{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/2088 <br>KARAR NO\t\t: 2025/447<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE             \t:...\t(...)<br>ÜYE        \t:...\t(...)<br>KATİP     \t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 25/04/2023<br>NUMARASI\t: 2020/232 Esas - 2023/236 Karar<br><br>DAVACI \t: KATİPLER YAPI VE MOBİLYA İMALAT TİC. LTD. ŞTİ. - Merkez Mah. Amiral Sağlam Cad. No:33 Gölcük/KOCAELİ<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVALILAR \t: 1- ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>\t: 2- ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br>DAVA\t: Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t      : 09/06/2020<br>KARAR TARİHİ\t      : 13/03/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ : 13/03/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.03.2019 günü saat:12:40 sularında şoför ... idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkili şirket üzerine kayıtlı ... plakalı aracın ... plakalı araç sürücüsünün 4100 kusuru sebebiyle kazaya karıştığını, sigortalı aracın ağır hasara uğraması sonucu davalı şirkete başvurulduğunu ancak tazminat ödenmediğini, Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/86 D. İş sayılı dosyası ile araçta oluşan zararın tespiti için rapor düzenlendiğini, davalı ... şirketinin müvekkilin aracındaki hasarın tespiti için eksper olarak ...'ı 14.03.2019 tarihinde atadığını, eksperin talep ettiği ya da beklediği herhangi bir evrak olmamasına rağmen yasal süreden çok sonra raporunu çok geç hazırladığını, eksperin yasal mevzuatlar kapsamında kusuru olduğunu ve araç mahrumiyet bedeli oluşmasına sebep olduğunu bu sebeplerle şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın sadece davalı Eureko sigorta şirketinden tahsiline, raporunu Sigorta Eksperleri Yönetmeliği'ne aykırı davranarak geç hazırlayarak araç mahrumiyet bedeli oluşturulan zarar dolayısıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın sadece davalı ...'dan tahsilini talep ve dava etmiştir.  <br> Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, yetki, zamanaşımı ve dava öncesi başvuru olmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın onarım izni vermeyerek müvekkili şirketin kasko poliçesinden doğan yükümlülüğünü yerine getirmesine engel olduğunu, hasar dosyası kapsamında alınan eksper raporunda aracın onarılabilir konumda olduğu ancak sigortalının pert edilmesi/ağır hasar değerlendirmesi hususunda talebi olduğunu belirtildiğini, pert koşullarının oluşmadığını, davacının kendi talepleri doğrultusunda hazırlanmış olan servis ön işlem formu'nun zararı ispat açısından dayanak olmasının mümkün olmadığını, Kocaeli 5.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/86 D.İş sayılı dosyasından yapılan tespitin kabulünün mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, 14.03.2019 tarihinde yapılan ihbar neticesinde aynı gün aracın ekspertizi yapıldığını, araç sökülmeksizin yapılan ilk tespite göre hasar rakamı ve müvekkiline ibraz edilen evraklar göz önüne alınarak 21.03.2019 tarihinde ilgili sigorta şirketine ön rapor sunulduğunu, işbu hasar sonucu onarımı mümkün olan aracın onarımına, araç sahibi ile sigorta şirketi arasındaki anlaşmazlık nedeniyle yani araç sahibinin onarıma yanaşmaması sebebiyle başlanamadığmı, dolayısıyla sürecin uzadığına, müvekkilinin sürecin uzamasına ilişkin herhangi bir kusuru olmadığına, aracın onarımının tamamlanınca kontrol sonrası kesin rapor oluşturulduğuna, süreç içinde durumu bildiren 2 ara rapora rağmen araç sahibinin onarımı kabul etmemesi, onarımı başlatmaması, şirketle mutabakat sağlamamasının kesin rapor sürecini uzattığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 42.968,12 TL'nin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalı Euroka Sigorta AŞ'den alınarak davacıya verilmesine,<br>2-4.600,00 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,<br>3-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu faiz unsurunun taraflarınca dava dilekçesinde belirtilmediğini, ancak 18/10/2022 tarihli talep arttırım dilekçesinin sonuç ve istem bölümü incelendiğinde \"Belirtilen alacaklarımıza kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan yukarıda belirttiğimiz şekilde ayrı ayrı tahsiline hükmedilmesine\" şeklinde bir hususa yer verildiğinin açıkça görüleceğini, mahkemece faiz talepleri doğrultusunda hüküm tesis edilmemesinin haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının davacılarla bir hukuki irtibatının bulunmadığını, davalıya dosyayı teslim eden sigorta şirketinin bu ihtilafta muhatapları olduğunu, davacıların aracın onarımında bir gecikme olduğu ve bununla ilgili de zararları olduğu iddiasını davalıya yöneltemeyeceğini, diğer davalılara yöneltilebileceğini, bu