{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ<br> Esas-Karar No:  2023/786-2025/240 <br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ<br>\t\t\t         (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)<br>(Başvuru Kabul/Gönderme/HMK m. 353/1-a.4,6)<br>DOSYA NO\t: 2023/786  Esas<br>KARAR NO\t: 2025/240<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/01/2023<br>NUMARASI\t\t: 2018/853 Esas-2023/27 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 11/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24/03/2025<br><br>\tDavacı vekili  tarafından davalılar aleyhine açılan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkin davasında mahkemece  verilen kısmen kabul kısmen red  kararına karşı taraf vekillerince  istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; Müvekkili ile davalıların oluşturduğu ...-... adi ortaklığı arasında ... Organize Sanayi Bölgesi Evsel ve Endüstriyel Atıksu Arıtma Tesisi Yapım İşi (beton, kalıp ve demir işleri) Taşeron Sözleşmesinin 25/03/2017 tarihinde karşılıklı olarak imızalandığını, sözleşmenin imzalanmasından sonra müvekkilinin derhal işe başlamak istediğini ancak tamamen davalılardan kaynaklanan sebeplerle, yaklaşık 3,4 ay sonra yükümlendiği işe başlamak zorunda kaldığını, adi ortaklığın aşağıda belirtmiş oldukları iş ve imalatları gerçekleştirmemiş olmasının sözleşmenin fiilen devreye girmesine engel olduğunu, zira, Adi Ortaklığın aşağıda belirtilen iş ve imalatları yapmadan müvekkilinin sözleşme konusu işleri yapmasının teknik olarak olanaksız olduğunu ve beklemek zorunda kaldığını, bunların başlıcalarının; Müvekkilinin biyolojik ve kimyasal çöktürme havuzlarını yapabilmesi için teknik olarak yapılması zorunlu olan ve sözleşme gereği ...-... Adi Ortaklığı, tarafından yapılması gereken temel altı dolgularının yapılmaması, ...-... Adi Ortaklığı, tarafından yapılması gereken şantiye içi ulaşım yollarının zamanında yapılmaması, (Hatta şantiye içi ulaşım yollarını yapmamaları nedeniyle beton pompası devrilmiştir.) ...-... Adi Ortaklığı, tarafından temin edilmesi gereken betonun tedarik edilmemesi, ...-... Adi Ortaklığı, tarafından yapılması gereken haftiyat işlerinin yapılmaması ve alt yapının hazırlanmaması, ...-... Adi Ortaklığı, tarafından temin edilmesi gereken demir donatının zamanında temin edilmemesi, ...-... Adi Ortaklığı'nın zamanında malzeme onaylarını almaması, dekantör çamursuzlaştırma binasının revizyon projesini müvekkiline teşlim etmemesi, ...-... Adi Ortaklığı, tatafından müvekkiline Giriş Terfi İstasyonu'nun kodunun verilmemesi, davalı Adi Ortaklığın yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve gecikmelerin kendisinden kaynaklandığını bildiği için müvekkiline herhangi bir işe geç başlama ihtatı vs. göndermediğini, uyarı yapmadığını, hak edişlerin ilk imzası 01/05/2017 tarihli olup, davalıların bir itirazı ve ihtirazı kaydı olmadığını, müvekkilinin ise işe başlar başlamaz kendisine düşen ve sözleşmedeki yükümlendiği işleri, çalıştığı süre boyunca yapması gereken iş ve imalatları tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müvekkilinin yapmış olduğu işler için davalılara hitaben 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve diğer hak edişleri tanzim ettiğini ve bu hak edişlerin davalı ortaklık tarafından kabul edildiğini,   dolayısı ile müvekkilinin hakediş faturalarının kesinleştiğini,  davalılardan oluşan adi ortaklığın, müvekkilinin kesinleşen faturalarına istinaden bir kısım ödeme yaptığını, ancak işbu davada talep ettikleri 543,710,07.