{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/1153 Esas<br>KARAR NO:2025/460 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:21/03/2023<br>NUMARASI:2021/283 E.  -  2023/52 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:26/03/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır Denizli ilinde turizm sektöründe faaliyet gösterdiğini, \"...\" ibaresi ile kısaltılmış haliyle \"...\" ibarelerini ilgili alanda kullanmak suretiyle umum içinde bilinir bir marka haline getirdiğini, \"...\" ve \"...\" internet alan adlarının sahibi ve 22.05.2013 tarihinden itibaren aktif bir içerik sağlayıcı olduğunu, marka ve kısa marka için Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 30.10.2012 tarih ve ... başvuru numarasıyla tescil başvurusu yaptığını, kurumca tesciline karar verildiğini, fakat bedelinin yatırılmaması nedeniyle sicil kaydının gerçekleşmediğini, sektöründe marka ve kısa markayı kullanmaya devam ettiğini, marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan \"...\" ibaresinin davalı yan tarafından kullanıldığını tespit ettiğini, Denizli ... Noterliğinden davalı yana 01.10.2019 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarname gönderdiğini ve müvekkili tarafından açılan Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/819 Esas sayılı  dava ile marka hakkına tecavüzün tespiti ile davalı tarafından geçekleştirilen ve tecavüz teşkil eden eylemlerin men'i, ref'i ve tecavüz sebebiyle uğranılan zararın tazmininin talep edildiğini, söz konusu davada, davalı tarafından verilen cevap dilekçesiyle, ... başvuru numarası ile \"...\" ibaresi için Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde başvuru yapıldığı ve ilgili işaret için tescil işleminin gerçekleştirildiğinin müvekkili tarafından öğrenildiğini, bilindiği üzere; markanın gerçek sahibinin o markayı ilk kez ortaya koyan ve onun gerçek bir marka haline gelmesini sağlayan kişi olduğunu, marka hukukunda kabul edilen genel ilkeye göre, bir markayı ilk defa kullanan ve ona ayırt edicilik niteliğini kazandıran kişinin, markanın ''gerçek hak sahibi'' olduğunu, davalı tarafından haksız bir şekilde kullanılan “...” ve “...”  markalarının, müvekkiline ait “...” ile “...” ve “...”  markaları ile her yönden ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu belirterek, izah edilen nedenlerle ihtiyati tedbir kararı verilerek müvekkiline ait tescilli markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılması ile davalı tarafından kullanılan “...” alan adına erişimin engellenmesine karar verilmesini, TPMK nezdinde davalı şirket adına tescilli ... numaralı \"...\" markasının tescilli olduğu 39., 41. ve 43. sınıf emtiaya ait hizmetlerin tümü bakımından Sınai Mülkiyet Kanununun 5/1-ç., 6/1., 6/3., ve 6/9. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yaklaşık 9 yıldır hizmet sektöründe tescilli “...” markası ile faaliyet gösterdiğini, İstanbul Sirkeci'de yeni bir şube açarak unvanını  \"...\" olarak belirlediğini ve TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, aynı davanın daha önce Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/819 Esas sayılı davası ile açıldığını ve halen devam ettiğini, TPMK nezdinde ücreti yatırılmadığı için sicile işlenmeyen ... başvuru numaralı kısa marka \"... ”  logo tasarımı ile... başvuru numaralı kısa marka “...+şekil” logo tasarımının birbirinden farklı olduğunu ve davanın hangisi için açıldığının belli olmadığını, davacıya ait marka ile müvekkilinin markası arasında görsel veya işitsel bir benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 21/03/2023 tarihli, 2021/283 Esas, 2023/52 Karar sayılı kararıyla; \"... Davacı şirketin web sitesi kayıtları, internet arama sonuçları, ticaret unvanının tescil tarihi, sunulan iş evrakları birlikte değerlendirildiğinde, davacının; \"...- ...\" ibaresini aktif olarak markasal kullandığını, davacının web sitesi geçmiş kayıtlarında, \"...\" alan adlı web sitesi için 23.10.2009 tarihli görüntü kaydında, davacının ... www...com ve ... ... şekilli kullanımlarının olduğunun görüldüğü, davacı markasal kullanımlarının, davalı marka tescilinden önce olduğu, davacının fiilen kullandığı  “...” markası ile davalının tescilli “...” marka ibarelerinin yüksek oranda benzer olduğu, markaların benzerliği ve tarafların faaliyet alanları dikkate alındığında:Ortalama tüketicinin, mal ve hizmetlerin aynı işletmeden ya da ekonomik olarak bağlı işletmelerden kaynaklandığını düşünme ihtimallerinin olduğu, markaların ortalama tüketici üzerinde yarattığı genel izlenimde iltibas tehlikesinin olduğu ve bu nedenle hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığından davanın kabulüne; TPMK nezdinde davalı şirket adına tescilli ... numaralı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'na gönderilmesine, \"...