalışması istenilmeyen ... personelleri için kıdem tazminatları konusunda .,... tarafından verilen senetlerin ... hakedişinden düşülerek ödeneceği konusunda mutabık kalındığını, ... ait demirbaş, makine teçhizat ve elektronik eşyaların da ... tarafından belli bir bedelle alınacağı konusunda da anlaşıldığını, müvekkili şirket alacaklılarının ...ulaşması ve yapılan hacizler neticesinde, tüm malvarlıklarını devrettikleri diğer davalının kendisinden alacakları olan 2.850.000,00 TL'lik alacaklarını bloke ettiğini ve firmalarının tamamen borçlarını ödeyemez hale gelmesine sebep olduğunu, 75.000,00 TL x 40 ay ödemenin dörder aylık çeklerle ödenmesinden muvazaaya girer düşüncesiyle vazgeçildiğini ve firmalarının zor durumda bırakıldığını, özetle 25 yıllık birikimle ve emekle elde edilmiş müşteri listesi ve malvarlığının bu şekilde ,....verildiğini, bunun karşılığında ödenme sözü verilen 3.000.000,00 TL'sinden sadece 150.000,00 TL'nin ödendiğini, geri kalan miktarın ise bloke edildiğini, bu hususun bir tümden şirket devri olup olmadığının takdirinin sayın mahkemenin takdirinde olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davalıların ticari defter ve kayıtlarını inceleyen bilirkişi raporlarında şirketlerin hakim ortakların birbirlerinden farklı olduğu ve ilişkilerinin bulunmadığı tespit edilmiş ise de; davalı şirketlerin sicilde kayıtlı merkez adresleri ayrı olmakla birlikte faaliyet konuları aynı olan davalılar .... ile davalı ... , İzmir'de bulunan şube adreslerinin aynı olduğu, aynı adreste faaliyette bulundukları ... Şti. firmasından ayrılan çalışanların birçoğunun .... işe alındıkları, buna ilişkin hizmet bordrolarının görüldüğü, davalı ... . ile davalı ,...şirketi arasındaki dosyaya sunulu e-mail yazışmalarında da; personellerden verimli bulunan ve çalışmak isteyenlerin hizmet akitlerinin devam edebileceği bildirildiği, davalı firmaların ticari defterlerinde kayıtlı müşteriler hesapları ve dosya içinde bulunan ... sahip olduğu müşteri portföyü incelendiğinde; 2016 yılı kasım ayından itibaren başlamak üzere, ....müşterilerinin tamamına yakını ile davalı firmaların cari hesap çalışmasının başladığı, ,...müşterilerine yönelik yapılan  mal satışları ve buna ait tahsilatların yine davalı ...ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı grup firmalarının net satışlarının kasım 2016 ve şubat 2017 dönemleri arasında artış gösterdiği, davalı ...ise faaliyetini sonlandırmış olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda; ... ekonomik bütünlüğünün, yoğun olarak davalı şirketlerden .,...devam ettiği, ekonomik bütünlüğünün bu şirkete devredilmiş olduğu, dolayısıyla ... Şirketi TBK'nın 202. maddesi gereğince ... borçlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda; davalı ... ile ... faaliyet konuları da dikkate alındığında, ... bir kısım müşteri portföyü ile cari hesap çalışması yapmasının, ekonomik bütünlüğün devamı ve devri olarak değerlendirilemeyeceği, davalı ... tüzel kişiliğinin diğer davalı firmalardan ayrı olduğu düşünüldüğünde; davalı ...husumet yöneltilemeyeceği gerekçeleriyle, bu davalı yönünden, pasif husumet yokluğundan dolayı davanın reddine karar verilmiştir. Davacının davalılar ... ile .,...Ltd. Şti. aleyhine açtığı davanın kabulü ile; Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu 1.285.000,00 TL asıl alacak, 4.805,55 TL işlemiş faiz, 527,70 TL ihtiyati haciz vekalet olmak üzere toplam 1.290.333,25 TL alacaktan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti ile asıl alacağa takip tarihinden avans faizi uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline yönünde karar verilmiş, davanın muvazaalı işlemlere dayalı alacak davası olması ve konusunun yargılamayı gerektirmesi ve İİK kapsamında açılmış itirazın iptali ya da menfi tespit davası olmadığından kötüniyet ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı vekili, davalı ... .A.Ş vekili ve davalı .... Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. <br>Dairemizin 28/10/2021 tarih, ...ve Esas ... Karar sayılı ilamı ile; davalı ...ile ...faaliyet konularıda dikkate alındığında, ...bir kısım müşteri portföyü ile cari hesap çalışması yapmasının, ekonomik bütünlüğün devamı ve devri olarak değerlendirilemeyeceği, davalı ...tüzel kişiliğinin diğer davalı firmalardan ayrı olduğu düşünüldüğünde davalı ...ve ... .  arasında organik bağ bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu husustaki istinaf sebebinin yerinde görülmediği, b...müşterilerine yönelik yapılan  mal satışları ve buna ait tahsilatların yine davalı ...ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı grup firmalarının net satışlarının kasım 2016 ve şubat 2017 dönemleri arasında artış gösterdiği, davalı ... ise faaliyetini tümüyle sonlandırmış olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda ... ekonomik bütünlüğünün, yoğun olarak davalı şirketlerden ... devam ettiği, ekonomik bütünlüğünün bu şirkete devredilmiş olduğu, dolayısıyla, ... TBK'nın 202. maddesi gereğince de ... borçlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davalı ... . Şti. yönünden davanın esasınada girilerek karar verildiği halde HMK'nın 297. maddesine aykırı olacak şekilde hüküm kısmında pasif husumetten ret kararı verilmesi doğru olmadığı, gerekçe ile hüküm arasındaki bu çelişkinin HMK'nın 355. maddesi gereğince re'sen dikkate alındığını, buna göre esastan ret karar verilmesi ile nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, vekalet ücretinin taraf vekillerine ilişkin olarak hükmedilmesinin de doğru olmadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin ve davalı ... A.Ş vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, davalı ... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>Dairemiz kararına karşı  davacı vekili ve davalı ... . (Eski unvanı: ..,. San. ve Tic. Ltd. Şti.) vekili  temyiz başvurusunda bulunmuştur. <br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24/05/2023 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında; \"...Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı, davalılar arasında muvazaalı işlemlerle davalı ... .'nin diğer davalılara devredildiğini, bu sebeple  ... Şti.'nin borcundan diğer davalıların da sorumlu olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece ... . ile ... . Şti. yönünden davanın kabulüne, diğer davalı yönünden reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından 6098 sayılı Kanun'un 202. ve 6102 sayılı Kanun'un 11. maddesine uygun olarak işletme devrine dair bir sözleşme sunulmamıştır. Bu durumda mahkemece davanın ... Tic. A.Ş. (Eski unvanı: ... ve Tic. Ltd. Şti.) yönünden de reddi gerekirken yazılı şekilde ....'nin borcundan .... (Eski unvanı: ... ve Tic. Ltd. Şti.)'nin sorumlu tutulması doğru olmamış ...\"gerekçeleriyle Dairemizin kararının bozulmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.<br>Bozma ilamı üzerine HMK'nın 356 ve devamı maddelerince duruşma açılmış, davacı vekili Yargıtay bozma ilamına direnilmesini, davalı ... . vekili ve davalı ... . Vekili Yargıtay bozma ilamına uyulmasını talep etmişlerdir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi 1.Heyetince Yargıtay bozma ilamına uyulmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.<br>Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi 1.Heyetince verilen bu kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 06/11/2024tarih ...Esas, ...Karar sayılı ilamında özetle; \"2. Dava alacak istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince verilen hükümde \"davacının davalılar  .... Şti. ile .,... aleyhine açtığı davanın kabulü ile, Denizli 2. İcra Müdürlüğünün .... . sayılı dosyasına konu 1.285.000,00 TL asıl alacak, 4.805,55 TL işlemiş faiz, 527,70 TL ihtiyati haciz vekalet olmak üzere toplam 1.290.333,25 TL alacaktan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti ile asıl alacağa takip tarihinden avans faizi uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline\" dair verilen karar davalılardan ... Şti. tarafından istinaf edilmemiş; Bölge Adliye Mahkemesince de aynı hüküm muhafaza edilmek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen ilk kararın da davacı vekili ve davalılardan ... . vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.05.2023 tarih ve ... E., ..,. K. sayılı kararıyla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle birlikte, davanın ,... . (Eski unvanı: .,.. Ltd. Şti.) yönünden de reddi gerekirken yazılı şekilde ... Şti.'nin borcundan ... .'nin sorumlu tutulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince bu defa bozma ilamına uyulmakla birlikte davanın tüm davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.<br>Hal böyle olmakla birlikte, İlk Derece Mahkemesince davalılardan ...Şti. aleyhinde kurulan tahsil hükmünün bu davalı tarafından istinaf dahi edilmemekle daha o aşamada kesinleştiği; akabinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen ilk kararın da bu tahsil hükmünü muhafaza etmemesine rağmen anılan davalı tarafından temyiz dahi edilmemiş olduğu gözetilerek, belirtilen davalı hakkında tahsil hükmü kurulması gerekirken davanın tüm davalılar yönünden reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.