{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2024/1400 \t\t                                            (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2025/213<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: DR. ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/02/2024<br>ESAS-KARAR NO\t: 2022/594 E -  2024/96 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak<br>KARAR TARİHİ\t: 28/02/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 28/03/2025<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili, davalı şirketler ile yaptığı sözleşme uyarınca davalıların davacı şirket adına canlı besicilik sığır ithalatı için teknik ve sağlık şartnamesine uygun olarak 256 adet 0-12 ay yaş aralığında ve canlı ağırlığı 250 Kg'dan hafif herefort ve argus ırkı büyükbaş canlı hayvan ithal ederek davacı şirkete teslim etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, sözleşme kapsamında satım bedelinin .... AŞ'ye ödendiğini, teslim edilmesi gereken hayvanların zamanında teslim edilmediğini, sözleşmeye göre hayvanların 12 ayın altında olması sınırlaması konulmuş olmasına rağmen kesim zamanında hayvanların belirtilen yaşın çok üzerinde 2-4 yaş aralığında olduğunu, yaşlarının büyük olması sebebiyle kilo alımlarının taahhüt edilen kilo alımlarından çok çok altında kaldığını, davacının kesim sırasında gizli ayıbı öğrendiği anda 18.08.2011 tarihinde ayıp ihbarında bulunduğunu belirterek sözleşmeye aykırılık nedeniyle davacının oluşan 50.000,00 TL zararının, geç teslim nedeniyle mahrum kalınan 50.000,00 TL karın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini   talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı Ankara ... AŞ vekili; davalı ile davacı arasında sözleşme yapılmadığını, ithalatçı firmadan hayvan alabilmek için davalı ile bağlantı kurduğunu, bu şekilde yapılan satım sonucu hayvanların parasının davalı hesabına yatırıldığını, davanın zamanaşımı içinde açılmadığını ayrıca davacının işletmesinin mandıra olup süt üretimi sağlandığını,  hayvanlar satın alınırken gerekli özeni göstermediğini, hayvanların kilo alımı düşüklüğünde de davacının kusurlu olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... Ltd. Şti vekili, davacı ile davalı arasındaki sözleşme uyarınca davalı tarafından Uruguay'dan şartnameye uygun olarak getirilen hayvanların Gümrük Müdürlüğünde görevli veteriner hekimler kontrolünde ithal edildiğini, sözleşmeye göre davacının gizli ayıp olarak nitelendirmeye çalıştığı şikayetlerin alıcıya ait olduğu, aksi halde hayvanların ithalinin mümkün olmayacağını, hayvanların ayıplı oldukları iddiasının kabul edilmediğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece; dosya kapsamında sunulan tüm deliller, bilirkişi raporları ve Dairemizin 2019/2189 esas, 2022/1083 karar  14/07/2022 tarihli kaldırma kararımız doğrultusunda : Davalılardan Ankara ... A.Ş. ile davacı arasında yazılı bir sözleşme olmadığı, ancak işbu davalının beyanında besi hayvanı ithalatında ticari ilişkide aracılık yaptığı anlaşılmakla birlikte, BK 199 uyarınca ayıptan sorumluluk için yazılı kabul şartı aranıldığı, yazılı olmayan bir sözleşme nedeniyle  davalının ayıptan sorumluluğunun olmayacağı, davacı ile davalılardan ....Ltd.Şti. arasında ise  ithal besilik dana alım satım sözleşmesi olduğu, toplamda 172 adet dananın ithal edileceği ve 26/02/2011- 10/03/2011 tarihleri arasında mal tesliminin gerektiği belirlendiği, ancak burada da anılan firmaya ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı, bu kapsamda, ithalata konu besi hayvanlarının ithal edilen ülkede dava dışı Bakanlık tarafından seçilmesi, teslim noktasında Bakanlık yetkililerince incelenmesi dikkate alındığında, davalıların ağır iğfal veya kusurunun olduğundan bahsetmenin  güç olduğu, ancak ithalat yapan şirketlerin de gerekli özen yükümünü yerine getirmediğinin de görüldüğü, öncelikle davalılar ile davacı arasında satımda ayıba karşı tekeffül hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu bağlamda  veteriner bilirkişisinin söz konusu hayvanlardaki ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğu tespiti ve bu tespite dayanılarak görüş beyan eden hukukçu bilirkişinin kanaatinden açık ayıp anlamında ihbarın süresinde yapılmadığı, bir başka deyişle satım sözleşmesi ve dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 25/3 maddesi uyarınca alıcının açık ayıpları 2 gün içinde ihbar etmesi açık ayıp yoksa aldığı malı 8 gün içinde muayene ettirerek satıcıyı ihbar etmesi gerektiği, hayvan alım satımını düzenleyen 818 sayılı Borçlar Kanunun 195. Maddesi uyarınca satıcı hayvan satışında ancak yazılı olarak üstlendiği durumda ya da alıcıyı açıkça aldatmışsa ayıptan sorumlu olduğu, 199. maddeye göre alıcı teslim itibaren 9 gün içinde ayıp ihbarını yapmakla yükümlü olup,  davacının 184 hayvanı 15/01/2011, 72 adet hayvanı ise 07/03/2011 tarihinde teslim aldığı anlaşılmakla TTK'da düzenlenen 8 günlük süre ve BK'da düzenlenen 9 günlük süre içinde ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği, ihtar tarihinin 16/08/2011 tarihi olduğu,  açıklanan nedenlerle ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı, ayrıca Ordu 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin tespit raporunda sadece 19 hayvan üzerinde tespitin gerçekleştirilmesi yapılan tespitin 256 adet dava konusu hayvan üzerinde yapılmamış olması dikkate alınarak ayıp iddiası da kanıtlanamamış olduğu gerekçeleriyle  davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili; sözleşmeye aykırı mal teslim edildiğini, müvekkilinin iğfal edildiğini, satılandan başka bir şeyin teslimi söz konusu olduğunu, satılan hayvanların  Besilik Hayvan Sağlık Şartnamesine uygun bulunmadığını, yurtiçine sokulmasına müsaade dahi edilmemesi gereken hayvanlar müvekkil firmaya  satıldığını,  bu hususun göz ardı edilerek sadece 2 ve 8 günlük ihbar süresine takılarak davanın reddine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık;  hayvan satışından kaynaklanan alım satım sözleşmesi gereği taahhüt edilen edimin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, ayıplı hayvan satışı nedeni ile uğranılan zararların tazmini istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, satış sözleşmesine konu canlı hayvanların ayıplı olup olmadığı, ayıbın niteliği, ayıplı kabul edilmesi halinde davalıların davacı alıcıyı iğfal edip etmediği ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı noktalarında toplanmaktadır.<br>Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle dosya kapsamı doğrultusunda; davalının davacıya sözleşmeye aykırı hayvan teslim ettiğinin ispat edilmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun açık ve ayrıntılı olup hükme esasa alınmasında oluşa dosya içeriğine bir aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın istinaf eden  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 28/02/2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>Başkan...<br>   e-imzalıdır<br><br>Üye...<br>   e-imzalıdır<br><br>Üye...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip...<br>  e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b24e1c3e3c6fd42c","SID":"f9a808e26623ad66"}}