-TL bakiye alacaklarının Adi Ortaklık tarafından müvekkiline haksız olarak ödenmediğini, davalıların Sözleşme gereği hak edişlere ilişkin faturaların kesim tarihinden itibaren 30 gün içinde müvekkiline ödemek zorunda olduğunu, hal böyle iken müvekkiline davalılar tarafından 17/05/2018 tarihinde Ankara 53. Noterliğinden 13761 nolu haksız ve hukuka aykırı ihtamame gönderildiğini,  ihtarnamede müvekkilinin sözleşme konusu işin % 80'ini bitirdiği kabul edilmesine rağmen tamamen hukuka aykırı ve gerçek dışı sebeplerle müvekkilinden işi dutdurması ve şantiyeyi terk etmesi talep edildiğini, müvekkilinin de davalıların ilk (17/05/2018 tarihli) ihtarnamelerine cevaben Beşiktaş 3. Noterliği'nden keşide ettiği 25/05/2018 tarih ve 12082 tarihli ihtarname ile tüm iddia ve taleplerin haksız olduğu, müvekkilinin herhangi bir gecikmeye sebep olmadığı, tüm kusurun davalılara ait olduğunu beyan ederek, davalılardan ihtarname tarihi itibariyle 524.102,44.-TL bakiye alacağını ticari faizi ite birlikte talep ettiğini, davalı- şirketler tarafından cevaben gönderilen 27/07/2018 tarihli Ankara 64. Noterliği'nin 17839 nolu ikinci haksız ihtarnamede “ ihtamamenizde yer verilen tutarın büyük bölümü nakit teminat olup, sözleşme kapsamında teminatın iadesi şartları oluşmamıştır.” denilmek sureti ile müvekkilinin alacağının varlığının kabul edildiğini,  İhtarnamede, müvekkiline olan borçlarının müvekkiline ödenmemesinin sebebi olarak; müvekkili ile bir ilgisi bulunmayan, kendilerinin bağımsız sözleşme imzaladığı ... adlı şirketin işçilerinin sigorta primlerine yapılan ödemeler vs. sebep olarak gösterildiğini, yani ilk ihtarname sebebi haksız olmakla birlikte işin süresinde bitirilmemesi iken, ikinci ihtamamelerinde borcum varlığını kabul ettiklerini ancak ödenmeme sebebi ... Yapı adlı şirketin SGK primleri ile ilgili hukuka ve gerçeğe aykırı beyan ve iddialar olduğunu, müvekkilinin, davalıların 27.07.2018 tarihli, 17839 yevmiye no.lu haksız ve hukuka aykırı ihtarnamesine Beşiktaş 3.Noterliği'nin 31.07.2018 tarihli, 21514 yevmiye no.lu ihtarnamesi ile itiraz ettiğini,  müvekkilinin bu ihtarnamesinde müvekkilinin alacağı 543.710,07.-TL'ye baliğ olduğundan, itirazlarla birlikte 543.710,07-TL alacaklarının ödenmesi hususu bir kez daha ihtar edildiğini, davalıların müvekkiline alacaklarını ödemediği gibi, gerçek, hukuk dışı talep ve iddialarla şantiyede iş yapmasına engel olduklarını sözleşmeyi haksız ve hukuka aykırı olarak feshettiklerini,  Adi Ortaklığın başka bir şirket ile yaptığı taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan SGK borçlarının ödemesini müvekkiline yüklemek istediğini, müvekkilinin böyle bir hukuksuz talebi kabul etmemesi üzerine de haksız ve hukuka aykırı iddialarla sözleşmeyi feshettiklerini, müvekkilinin kendisinin ödemesi gereken SGK primlerini tam ve eksiksiz olarak ödediğini, davalı ortaklığın müvekkilinin işini tam ve eksiksiz olarak yaptığını çeşitli kayıt ve tutanaklar ile de kabul etmiş olup, uhdesinde tuttuğu müvekkiline ait teminat ve alacakları ödememesinin hiçbir hukuki sebebi ve dayanağı bulunmadığını belirterek, fazlaya dair her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile 543.710,07.-TL alacaklarının, fatura tarihlerinden 30 gün sonrasından işlemeye başlayan ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, karar verilmesini talep etmektedir.<br>\t Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle: Müvekkili şirketin ortağı olduğu ...- ... Adi Ortaklığının, Yüklenici sıfatı ile ... Organize Sanayi Bölgesi |İşveren İdare) yürütümündeki ... Organize Sanayi Bölgesi Evsel ve Endüstriyel Atıksu Arıtma Tesisi Yapım İşi'ni üstlendiğini,  söz konusu iş kapsamında bir kısım inşaat işlerinin davacı ... tarafından alt yüklenici sıfatıyla üstlenildiğini; buna ilişkin olarak 25/03/2017 tarihli Beton, Kalıp ve Demir İşleri Taşeron Sözleşmesi imzalandığını ve yürürlüğe girdiğini, müvekkili şirketin ortağı olduğu Adi Ortaklık tarafından işin yürütümüne devam edilirken, davacının, üstlendiği işleri Sözleşme gereğince 01/12/2017 tarihinde bitirmesi gerektiği halde halen tamamlamamış olduğu; 01/12/2017 tarihinden itibaren de sahada frilen bulunmayı dahi bıraktığı ve çalışmalarını sürdürmediği tespit edilmiş; yine