{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/2060 - 2025/440<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/2060 <br>KARAR NO\t: 2025/440<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 20/06/2023<br>NUMARASI\t: 2023/130 Esas - 2023/354 Karar<br><br>DAVACI \t: DUY TAŞ HAFRİYAT NAKLİYAT İNŞAAT TURİZM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - İstasyon Mah. Sanayi Cd. No:10 Kartepe/KOCAELİ<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t: TÜRKİYE GARANTİ BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - Nispetiye Mah. Aytar Cd. No:2 Beşiktaş/İSTANBUL <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVA\t: İstirdat<br>DAVA TARİHİ\t: 17/11/2020<br>KARAR TARİHİ\t  : 13/03/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t  : 13/03/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı banka nezdinde kredi kullandığını, krediyi erken kapattığını, erken kapatma ile ilgili olarak 65.695,24-TL komisyon, 3.284,76-TL BSMV olmak üzere toplam 68.980,00-TL ödeme yaptığını, genel işlem koşullarıyla ilgili hükümler, sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de, niteliklerine bakılmaksızın uygulandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin erken ödemeye ilişkin komisyon alacağın ilişkin düzenleme genel işlem koşulları çerçevesinde kabul edilmeyeceğini, müvekkilinden haksız tahsil edilen komisyon bedellerinin iadesinin gerektiğini beyan ederek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinden haksız tahsil edilen 25.000,00-TL bedelin hak edildiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme kapsamında davacıya, 30/10/2018 tarihinde, 750.000,00-TL tutarlı, 24 ay vadeli kredi kullandırıldığını, davacının 18/01/2019 tarihinde hesabına müvekkili banka nezdinde gecikmede bulunan tüm ürünlerini kapatacak şekilde 1.238.400,00-TL para transferi gerçekleştirdiğini ve kredisini kapatmak istediğini, talebi uygun olarak şekilde müvekkili banka tarafından dava konusu kredi, erken kapama maliyeti alınmak suretiyle kapatıldığını, davacı ile müvekkili banka arasında yetki sözleşmesi imzalandığını, yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, davacı ile müvekkili banka arasında mutabakat sağlanmak suretiyle kredi kapatıldığını, söz konusu mutabakatın erken kapama ücretini de kapsadığını, erken kapama maliyetinin davacıya yansıtılması mevcut yasal düzenlemelere, bankacılık ve ticari teamüllere uygun olduğunu, davacı tarafından imzalanan genel kredi sözleşmesinin 11.maddesinde erken kapama ücreti açıkça belirtildiğini, tahsil edilen erken kapama tutarının sözleşmeye ve hukuka uygun olmasının yanı sıra makul olduğunu beyan ederek yetki itirazları doğrultusunda davanın usulden reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br> <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Davanın KABULÜ ile; 25.000,00-TL'nin kredi kapama tarihi olan  21/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğu bir konuda karar verdiği, yetki itirazlarının kabul görmemesinin hatalı olduğunu, öncelikle kararın usul yönünden kaldırılmasını talep ettiklerini, dava konusu olayda bankanın erken kapama ücreti tahsilinde hukuka aykırılık bulunmadığının ortada olduğunu, bankanın dava konusu kredinin erken kapanması nedeni ile, davacıdan faiz kaybının sadece bir kısmını tahsil ettiğini, davacının söz konusu ödemeyi herhangi bir ihtirazi kayıt olmaksızın yaptığını, hükme alınan bilirkişi raporunda ve dolayısıyla mahkeme kararında fahiş hataların bulunduğunu, genel geçer oran bildirilen müzekkere cevaplarının dikkate alınmaması, aritmetik ortalama ile sonuca gidilmemesi gerektiğini, istinaf incelemesi tamamlanıncaya dek tehir-i icra kararı verilmesini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2023 tarih, 2023/130 Esas -  2023/354 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, davalı banka tarafından tahsil edilen erken kapama komisyonunun fazla olduğu iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; Davacı ile davalı arasında 14.05.2015 tarihinde 3.750.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, anılan sözleşme kapsamında davacıya 30.10.2018 tarihinde 24 ay vadeli 750.000,00 TL limitli kredi kullandırıldığı, anılan kredinin davacı tarafından 21.01.2019 tarihinde tamamı ödenerek erken kapatıldığı, davacıdan erken kapama nedeniyle toplam 68.980,00 TL erken kapama komisyonu ve masrafı tahsil edildiği, anılan miktarın haksız olduğundan bahisle eldeki davanın açıldığı, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, anılan kararın dairemizin 2022/399 esas ve 2023/195 karar sayılı ilamı ile “…Yukarıda açıklandığı üzere  davalıya ön inceleme duruşma günü meşruhatlı şekilde usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş olup davalının yokluğunda ön inceleme duruşması yapılması, ayrıca davalının yetki itirazı hakkında da inceleme yapılarak bir karar verilmeden, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme ilkelerine aykırı şekilde  aynı oturumda tahkikat aşamasına geçilmesi doğru bulunmamıştır…<br>…Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak davaları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerektiği, davanın ticari dava olduğu halde bu yön incelenip,\t6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesi uyarınca,varsa davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin işbu son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini  bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin davacıya gönderilmesi, şayet gönderilecek ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği  gözetilerek yargılamaya devam edilerek, davanın esası hakkında karar verilmek üzere HMK’nın 353/1-a.6 ve 355. maddeleri gereğince kaldırılmasına,…” gerekçeleriyle kaldırılmasına karar verilmiş, mahkemece kaldırma sonrası yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tarafın istinaf yasa yoluna başvurmuştur.<br>Türk Medeni Kanunu’nun “Dürüst davranma” alt başlıklı 2. maddesinde; “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.<br>Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” hükmüne yer verilmiştir. <br>Buna göre, anılan madde ile hukuk düzeninin kişilere tanıdığı bütün hakların kullanılmasında göz önünde tutulması ve uyulması gereken iki temel ilkeye yer verilmiş olup, öncelikle hakların dürüstlük kuralına uygun kullanılması gerektiği ifade edilmiş, ardından hakların açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı belirtilmiştir.<br>Türk Medeni Kanunu’nun “başlangıç hükümleri” arasında yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı diğer başlangıç hükümleri gibi bir “genel kural”dır. Bu sebeple medeni hukuk dışındaki hukuk dallarında da uygulama alanı bulmaktadır. Bu kurallara uyma zorunluluğu hakları kullanan ve borçları ifa eden herkes için geçerlidir. Tacirler de TMK’nın 2. maddesinde belirtilen “herkes” kavramına dâhil olup, gerek özel gerekse ticari hayatlarında bu kurallara uymak mecburiyetindedirler.<br>Tacirler aynı zamanda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18/2. maddesi anlamında basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorundadırlar. Dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı, tacire, tacir olmayanlara göre vasatın üstünde bir özen gösterme yükümlülüğü getirmektedir. Başka bir deyişle tacir, ticari hayatında bir hakkı kullanırken veya bir borcu ifa ederken, yalnızca dürüst, namuslu, makul ve fiilinin neticelerini bilen orta zekâlı bir insanın benzer hadiselerde hareket edeceği şekilde hareket etmekle kalmayıp aynı zamanda kendi ticari sınıfına dâhil, tedbirli bir tacirin benzer olaylarda takip edeceği şekilde hareket etmek zorundadır.<br>Bankaların dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılması yasağına uyma yükümlülükleri 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 75/1. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Anılan madde; “Bankalar ile bunların mensupları; bu Kanuna, ilgili düzenlemelere, kuruluş amaç ve politikalarına uygun olarak faaliyetlerin icra edilmesini temin etmeye ve yönetimde adalet, doğruluk, dürüstlük ve sosyal sorumluluğu esas almaya yönelik etik ilkelere uymakla yükümlüdürler.” hükmünü haizdir. Ayrıca anılan Kanun’un 75/2. maddesinde verilen yetkiye dayanılarak Türkiye Bankalar Birliği'nce Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) uygun görüşü alınarak çıkarılan \"Bankacılık Etik İlkeleri\"nin 3/(a) maddesinde; bankaların, faaliyetlerini yerine getirirken ilişkilerinde dürüstlük ilkesine bağlı kalacakları ifade edilmiştir.<br>Erken kapama ücreti alınabilmesi, müşteri ile banka arasındaki kredi sözleşmesinde bu yönde hüküm bulunmasına bağlıdır. Dolayısıyla erken kapama ücreti, yasal bir medeni ceza olmayıp, taraflar arasındaki sözleşmeden doğan bir yan yükümlülüktür. Erken kapama ücreti ile faiz indiriminden yararlanarak kâr eden müşteri ile faiz geliri düşmek suretiyle gelir kaybına uğrayan bankanın menfaatlerinin dengelenmeye çalışıldığı görülmektedir. Nihai olarak erken kapama ücreti ile kredi veren bankanın zararının bir kısmının tazmin edilmesi amaçlanmaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2020/11-656  esas 2022/1350 karar sayılı ilamı)<br>Somut olayda; taraflar arasında imzalanan ve uyuşmazlığa konu 14.05.2015 tarihli genel kredi sözleşmesinin “Erken Ödeme” başlıklı 11. Maddesinde erken ödeme halinde davalı bankanın erken ödeme komisyonu talep edebileceği düzenlenmiş, ancak anılan komisyonun oranı veya miktarı hususunda bir belirleme yapılmamıştır.<br>Az yukarıda açıklandığı üzere; 6102 sayılı TTK’nın 18/2. maddesi gereğince her tacirin ticaretine ait faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümü aslında objektif bir özen ölçüsü getirmekte ve tacirin ticari işletmesiyle ilgili faaliyetlerinde, kendi yetenek ve imkânlarına göre ondan beklenebilecek özeni değil, aynı ticaret dalında faaliyet gösteren tedbirli, öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesinin gerekli olduğu kabul edilmektedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.05.2003 tarihli ve 2003/13-332 E. 2003/340 K. sayılı kararı). Bu bağlamda davacıya yüklenmesi gereken basiretli iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü, taraflar arasındaki sözleşmedeki belirsizlik karşısında, bilinmesi mümkün olmayan bir hususa karşı önlem alınmasını gerektirecek şekilde aşırı bir yoruma tabi tutulmamasını gerektirmektedir.