{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/1896 <br>KARAR NO\t\t: 2025/260<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 06/07/2023<br>NUMARASI\t: 2022/417 Esas - 2023/382 Karar<br><br>DAVACI\t:......<br>VEKİLİ\t:......<br>DAVALI\t:......<br>\t:......<br>VEKİLİ\t:......<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 10/08/2022<br>KARAR TARİHİ\t\t : 12/02/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t : 12/02/2025<br> <br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kutu, kraft kutu, ambalaj ürünleri vs. işleri yaptığını, müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen ve karşılıklı iki tarafa da borç yükleyen sözleşme gereği davalı-borçlu şirketin siparişleri doğrultusunda karşı tarafça istenen tarihte üretilen ürünlerin teslimatının yapıldığını, davalı şirketin müvekkili tarafından yapılan ürün teslimatlarını kabul etmesi ve müvekkilinin düzenlendiği faturalara itiraz etmemesine rağmen aldığı ürünlere karşılık olarak borçlarını ifa etmediğini, teslimatlara<br>yönelik detaylı bir şekilde düzenlenen faturaların davalı tarafa 22.04.2021 tarihli ... numaralı, 23.09.2021 tarihli ... numaralı ve 18.10.2021 tarihli ... numaralı, toplamda 3 adet e-fatura keşide edilerek tebliğ edildiğini, takip tarihi itibari ile müvekkilinin toplamda 180.394,27-TL alacaklı olduğunu, alacağının tahsili amacıyla  Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün  2021/150870 esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip yapıldığını, davalı-borçlunun takibe borç ve faize itirazda bulunduğunu, dava şartı olan arabuluculuk başvurusunun yapıldığını ancak herhangi bir anlaşmanın yapılmadığını, itirazın iptalini, icra takibinin devamını, icra inkar tazminatı davalı borçluya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanca müvekkiline hiçbir ürün teslim edilmediği gibi buna ilişkin dosyaya da hiçbir delilin ibraz edilmediğini, davacının müvekkiline ürünleri teslim etmediğini, teslime ait irsaliye olmadığını, davacının faturalarına karşılık;  23/12/2021 tarih ... nolu 41.300,00-TL ve  15/10/2021 tarih, ... nolu 95.906,27-TL tutarlı iade faturalarının kesildiğini, müvekkilinin bu üç faturadan haberdar olmadığını yada gözden kaçan şekilde 18/10/2021 tarih ve ... nolu 43.188,00-TL tutarlı faturasına iade fatura kesemediğini, davacı ile müvekkili arasında dava kousu ürünlere dair bir ticari ilişkinin  olmadığını, davacı yanca delil olarak ''tarafların ticari defterlerine dayandığı için'' müvekkili şirketin ticari defterleri incelenmek suretiyle 3 faturadan 2 sine iade faturası kesildiğinin görüleceğini, <br><br>22/04/2021 tarih ve ... nolu 41300,00 TL tutarlı fatura <br>23/12/2021 tarih ve ... nolu 41300,00 TL tutarlı iade fatura <br>23/09/2021 tarih ve ... nolu 95906,27 TL tutarlı fatura <br>15/10/2021 tarih ve ... nolu 95906,27 TL tutarlı iade fatura  <br>18/10/2021 tarih ve ... nolu 43188,00 TL tutarlı faturaların sehven muhasebe kayıtlarına işlenmiş olduğunu, muhasebe servisinin bunun sonradan farkına vardığını belirtilerek, haksız davanın reddini talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... 1-Davanın KABULÜ İLE; <br>  a-Davalının Kocaeli İcra Dairesinin 2021/150870 takip sayılı dosyasına yapmış olduğu  itirazının iptaline, takibin 180.394,27-TL asıl alacak üzerinden devamına,<br>b-Asıl alacağa takip tarihi olan 01.12.2021 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,<br>c-Asıl alacağın %20'si oranında hesap edilen 36.078,85-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketçe iade faturası kesilmesine rağmen davacı yanca tekraren ve ısrarla fatura kesilerek davalı şirkete gönderildiğini; davalı şirketin kobi olması, profesyonel muhasebe desteği almaması ve faturanın gözden kaçılarak iadesinin kesilmemiş olması sebebiyle söz konusu durumun ortaya çıktığını, söz konusu ürünlerin miktarı da dikkate alındığında; bu kadar çok ürünün, teslim teselsül belgesi veya irsaliyede tarih ve imza dahi olmadan teslim edildiğinin kabulünün, ticari hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu, davacı yanca, taraflarına tebliğ edilmeyen ve dosya tetkiki sonucu tespit ettikleri, sahte bir teslim evrakı yaratılmaya çalışıldığını, kapanış tasdiki yaptırılmamış defterler, defter sahibi tacirin lehine ve uyuşmazlığın karşı tarafı aleyhine delil olarak kullanılamayacağını, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, mahkemece