\" şeklindeki gerekçeyle dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiş olup, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi'nin ikiz Dairesi olarak kurulan 16.Hukuk Dairesi'nin  HSK kararı ve Başkanların protokolü gereğince 11.Hukuk Dairesi'nin 1.Heyetince bakılan dosyaların 16.Hukuk Dairesince bakılmasına  karar verildiği, bunun üzerine eldeki dosyanın 16.Hukuk Dairesine gönderildiği anlaşılmıştır.<br>Dairemizce, Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup, hazır olan tarafların duruşmada beyanı alındıktan sonra usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, davalı şirketler arasında organik bağ ve işyeri devri yapıldığı iddiasına dayalı alacak davasıdır.<br>Bozma ilamı üzerine HMK'nın 356 ve devamı maddelerince duruşma açılmış, Dairemizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına oybirliği ile karar verilerek  yargılama yapılmıştır.<br>Temel hukuk kurallarının en önemlilerinden bir tanesi alacak haklarının nisbiliği ilkesidir. Alacak hakkı ancak hukuki ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir. Kural olarak borç ilişkinin dışında bir başka gerçek ya da tüzel kişiye karşı borç ilişkisinden doğan alacak hakkı ileri sürülemez. Ticaret şirketlerinde ise sınırlı sorumluluk ilkesi ayrı ve bağımsız malvarlığı oluşumunu yaratmaktadır. Ticaret şirketlerinde sınırlı sorumluluk ya da ayrı malvarlığı ilkesinin alacaklıların menfaatlerine zarar verecek şekilde kötüye kullanılması durumunda alacaklıların hak ve menfaatlerini korumak için Kıta Avrupası ve Anglo-Sakson hukuk sistemlerinde “Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi” geliştirilmiş ve tüzel kişiliğin arkasına sığınarak durumu kötüye kullanan ortakları ve üçüncü kişileri sorumlu tutma imkanı getirilmiştir. Teorinin amacı, hakkaniyet gerektirdiği zaman tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınılmasının önlenmesidir. Teorinin uygulanmasının yasal dayanağı olarak dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağını düzenleyen TMK’nın 2. maddesi kabul edilmektedir. Tüzel kişiliğin varlığı asıl olup borcun yükümlüsü olan bir tüzel kişilik bulunmakta iken  şirketin ortaklarına ya da başka bir şirkete karşı bu borçtan dolayı yönelinemeyecektir. Ancak tüzel kişiliğin kötüye kullanıldığı bazı istisnai hallerde tüzel kişilik perdesi aralanmak suretiyle gerçek ya da tüzel kişi ortakların ve üçüncü kişilerin sorumluluğu cihetine gidilebilecektir. Başka bir anlatımla perdeyi aralama teorisiyle birlikte tüzel kişinin borcundan üçüncü kişilerin, üçüncü kişilerin borcundan tüzel kişinin özdeş kılınarak sorumlu tutulması mümkün olabilecektir.<br>Somut olayda; dosya kapsamı ve içerisindeki bilirkişi raporunun incelenmesinden, davalı ... ile ...faaliyet konularıda dikkate alındığında, ... Şirketi'nin bir kısım müşteri portföyü ile cari hesap çalışması yapmasının, ekonomik bütünlüğün devamı ve devri olarak değerlendirilemeyeceği, davalı ... tüzel kişiliğinin diğer davalı firmalardan ayrı olduğu, davalı ... ile ... ve ... . (Eski ünvanı: ... . Şti.) arasında organik bağ bulunmadığı gibi davacı tarafından 6098 sayılı Kanun'un 202. ve 6102 sayılı Kanun'un 11. maddesine uygun olarak işletme devrine dair bir sözleşme sunulmadığı, davacının bu yöne ilişkin  iddialarını da ispatlayamadığı anlaşıldığından en son uyulan Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere davalılardan ... Şti. aleyhinde kurulan tahsil hükmünün bu davalı tarafından istinaf dahi edilmemekle daha o aşamada kesinleştiği;  akabinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen ilk kararın da bu tahsil hükmünü muhafaza etmemesine rağmen anılan davalı tarafından temyiz dahi edilmemiş olduğu gözetilerek, belirtilen davalı hakkında tahsil hükmü kurulması gerektiği gözetilerek istinaf yargılamasında ilk derece mahkemesi kararının kısmen kaldırılmasının mümkün olmadığı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 24/05/2023 tarih, ...b Esas ve ... Karar sayılı ilamında ... . A.Ş. (Eski unvanı:... Tic. Ltd. Şti.) açısından da davanın reddi gerektiği gerekçesiyle Dairemiz kararının bozulduğu, ilk derece mahkemesinin  davalı.... Şti. Aleyhinde kurduğu ve istinaf edilmeyen ilk hükmünün;\" Davacının davalılar  ... Şti. ile ... Ltd. Şti. aleyhine açtığı davanın kabulü ile, Denizli 2. İcra Müdürlüğünün ...E.sayılı dosyasına konu 1.285.000,00 TL asıl alacak, 4.805,55 TL işlemiş faiz, 527,70 TL ihtiyati haciz vekalet olmak üzere toplam 1.290.333,25 TL alacaktan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti ile asıl alacağa takip tarihinden avans faizi uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline\" şeklinde olduğu Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin Dairemizce uyulan en son bozma kararında da davalı ... Şti. hakkında tahsil hükmü kurulması gerektiğinin belirtildiği, ilk derece mahkemesinin ilk kararında davalı ... . Ltd. Şti. ile birlikte davalı ...'