anlamda da mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davalılara yargılama gideri vekalet ücreti harçlar dağıtılırken mahkemenin, bu oranı yanlış hesap ettiğini, davalıya yargılama gideri harç ve vekalette fazla bir miktar tahakkuk ettiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafça istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddianın dava konusu raporun verilmesinde bir gecikme olmadığına yönelik olduğu, bu iddianın hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davalı ... eksperinin sunduğu eksik tamamlanmamış raporundaki sağ üstteki (Ek2) rapor kayıt tarihinin 25.03.2019 olarak açıkça görüldüğünü, mahkemenin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden celbiyle, gelende (E1) de ise rapor kayıt tarihinin ise 15.04.2019 tarihi olduğu, açıkça bellidir ki, davalı ... şirketinin desteğiyle, davalı eksperin mahkemeye sunduğu raporunun ilgili mevzuat çerçevesince eksikliğini bildiği için, sonradan 15.04.2019 tarihinde raporuna sonradan tekrar girerek raporunu değiştirdiğini belirterek; ...'ın haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı Eureko Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın, hasar gören aracı üzerinde onarım yapılmasına izin vermediğini ve davalı şirketin kasko sigortasından doğan yükümlülüğünü engellediğini, açılan davanın dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, davalının sorumluluğunun artmasına sebebiyet verildiğini, dosya kapsamında taraflarca sunulan raporlar ve dava kapsamında alınan raporlar arasında çelişkiler bulunduğunu, bu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, içlerinden bir raporun dikkate alınarak davanın kısmen kabul edildiğini, keza bilirkişi raporunda tespit edilen hasar bedelinin fahiş olduğuna ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, davalı ... şirketinin KDV'den sorumluluğunun söz konusu olduğunu, bu nedenle KDV içerir şekilde yapılan değer tespitinin hukuka aykırı olduğunu, tehir-i icra taleplerinin kabul edilmesini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafça istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddianın dava konusu davalının onarımı hiçbir surette kabul etmediğine yönelik olduğu, bu iddianın hukuki mesnetten yoksun olduğunu, anlaşmalı oto tamirhanesi olan Ark Oto tarafından verilen servis ön işlem raporuna göre araçtaki oluşan hasarın toplam bedelinin ortaya konduğunu, davalı şirkete taraflarınca yapılan başvuruya rağmen taleplerini yanıtsız bıraktığı ve hasar bedeli ödemesinden imtina ettiğini, söz konusu talepleriyle ilgili arabuluculuk görüşmeleri yapıldığı, anlaşma sağlanamadığını belirterek; Eureko Sigorta A.Ş.nin  haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/04/2023 tarih, 2020/232 Esas - 2023/236 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava kasko sigorta poliçesinden ve kusurlu eksper raporundan kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; Davacının maliki olduğu ... plakalı aracın davalı ... şirketi nezdinde 29.06.2018-29.06.2019 vade tarihli ... poliçe numaralı “Eureko Kasko Plus Genişletilmiş Kasko Kombine Poliçesi” ile sigortalandığı, sigortalı aracın 13.03.2019 tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile karıştığı kaza neticesinde hasara uğradığı, davalı ... şirketi ile anlaşmalı servise aracın götürüldüğü, ancak davalı tarafından hasar bedeli ödenmediği gibi diğer davalı ... eksperinin raporunu süresinde sunmaması nedeniyle davacının aracının tamir süresinin uzadığı bu şekilde davacının zarara uğradığından bahisle eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilerek 42.968,12 TL'nin Euroka Sigorta AŞ'den, 4.600,00 TL'nin davalı ...'dan tahsiline karar verildiği, karara karşı taraf vekillerinin istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.<br>1-Davalı ...’ın istinaf talepleri yönünden; 6100 sayılı HMK'nın 341-(2) maddesinde; \"miktar veya değeri Üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir\" hükmü mevcuttur. Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nın Ek 1. maddesi 1. fıkrasında; HMK'nın \"341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca; Maliye Bakanlığı'nca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların On Türk Lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz\" hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında; HMK'nın \"341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı\" düzenlenmiş bulunmaktadır.<br>Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2023 yılı için HMK'nın 341-(2) maddesindeki kesinlik sınırı 17.830,00 TL olmuştur.<br>Davacının davalılardan ... yönünden talebinin 1.000,00 TL olarak açıldığı, daha sonra bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda 18.10.