{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1939 - 2025/379<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/1939 <br>KARAR NO\t\t: 2025/379<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 31/05/2023<br>NUMARASI\t: 2022/248 Esas - 2023/335 Karar<br>ASIL DAVA <br>DAVACI \t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t:  ES İNŞAAT OTOMOTİV AKARYAKIT GIDA TARIM HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Sanayi Mh. D-130 Yan Yol Cd. No:79 İzmit/KOCAELİ<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 28/04/2022<br><br>BİRLEŞEN DAVA \t:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/355 Esas Sayılı Dava<br>DAVACI \t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t:  ES İNŞAAT OTOMOTİV AKARYAKIT GIDA TARIM HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Sanayi Mh. D-130 Yan Yol Cd. No:79 İzmit/KOCAELİ<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 01/07/2022<br>KARAR TARİHİ\t\t: 26/02/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t: 26/02/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Asıl dava davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalı Es İnşaat Otomotiv Akaryakıt Gıda Tarım Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin bir aile şirketi olduğunu, hissedarlardan ...'ın vefat etmesi üzerine şirket hisselerinin ve diğer malvarlıklarının müvekkili ...'a intikal etmesi sonrasında davalı şirketin hissedarı olan diğer aile üyelerinin bu durumdan rahatsız olduğunu, sorunlar yaşandığını, müteveffa ...'ın vefatından sonra kimi zaman davalı şirketin hissedarları olan aile üyeleri tarafından, kimi zaman bizzat şirket vasıtasıyla kimi zaman da üçüncü kişiler kullanılarak müvekkilinin üzerine gelindiğini ve yıldırmaya çalışıldığını, müvekkilinin şirket hisselerine intikalinden itibaren davalı şirketin mali yapısı ve işleyişi ile ilgili hiçbir bilgiye ulaşamadığını, hiçbir gelir de elde edemediğini, 31/03/2022 tarihli olağan genel kurul kararlarının hepsinin kötü niyetli kararlar olduğunu, bu kararların tek amacının müvekkilini şirketten dışlamak ve baskılamak olduğunu, şirket ana sözleşmesinin 12. maddesinde yapılan değişikliğin tamamen müvekkili aleyhine olduğunu, bu karar ile beraber şirketin diğer hissedarları aile üyelerinin kendi paylarını istedikleri gibi devredilebilecekken müvekkilinin kendi payını devretmesinin imkansız hale geldiğini, alınan bu kararla beraber ilerde payların devredilmesi suretiyle müvekkilinin karşısına kimin çıkarılacağının bile belli olmadığını, müvekkilinin bu konuda bir müdahalesinin olmayacağını, müvekkilinin payı oranında kullandığı oyun mevcut durumda hiçbir anlamının olmadığını, bu kararın tamamen pay oranları doğrultusunda müvekkilinin saf dışı bırakmaya yönelik olduğunu belirterek 31/03/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısına davacı müvekkili adına ...'ın temsilcileri olarak katılım sağlandığını, toplantının baştan sona kesintisiz olarak izlendiğini, görüşülen her madde ile ilgili olumlu ya da olumsuz oy kullanıldığını, olumsuz oy kullanılan her maddenin altına muhalefet şerhi açık ve anlaşılır şekilde yazmak, kayda geçirmek ve imzalamak suretiyle 6102 sayılı TTK'nın aradığı tüm koşulları yerine getirdiklerini belirterek 31/03/2022 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 numaralı kararların TTK 449 uyarınca yürütmenin durdurulmasına, alınan  4, 5, 6, 7, 8 ve 9 numaralı maddelerin iptaline, vekalet ücreti yargılama giderinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile; 31/03/2022 tarihli Gene Kurul’da alınan 5.6.ve 8. Madde değerlendirmesinde mali tabloların, faaliyet raporunun davacıya noter onaylı ihtarname ile kendilerine ulaştırıldığı ve şirket merkezinde panoya asıldığı, genel kurul çağrısının usulüne uygun olarak yapıldığını, ... ve ...’ın oylaması sırasında birbirlerine oy kullanmadığını, ... ve ... davalı şirketle 20’ye yakın davası olduğunu, TTK’nın 436. maddesi hükmü gereği ibra oylamasında oy kullanmaları mümkün olmadığını, 7. maddeye ilişkin değerlendirmede şirket ana sözleşmesinde 13.maddesine göre ‘’ karın hissedarlara dağılımı şirket sermayesinin %51’ini temsil eden hissedarların kararına bağlıdır.’’ bu doğrultuda Genel Kurul’da oylama yapıldığını, sermayenin %51 ‘inden fazlasını temsil eden hissedarlar kar avansı ve kar dağıtımı yapılmaması ve önceki dönem zararına mahsup edilmesi şeklinde oy kullandığını, davacının kar payı ve kar payı avans dağıtımının önceki yıllarda da yapılmadığını, alınan kararın hakkaniyet ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığı gerekçesi ile öz kaynaklardan sermaye artışına ve kar payı dağıtılmamasına ilişkin maddenin iptali talebinin sayın mahkemenizin 2019/20 E. sayılı davada red ettiğini, ana sözleşmedeki değişiklik davacının hakkını koruduğunu kısıtlamadığını ve hissesini devretme imkanı tanıyan bir hak olduğunu, kısıtlayıcı tarafının bulunmadığını bu bağlamda davanın reddini, mahkeme ve vekalet masraflarının davacıdan talep etmiştir.  <br>Birleşen Kocaeli 1.ATM nin 2022/355 Esas sayılı dava davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının ...'ın vefatından sonra davalı şirkette pay sahibi olduklarını, şirketin hakim ortakları ve yetkili müdürleri tarafından davacılara şirket faaliyetleri, şirket kayıtları, borç ve karlılık durumu, öz varlık hakkında bilgi verilmediğini, davalı şirketin 31/03/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısına toplantı maddelerine yönelik muhalefet şerhleri açık ve anlaşılır bir şekilde tutanağa geçirildiğini beyan ederek öncelikle 31/03/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısının 4, 7, 8, 9 numaralı kararlarının işin aciliyetine binaen TTK madde 449 gereğince şirket müdürleri dinlenilmeksizin yürütmesinin durdurulmasına, 31/03/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısının dürüstlük ve iyi niyet kaideleri çerçevesinde yapılmaması sebebiyle 4, 7, 8, 9 numaralı maddelerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Asıl dava ve birleşen Kocaeli 1. ATM'nin 2022/355 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile Davalı Es İnşaat Oto. Akaryakıt Gıda Tarım Hayvancılık San. Ltd. Şti'nin 31/03/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4, 7 ve 8 numaralı kararların iptaline, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,  ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hazirun listesinin hatalı hazırlandığını, kök genel kurul olan 2018 yılında yapılan Genel Kurul'da alınan kararların iptaline ilişkin Mahkemeniz'in 2019/20 E. sayılı dosyada verdiği 08.12.2021 tarihli karar ile, “sermaye arttırımı, arttırılan sermayenin ortaklarca nakden karşılanması, karşılanmadığı takdirde rüçhan hakkının ortaklarca kullanılması ve sonrasında davacıların hisselerinin ıskatı” prosedürleri hukuka uygun bulunduğu ve davanın reddedildiğini, karar istinaf incelemesinden de geçtiğini, bu sebeple hazirun listesinin doğru olduğunu, Mahkemenin 2019/20 E. sayılı dosyasının cetbinden sonra hazirun listesini tekrar değerlendirmesi gerektiği halde, acele ve hatalı karar verildiğini, birleşen davalarda kısmen kabul kararı verildiği halde, her iki dava bakımından da lehlerine vekalet ücreti takdir edilmediğini, kararın bu açıdan da istinafen ortadan kaldırılması gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davamızın tamamen kabul edilmesi gerekirken bir kısmının reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Zira, davalı şirketin 31.03.2022 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında almış olduğu kötü niyetli kararların tek amacı müvekkilimi dışlayarak sahip olduğu pay hakkını etkisiz hale getirmektir.  