{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/148 <br>KARAR NO: 2025/266<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/03/2024<br>NUMARASI: 2023/1219 Esas -  2024/236 Karar<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/03/2025<br>Dairemizden verilen 25/06/2024 tarih ve 2024/704 Esas 2024/952 sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/11/2024 tarih ve 2024/5226 Esas 2024/7997 Karar sayılı ilamıyla dosyanın Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp duruşmalı olarak yapılan incelemesi sonucunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin terkin edilen şirketten 100.000 TL cari hesap alacağı bulunduğunu, şirketin usulsüz olarak tasfiye edildiğini belirterek davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı  ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Tasfiye Memuru ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesince; \"İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye ikmalen cevap verildiği, tetkikinde, Tasfiye Halinde ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin sicil kaydının 14/09/2022 tarihinde terkin edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Ticaret şirketlerinin tasfiye edilmesinden sonra, ek tasfiyeyi gerektirecek bir zorunluluğun ortaya çıkması halinde, bu ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin ihyası talep edilebilir. Bu nedenle gerek TTK'nın 547. maddesi ve  gerekse geçici 7. maddesi uyarınca yapılacak ihya işleminin, ek tasfiye amacıyla sınırlandırılması gerektiği uygulamada kabul edilmiştir. Bu kapsamda, belirli bir ek tasfiye işlemi için ihya edilen şirketin, sadece o ek tasfiyenin amacıyla sınırlı işlemler yapabileceği, bunu dışında iş ve işlemler yapamayacağı kabul edilmelidir. Yasa hükmünden anlaşılması gereken ek tasfiye işlemi, özellikle şirkete ait bir mal varlığının bulunması, şirkete karşı süren derdest bir dava veya takibin bulunması şeklinde anlaşılmalıdır. Somut olayda, davacı taraf, ihyası istenen şirketten alacaklı oldukları iddiasıyla şirketin ihyasını talep etmiş ise de, ihyası talep edilen şirkete karşı açılmış bir dava ya da icra takibi bulunmadığı, bu haliyle açılan davada hukuki yararın bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi 24.11.2011 tarihinde ... ticaret sicil numarası ile İstanbul'da tescil edildiğini, söz konusu şirket Beyoğlu ... Noterliği'nin 12.09.2022 Tarih ... Sayı tasdikli 08.09.2022 tarihli 2022/01 sayılı genel kurul kararına istinaden 12.09.2022 tarihinde terkin edildiğini, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile müvekkil şirketin akdedilen cari hesap sözleşmesi gereği 02.08.2017 hesap dönemi sonundan bugüne bakiye 100.000,00 TL alacağı bulunduğunu, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, tasfiye dışında müvekkil şirket ile akdedilen cari hesap sözleşmesi hesap dönemi sonunda bakiye 100.000,00 TL borcu ödemeksizin usulsüz olarak ve davacı şirketin bilgisi dahilinde olmadan kötüniyetle tasfiye edildiğini, her ne kadar ticari şirketlerin, tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkini ile sona ermekteyse de tüzel kişiliğin sona erebilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekliliğinin izahtan vareste olduğunu, tasfiye işlemleri usulüne uygun tamamlanmadığı takdirde tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse dahi şirketin tüzel kişiliği sona ermeyeceğini, nitekim 6335 Sayılı Kanun ile 3102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen geçici 7. Madde ile bu hususun hükmolunduğunu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. Maddesinde: \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.\" hükmü düzenleme alanı bulduğunu, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden terkin edilmiş olsa dahi, şirketinin ihyası sağlanarak tüzel kişiliğin davalara taraf edilmesi mümkün olduğunu, ihya davası açılması için aranan hukuki yararın bulunması koşulu davacının istemlerinin hükme bağlanmasında yine davacının menfaatinin bulunması anlamına gelmekte olup Ticaret sicilinden terkin edilmekle tüzel kişiliği sona ermiş ve hukuk aleminden silinmiş olan şirketin, haklara sahip olması, borçlu kılınması ve temsilinin hukuken olanaklı olmadığı, bunun sonucu olarak, münfesih şirket adına tüzel kişiliğin sona ermesinden önceki dönemlerle ilgili olsa dahi, hukuki işlem tesis edilemeyeceği, tesis edilen işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı hususlar nazara alındığında; tüzel kişiliği sona eren şirketin medeni haklardan yararlanma ve bu hakları kullanabilme ehliyeti son bulacağından, yargı mercileri nezdinde temsil edilmesi ve yargılamaya taraf olamayacağının izah edilemeyeceğini, sicilden terkin edilmesi nedeniyle tüzel kişiliği sona eren uyuşmazlık konusu şirket aleyhine icra takibi başlatılabilmesi için, ihya davası açılarak önce şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğini, ihya kararı neticesinde taraf teşkili sağlanmış olacağından şirket borçlu sıfatına sahip olabileceğini, zira taraflarınca ihyası talep edilen şirket aleyhine icra takibi başlatılmak istenmiş ancak mersis kayıtlarında bulunmayan ve terkin edildiği anlaşılan şirket aleyhine icra takibine başlanması mümkün olmadığından bu talebinin icra müdürlüğü tarafından kabul edilmediğini, kabul anlamına gelmemek üzere yerel mahkemenin, aralarında mecburi dava arkadaşlığı bulunan davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin yanlış olduğunu, beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru  tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dairemizin 25/06/2024 tarih ve 2024/704 Esas 2024/952 Karar sayılı kararı ile; Davacı tasfiye edilen şirketten cari hesap alacağı bulunduğu ve şirket hakkında takip başlatılabilmesi ya da dava açabilmesi için tüzel kişiliğinin bulunması gerektiği belirtilerek ihya talebinde bulunmuştur. Bu hale göre, davacı tarafından tasfiye halindeki