{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/2058 - 2025/124<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/2058 <br>KARAR NO\t\t: 2025/124<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/34 Esas - 2022/1563 Karar<br><br>DAVACI\t\t: BOZMETAL DEMİR ÇELİK İNŞAAT TAAHHÜT MÜHENDİSLİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - 0186065123800011 - Sakarya Cad. Erenler Kültür Merkezi Kat 1-13 Erenler/SAKARYA<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVALI\t\t: ZAMANTI MADENCİLİK VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - 0996005259500011 - Turan Güneş Bulvarı 571. Cad. No:30 Çankaya/ANKARA <br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br><br>DAVA TÜRÜ\t\t: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ  \t\t: 06/01/2022<br><br>KARAR TARİHİ\t\t: 20/01/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t: 17/02/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; temlik eden Adabant Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.; davalı şirkete her ikisi içinde ticari işletmeleriyle ilgili anlaşma gereği, makina ve donanım tedariki ve imalat uygulama hizmeti sağladığını, davalıya bu işler karşılığında faturalar kesilerek teslin edildiğini, fatura teslimi ile de aynı zamanda mal teslimi ve hizmet uygulaması da davalıya teslim edilerek temlik eden  kendine düşen edimi yerine getirdiğini, davalının böylece temlik edene fatura bedellerinin ödenmesi borcu oluşmuş ve bu borçtan dolayı davalının temlik edene 54.191,00 TL bakiye fatura borcu kaldığını, temlik eden tarafından; davalıdan olan fatura alacak bakiyesi fatura tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek faizinin  ve  bütün hakları ile birlikte davacıya kayıtsız şartsız ve gayrikâbili rücu olmak üzere Borçlar Kanununun 183. ve devamı maddeleri gereği devir ve temlik edilmiş ve davalıya temlikname iadeli taahhütlü olarak gönderildiğini, davalıya karşı Sakarya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2017/307 Esas dosyası ile icra takibi başlatıldığını,davalı tarafından yapılan itiraz nedeniyle takibin durduğunu, ancak süresinde itirazın iptali davası açılmadığından bu dosyaların işlemden kaldırıldığını, Fatura alacağının  temlik eden tarafından davacıya temlik edildikten sonra davalıya temlikname iadeli taahhütlü olarak yollandığı, ancak ödeme yine yapılmayınca da bu kez arabuluculuğa başvurulduğu,  davalı kötü niyetli olarak anlaşmaya yanaşmadığını, bu sebeple  fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 54.191,00 TL bakiye ana para alacağı ve bu alacağa fatura tarihinden işlemiş olan 119.220,00 TL ve  dava tarihinden işleyecek olan TTK'nın 1530. maddesinin 7. fıkrası uyarınca mal ve hizmet tedarikinde geç ödemelerde uygulanacak temerrüt faiz oranının aynı kanuna göre %8 artırılmış ticari faiziyle  birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davada talep edilen alacak miktarı için zaman aşımının mevcut olduğunu, davalı şirketin faaliyet merkezinin Ankara olduğunu bu sebeple öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinde faturalardan bahsedildiğini ve alacağı faturalara dayandırıldığını, davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişkin tekil olaylar/ilişkiler üzerinden değil, belli dönemlerde kesilen toplam rakamlar üzerinden yürütüleceğini,  belli dönem içerisinde kısım kısım mal/hizmet alımı ve aynı şekilde kısım kısım ödemeler yapılacak, dönem sonunda alacak/borç kalemler hesaplanır, bu doğrultuda bakiye kısım üzerinden ticari ilişkinin yürütülmesi gerektiğini, bu sebeple davacının yaptığı gibi belirli faturaların alacak kalemleri içerisinden çekilerek takibe konu edilmesi ticari ilişki akışına aykırı olduğunu bu sebeple davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 45.282,86-TL asıl alacak ve dava tarihine kadar işlemiş 85.832,60-TL faiz olmak üzere toplam 131.115,46-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, asıl alacak olan 45.282,86-TL'ye dava tarihinden itibaren 6102 sayılı yasanın 1530. Maddesi gereği faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TCMB tarafından belirlenecek temerrüt faiz oranı, 3095 sayılı Kanun’a göre belirlenecek ticari temerrüt faiz oranından %8 oranında daha yüksek olması gerektiğini, aksi yorumu haklı kılan bir gerekçe bulunmadığını, TCMB da bu oranı, yasal mevzuata uygun olarak ilân ettiğini, buna karşın, yerel mahkemece gerekçeli kararında dayanak gösterilen ve somut davayla ilgili olarak düzenlenen bilirkişi raporunda yasal düzenleme ve TCMB uygulaması göz ardı edilerek, ticarî işlerde geçerli kanunî faiz oranına en az %8 fazlasını eklemek suretiyle hesaplama yapılması gerekirken, (+) 8 puan eklenmek suretiyle temerrüt faiz hesaplaması yapıldığını, ayrıca, bilirkişi raporunda hesaplanan faize ve faiz oranına yapılan itirazların yerel mahkemece dikkate alınmadığını, keza, yerel mahkemece TTK'nın 1530-(7) maddesine göre temerrüt faiz oranlarının tespit ve araştırılması için Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına yazı ile sorulmamış olup, eksik inceleme ve araştırma neticesinde hüküm kurma yoluna gidildiğini, asıl alacak 45.282,86 TL’ye dava tarihinden itibaren TTK'nın 1530. maddesinin 7. fıkrası hükmüne göre faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, “6102 sayılı yasanın 1530. maddesi gereği faiz işletilmesine” demek suretiyle hukuki karışıklık ve icrada tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davacı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.