\" alan adına erişimin engellenmesine, bu hususta Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere DAVANIN KABULÜNE,1-TPMK nezdinde davalı şirket adına tescilli ... numaralı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, Kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'na gönderilmesine, 2-\"...\" alan adına erişimin engellenmesine, bu hususta ... Müzekkere yazılmasına…\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, .. tarafından tescil başvurusu yapılan “... ...+Şekil” markasının tescil ücreti yatırılmadığından tescil edilmediğini, davacının tescil başvurusu yaptığı markanın “...+Şekil” markası olduğunu, buna rağmen ilk derece mahkemesinin, davacının İnternet sitesinin alan adını  (....com) davacının kullanmış olduğu marka gibi değerlendirmesinin gerçek durumla bağdaşmadığını,davanın marka hükümsüzlüğü davası olduğunu, kararın internet alan adları üzerinden değil, marka adları ve görselleri üzerinden değerlendirme yapılarak verilmesi gerekirken, alan adını da marka olarak değerlendirip karar gerekçesini dayandırmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, Müvekkilinin “...” markası ile davacının “...+şekil” markası arasında karıştırılmaya neden olacak derecede benzerlik bulunmadığını, Bu gerekçeyle Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26/10/2022 tarihli,  2019/819 Esas, 2022/455 Karar sayılı ilamıyla davacının markaya tecavüz davasını reddettiğini,Bu kararla müvekkilinin tescilli markasıyla davacının kullandığını iddia ettiği  markaların bir bütün olarak bıraktığı izlenimin farklı olduğu, markalar arasında görseli işitsel ve kavramsal olarak iltibasa neden olabilecek şekilde benzerlik bulunmadığının açıkça tespit olunduğunu belirterek, arz ve izah ettikleri ve re’sen dikkate alınacak gerekçelerle; yapmış oldukları istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini, İstanbul 3.Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 21/03/2023 tarih ve 2021/283 Esas, 2023/52 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER:Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 30/10/2012 başvuru tarihli, ... tescil başvuru numaralı “... ...+şekil” markasının 39. sınıfta “Tur düzenleme hizmetleri, seyahat için yer ayarlama hizmetleri, araç kiralama hizmetleri. Araba park hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. “ için Muhammet Kaplan tarafından tescil talebinde bulunulduğu, ancak tescil işleminin yapılmadığı,13/06/2019 başvuru tarihli, ... tescil başvuru numaralı “...+Şekil” markasının 35, 39 ve 43. Sınıflarda tescili için ... tarafından tescil başvurusu yapıldığı, tescil işlemlerinin tamamlanmadığı,08/10/2019 başvuru, ... tescil tarihli, ... tescil numaralı “...” markasının 39, 41 ve 43. Sınıflarda davalı ... Şirketi adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince marka uzmanı ..., sektör bilirkişisi ... ve bilgisayar mühendisi ...’dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 26/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle: İnternet kaynaklarına göre teknik-analitik incelemede; marka ve kısa markanın dosyada tanımlanan form ve ibarelerle ilk kullanımlarının, tespit olunan 23.10.2009 tarihinden yeni olmamak üzere; günümüze kadar davacı yanca, umuma yayınlanmakta olduğu ve davacının dosya ile uyumlu faaliyette daimi bulunduğu; buna karşın DAVALI-SİTE ilk tescilinin 06.11.2018'de yapıldığı gözleminden bahisle; anılan tarihten sonraki bir tarihte internet üzerinden davalı site ile umuma yayına başlandığı, davacı şirketin web sitesi kayıtları, internet arama sonuçları, ticaret unvanı tescil tarihi, dava dosyasına sunmuş olduğu iş evrakları, davacının “...