31/03/2022 tarihli Olağan Genel Kurulunda alınan 5, 6 ve 9 numaralı kararlarının da iptal edilmesini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu 31.03.2022 tarihli olağan Genel Kurul'da alınan müdürler kurulu üyelerine ayrı ayrı aylık brüt 26.500 TL ücret ödenmesine ilişkin 9 numaralı kararın iptaline ilişkin taleplerinin usul ve yasaya aykırı bir şekilde mahkeme tarafından reddedilmiş olduğu, esasen 9 numaralı kararın iptalinin gerektiğini, dosyanın kararı veren mahkemeye tevdiine karar verilmesini; Dairenizin dosyadaki eksikliklerin duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte olduğu kanaatinde ise mezkur eksikliklerin tamamlanmasını takiben HMK m. 353/1/b-3 hükmü gereğince esas hakkında yeniden hüküm tesis edilerek davanın tümden kabulüne karar verilmesini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın iddialarının asılsız olduğunu, mahkemece tüm genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesi gerektiğini, zira, davalı şirketin 31.03.2022 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında almış olduğu kötü niyetli kararların tek amacının davacıyı dışlayarak sahip olduğu pay hakkını etkisiz hale getirmek olduğunu, bu nedenle tüm genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesi gerektiğini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/05/2023 tarih, 2022/248 Esas -  2023/335 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Asıl dava davalı şirketin 31.03.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararlardan 4,5,6,7,8 ve 9 nolu kararların iptali istemine ilişkin olup, birleşen dava ise; davalı şirketin 31.03.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararlardan 4,7,8 ve 9 nolu kararların iptali istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacıların murisi ...'ın davalı şirketin ortağı iken 07.09.2017 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçıları olarak davacı eşi ... ve oğlu ...'ın kaldığı, şirketteki hisselerinin de davacılara intikal ettiği, hisse intikal işlemlerinin yapılmasından sonra şirketin ortaklık yapısının ... 1020 hisse, ... 380 hisse, ... 220 hisse, ... 285 ve ... 95 hisse şeklinde oluştuğu, şirketin 31.03.2022 tarihinde genel kurul toplantısını yaptığı, davacıların yasal süresi içerisinde eldeki davayı açtıkları ve asıl dosyada genel kurulda alınan 4,5,6,7,8 ve 9 nolu kararların,  birleşen dosyada genel kurulda alınan 4,7,8 ve 9 nolu kararların iptalini talep ettikleri, davalı şirketin davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince bilirkişiden rapor alındıktan sonra asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile genel kurulda alınan 4,7 ve 8 nolu kararların iptaline, diğer istemler yönünden davanın reddine karar verildiği, karara karşı taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>6102 sayılı TTK'nın 622. maddesinde, \"Bu Kanunun anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümleri, kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanır.\" hükmü, 617-(3) maddesinde ise; \"Toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler, Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanır. Her ortak kendisini genel kurulda ortak olan veya olmayan bir kişi aracılığıyla temsil ettirebilir.\" hükmü bulunmaktadır.<br>1-Şirketin ana sözleşmesinin 12. maddesinin aşağıdaki şekilde tadil edilmesine ilişkin 4 nolu karara ilişkin istinaf incelemesinde; <br>Şirket Ana Sözleşmesinin değiştirilen maddesinin eski hali \"ortaklar hisselerini ortaklar kurulunun ittifakla alacakları karar olmaksızın ortaklara ve başkasına devir edemezler ve satamazlar. Paylara devir satış veya veraset yolu ile yada sair suretle sahip olanlar bu ana sözleşme hükümlerini kabul etmiş sayılırlar. Paylar şirket nazarında bölünemezler ve birden fazla sahibi bulunan paylar bir temsilci vasıtasıyla temsil edilebileceği gibi şirket işlemleri bunlardan birine karşı bile olsa tümü hakkında geçerlidir.\"  şeklinde olup yeni hali ise şu şekildedir: \"Ortaklar hisselerini, ortaklar genel kurulunda temsil edilen oyların en az üçte ikisinin (2/3) alacakları karar olmaksızın devir edemezler ve satamazlar. Paylara devir, satış veya veraset yolu ile yada sair suretle sahip olanlar bu ana sözleşme hükümlerini kabul etmiş sayılırlar.