İşveren İdare'nin katılımıyla yapılan tespitlere göre eksik ve ayıplı imalatlar bulunduğu anlaşılmış ve davacının Sözleşme kapsamında tamamlaması gereken işlerle ilave işleri yapmaktarı imtina ettiği görüldüğünden durumun davacıya Ankara 53, Noterliği' nin 17/05/2018 tarih ve 13761 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile bildirilerek şantiye sahasında ekipman, malzeme ve teçhizatın boşaltlması ve şantiyenin tümüyle terk edilmesi talebinde bulunulduğunu, davacı dayanaksız ve gerçeği yansıtmayan beyanlarla işteki gecikmenin Adi Ortaklıktan kaynaklandığını beyan etmekteyse de bu beyanını ispatlayacak hiçbir delil sunmadığını, kaldı ki, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için bu iddiaların doğru olduğu kabul edilse dahi davacının 3-4 aylık bir gecikme ile işe başladığı beyanı karşısında işin Mart- Nisan 2018'de tamamlanmış olması gerekmekte iken Mayıs 2018'de işin ancak 4480'e yakın bir kısmı tamamlanmış durumda olduğunu, davacının 01/12/2017 tarihi itibariyle sahayı terk ettiğini ve iş yapmayı bıraktığını,  davacının, feshin haklı bir nedene dayanmadığı yönündeki beyan ve iddialarının sözleşmesel ve yasal dayanağı bulunmadığını, davacının tasfiye hak edişinin yapılması için proje yönetimine başvurmaması üzerine, sözleşme hükümleri işletilerek proje yönetimince 7 no'lu kesin hak ediş düzenlendiğini ve 13/06/2018 tarihli elektronik posta yazışması ile söz konusu hak edişin davacı ile paylaşıldığını, davacının, bu yazışmaya cevaben aynı tarihli elektronik posta ile hak edişte yapılan kesintiler dışında hak ediş içeriğini kabul ettiğini bildirdiğini, davacının kesin hak ediş için proje yönetimine başvurmaması ve ilk ihtarname ile bildirildiği üzere şantiye sahasındaki ekipman ve malzemelerini boşaltmaması üzerine davacının son ihtarnamesine cevaben Adi Ortaklık tarafından gönderilen Ankara 64. Noterliğinin 27/07/2018 tarih ve 17839 yevmiye sayılı ihtarnamesinde, davacıya, cevaplarının kabul edilmediği; yapılan son hak edişe göre alacaklı bulunmadığı, ihtarnamede bahsi geçen alacağın büyük bir kısmının işe sözleşme gereği yapılan nakit teminat kesintileri olduğu, nakit teminat kesintilerinin sözleşmesel iade koşullarının oluşmadığı; söz konusu kesintilerin davacı tarafından çalıştırılan taşeronların sigorta primi ödemelerinin yapılmak zorunda kalınması önceki hakkedişlere fazladan dahil edilen imalatlara karşılık yapılan ödemelerin minhası ve İşveren İdare tarafından yaptlan nefaset kesintilerinden kaynaklandığının bildirildiğini, aynı ihtamamede davacıya kendisi ile daha önce paylaşılmış olan kesin hak edişin görüşülmesi ve onaylanması için 3 gün içinde müracaat etmesi aksi takdirde sözleşme hükümleri uyarınca hak edişin tek taraflı onaylanarak geçerli kabul edileceğinin de ihtaren bildirildiğini, davacının bu ihtarnameye Beşiktaş 3. Noterliğinin 31/07/2018 tarih ve 21514 yeviniye sayılı ihtarnamesiyle verdiği cevapta, bahsi geçen iddiaları kabul etmediğini; kötü niyetle hareket edildiğini; 543.710,07- TL alacağı bulunduğunu; bu alacağın ödenmesini talep ettiğini bildirdiğini, sözleşmenin feshinin düzenlendiği 29. maddede, sözleşmenin feshinden itibaren 10 gün içinde Alt Yüklenicinin de katılımıyla işin teşpitinin yapılacağı ve hesap kesme hak ediş raporu düzenleneceği belirlendiğini. Aynı hükme göre, Alt Yüklenicinin veya yetkili bir temsilcisinin tespit ve kesin hesap işlemleri sırasında hazır bulunmaması halinde Yüklenici (Adi Ortaklık) tarafından tek taraflı olarak tespit yapılacağı ve hesap kesim hak edişi düzenleneceği belirlendiğini ve bu işlemlere katılmayan Alt Yüklenicinin yapılan tespit ve kesin hesaba itiraz etme hakkı olmayacağının hüküm altına alındığını,  Yine sözleşmenin 17. maddesinin sonunda Alt Yüklenicinin kesin hesap için müracaat etmemesi veya kesin hesap çalışmalarında hazır bulunmaması halinde kesin hesabıtı re'sen ve tek taraflı olarak Yüklenici