şirket  aleyhine açılmış herhangi bir davadan ya da icra takibinden söz edilmediği gibi davada ileri sürülen iddialar bakımından şirketin ihyasının talep edilmesinde mevcut bir hukuki yararın bulunduğu da ispat edilebilmiş değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince ihya davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Ancak TTK 547/2 maddesi uyarınca açılan davalarda davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmayıp, yasal hasım konumunda olduğundan lehine vekalet ücreti takdir edilmesi doğru bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından, kararın kaldırılmasına; davalı tasfiye memuru lehine davacıdan maktu vekalet ücreti tahsiline karar verilmiştir.Bu kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/11/2024 tarih ve 2024/5226 Esas 2024/7997 Karar sayılı ilamı ile; \"..6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereğince davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartıdır. Hukuki yararın bulunması, sonuç istemlerin hükme bağlanmasında davacının menfaatinin bulunması demektir. Sicilden terkin edilmiş şirket hakkında alacak davası açılacağı iddiası ile ihyasının istendiği davada, davacının alacağın varlığını ispatlamasına gerek bulunmamaktadır. Davacının, ihyası istenen şirketten olan alacağını tahsil amacıyla yapacağı icra takibi veya açacağı davada taraf teşkilini sağlayabilmesi için şirketin ihyası gerekeceğinden şirketin ihyasını istemekte davacının hukuki yararının olduğu kabul edilerek karar verilmesi gerekirken açıklanan sebeplerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına,\" karar verilmiştir. Yargıtay bozma ilamı izerine  Mahkememizce HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca duruşma açılarak taraf beyanları alınmış, usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, bozma ilamı uyarınca yargılama yapılarak karar verilmiştir. TTK'nın 547. maddesi gereğince \" (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde \" şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir\" hükümleri   düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran   fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda   bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır. TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir. Bu tip davalarda ticaret sicil memurluğu yasal hasım olup, aleyhine yargılama giderine hükmedilemez.Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul  Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı Tasfiye Halinde ... Ticaret Limited Şirketi'nin tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru davalının  şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, davacının sicilden terkin edilen  şirketten  02/08/2017 hesap dönemi sonundan dava tarihine kadar 100.000,- TL cari hesap alacağının bulunduğunu iddia etmesine göre Yargıtay ilamı uyarınca  davacının, ihyası istenen şirketten olan alacağını tahsil amacıyla yapacağı icra takibi veya açacağı davada taraf teşkilini sağlayabilmesi için şirketin ihyası gerekeceğinden şirketin ihyasını istemekte davacının hukuki yararının olduğu kabul edilerek   şirketin  02/08/2017 hesap dönemi sonundan dava tarihine kadar alacaklı olduğu iddia edilen  100.000,- TL cari hesap alacağının tahsili işlemleri ile sınırlı olmak üzere TTK' nın 547/2 maddesi uyarınca ek tasfiye amacıyla ihyasına, tasfiye memuru olarak son tasfiye memuru davalı (T.C:...) ...'ın atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına, kararın ticaret sicil müdürlüğünde tescil ve ilanına karar verilmiştir. Yasal hasım olan davavalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmamasına göre  yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamış, tasfiye sürecinden sorumlu olan davalı  tasfiye memurunun  HMK 326 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmuştur. <br>HÜKÜM\t:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın KABULÜ ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğnün ... sicil numarasında kayıtlı, Tasfiye Halinde ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin davalının 02/08/2017 hesap dönemi sonundan dava tarihine kadar alacaklı olduğunu iddia ettiği 100.000,- TL cari hesap alacağının tahsili işlemleri ile sınırlı olmak üzere TTK' nın 547/2 maddesi uyarınca ek tasfiye amacıyla ihyasına, 2-Tasfiye memuru olarak son tasfiye memuru davalı (T.C:...) ...'ın atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına, 3-Kararın ticaret sicil müdürlüğünde TTK 547/2 maddesi uyarınca tescil ve ilanına, 4-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile 345,55 TL'nin davalı tasfiye memurundan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ve 269,85 TL peşin harç toplamı olan 539,70‬ TL'nin davalı tasfiye memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 2.273,75 TL yargılama giderinin davalı tasfiye memurunden alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı taraf duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ne göre hesaplanan 30.000,00 -TL.'nin  davalı tasfiye memurundan alınıp davacıya  verilmesine, 8-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olup, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 9- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi gereğince  yatıran tarafa iadesine, 10-Kanun yolu yargılaması yönünden harç ve yargılama masrafları; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 1169,40 TL, posta ve tebligat gideri 2.058 TL olmak üzere toplam 3.227,40 TL yargılama masrafının davalı tasfiye memurunden alınarak davacıya verilmesine, 11-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Tarafların yüzüne karşı yasal iki haftalık süre içerisinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesine temiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.  05/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4120069093b007dd","SID":"af993ddadeaf6643"}}