\"   şeklinde olup, bilirkişi tarafından oy çoğunluğu ile alınan kararın uygun olmadığı belirtilmiş, Mahkemece TTK'nın 621. Maddesindeki kanunda belli kararların alınabilmesi için ağırlaştırılmış nisap aranıyorsa bu nisabı daha da ağırlaştıracak şirket sözleşmesi hükümleri ancak şirket sözleşmesindeki çoğunlukla kabul edilebilir hükmü gereğince genel kurulda alınan şirket sözleşmesinin 12. Maddesine tadil eder nitelikteki toplantı tutanağının 4. sırasında alınan karar azlık oya sahip olan davacıların kendilerine ait olan hisselerinde istedikleri gibi tasarruf edebilmeyi ortadan kaldıracağından TMK madde 2 kapsamında dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceğinden 4. Maddenin iptali talebi yerinde görülmüş ve 4 nolu kararın iptaline karar verilmiş ise de aslında tadil ile ortakların hisselerinin devrini oy birliğinden 2/3 oy çokluğuna düşürüldüğü,  bu nisabı daha da ağırlaştırmasından ziyade hafiflettiği, bu nedenle olayda 6102 sayılı yasanın 621/2.maddesinden ziyade 621/1-c maddesinin uygulama alanı bulacağı, kabul eden kişi  ve hisse sayısı dikkate alındığında aynı yasanın 621/1.maddesine göre  temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunduğu da gözetilerek bu maddenin iptali yönündeki talebin reddine karar verilmesi gerekirken bu hususların atlanılması doğru olmamış, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmüştür.<br>2-Şirketin yıllık faaliyet raporlarının okunması, müzakere edilmesine yönelik 5 nolu karara ve gelir tabloları ve bilançoların okunması ve müzakere edilmesine ilişkin 6 nolu karar ile ilişkin istinaf incelemesinde;<br>Davacı ..., bilanço ve gelir tabloları ile şirket faaliyet raporlarının kendilerine tebliğ edilmediğini, davalı ise bu tabloların genel kuruldan önce şirket merkezinde panoya asılarak şirket ortaklarının incelemesine açıldığını belirtmiştir.<br>Ancak, genel kurul toplantısına çağrının usulüne uygun olduğu, 31.03.2022 tarihinde 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının davacıların da katılımı ile yapıldığı, yıllık faaliyet raporunun toplantıda okunduğu görülmektedir. Bu durumda davacının iddiasını ispat edemedikleri anlaşılmaktadır. <br>Bu belirlemeler dışında bu kararların iptalini gerektirir bir delil sunulmaması, kararların yeterli nisaplarla alınması nedeni ile ilk derece mahkemesince 5 ve 6 nolu kararlara ilişkin iptal talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı anlaşılmıştır.<br>3-Davalı şirket vekilinin kar dağıtımı yapılmamasına ve karın önceki dönem zararlarına mahsubuna ilişkin 7 nolu kararın iptaline ile ilişkin istinaf incelemesinde; <br>Bilindiği üzere limited şirketlerde karın dağıtımına ilişkin esasların 6102 sayılı TTK'nın 608 ve devamı maddelerinde düzenlendiği,  TTK'nın 608. maddesi hükmüne göre, ortaklık sözleşmesinde aksine kural bulunmadıkça, ortakların, sermaye koyma borçlarını yerine getirdikleri  oranda,  yıllık  bilançoda  gösterilen net dönem kârından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabileceği, kâr payı dağıtımının ancak kanun ve şirket ana sözleşmesi uyarınca ayrılması gereken kanuni yedek akçelerle, şirket sözleşmesinde öngörülmüş yedek akçeler ayrıldığı takdirde karar verilebileceği, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmedikçe kâr payının esas sermaye payının itibari değerine oranla hesaplanacağı, bir sermaye ortaklığı sayılan limited ortaklıkta, çıkarılan ticari bilançoya göre saptanan kâr dağıtılabileceği, kârın dağıtılması için çıkarılması gereken ortaklık bilançosunun, TTK'nın 616. maddesi hükmüne göre, genel kurulun kararı ile kesinleşeceği, buna göre, kârın dağıtımına genel kurulun karar verebileceği, mahkemece, genel kurulun yerine geçilerek, kâr dağıtımına karar verilemeyeceği, kâr dağıtımına ilişkin kararları almak yetkisinin genel kurula ait olup, bu yetkinin başka bir organa devredilemeyeceği gibi genel kurulun, kâr dağıtımı için bir karar vermedikçe şirket ortağının dava açarak kendisine ait kârı isteyemeyeceği, bu kuralın buyurucu nitelikte olduğu, sözleşmeye aksine bir hüküm konulamayacağı açıktır. <br>Bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonunda hazırlanan raporda, şirketin geçmiş yıl  zararları olmadığı, 2021 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesindeki kar dağıtım tablosuna göre 16.082.077,60 TL olduğu, şirket bilançosunda özkaynakların 28.990.601,50 TL olduğu tespit edilmiştir.