Adi Ortaklık tarafından yapılacağı ve Alt Yüklenicinin bu şekilde düzenlenen kesin hak edişe itiraz hakkı olmayacağı belirlendiğini,  İşbu durumun, davacıya gönderilen ihtarnamede bildirildiğini ve davacının aynı ihtarname ile tasfiye hak edişinin yapılması için proje yönetimine başvurmaya davet edildiğini, ancak davacının hak ediş çalışmalarına katılmaması üzerine sözleşmenin ilgili hükümleri işletilerek proje yönetimince re'sen hazırlanan ve kesinleşen 7 no'lu hakediş içeriğine sözleşmenin bu hükümleri uyarınca davacının itiraz hakkı bulunmadığını. Söz konusu hak ediş içeriği ilgili sözleşme hükümlerince usulüne uygun şekilde kesinleştirilmiş olup davacının sonradan alacak iddiası ile bu hak ediş içeriklerine itiraz etmesinin dürüstlük kuralına ve çelişkili davranış yasağı ilkesine aykırı olduğunu, davacının alacak talebinde bulunurken tamamen göz ardı ettiği; ancak sözleşme hükümleri gereğince geçerliliği tartışmasız olan 7 no'lu hak edişin incelenmesinde; davacının, taahhüt ettiği işleri Sözleşmeye aykırı biçimde işin başından beri ... YAPI-... ünvanlı başka bir taşerona yaptırdığının anlaşıldığını,  Buna ilişkin ... Y API- ...'e ait 01/01/2017- 31/12/2017 tarihli İşletme Defteri (Gelir Sayfası) ile ... YAPI- ... tarafından davacı ... Mühendislik- ...'a kesilen 25/07/2017 tarih ve 508553 seri numaralı faturanın dilekçe ekinde sunulduğunu. Bu faşeron  tarafından işçilerin SGK primlerininin yatırılmadığının tespit edildiğini. Müvekkili şirketin ve ortağı olan diğer davalının, sosyal güvenlik mevzuatı gereğince işyeri numarası dolayısıyla SGK tarafından bu borçlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması söz konusu olduğundan Adi Ortaklık tarafından davacının taşeronu olan ... Yapı- ... adına 181.864,13- TL SGK primi ödemesi yapılmak zorunda kalındığını, davacınım, kendi çalıştırdığı işçilerin belgelerini sunduğunda davacının toplamda 4-5 işçi ile bu işi yürüttüğünün görüldüğünü ve davacının sözleşmeye aykırı şekilde taşeron çalıştırdığı, işin yürütümünü ... YAPLI- ...'e devrettiği anlaşıldığını. Zira sözleşme kapsamı ve işin büyüklüğü böyle bir işin 4-5 işçi ile yürütülemeyeceği gibi kısa süreli görevlendirmelerle de yürütülemeyeceğinin açık olduğunu, davacının iç denetim ve suç duyurusu sürecinde yapılan birçok toplantıda da bu şekilde taşeron çalıştırdığını kabul  ettiğini, öte yandan Adi Ortaklık tarafından İşveren İdare'ye sunulan 28/03/2018 tarih ve 23 no'lu hak edişte, bir kısmı davacının sözleşmesi kapsamında olan beton kalıplarına ilişkiti olarak \"kalıp imalat kalitesi\" nedeniyle İşveren İdare tarafından müvekkil şirketin alacaklarından 65.333,00- TL nefaset kesintisi yapıldığını, İşveren İdare tarafından yapılan bu kesintinin, davacıya, kendi sözleşme kapsamı ile sımırlandırılmak suretiyle 21.776,00- TL olarak 7. No'lu hak ediş kapsamında yansıtıldığını, davacı Alt Yüklenicinin dengeleme havuzu, dağıtımı yapısı, havalandırma perdesi, kimyasal çöktürme tankları ve çamur binasındaki hatalı imalatlarından kaynaklı olarak Sözleşme'nin 15. Maddesi uyarınca kusurlu işlere ilişkin kesinti yapıldığını. 38.001,90- TL tutarlı bu kesinti 7. no'lu hak edişe yansıtılmış olup buna ilişkin detaylhı hesaplamanın da hak ediş içeriğinde mevcut olduğunu, ayrıca | no'lu hak edişe sehven iki kere dâhil edildiği belirlenen KDV bedelleri toplamı ile 2 no'lu hak edişe fazladan girilmiş iş makinesi, yevmiye ve malzeme bedellerinit minhası amacıyla yapılan kesintiler toplamının 7 no'lu hak edişe yansıtıldığını, esasen ilk hak edişlere bu şekilde fazladan dâhil edilen ödemelerin temel sebebinin, ilgili dönemin proje yöneticilerinin usulsüz işlemleri olduğunu,  yapılan iç denetim sonrasında iş akdi feshedilen Adi Ortaklığın eski yöneticileri ile davacı ve davacı ile birlikte hareket eden, dava dışı ... ... YAPI İNŞAAT TAAHHÜT LTD.