{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/1414 <br>KARAR NO: 2025/383 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 20/4/2021<br>NUMARASI: 2015/706 (E) - 2021/334 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 6/3/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.  İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, 11.846,01 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 87.391,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 99.237,85 TL maddi tazminatın davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı Güvence Hesabı vekili dilekçesinde özetle; ek tazminat talebine ilişkin başvuru koşulunun gerçekleşmediğini, zira başvuru sahibinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının (KMAZMSSGŞ) A.5'inci maddesinin \"c\" bendine uygun düzenlenen maluliyet raporunu sunmadan dava yoluna gittiğini; müvekkili kurumdan tazminat talep eden davacının ödeme yapılması için gerekli belgeleri kuruma iletmeden kötüniyetli olarak davayı açtığını; dosya içeriğinde bulunan makbuz ve ibraname içeriğine göre, davacının müvekkili kurumdan hak ve alacağının kalmadığını; tazminatın aktüerya uzmanına hesaplatılarak ödendiğini, imzaladığı ibraname hukuken geçerli olan davacının müvekkili kurumdan ek tazminat talep edemeyeceğini; kazaya karışan motosikletin tescilsiz ve plakasız olması nedeniyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) yaptırması zorunluluğunun bulunmadığı; hükme esas alınan maluliyet raporunun düzenlendiği tarihte yürürlükte olan yönetmeliğin dikkate alınmadığını, Adli Tıp Kurumu (ATK) 2'nci İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen sakatlık oranında kalıcı olduğuna dair ibareye yer verilmediğini, davacının sürekli sakatlık tazminatı talebinin haklı olabilmesi için sakatlığının sürekli olduğunun da raporda bildirilmesi gerektiğini, maluliyet oranları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini; KMAZMSSGŞ A.5'inci maddesinde yer almayan geçici iş göremezlik tazminatından,  müvekkili kurumun sorumlu olmadığını, anılan genel şartların A.6'ncı maddesinin \"k\" bendinde gelir kaybının teminat dışında kalan haller içinde sayıldığını, Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulaması gereğince, ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak ödemenin yeterli olup olmadığının tespiti gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Eldeki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasının, ibranameyi 14/5/2015 günü imzalayan davacı ... tarafından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 111'inci maddesinin 2'nci fıkrasında öngörülen 2 yıllık süre içinde açıldığının anlaşılması; davacı ... 'ın 15/9/2012 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik oranı ile iyileşme süresinin, Adli Tıp Kurumu 2'nci İhtisas Kurulunun 29/4/2020 gün ve 5616 sayılı raporuyla, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içeren ve haksız fiile maruz kalan  kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları, iş kolları ve kişilerin  yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içerdiğinden tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişi/adli tıp uzmanının yorumuna olanak veren  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmesi; eldeki davayı açılmadan önce davalı Güvence Hesabı tarafından, 21/5/2015 günü davacıya 66.991 TL maddi tazminat ödendiği gözetildiğinde, eldeki davayı açılmadan önce davacının, davalı Güvence Hesabına başvurduğunun anlaşılması; kazaya karışan dava dışı ...'un yönetimindeki plakasız motosikletin tescile tabi olmadığının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 1409'uncu maddesinin 2'nci fıkrası uyarıca kanıt yükü üzerinde olan davalı Güvence Hesabı tarafından ispatlanmaması; KTK'nin 98'inci maddesini değiştiren 6111 sayılı Kanun kapsamında olmayan  belgesiz tedavi gideri niteliğindeki geçici iş göremezlik tazminatından Sosyal Güvenlik Kurumu sorumlu olmayıp Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesini düzenleyen sigorta şirketi, ZMSS poliçesi düzenlenmemiş ise Güvence Hesabı ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmesi karşısında davalı Güvence Hesabı vekilinin bu konulara yönelen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Diğer yandan davacı ...'ın davaya konu trafik kazasında oluşan bedensel yaralanmasından kaynaklanan zararının, gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek ileride elde edecekleri gelirin peşin değerinin de, gelirin her yıl için %10 arttırılıp %10 iskonto edilerek belirlenmesi suretiyle, progressive rant hesabına göre  Kanuna ve Yargıtay'ın süreklilik gösterilen kararlarına uygun biçimde belirlendiğinin ve davalı Güvence Hesabı tarafından 21/5/2015 günü ödenen 66.991 TL'nin, davacının bedensel zararını %57,39 oranında karşıladığının, böylece davalı Güvence Hesabı tarafından ödenen tazminat ile davacının zararı arasında pek aşırı fark bulunduğunun anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan aktüerya uzmanı bilirkişinin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı; davalı Güvence Hesabı tarafından dava açılmadan önce ödenen tazminatın yetersiz olduğu dikkate alındığında,  KTK'nin 111'inci maddesinin 2'nci fıkrasında öngörülen ibranamenin iptaline ilişkin koşulların oluştuğunun anlaşılması karşısında, davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı Güvence Hesabı vekili yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.778,93 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan toplam 1.694,8‬0 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 5.084,13‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalı Güvence Hesabından tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı Güvence Hesabının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 6/3/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"62fbadae64a266ab","SID":"39139a2c6de7fa1a"}}