<br>   DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2022 Tarih - 2022/34 Esas - 2022/1563 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>DAVA; alacak istemine ilişkindir.<br> İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Dosyanın incelenmesinde; davacının, dava dışı temlik eden Adabant Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin, davalıya sağladığı hizmet sonucunda faturalar düzenlediğini ve bu faturalardan kaynaklı davalının temlik edene 54.191,00 TL bakiye fatura borcu kaldığını, temlik eden tarafından davalıdan olan  alacağını davacıya kayıtsız şartsız ve gayrikâbili rücu olmak üzere Borçlar Kanunu'nun 183. ve devamı maddeleri gereği devir ve temlik ettiğini, davalıya temliknamenin iadeli taahhütlü olarak gönderildiğini, davalı tarafından ödeme yapılmadığını belirterek eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık, icra takip tarihine kadar işletilecek faiz oranının ne olduğu ile hükümde icra takibinden sonra uygulanacak faiz oranının doğru belirlenip belirlenmediği noktasında olup istinaf incelemesi bu kapsamda yapılmıştır.<br>Eldeki davada, ilk derece mahkemesince her ne kadar; \"... davacının faiz talebi yönünden, yukarıda 7 numaralı paragrafta detaylandırıldığı üzere;  Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşeceğinin 6102 sayılı yasanın 1530.maddesinde düzenlendiği, davacının faiz talebini takipten sonrası ile sınırlı tuttuğu, yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere, taraflar arasında faturadan kaynaklı bir ilişkinin olduğu, faturaların hizmet tedarikinden kaynaklandığı, faturaların tebliğinden itibaren ayrı bir temerrtü ihtarına gerek olmaksızın davacının faize hak kazanacağı, dolayısıyla 6102 sayılı yasanın 1530.maddesindeki faiz talebinin yerinde olduğu anlaşılarak, dosyaya sunulan 08.11.2012 tarihli rapordaki detaylı hesaplama da yerinde görülerek, davacının dava tarihine kadar, talep edebileceği faiz miktarının 103.406,79 TL olduğu ...\" şeklindeki  gerekçeyle faiz talebi yönünden bu şekilde sonuca gidilmişse de, varılan sonucun doğru olmadığı anlaşılmıştır.<br> 6102 sayılı yasanın 1530-(7) maddesi; \"Bu madde hükümleri uyarınca alacaklıya yapılan geç ödemelere ilişkin temerrüt faiz oranının sözleşmede öngörülmediği veya ilgili hükümlerin geçersiz olduğu hâllerde uygulanacak faiz oranını ve alacağın tahsili masrafları için talep edilebilecek asgari giderim tutarını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası her yıl ocak ayında ilan eder. Faiz oranı, 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunda öngörülen ticari işlere uygulanacak gecikme faizi oranından en az yüzde sekiz fazla olmalıdır.\" şeklindedir. <br>Anılan düzenlemenin 1. cümlesine göre bu maddeye göre belirlenecek ve uygulanacak temerrüt faiz oranını TCMB her yıl ilan etmekte olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki oranın TCMB tarafından faiz oranı belirlenirken dikkate alınacağı anlaşılmaktadır. Nitekim TCMB tarafından TTK'nın 1530-(7) maddesi gereği belirlenen oranlar, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunda öngörülen ticari işlere uygulanacak gecikme faizi oranından fazladır.<br>Eldeki olayda hükme esas alınan bilirkişi tarafından hesaplanan faiz oranının TCMB tarafından ilan edilen \"Türk Ticaret Kanununun 1530 uncu Maddesinin 7 Nci Fıkrası Uyarınca Mal Ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemelerde Uygulanacak Temerrüt Faiz Oranına\" uygun olmadığı, dolayısıyla bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın hatalı olduğu anlaşıldığından mahkemece anılan yasal düzenlemeye aykırı olarak hesaplama içeren bilirkişi raporu esas alınarak hüküm verilmesi hatalıdır.<br>O halde mahkemece yapılması gereken iş; dosyanın önceki bilirkişiye ek rapor tanzimi için gönderilerek, dava tarihine kadar uygulanacak temerrüt faizi miktarının hesabında TCMB tarafından fatura tarihlerine göre o yıl için ilan edilen \"Türk Ticaret Kanununun 1530 Uncu Maddesinin 7 Nci Fıkrası Uyarınca Mal Ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemelerde Uygulanacak Temerrüt Faiz Oranı\" dikkate alınarak bir hesaplama yapılmasının istenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir.<br>Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,<br>\ta-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2022 Tarih - 2022/34 Esas - 2022/1563 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\tb-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,<br>4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.<br>20/01/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır.<br><br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5f148a769f835bc6","SID":"afa92f89a553ae46"}}