verilen hükmün bu yönden de usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu itibarla ticari defterlerin kayıtlarının usule uygun tutulmadığı ve birbirini tutmadığı, teslim tesellüm belgesi sunulamayan, ürünlerin ne şekilde ve ne miktarda ne zaman teslim edildiği ve borcun belirli olmadığı bir ihtilafta yükske mahkemenin aradığı şartların oluşmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin hükme esas aldığı 21.12.2022 tarihli  ve 27.04.2023 tarihli bilirkişi raporların taraflar arasındaki ticari ilişkinin mevcudiyetini ve davacının takibe konu miktarda davalıdan alacağının olduğunu sübut ettirdiğini, davalının hukuka uyar olmayan mesnetsiz itirazlarının kabulünün mümkün olmadığını, davacının davalı şirketten olan alacağının davalı tarafın ticari defterleri ile sabit olduğunu, bu durumda davalı tarafın alacak iddiasının ispat edilemediği itirazını anlamanın mümkün olmadığını, davalı tarafın icra inkar tazminatına hükmeden mahkeme kararının bu yönüyle de kaldırılmasını talep ettiklerini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/07/2023 tarih, 2022/417 Esas - 2023/382 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava faturadan kaynaklanan itirazın iptali talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nin 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; Davacının 3 adet faturaya dayanarak davalı hakkında takip başlattığı, davalının takibe itiraz etmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine davalı tarafın istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.<br>Olaya ilişkin yasal düzenlemeler ve yargı içtihatları değerlendirilecek olursa; <br>İtirazın iptali davası müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı genel mahkemede açılır ve genel hükümlere göre görülür. Alacaklı bu davada genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava etmektedir.<br>İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı taraf isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 28/a, 29/I, III).<br>Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.<br>Dava  konusu  faturalar ve sevk irsaliyelerinin düzenleme tarihi itibariyle somut ... bakımından uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır.<br>Vergi Usul  Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır\" hükmünü haizdir.<br>Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.<br>TTK’nın  23. maddesine  göre fatura  düzenlenmesi  için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.<br>Bu nedenle, bir satış/hizmet ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini/hizmet verdiği, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.<br>Tek başına fatura  düzenlenmesi  akdi  ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK 2017/(19)11-944 e. 2021/197 k. Sayılı ilamı) Yine davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3854 esas 2019/1521 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8630 esas 2023/2818 karar sayılı ilamı)<br>Somut olayda; Davacı taraf takibe dayanak edilen 22.04.2021 tarihli 41.300,00 TL bedelli, 23.09.2021 tarihli 95.906,27 TL bedelli ve 18.10.2021 tarihli 43.188,00 TL bedelli faturalara konu emtiayı davalıya sattığını ve teslim ettiğini, ancak davalının faturalara konu bedeli ödemediğini iddia etmiştir. Az yukarıda açıklandığı üzere tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.<br>Dosyaya sunulan 21.12.2022 tarihli rapor ile 27.04.2023 tarihli raporlarda; tarafların her ikisinin de uyuşmazlığa konu dönem olan 2021 yılına ait yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin olmadığı tespit edilmiştir. 6100 sayılı yasanın 222/2.maddesine göre ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Eldeki olayda her iki tarafın defterlerinin kapanış tasdiki olmaması nedeniyle aynı yasanın 222/3.maddesi gereği sahipleri lehine delil olamayacaklardır. Usulüne uygun tutulmayan defterler, 6100 sayılı yasanın 222/4.maddesi gereği sahibi aleyhine delil olacağından, tarafların kayıtları kendileri aleyhine değerlendirilmiştir.