ŞTİ. şirketinde ortaklıkları bulunduğu bilgisi edinilen ... isimli şahıs arasında çeşitli menfaat ilişkilerine girişildiği ve sözleşmenin 5. maddesi hükmünün açıkça ihlal edildiği anlaşıldığını,  üstelik bu durumun bizzat davacı ve işmi geçen ...'ın denetimler sırasında bilgilerine başvurulduğunda açıklığa kavuştuğunu, soruşturma dosyasının incelenmesi ile anlaşılacağı üzere aslında ilk hak edişlere usulsüz ve gerçeğe aykırı olarak dâhil edilen bu bedellerin kesin hak edi: şe kesinti olarak yansıtılmasının sözleşme ve yasal düzenlemelere uygun olduğu anlaşılacağını, sonuç olarak yukarıda yapılan açıklamalara dayalı olarak toplamda 38.001,90- TL nefaset kesintisi ve diğer kalemlere ilişkin KDV dâhil 290.570,02- TL kesinti hak edişe yansıtılmış olup detaylı açıklamasının da yine hak ediş içeriğinde yapıldığını, davacının keşmiş olduğu faturaların toplam bedeli KDV dâhil 4.088.149,33- TL olup cari hesap ekstresi ve ticari defterlerin incelenmesiyle anlaşılacağı üzere söz konusu fatura bedelleri karşılığı davacıya toplamda 3.564.371,02- TL ödeme yapıldığını, bu ödemeler davacının kabulünde olmakla ve tarafların ticari defterlerinde görülmekte olduğunu, 7 no'lu hak edişin kesinleşmesi ile davacıdan yapılacak kesintiler toplamı 308.643,99- TL olup davacıya ödenmemiş bakiye 215.134,32- TL kalmakta olduğunu. Başka bir deyişle sözleşme gereği yapılan nakit teminat kesintileri dışında tüm hak ve alacaklarının davacıya ödendiğini,  söz konusu bakiye miktar nakit teminat kesintilerinden kaynaklarımakta olup ödenmesi için öngörülen sözleşmesel koşullar gerçekleşmediği için henüz söz konusu alacak doğmadığını,  sözleşme'nin 7. maddesine göre \" .. taahhüdün sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği, Alt Yüklenicinin bu işten dolayı Yükleniciye hiçbir borcu bulunmadığı, iş kazası nedeniyle açılmış veya açılabilecek bir davalardan dolayı borcu bulunmadığı anlaşıldığında ve Alt Yüklenici kapsamındaki işlerin münferiden geçici kabulünün yapılmasından sonra, SGK'dan kayıt tetkik raporu ve herhangi bir borcu olmadığına dair ilişiksiz belgesi getirmesi halinde geçici kabul tutanağının onaylanmasına müteakip\" nakit teminatın iadesi gündeme gelebileceğini, davacının bu koşullar gerçekleşmeksizin sözleşmeye göre teminat olarak tutulan hak ediş kesintilerinin iade edilmesini talep etmesinin mümkün olmadığını, ayrıca söz konusu işe ilişkin olarak henüz geçici kabul de yapılmadığını, davacı geçici kabulün yapıldığı iddiasında ise bu iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, davacının 01/08/2018 tarihli tutanak ekinde SGK borcu olmadığına, vergi borcu olmadığına dair bir kısım belgeleri proje yönetimine teslim ederek teminat alacaklarının ödenmesini talep ettiğini, Belgelerin incelenmesi neticesinde belgelerin eksik ve yetersiz olduğu; gerçeği yansıtmadığı tespit edildiğinden keyfiyet 31/08/2018 tarihli yazı ile davacıya bildirildiğini, davacının sadece dürt- beş işçinin bordrolarını onları, da eksik olarak sunduğunu, Davacının alt yüklenicisi olan dolayısıyla davacının müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu ... YAPI- ... işçilerine ilişkin hiçbir belge getirmediğini, öte yandan, teminatın tutulmasına konu riskler gerçekleşmiş ve davacının alt yüklenici si olan ... YAPI- ... işçilerinden bazıları, müvekkil şirket ve Adi Ortaklığın diğer ortağı (diğer davalı ) ... İnşaat A. Ş. aleyhine işçilik atacakları için dava açmak üzere arabulucuya başvurduklarnı, arabulucu tarafından gönderilen davet mektupları incelendiğinde bahsi geçen işçilerin ... YAPI- ... işçileri olduğu anlaşılacağını, davacının, bahsi geçen sözleşmesel riskler gerçekleşmişken ve bu işçilerin alacakları ödenmemişken nakit teminat kesintilerinin iade edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>\t\t\t\t\t\t\tMahkemece; Tarafların kabulünde olan hak edişlerin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, sözleşme bedeli ve yapılan ödemeler dikkate