<br>Kâr payının dağıtılıp dağıtılmaması hususu genel kurulun yetkisinde olmakla birlikte bu yetkinin Kanundaki sınırlara uygun olarak kullanılması gerekir. Zira ticaret şirketlerinin asıl amacı kar edip, ortaklarına dağıtmaktır. <br>Somut olayda; davalı şirketin incelenen mali yapısı ve taraf iddia ve savunmaları göz önüne alındığında şirket karının sermaye arttırımında da kullanılmaması, yukarıda belirtilen maddelerin hükümleri çerçevesinde ortakların kar paylarını isteme hakkı olduğu ve sınırlandırılamayacağı, ortakların istemesi durumunda kar payı dağıtımı yapılması gerektiğinden Mahkemece bu kararın iptal edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.<br>4-Davalı şirket vekilinin müdür olan ... ve ...'ın ibra kararında kullandığı oyların geçersizliğine ilişkin istinaf itirazı değerlendirildiğinde; <br>İbra kararını alma yetkisi genel kuruldadır. Bu yetki genel kurulun devredilemez yetkilerindendir (TTK 616/1 f). İbra kararı açık olabileceği gibi, örtülü de olabilir. TTK 424'e göre, bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararı, aksine açıklık bulunmadığı takdirde, müdürlerin ibrası sonucunu doğurur. Buna göre, bilanço genel kurulda onaylanmışsa ve kararda müdürlerin ibra edilmedikleri açıkça belirtilmemişse, onama kararı müdürlerin ibra edildikleri anlamına gelir. Ancak, bilançoda bazı hususlar hiç veya gereği gibi gösterilmemişse veya bilanço şirketin gerçek durumunun görülmesine engel olacak bazı hususlar içeriyorsa ve bu hususta bilinçli hareket edilmişse, onama ibra etkisini doğurmaz. <br>İbranın kapsamına, genel kurulun bilgisine ulaşan işlem ve konular girer. Sunulan belge ve hesaplardan veya yapılan ek açıklamalardan, genel kurulda anlaşılan ve öğrenilen konu ve işlemler ibranın kapsamını belirler. Genel kurulun hiçbir şekilde bilmediği ve öğrenme imkanı da olmayan konu ve işlemler ibra dışıdır. Zira, görüşülmeyen, bilinmeyen bir konuda ibra verilmesi söz konusu değildir veya verilen ibra sakatlık tehlikesi ile karşılaşır. İbra, genel kurul tarafından bilinen konular yanında,  bilinebilecek, anlaşılabilecek konuları da kapsar. Hesaplarda ve açıklamalarda açıkça yer alan hususların yanı sıra, bunlardan çıkarılabilecek veya anlaşılabilecek konularda da ibra verilmiş sayılır. Ayrıca, genel kurulun mutlaka o genel kurul toplantısında sunulan belge ve yapılan açıklamalardan bilgi edinmesi şart değildir. O iş yılı içinde herhangi bir şekilde ulaştırılan ve gönderilen bilgiler, ibra kapsamına dahil kabul edilmektedir. İbra kararına kaynak oluşturan belgeler, TTK 424'de bilançonun yanı sıra tüm finansal raporlar, müdürlerin yıllık faaliyet raporu bağımsız denetçi raporları ve özel denetçi raporlarıdır.<br>İbra kararı kural olarak olağan genel kurulda alınır. Bununla birlikte olağanüstü genel kurulda alınması da mümkündür. Karar için kanunda özel bir yetersayı öngörülmediği için, salt çoğunlukla alınır. Yani, toplantıda temsil edilen oyların çoğunluğuyla müdürler ibra edilirler (TTK 620). TTK 619/I'e göre, herhangi bir şekilde şirket yönetimine katılmış olanlar müdürlerin ibralarına ilişkin kararlarda oy kullanamazlar. Yönetime herhangi bir şekilde katılmış olan kişiler bu yasağın kapsamına dahildir. Bu gruba müdürler, ticari temsilciler ve ticari vekiller girer. Bu kişiler temsilcileri aracılığıyla da oy kullanamazlar. Oydan yoksunluğa ilişkin TTK 619 tek kişilik şirketlerde uygulanmaz. Zira, bu Şirketlerde ortakların ve şirketin korunmasını gerektiren bir durum bulunmamaktadır.<br>... ve ...'ın şirket müdürü olmaları nedeniyle kendi ibraları ile birbirlerinin ibralarında oy kullanamayacakları(6102 sayılı TTK m.619/1), bu durumda ibra yönündeki tek olumlu oyun ...'a ait olduğu, ...'