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti ile hüküm kurulduğu gözetilerek sadece bu davalı .... Şti yönünden infazda tereddüt yaşanmaması ve karışıklığa yol açmaması açısından ilk derece mahkemesince 22/01/2020 tarihli kararda davalı ... Ltd. Şti. hakkında kurulan tahsil hükmünün istinaf edilmemekle kesinleştiğine gerekçemizde yer verilmek suretiyle tahsil hükmü kurulmuş diğer davalılar açısından davanın reddine, davacının Yargıtay 11.Hukuk Dairesince diğer temyiz itirazlarının reddedildiği ve davalı .... A.Ş. (Eski unvanı: ,..,,. Şti.)  hakkındaki davanın  önceki bozma ilamı doğrultusunda reddine karar verildiği gözetilerek bu davalının yatırmış olduğu teminatın iadesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı ...Şti.'ne açılan davanın KABULÜ ile, Denizli 2. İcra Müdürlüğünün ....E.sayılı dosyasına konu 1.285.000,00 TL asıl alacak, 4.805,55 TL işlemiş faiz, 527,70 TL ihtiyati haciz vekalet olmak üzere toplam 1.290.333,25 TL alacaktan sorumlu olduğunun  tespiti ile asıl alacağa takip tarihinden avans faizi uygulanmak suretiyle TAHSİLİNE, Koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine YER OLMADIĞINA, <br>2-Diğer davalılar hakkında açılan davanın REDDİNE,<br>3-Davalı ...tarafından yatırılan teminatın İADESİNE,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin olarak yatırılan 21.944,59 TL harcın mahsubuyla bakiye ‭21.329,19‬ TL harcın davacıya iadesine,<br>5-İlk derece mahkemesince ve Dairemizce daha önce yazılan harç tahsil müzekkerelerinin İPTALİNE,<br>6-Davacının ilk derece mahkemesinde yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>7-Davalı  ...Şti. tarafından yapılan davetiye gideri, posta masrafından oluşan toplam 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı  ..... Şti.'ye VERİLMESİNE, <br>8-Davalı ...tarafından yapılan davetiye gideri, posta masrafından oluşan toplam 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı  ...A.Ş.'ye VERİLMESİNE, <br>9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı ,... yönünden ilk derece mahkemesi kararı istinaf edilmemesi sebebiyle kesinleştiğinden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca dava değeri üzerinden hesaplanan 77.961,66  TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine,<br>10-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 191.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar  ...Şti. ve ... A.Ş.'ye VERİLMESİNE, <br>11-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, <br>12-İstinaf incelemesi yönünden;<br>a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,<br>b-Davalı... 'nin istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 54,40 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde davalı  ... Şti.'ye İADESİNE, <br>c-Davalı ...istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 22.035,67 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde davalı ....'ye İADESİNE, <br>d-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>e-Davalı ...tarafından istinaf incelemesi için yapılan  148,60  TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 84,60 TL posta masrafı gideri olmak üzere toplam 233,20 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı  ... . Şti.'ye VERİLMESİNE, <br>f-Davalı ...tarafından istinaf incelemesi için yapılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 55,70 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 204,30 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ....'ye VERİLMESİNE, <br>g-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmakla birlikte Dairemiz kararının Yargıtayca bozulması üzerine duruşma açıldığından ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamı uyarınca davalılar .... Şti. ve ....' lehine vekalet ücreti verilmesine YER OLMADIĞINA,<br>ğ-Temyiz incelemesi için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,<br>h-istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>13-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, davalı .... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, 6100 Sayılı HMK'nın 356. maddesi uyarınca duruşmalı olarak oybirliği ile HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre  içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1b06670175c68417","SID":"f377f2dfcc2c2982"}}