alındığında ödenmeyen kısmın 523.782,14 TL olduğunun  kabul edildiği, Davalı tarafından 7 nolu hak edişte yapılan kesintiler yönünden yapılan değerlendirmede, bilirkişi tarafından 19.927,93 TL'lik kesintiye ilişkin dosyada belge ve doküman olmaması nedeniyle incelenemediği, dolayısıyla bu kesintinin yapılması gerektiğinin davalılar tarafından ispat edilemediği, yine 16.789,52 TL'lik SGK ödemesine ilişkin davacı tarafından herhangi bir kayıt bulunmadığı dikkate alındığında davalıların bu miktara ilişkin kesintinin de yerinde olduğu, buna karşın ... OSB Yönetim Kurulu'nun 05/02/2020 tarih ve 2020/0137 sayılı yazısı ekindeki 23 nolu hak edişe göre kalıp imalat kalitesi nedeniyle yapılan 65.333,00 TL'lik kesintiye istinaden sözleşmenin 5. Maddesi gereğince 1/3'ü olan 21.776,00 TL'nin davacı yükleniciye yansıtılmasının yerinde olduğu, ayrıca bilirkişi tarafından tespit edilen betonda yer alan segrasyonların tamir bedeli olarak tespit edilen 38.001,90 TL nefaset kesintisinin de yerinde olduğu, diğer taraftan ... Yapı - ... taşeronun işçilerine yapılan sigorta ödemesi yönünden davalı tarafından sunulan 25/09/2017 tarih 508553 numaralı ... Yapı - ... tarafından ... Mühendislik - ... adına düzenlenen ... OSB Evsel ve Atık Su Arıtma Tesis Kalıp Beton Demir İnşaat İşi 2 (iki) nolu hak ediş bedeli açıklamalı ve 286.197,83 TL bedelli faturanın 01/07/2022 tarihli talimat bilirkişi raporuna göre davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, buna göre davalılar tarafından davacıya verilen işte ... Yapı - ... işletmesinin taşeronu olarak çalıştığının kabulü gerektiği, taşeron için üst iş veren davalılar tarafından yapılan sigorta ödemesinden yüklenici davacının sorumlu olduğu, bu nedenle 181.864,00 TL ödemenin de davacının hak edişinden kesilmesinin yerinde olduğu, bilirkişiler tarafından hesaplanan 215.134,33 TL teminat kesintisinin özel şartnamenin 6. Maddesi gereğince iadesi şartlarının oluşmadığı, ... ... OSB Müteşebbis Heyet Başkanlığı tarafından düzenlenmiş geçici kabul belgesinin sunulmadığı dikkate alındığında bu miktarın ödenmemesinde davalı tarafın haklı olduğunun  kabul edildiği, sonuç olarak, sözleşme bedeli ve yapılan ödemeler ve hak edişlere göre belirlenen 523.782,14 TL'den 21.776,00 TL, 38.001,90 TL, 16.789,52 TL, 181.864,00 TL'lik kesintiler ile iade şartları oluşmayan 215.134,33 TL'lik nakit teminatın mahsubu sonucu davacının ödenmeyen 50.216,39 TL alacağının kaldığı, bu alacağın ödenmesinden davalıların sözleşme gereğince sorumlu olduğu kanaatine varılarak, davacının davasının kısmen kabulüne, Beşiktaş 3. Noterliği'nin 25/05/2018 tarih 12082 Yevmiye numaralı davacının ihtarnamesine ilişkin tebliğ şerhi sunulmamış ise de davalıların gönderdiği Ankara 64. Noterliği'nin 27/07/2018 tarih 17839 Yevmiye numaralı cevabi ihtarname tebliğ tarihi kabul edildiğinde bu tarihe eklenen 7 günlük ödeme süresi dikkate alındığında davalıların 04/08/2018 tarihinde temerrüte düştüğü kabul edilerek, bu tarihten itibaren hükmedilen alacağa avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalıdan kaynaklı sebeplerle işe geç başladıklarını, davalının üzerine düşen edimleri ifa etmediğini, davalıların ilk hakedişe ihtirazi kayıt koymadığını, 6 adet hakedişin taraflarca imzalandığını, faturalara itiraz olmadığını, bakiye 543.710,07 TL ödenmediğini, işin %80'inin tamamlanmasına rağmen sözleşmenin haksız feshedildiğini, tüm alacaklarının muaccel hale geldiğini, davalıların 27/07/2018 tarihli ihtada alacaklarının varlığını kabul ettiklerini, davalıların yaptığı kesintilerin haksız ve dayanaksız olduğunu, SGK primlerini eksiksiz ödediğini, ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda alacaklarının tespit edilmesine rağmen dikkate alınmadığını, 7 nolu hakedişin davalılar tarafından sözleşmeye aykırı hazırlandığını, kesinleşmiş faturaların tartışılmadığını, 7 nolu hakediş alacakları ödenmesin diye