ın olumlu oyunun 220 ve olumsuz oyları toplamının 380 olduğu, böylelikle ibra yönünden gerekli salt çoğunluğun sağlanamadığı görülmektedir. <br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 436. maddesinin ikinci fıkrasına göre, yönetim kurulu üyelerinin kendilerinin ve birbirlerinin ibrasında oy kullanamayacağı, kullanmaları halinde bu oylarla alınan kararın geçersiz olacağı, belirtilen kural emredici nitelikte olduğundan resen gözetilmesi gerektiği, Yargıtay 11. HD'nin 30/05/2023 tarih, 2021/9216 Esas ve 2023/3370 Karar sayılı ilamı ile de; \"davaya konu genel kurulda alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 4 numaralı karar, yeterli karar nisabı bulunmadığından yok hükmünde olup Bölge Adliye Mahkemesince anılan kararın yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı  şekilde iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir' kararı verilerek bu şekilde oy kullanıldığı takdirde sonucu karar nisabı da sağlanamadığında yok hükmünde olacaktır. <br>Somut olayda; 31.03.2022 tarihli Genel Kurulun 8 numaralı gündem maddesi açısından somut olaya dönüldüğünde; şirketin müdürler kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararın yeterli karar nisabı bulunmadığından yok hükmünde olduğu görülmekle; ilk derece Mahkemesince anılan kararın yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken iptaline karar verilmesi hatalıdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/407 esas 2024/8465 karar sayılı ilamı)<br>5-Müdürler kurulu üyelerine, hizmetlerine ve emeklerine karşılık ödenecek aylık ücretin belirlenmesi hususunun görüşüldüğü, ... vekili ... tarafından sunulan önerge doğrultusunda müdürler kurulu üyelerine ayrı ayrı aylık brüt 25.000,00 TL ücret ödenmesine ilişkin 9 nolu karara ilişkin istinaf incelemesinde;<br>Tüzel kişilerin yönetiminde görev alan ortakların bu faaliyetleri nedeniyle ücret alması Anayasa'daki çalışma özgürlüğünün bir gereği olup, esasen angaryanın da yasak olması nedeniyle yöneticiye emek ve mesaisine karşılık ücret takdir edilmesi gerekir ise de takdir edilecek ücretin, yöneticinin emek ve mesaisi ile şirketin büyüklüğü ve iş hacminin dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Müdüre ücret ödenmesi limited şirket genel kurulunun, TTK'nın 616. maddesinde düzenlenen devredilemez yetkisi kapsamındadır.  Genel kurul, bu yetkiyi başka bir organa veya kişiye devretmeyip, ancak kendisi kullanabilir. Ayrıca müdürlere ödenecek ücrete ilişkin şirket sözleşmesinde bir hüküm bulunması zorunlu değildir. Bu bağlamda, genel kurul kararı ile limited şirket müdürlerine ücret ödenmesi mümkündür.<br>Bu çerçevede, şirketin niteliğine, büyüklüğüne, faaliyet alanına ve faaliyet dönemi içerisinde şirketin ekonomik durumuna göre müdürlere hem yönetim için harcadıkları mesai, yaptıkları toplantılar karşılığı olmak üzere ücret ödenebilir.<br>Ücret müdürler açısından bir hak olmakla birlikte, müdürlere ücret ödemesi yapılması zorunlu değildir. Bir başka deyişle, ücret ödemesi müdürle için müktesep bir hak niteliği taşımaz. Eğer ki, genel kurul tarafından bir ücret takdir edilmemiş ya da ücret ödenmemesine karar verilmiş veya müdür ile şirket arasında bir sözleşme imzalanmış ve bu sözleşmede ücrete yer verilmemişse bu durumda müdüre ödeme yapılmaz.<br>Öte yandan müdürlerin ücreti ne düşük ne de yüksek olmalıdır. Ancak bu durumda ücretin uygunluğundan söz edilebilir. Burada ücretin uygunluğu belirlenirken, müdürün şirketten aldığı sabit ücret yanında, diğer ödemeler de göz önünde bulundurulmalıdır. Müdürün aynı zamanda ortak olması durumunda ücreti uygunluğu önem taşır. Bu durumda ücretin yüksek tespiti hem şirketler hukuku açısından hem de vergi hukuku açısından sakıncalı sonuçlar doğurabilir. <br>Sonuç olarak; limited şirketlerde müdürlere, tutarı genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla ücret ödenmesi mümkündür. Bu yetki çerçevesinde somut olayda, genel kurul tarafından  sabit bir miktar olarak tespit edilen ücretin, şirketin kar elde etmesine gerek olmadan tüm müdürler için eşit ve sabit ücret şeklinde belirlenmesi ve tespit edilen ücretin dosyaya sunulan 04.01.2023 tarihli rapordaki tespitlere göre şirketin ekonomik durumu ve şirketin faaliyet sahasına ilişkin olarak şirkete aşırı bir yük getirmeyeceği anlaşıldığından, genel kurulun 9 nolu maddesinde şirket müdürleri için kararlaştırılan ücret miktarını konu alan kararın iptal edilmesini gerektir bir neden bulunmadığı görülmüş, dosya arasına alınan bilirkişi raporuyla da tespit edilen ücretin şirketin mali yapısıyla uyumlu olduğunun belirtilmiş olması karşısında genel kurulun 9 nolu gündem maddesi yönünden de iptal koşulları oluşmadığından bu yöne ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.