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile bu davalı yönünden talebini 5.253,42 TL’ye yükselttiği, mahkemece anılan bedel yönünden davanın reddine karar verilmiş olup; Mahkemece, reddedilen ve istinaf incelemesine konu edilen 5.428,00 TL karar tarihi itibarı ile HMK'nın 341-(2) maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının altında olup, ilk derece mahkemesince verilen karar kesin niteliktedir.<br>Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi sonuca etkili değildir.<br>Açıklanan nedenlerle; davalı ... yönünden karar tarihi itibariyle miktar olarak kesin olan mahkeme kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>2-Davalı ... şirketinin istinaf istemleri yönünden; TTK’nın 1409. maddesi uyarınca, ‘‘Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. ” hükmü uyarınca, uyuşmazlık konusu olayda, hasarın teminat dışında kalan olaylar sebebiyle gerçekleştiğini ispat yükünün davalı ... şirketi üzerinde olduğu hususu tartışmasızdır.<br>Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.1. maddesine göre; kasko sigortası ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır.<br>Somut olayda; Davacının maliki olduğu ... plakalı aracın davalı ... şirketi nezdinde 29.06.2018-29.06.2019 vade tarihli ... poliçe numaralı “Eureko Kasko Plus Genişletilmiş Kasko Kombine Poliçesi” ile sigortalandığı, sigortalı aracın 13.03.2019 tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile karıştığı kaza neticesinde hasara uğradığı, kaza tarihi itibariyle aracın sigortalı olduğu görülmektedir. <br>Az yukarıda açıklandığı üzere 6102 sayılı yasanın 1409.maddesine göre davalı sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Dosyaya alınan bilirkişi raporlarında olayın oluşumunda kırmızı ışıkta geçen  ve davacının sürücüne geçiş önceliğini tanımayan dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ...’ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacının maliki olduğu sigortalı araç sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığı görülmektedir. Dosyaya alınan 17.11.2020 tarihli rapor ile 07.07.2021 tarihli raporda toplam hasar bedelinin 41.433,99 TL olduğu belirtilmiş, sonraki 10.06.2022 tarihli ek rapor ve 18.02.2023 tarihli raporda ise toplam hasar miktarının 42.967,99 TL olduğu belirtilmiştir. Raporlar arasındaki bu farkın 17.11.2020 tarihli rapor ile 07.07.2021 tarihli rapordaki toplama hatasından kaynaklanan maddi hatadan kaynaklandığı görüldüğünden raporların birbiri ile çelişkili olmadığı görülmüştür.<br>Yine dosya kapsamında alınan tüm raporlarda belirtildiği üzere; hasar dosyasındaki ekspertiz raporu ile dosyaya alınan raporlar arasındaki farkın da ekspertiz rapor tarihi itibariyle henüz tamiri yapılmayan ama tamiri muhtemel olarak ekspertiz tarafından belirtilen direksiyon kutusu, jant, su radyatörü, klima radyatörünün tamir bedellerinden kaynaklandığı, eksper tarafından bu parçaların tamiri muhtemel olarak değerlendirilmesi nedeniyle hesaplamaya dahil etmediği, bilirkişiler tarafından ise anılan parçaların değişmesinin gerektiği bildirildiğinden bu parçaların da gerçek zarar kalemine dahil oldukları, ayrıca davalı ... şirketinin anlaşmalı olduğu Ark Oto servisi tarafından davacıya verilen servis ön işlem formunda da anılan parçaların değişmesinin gerektiğinin bildirilmesi karşısında mahkemece raporlar doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi isabetlidir. Bu nedenlerle davalı ... şirketinin istinaf istemleri yerinde görülmemiştir.<br>3-Davacının istinaf istemi yönünden; Davalı ... yönelik talebin yukarıda “1” numaralı kısımda açıklandığı üzere; ilk derece mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı yasanın 341/1.maddesindeki 2023 yılı kesinlik sınırı olan 17.830,00 TL’nin altın kaldığından ve ilk derece mahkemesinin ... yönünden hükmettiği bedel kesin olduğundan davacının ... yönelik istinaf isteminin usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Diğer davalı ... şirketi yönünden ise; Davacı tarafın davalılardan sigorta şirketi yönünden kasko sigorta poliçesine dayanarak hasar bedelinin ödenmesini talep ettiği, dava dilekçesinde hasar bedeli olarak 1.000,00 TL talep ettiği, daha sonra 18.10.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile davalı ... şirketi yönünden talebini 42.968,12 TL’ye yükselttiği ve kaza tarihinden itibaren faiz talep ettiği görülmüştür.