{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/1215 Esas<br>KARAR NO:2025/461 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:23/05/2023<br>NUMARASI:2021/813 E.  -  2023/415 K.<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 5.ATM'NİN 2021/814 ESAS SAYILI DOSYASINDA:<br>ASIL ve BİRLEŞEN DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:16/12/2021<br>KARAR TARİHİ:26/03/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde;  İstanbul ... İcra Dairesi ... sayılı dosyaya konu olan çekin üzerindeki imzanın yetkilisi ...'a ait olmadığı, çekin müvekkilinin bilgisi dışında imzalandığından ve davalıya borçlu olunmadığından bahisle; öncelikle İstanbul ... İcra Dairesi ... sayılı dosyasına yatacak olan paranın İİK md. 72 uyarınca alacaklıya ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve yapılacak yargılama neticesinde, bu icra takibine konu çekten ötürü davalı-takip alacaklısına borçlu olunmadığının tespitine ve icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde;  İstanbul ... İcra Dairesi  ... sayılı dosyaya konu olan çekin üzerindeki imzanın yetkilisi ...'a ait olmadığı, çekin müvekkilinin bilgisi dışında imzalandığından ve davalıya borçlu olunmadığından bahisle; öncelikle İstanbul ... İcra Dairesi  ... sayılı dosyasına yatacak olan paranın İİK md. 72 uyarınca alacaklıya ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve yapılacak yargılama neticesinde, bu icra takibine konu çekten ötürü davalı-takip alacaklısına borçlu olunmadığının tespitine ve icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili asıl ve birleşen davaya  cevap dilekçesinde; davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin son derece iyi niyetli olduğu için 10/02/2021 gün ve ...  seri nolu toplam tutarı 200.000,00 TL olan çekin tamamı hakkında olmayıp, davacı tarafından kısmi ödeme yapılması nedeniyle sadece 100.000,00 TL üzerinden icra takibi başlattığını, banka dekontu ve açıklama kısmı incelendiğinde görüleceği üzere davacı şirketin davaya konu ...bank ... Şubesi'ne ait, 10/02/2021 tarih ve ... seri nolu 200.000,00 TL tutarındaki çekin 100.000,00 TL'lik kısmını 17.02.2021 tarihinde müvekkili şirkete ödediğini, kendi rızaları ile çeki kabul edip kısmi ödeme yapan bir şirketin 8 ay sonra imza itirazında bulunarak dava açmasının hukuka TMK' nun 2 ve 3 . maddesinde belirtilen dürüst davranma ve iyi niyet kurallarına ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davaya konu her iki çekteki imza da aynı imza olduğundan, her iki davada kötü niyetle açıldığını, davacının müvekkiline yapılan bu ödemeyi icra takibi başlamadan 4-5 ay kadar öncesinde yapmış olduğundan herhangi bir haciz tehdidi altında ödeme yapmadığını, tamamen kendi rızası ile müvekkili şirkete ödeme yaptığını, TTK ve Yargıtay kararlarına göre davacı şirketin basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiğini, şirketin çek defterlerinin nerede bulunduğunun ve yetkililerin  kendilerinin haricinde nasıl olup da çek karnesinin yetkisiz bir kişi tarafından ele alınarak çek keşide edildiğinin açıklanması gerektiğini, kıymetli  evrakın orta yerde bulundurulmasının basiretli bir tacire yakışmadığı gibi, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca davacı şirketin her iki icra takibi de tebliğ edildiğinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, itiraz haklarını kullanmayıp menfi tespit davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını, bu nedenle de dava şartı eksikliğinin de mevcut olduğunu beyan ile davanın reddi gerektiğini savunmuş ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI:İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/05/2023 tarihli  2021/813E. - 2023/415 K.  sayılı kararıyla; \"...Esas ve birleşen  davaya konu  ...bank ... Şubesi muhataplı, keşidecileri ... Şti, lehtarları ... A.