<br>Bu durumda taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin yoğun güven ilişkine dayandığı ve davacıya kredi limiti dâhilinde kredi kullandırılacağına dair güven oluşturulduğu, her ne kadar davalı bankanın davacının kredi talebini reddetmesi sözleşmeye aykırı olmasa da davalı bu hakkını kullanırken dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılması yasağına uymak zorunda olduğu, erken kapama ücretinin belirlenmesinde de davalı bankanın bankacılık uygulamalarını gözeterek dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılması yasağına uygun davranması gerektiği kabul edilmelidir.<br>O hâlde, kredinin erken kapatılmasının her iki tarafın da menfaatine olduğu, tarafların serbestçe erken kapama ücretini belirleyebilecekleri, ancak bunun sınırının dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı olduğu, kredilerin erken kapatılması hâlinde alacakları erken kapama ücreti tespit edilerek, her iki tarafın menfaatleri de dikkate alınıp TMK’nın 2. maddesi çerçevesinde yukarıda bahsedilen hususlarda gözetilerek erken kapama ücretinin belirlenmesi gerekmektedir.<br>Bu itibarla, davalı bankanın genel kredi sözleşmesinde açıklanan biçimde hesaplanacak erken kapama ücreti alabileceğinin kabulü ile davacı tarafça alınan ücretin haksız olduğu ileri sürüldüğünden, davacıdan tahsil edilen erken kapama ücretinin dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılması yasağına uygun olarak tespit edilmesi için diğer bankaların aynı veya yakın miktar, aynı tür ve aynı vadeli kredilerin erken kapatılması hâlinde uyguladıkları erken kapama oranları da gözetilerek ve tarafların kredinin erken kapatılması ile elde ettikleri menfaatler de dikkate alınarak davalı bankanın aldığı erken kapama ücretinin bankacılık uygulamalarına ve özellikle TMK’nın 2. maddesine uygun olup olmadığının değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerekmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2020/11-656 esas 2022/1350 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin  2023/5699 esas 2024/8993 karar sayılı ilamı)<br>Eldeki olayda da; taraflar arasındaki sözleşmede erken kapama ücreti alınabileceği kararlaştırıldığından davalının erken ödeme komisyonu talep edebileceği, anılan ücretin tespiti için diğer bankaların uygulamalarına göre bir değerlendirme yapılabileceği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda mahkemece ödeme tarihi itibariyle diğer bankalarca uygulanan erken kapama komisyonlarının oranları sorulmuş, daha sonra dosya bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 26.10.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre erken kapama tarihi itibariyle diğer bankaların uyguladığı erken kapama komisyonu oranının %5 olduğu, davalının ise eldeki kredi için %9,2772 oranını uyguladığı, anılan oranın diğer banka uygulamalarına göre yüksek olduğu, bunun 4721 sayılı yasanın 2.maddesi gereği hakkın kötüye kullanımı olduğu anlaşılarak, fazla olan 89,2772-5 formülünden)4,2772 oran için (708.134,42 TLX4,2772/100 formülünden) 30.288,32 TL fazla ücret talep edildiği, ancak davacının talebinin 25.000,00 TL olduğu anlaşıldığından mahkemece bu bedel yönünden davanın kabulüne karar verilmesi isabetlidir.<br>6100 sayılı HMK’nın 17/2 maddesi incelendiğinde ise; taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa davanın yalnızca yetki sözleşmesi ile belirlenen yetkili mahkemede açılacağının hükme bağlandığı,buna göre de tarafların aksini kararlaştırmamış olmaları halinde kuralın, davanın yalnızca yetki sözleşmesiyle tespit edilen yer mahkemesinde açılması olduğu, yani bu durumda yetki sözleşmesinin kanunen yetkili kılınan genel veya özel mahkemelerin yetkisini ortadan kaldırdığı,tarafların yetkili kıldıkları mahkemenin yanında,kanunen yetkili kılınan genel veya özel yetkili mahkemelerin (tamamının veya bir kısmının ) de yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa,yani yetki sözleşmesinin münhasır olmayan yetki sözleşmesi şeklinde olmasını istiyorlarsa bu durumu yetki sözleşmesinde açıkça belirtmeleri gerektiği; taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesinin 1. bendinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili oldukları belirtildikten sonra, 2. bentte genel yetkili mahkemelerin de yetkilerinin kaldırılmadığını düzenlendiği, bunun münhasır olmayan yetki sözleşmesi mahiyetinde olduğu, sözleşmenin davacı ile davalı bankanın İzmit şubesi arasında imzalandığı, bu durumda HMK’nın 10. maddesi gereği Kocaeli mahkemelerinin de yetkili olduğu anlaşıldığından davalının bu yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken 1.707,75-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 426,95‬-TL'nin mahsubu ile kalan 556,10-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/03/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8c02736aa0492023","SID":"1d8763af19f7804a"}}