<br>Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin ve davalının adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Bu nedenlerle; davacıların istinaf başvurularının reddine, davalının istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kısmen kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>Davacıların İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KISMEN KABULÜNE,<br>1-)Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/05/2023 tarih, 2022/248 Esas -  2023/335 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,<br>a-Asıl dava ve birleşen Kocaeli 1. ATM'nin 2022/355 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile; <br>1-Davalı Es İnşaat Oto. Akaryakıt Gıda Tarım Hayvancılık San. Ltd. Şti'nin 31/03/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan 7 numaralı kararın iptaline, <br>2- Davalı Es İnşaat Oto. Akaryakıt Gıda Tarım Hayvancılık San. Ltd. Şti'nin 31/03/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan 8 numaralı yoklukla malul olduğunun tespitine,<br>3-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, <br>Asıl dosya yönünden;<br>a-Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>b-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT  gereğince hesaplanan 30.000,00-TL  vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>c-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT  gereğince hesaplanan 30.000,00-TL  vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>ç-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı ve 80,70-TL peşin harç toplamı 161,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>d-Davacı tarafından yapılan 234,25-TL müzekkere ve tebligat giderleri ile 3.000,00-TL bilirkişi ücreti toplamı ‭3.234,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>e-HMK 120. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından karar kesinleşene kadar yapılacak masraflar mahsup edilerek arta kalan miktar olduğu taktirde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>Birleşen Kocaeli 2022/355 Esas sayılı dava yönünden;<br>a- Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>b-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT  gereğince hesaplanan 30.000,00-TL  vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>c-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT  gereğince hesaplanan 30.000,00-TL  vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>ç-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı ve 80,70-TL peşin harç toplamı 161,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>d-Davacı tarafından yapılan 101,00-TL müzekkere ve tebligat giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>e-HMK 120. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından karar kesinleşene kadar yapılacak masraflar mahsup edilerek arta kalan miktar olduğu taktirde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br>a-İstinaf  Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına,<br>b-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,<br>c-Davalı tarafından yapılan 1.476,00-TL İstinaf Kanun yolu masrafının davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 345,55-TL istinaf karar harcının davacılardan ayrı ayrı alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br> d-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>e-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>f-İstinaf edenlerin yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince  istinaf edenlere iadesine,<br>g-Kararın 6100 sayılı HMK'nın'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/02/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br>  ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır. <br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır. <br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır. <br><br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c1ff8c3ff3f59027","SID":"2d038debec0727a9"}}