Ş olan, ... ıban numaralı hesaptan verilme, ... seri numaralı 13/05/2021 keşide tarihli 200.000,00 TL bedelli ile ... seri numaralı 200.000,00 TL bedelli çeklerin keşidecisi olarak atılı imzanın davacı şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olmadığı anlaşılmakla; davalı tarafça her ne kadar çekler karşılığında davacıdan alacaklı olunduğu savunulmuş ise de, davacı tarafın ileri sürdüğü sahte imza defiinin herkese karşı ileri sürülebilecek ve herhalde korunacak mutlak defilerden olup tüm ciranta ve hamillere karşı ileri sürülebilecek nitelikte olması ve iddianın da ispatlanmış olması nedeniyle davanın kabulüne, ...bank ...Şubesi muhataplı, keşidecileri ... Şti, lehtarları ... A.Ş olan,... ıban numaralı hesaptan verilme,...seri numaralı 13/05/2021 keşide tarihli 200.000,00 TL bedelli ile ... seri numaralı 200.000,00 TL çeklerden ötürü davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;1-Asıl davanın KABULÜNE; ... sayılı takip dosyasında takibe konu 13/05/2021 keşide tarihli, 200.000 TL bedelli, ...bank ...Şubesinden verilme, ... Seri numaralı çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine,Kötü niyet tazminatı şartları oluşmadığından bu yöndeki istemin reddine, 2-Birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/814 Esas sayılı dosyasında; Asıl davanın KABULÜNE; ... sayılı takip dosyasında takibe konu 10/02/2021 keşide tarihli, 100.000 TL bedelli, ...bank ... Şubesinden verilme, ... Seri numaralı çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine,<br>Kötü niyet tazminatı şartları oluşmadığından bu yöndeki istemin reddine...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Asıl ve birleşen davada davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacı şirketin kötüniyetli olduğunu, çekteki keşideci imzası ile ilk ciro imzasının aynı olduğunu,Dosyaya sundukları banka dekontu ve açıklamasında da görüleceği üzere davacı şirketin 10/02/2021 keşide tarihli, ... seri numaralı, 200.000,00 TL bedelli çekin 100.000,00 TL’lik kısmını 17/02/2021 tarihinde müvekkiline ödediğini,Kendi rızası ile çeki kabul edip ödeme yapan şirketin, 8 ay sonra imza itirazında bulunmasının iyiniyet kurallarına ve hayatın olağan akışına uygun olmadığını,Davacı şirketin basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiğini, çek defterlerinin yetkisiz bir kişi tarafından nasıl ele geçirildiğini ve çek keşide edildiğini açıklamaları gerektiğini, çek karnelerinin çalındığına dair bir beyanda bulunmadıklarını, aynı çek defterini kullanmaya devam ettiklerini,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun kararına göre imzaya itiraz imkanı varken menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davanın dava şartı yokluğundan da reddi gerektiğini, Çeki ciro eden kişinin çeklerin lehtarı olan ... A.Ş.’nin yetkilisi ... olduğunu, çekleri hem keşide, hem de ciro ettiğini, bu durumun iki şirketin birlikte hareket ettiğini gösterdiğini, B konuyla ilgili İstanbul C. Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, Mahkemenin bu evrakın akıbetini dahi sormadığını, Müvekkili şirket gibi aynı nedenle mağdur olmuş başka firmaların da bulunduğunu, açılan davalarda bu imzaların ...’nun eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, bahse konu bu dosyalar incelendiğinde haklı olduklarının ispatlanacağını,Davacı şirket ile ... A.Ş.’nin birlikte hareket ederek müvekkilinin alacağını ödemediklerini, hukukun böyle bir hileli ve muvazaalı işlemi onaylamaması gerektiğini belirterek, açıklanan nedenlerle; istinaf taleplerinin kabulüne, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/05/2023 gün ve E.2021/813 K.2023/415 sayılı kararının asıl dava ve birleşen dava yönünden  ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:... sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının davalı ... Şirketi, borçluların davacı ... Şirketi ve dava dışı ... A.Ş. olduğu, ...bank ... Şubesi'ne ait 13/05/2021 keşide tarihli, ... seri numaralı, 200.000,00 TL bedelli çeke istinaden 197.330,00 TL'si asıl alacak olmak üzere toplam 217.930,00 TL'nin tahsili bakımından 14/06/2021 tarihinde ilamsız icra takibine başlandığı görülmüştür.Takibe konu çek örneği incelendiğinde; ...bank... Şubesi'ne ait 13/05/2021 keşide tarihli, ... seri numaralı, 200.000,00 TL bedelli çek olduğu, lehtarının ... A.