hazırlandığını, 2 nolu hakediş kesinleştiğinden buradaki itiraz konusu olmayan hususların 7 nolu hakedişe getirilemeyeceğini, SGK prim ödemeleri kesintisinin haksız olduğunu, davalılar tarafından sonradan hazırlanan ihtarnamelerde 7 nolu hakedişten bahsedilmediğini, SGK borçlarının olmadığına dair yazının davalı proje müdürüne teslim edildiğini, nefaset kesintisinin haksız olduğunu, eksikliğinin müvekkilden kaynaklandığının belli olmadığını, müvekkilden önce şantiyede iki taşeron çalıştığını, betonu davalıların temin ettiğini, segregesyondan sorumlu olmadıklarını, dava ile ilgisi olmayan fatura bedelinin dikkate alınamayacağını, ... Yapı ile taşeron ilişkisini kabul etmediklerini, yapılan ödemenin bilirkişi tarafından değerlendirilmediğini, davalı tarafın Savcılık ifadesinde ... Yapının kendi taşeronu olduğunu ikrar ettiğini, ... yapının müvekkil defterinde kaydının aranmasının kanuna aykırı olduğunu, bilirkişiler tarafından taşeronluğa ilişkin  tespit yapılmadığını, SGK primine ilişkin davalının talebi olmadığını, SGK'dan kayıtların celp edilmediğini, ihtarname ile alacaklarının muaccel hale geldiğini, fesih sonrası teminat alacağının istenebileceğini, idare ile davalıların sözleşmesinin feshedildiğini, Çorlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/58 Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, davalıların ticari defterlerle oynadığını, idare tarafından davalılar aleyhine ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2022/35 Esas sayılı dosyada fesih davası açıldığını, davalı ... İnşaat hakkında iflas davası açıldığını, 7 nolu hakediş kesintilerine göre hazırlanan raporu ve kararı kabul etmediklerini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tDavalı ... İnşaat Şirketi  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının işi tamamlayamadığını, fesihin haklı olduğunu, davacının elektronik yazışmada kesintiler dışında 7 nolu hakedişi kabul ettiğini beyan ettiğini, davacının kesin hakediş raporunun düzenlenmesi aşamasına ihtara rağmen katılmadığını, kesintileri kabul etmiş sayılacağını, davacı taşeronundan kaynaklı SGK'ya prim ödemesi yaptıklarını, mahkemenin 50.216,39 TL alacağa nasıl ulaştığının anlaşılamadığını, teminat iade koşulunun oluşmadığını, kesintilerin sözleşmeye ve yasalara uygun olduğunu, Yapım İşleri Genel Şartnamesi sözleşme ekinin kesip hesap hazırlanırken ara hakedişlerin bağlayıcı olmadığını, ... Yapı'nın davacının taşeronu olduğunu, bu durumun davacı kayıtlarından da anlaşıldığını, vekalet ücretinin doğru hesaplandığını, iş sahibine açtıkları davanın yargılamasının devam ettiğini, müvekkil hakkında iflas kararı verilmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. <br>\tDavalı ...  İnşaat Şirketi  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının işi tamamlayamadığını ve şantiyeyi terk ettiğini, fesihin haklı olduğunu, davacının kesintiler dışında7 nolu hakedişi kabul ettiğini, davacının hakediş düzenlenirken katılmamasından dolayı 7 nolu hakedişin kendisini bağlayacağını, davacı taşeronu adına SGK prim ödemesi yapıldığını, kusurlu işlere ilişkin yapılan kesintinin haklı olduğunu, kabul edilen alacağın nasıl hesaplandığının anlaşılamadığını, kesintilerin sözleşme ve yasalara uygun olduğunu, Yapım İşleri Genel Şartnamesi sözleşme ekinin ara hakedişlere bağlayıcı olmadığını, ... Yapı'nın davacının taşeronu olduğunu, ticari defterlerin kişisel veri olmadığını, vekalet ücretinin doğru hesaplandığını,  iş sahibine açtıkları tazminat davasının devam ettiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE :<br>\tDava,  Eser Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili  istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk  Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t1- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddeleri uyarınca taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Yine, gerek