<br>Buna göre dosyaya sunulan 21.12.2022 tarihli rapor ile 27.04.2023 tarihli raporlardaki tespitler nazara alındığında; davacının takibe dayanak yaptığı 3 adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, ayrıca davalının anılan faturaları BA olarak bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiğinden, davalının fatura konusu malları aldığının kabulü gerekmiştir. (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3854 esas 2019/1521 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8630 esas 2023/2818 karar sayılı ilamı) Davalının defterlerinde bulunan iade faturalarının davacı defterinde olmadığı, yine anılan faturaların davacının BA kayıtlarında da bulunmadığı ve davacı defterinde ödemeye dair bir kayıtta  bulunmadığı, anılan faturalara ilişkin davacı defterlerinde aleyhe bir kayıt da olmadığı anlaşılarak, davalının defterlerinde bulunan aleyhe kayıtlar nedeniyle 6100 sayılı yasanın 222/4.maddesi düzenlemesi gereği mahkemece davacının davasının kabulüne karar verilmesi isabetlidir.<br>Ancak; dava değerinin açıkça takipteki asıl alacak miktarı olan 180.394,27 TL üzerinden gösterilip, davanın bu bedel üzerinden harçlandırılarak açıldığı dikkate alınıp, takibe vaki itirazın 180.394,27 TL asıl alacak üzerinden kısmen iptaline karar verilmesi gerekirken (Benzer yönde  Yargıtay  3. Hukuk Dairesi 2021/7702 esas 2022/683 karar) davacının davaya konu etmediği takip öncesi işlemiş faiz yönünden de değerlendirme yapılması 6100 sayılı yasanın 26/1.maddesine aykırı olduğundan, kamu düzeni yönünden anılan kararın kaldırılması gerekmiştir.<br>Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle davalının istinaf talebinin açıklanan nedenlerle kamu düzeni yönünden kabulüne, diğer istinaf istemlerinin reddine, dosyada toplanacak başka delil bulunmadığından HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE;<br>1-)Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/07/2023 tarih, 2022/417 Esas - 2023/382 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,<br>YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,<br>a-Davanın KABULÜ İLE; Davalının Kocaeli İcra Dairesinin 2021/150870 takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 180.394,27-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihi olan 01.12.2021 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,<br>b-Asıl alacağın %20'si oranında hesap edilen 36.078,85-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  <br>c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 12.322,73-TL harçtan peşin harç olarak alınan 3.080,69-TL nin mahsubu ile 9.242,04-TL  harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>ç-Davacı tarafından  işbu dava uğruna yatırılan 80,70-TL başvuru harcı, 3.080,69-TL  peşin harç olarak yatırılan toplam 3.161,39-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>d-Kocaeli Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden ödendiği anlaşılan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>e-Davacı tarafından işbu dava uğruna sarf edilen posta masrafı 322,00-TL,  bilirkişi ücreti 2.250,00-TL  olmak üzere toplam 2.572,00-TL yargılama giderinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>f-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesine göre hesaplanan 28.059,14-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>g-HMK'nın 333/1 maddesi ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 207. maddesi gereğince, karar kesinleştiğinde gider avansından kullanılmayan kısmın yazı işleri müdürü tarafından ilgilisi hesap numarası bildirmiş ise, hesabına aktarılmasına; aksi halde, masrafın gider avansından karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla adrese ödemeli olarak gönderilerek iadesinin sağlanmasına,<br>2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br><br>a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 12.322,73-TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 3.080,69-TL'nin mahsubu ile bakiye 9.242,04-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>b-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,<br>c-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>ç-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,<br>d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>e-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>f-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/02/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br>  ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır. <br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır. <br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır. <br><br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"13e22146d851ccf8","SID":"84cd40529733e572"}}