<br>Dava tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nun 131/1. maddesi  \" Asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur.'' hükmünü amirdir. Faiz, asıl alacağın bir bölümü olmayıp, asıl alacağa bağlı fer’i nitelikte bir haktır. Faiz asıl alacağa bağlı olmasına rağmen, asıl alacaktan ayrı olarak dava veya takip konusu edilebilir. Asıl alacak için açılan davada faize ilişkin hakkın saklı tutulmamış olması, daha sonra faiz için ayrı bir dava açılmasına veya ıslah ile faiz talep edilmesine engel teşkil etmez. O halde; davacı tarafından dava dilekçesinde faiz talep edilmese bile ıslah ile faiz talep edilebileceğinden(Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2020/8977 esas 2021/2307 karar sayılı ilamı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/1469 esas 2023/1230 karar sayılı ilamı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/1762 esas 2024/4249 karar sayılı ilamı) Mahkemece aksi yönde verilen karar usul ve yasaya aykırı olup, davalı ... şirketi yönünden anılan hükmün kaldırılması gerekmiştir.<br>Davacı taraf kaza tarihinden itibaren faiz talep etmiş ise de; Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.4.1.maddesine göre; Sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 iş günü içinde Genel ve Özel Şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır. Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur. Eldeki olayda kazanın 13.03.2019 tarihinde meydana geldiği, davalıya ihbarın 14.03.2019 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda ihbar tarihi olan 14.03.2019 tarihinden 45 gün sonrası olan 29.04.2019 tarihinde davalının temerrüte düştüğü anlaşıldığından ve davalının tacir olması nedeniyle 3095 sayılı yasanın 2/2. maddesi gereği avans faizinden sorumlu olduğundan temerrüt tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi gerekmektedir. Bu nedenlerle davacının davalı ... şirketi yönünden istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kısmen kabulüne, davalı ... şirketinin istinaf istemlerinin reddine, davacının davalı ...’a yönelik istinaf istemlerinin ve davalı ...’ın istinaf istemlerinin usulden reddine, yerel mahkemenin kararının anılan nedenlerle kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>Davalı ...’ın istinaf istemlerinin usulden REDDİNE,<br>Davalı ...Ş.'nin istinaf istemlerinin esastan REDDİNE,<br>Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KISMEN KABULÜNE,<br>1-) Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/04/2023 tarih, 2020/232 Esas - 2023/236 Karar Sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,<br>a-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 42.968,12 TL'nin 29.04.2019 tarihindne itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalı Euroka Sigorta AŞ'den alınarak davacıya verilmesine,<br>b-4.600,00 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,<br>c-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>ç-Davacı tarafından yapılan 901,80 TL harç, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 332,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.233,80 TL yargılama giderinin (davalı ...'ın sorumluluğu 2.740,32  TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>d-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ...'ın sorumluluğu 4.600,00 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>e-Davalı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, davanın reddolunan kısmı uyarınca 828,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,<br>f-Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden;<br>1.297,43 TL'sinin davalılardan (davalı ...'ın sorumluluğu 125,46 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline; 22,57-TL'sinin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br>a-İstinaf  Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına,<br>b-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,<br>c-Davacı tarafından yapılan 492,00-TL İstinaf Kanun yolu masrafı ile 80,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 572‬,00-TL'nin davalı ....'den tahsili ile davacıya verilmesine,<br>d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 314,22-TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 259,80-TL'nin mahsubu ile bakiye 54,42-TL istinaf karar harcının davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 2.935,15-TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 733,79-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.201,36-TL istinaf karar harcının davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>e-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalılar üzerinde bırakılmasına,<br>f-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>g-Tarafların yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince taraflara iadesine, <br>ğ-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/03/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br>  ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır. <br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır. <br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır. <br><br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6a567baebf9720b4","SID":"921323de518eb5cb"}}