Ş., keşidecisinin... Şirketi olduğu, çekin arkasında sırasıyla  ... A.Ş. ile ... Ltd. Şirketi'ne ait ciroların bulunduğu, 01 Haziran 2021 tarihinde bankaya ibraz edildiği, 197.330,00 TL'lik kısmının karşılıksız olması nedeniyle ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir. ... sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının davalı .. Şirketi, borçluların davacı .. Şirketi ve dava dışı ... A.Ş. olduğu, ...bank ... Şubesi'ne ait, ... seri numaralı, 200.000,00 TL bedelli  çeke istinaden 100.000,00 TL alacağın tahsili bakımından 14/06/2021 tarihinde ilamsız icra takibine başlandığı görülmüştür.Takibe konu çek örneği incelendiğinde; ...bank ... Şubesi'ne ait 10/02/2021 keşide tarihli, ... seri numaralı, 200.000,00 TL bedelli çek olduğu, lehtarının ... A.Ş., keşidecisinin  ... Şirketi olduğu, çekin arkasında sırasıyla  ... A.Ş. ile ... Şirketi'ne ait ciroların bulunduğu tespit edilmiştir. Dosyada bulunan Beyoğlu 46. Noterliğinin 22/10/2019 tarihli, ... Yevmiye numaralı İmza Sirküleri incelendiğinde; davacı şirketi temsil için ...’ın aksi karar alınıncaya kadar yetkilendirildiği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince grafoloji uzmanı ...'dan alınan 26/04/2023 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; Beyoğlu ... Noterliğinin 03/11/2020 tarihli, ... Yevmiye numaralı vekaletname aslı, ...bank ...Şubesi’ne ait imza föyü, ...bank ... Şubesi’ne ait Genel İşlem Koşullarına İlişkin Bilgilendirme Notu ve Teslim Tutanağı ile Mahkeme huzurunda alınan imza örnekleri davaya konu çek asılları ile mukayese edilerek rapor hazırlandığı, inceleme konusu ...bank ... Sitesi / İstanbul Şubesi'ne ait, 10,02.2021 ve 13.05.2021 keşide tarihli, ... ve ... seri nolu iki adet çekin ön yüzlerinde davacı şirkete atfen atılmış imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olmadığına dair görüş bildirildiği anlaşılmıştır. <br>G E R E K Ç E:Asıl dava,..., birleşen dava ise ... sayılı dosyalarında takibe konu edilen çeklerdeki imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığı iddiasıyla açılan borçlu olmadığının tespiti davasıdır.Mahkemece asıl ve birleşen davaların kabulüne, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.Yani kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir. Bu nedenle davalı vekilinin davacı tarafından kısmi ödeme yapıldığına ve süresinde imzaya itiraz etme hakkı varken menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığına dair istinaf talepleri kabul edilmemiştir.Alınan ve içeriğine davalı tarafça da itiraz edilmeyen bilirkişi raporu ile asıl ve birleşen davaya konu edilen çeklerdeki keşideci davacı şirkete atfen atılan imzaların davacı şirket temsilcisi ...’a ait olmadığının tespit edildiği, imza inkarının herkese karşı ileri sürülebileceği, davacının dava dışı lehtar ve ilk ciranta olan ... A.Ş. ile birlikte hareket ettiğinin ve kötüniyetli olduğunun davalı tarafça ispatlanamadığı, birleşen davaya konu çekle ilgili kısmi ödeme yapılmış olmasının sonuca etkili olmadığı, istinaf dilekçesinde sözü edilen davacı ile başka firmalar arasında devam eden davaların bu davaya etkisi olmayacağı, davacı ile davalı arasında devam eden benzer bir davadan söz edilmediği, bu nedenle Mahkemece asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince asıl ve birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Asıl dava yönünden alınması gereken 13.662,00 TL nispi harçtan, peşin alınan 3.415,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.246,50 TL eksik harcın  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,2-Birleşen dava yönünden alınması gereken 6.831,00 TL nispi harçtan, peşin alınan 1.707,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.123,25 TL eksik harcın  davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 26/03/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ffd79e9b45832f73","SID":"f5ffc42ecca34b75"}}