doktrinde gerekse Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere; ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kişiye düşer. Bu kabul, adi karine niteliğindedir. Nitekim; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin istikrar bulmuş içtihatlarında kabul edildiği üzere, bir sözleşme fesih ya da başka bir nedenle ortadan kaldırılmadıkça, o sözleşme kapsamında kalan işlerin, o sözleşmenin yüklenicisi tarafından yapıldığı kabul edilir. Ancak, sözleşme feshedilmiş ve işin üçüncü kişiye yaptırıldığı ileri sürülmüşse, bu kez karine, üçüncü kişi yararına oluşmaktadır. Elbette, her iki durumda da, bu karinelerin aksini ileri süren tarafın, bu savunmasını kanıtlanması mümkündür. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi,  2021/423 Esas, 2021/1860 Karar).<br>\t2- Hüküm, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar (HMK m. 297/1-c).<br>\tSomut olayda Mahkemece bilirkişi raporundan ayrılarak 50.216,39 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de bu miktara nasıl ulaşıldığına ilişkin hesap yönteminin gösterilmediği anlaşıldığından, bu şekilde denetime imkan vermeyen şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir. <br>\t3-  O halde Mahkemece yapılacak işlem; taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi ile davalılar ile dava dışı asıl iş sahibi arasındaki sözleşme ilişkisinin fesihle sona ermiş olmasına göre tasfiyenin  Mahkemece yapılması; dava dışı iş sahibi Organize Sanayi Bölgesi Yönetimi'nden (OSB) davalılar ile arasındaki ana sözleşmeye ilişkin tüm evrakların (geçici kabul eksikleri, hakedişler, fesih ihtarı dahil) getirtilmesi, söz konusu imalat eksiklerinin davacının sorumlu olduğu işlerden kaynaklı olup olmadığının tartışılması, davalı tarafın ayıp iddiasıyla davacıdan yapmış olduğu nefaset kesintisine ilişkin iş sahibi nezdinde böyle bir ayıbın tespit edilip edilmediğinin tartışılması, davalı tarafın ayıp iddiasına ilişkin iş sahibi tarafından davalılardan bir kesinti yapılmamışsa yukarıda açıklanan karineye göre değerlendirme yapılması; dava dışı taşeron ... Yapı- ...'in kaydının hangi işveren nezdinde açıldığının ve davalı tarafından bu taşeron için gerçekten ödeme yapılıp yapılmadığının SGK'dan sorularak tespit edilmesi bu taşeron ile taraflar arasında yazılı bir sözleşme ilişkisi tespit edilemediğinden temin edilecek bilgi ve belgelerin sonuca etkisinin tartışılması, sözleşmenin 7. Maddesi kapsamında SGK ilişiksiz belgesinin sunulup sunulmadığının ve teminatın alıkoyulmasını gerektirir somut bir alacak bulunup bulunmadığının teminatın iadesi talebi yönünden tartışılması ile ulaşılacak sonuca göre karar verilmesinden ibaret olacaktır. <br>\tAçıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4,6 maddesi gereğince  kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br> HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br> 1- Taraf vekillerinin  istinaf başvurularının KABULÜNE,<br>\t2-ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 18/01/2023 tarih ve 2018/853 Esas-2023/27 Karar  sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.4,6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece  mahkemesine  GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>\t5-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalılara iadesine,<br>\t6-Taraflarca  ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br> 7-İnceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. Fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa  İADESİNE, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br> <br>Başkan <br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye <br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye <br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Katip <br>  ✍e-imzalıdır<br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3a55cadbc8e3891b","SID":"823b1b25f9295645"}}