-...” ibaresini aktif olarak markasal kullandığını gösterdiği, davacının web sitesi geçmiş kayıtlarında, ....com alan adlı web sitesi için 23.10.2009 tarihli çıkan görüntü kaydında, davacının ... www...com ve ... ... şekilli kullanımları görülmekte olup davacı markasal kullanımlarının, davalı marka tescilinden önce olduğunun kabulü gerektiği, davacının fiilen kullandığı markası “...” ile davalının tescilli “...” marka ibarelerinin yüksek oranda benzer olduğu, markaların benzerliği ve tarafların faaliyet alanları dikkate alındığında somut olayda ortalama tüketicinin, mal ve hizmetlerin aynı işletmeden ya da ekonomik olarak bağlı işletmelerden kaynaklandığını düşünme ihtimallerinin olduğu, markaların ortalama tüketici üzerinde yarattığı genel izlenimde iltibas tehlikesinin olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Aynı heyetten alınan 01/11/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: davacının dava dosyasına sunmuş olduğu tanıtım broşürü, poster, web sitesi görsellerinde tarih yer almamakta ise de davacının web site içerisinde yer alan görselleri, sosyal medya paylaşımları, alan adı ve ticaret unvanı ile ....com alan adlı web sitesi ıçınde 23.10.2009 tarihli çıkan ... www...com ve ... ... şekilleri birlikte değerlendirildiğinde davacı markasal kullanımlarının davalı marka tescilinden önce olduğunun kabulü gerektiği tespit edildiği, davalı taraf, alan adının markasal kullanım olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek itirazda bulunmuş ise de değerlendirmede yalnızca alan adına bağlı kalınarak inceleme yapılmamış, davacı web sitesi geçmiş kayıtları, sosyal medya paylaşımları ve davalı tarafça sunulmuş olan tanıtım broşürü, poster, web sitesi görselleri birlikte incelenmiş ve kök raporda da belirtildiği, davalı tarafça, ... adına ... başvuru numarası ile başvurusu yapılmış olan markanın da değerlendirmeye esas alınarak tek bir marka gibi değerlendirildiği beyan edilmiş ise de kök raporda davacıya ait marka bilgileri arasında ... marka başvurusuna yer verilmediği, kök raporda belirtilmiş olduğu üzere, davacının fiilen kullandığı markası “...” ile davalının tescilli “...” marka ibareleri yüksek oranda benzerlik taşımakta olup iki marka da turizm acentesi faaliyet alanlarında kullanıldığı, markaların benzerliği ve tarafların faaliyet alanları dikkate alındığında somut olayda ortalama tüketicinin mal ve hizmetlerin aynı işletmeden ya da ekonomik olarak bağlı işletmelerden kaynaklandığını düşünme ihtimallerinin olduğu, markaların ortalama tüketici üzerinde yarattığı genel izlenimde iltibas tehlikesinin olduğu ve somut olayda hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.İlk derece mahkemesince marka uzmanı ..., marka uzmanı ... ve mali müşavir ...’dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 23/06/2022  tarihli bilirkişi raporunda özetle: davacı yana ait www...com alan adı üzerinde yapılan incelemelerde, ... üzerinden ulaşılabilen en eski kaydının 23.10.2009 tarihi olduğu, söz konusu arşiv kaydında “... ...” ibareli ... ... ve   www...com şeklinde markasal kullanımların bulunduğu, davalı yana ait www...com alan adında 06.07.2019 tarihli arşiv kaydında “...” ibareli ... şeklinde markasal kullanımının bulunduğu, söz konusu markasal kullanımın geçmişe dönük tespit edilebilen en eski tarihli kullanım olduğu, davacı ve davalı yana ait olarak belirtilen alan adlarının sahiplikleri yönüyle yapılan incelemelerde; ... alan adının 22.05.2013 tarihinde tescil ettirildiği, alan adının davacıya ait olduğu anlaşıldığı, www...com alan adının 28.05.2009 tarihinde tescil ettirildiği, alan adının davacıya ait olduğu anlaşıldığı, ... alan adının 06.11.2018 tarihinde tescil ettirildiği, alan adının ... adına kayıt olduğu, ...'ın davalı ... şirketinin ortağı ve yetkilisi olduğu, SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında dava konusu markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, SMK'nın 6/3. maddesi kapsamında dava konusu markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, SMK'nın 6/9. madde hükümleri çerçevesinde hükümsüzlük koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceği, konu hakkında nihai takdirin yalnızca  mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.Aynı bilirkişi heyetinden alınan 29/08/2022  tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: davacı yanın kök rapora itiraz dilekçeleri ekinde sunmuş olduğu evrakın delil mahiyetinin, ilgili evrakın davanın bu aşamasında dosyaya sunulmasının uygun olup olmadığı kanaatinin yalnızca Mahkemeye ait olduğu bildirimi ve ilgili evrakın doğruluğu / gerçekliği ve dosyaya usule uygun olarak sunulduğu kanaatinin mahkeme nezdinde oluşması ihtimalinde; dava konusu markanın SMK'nın 6/3. maddesi hükmü çerçevesinde hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceği, sair hususlar bakımından kök rapordaki görüşlerinin devam ettiği bildirilmiştir.<br>G E R E K Ç E:Dava, SMK’nın 5/1-ç, 6/1, 6/3 ve 6/9. maddeleri gereğince marka hükümsüzlüğü davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının tescilsiz olarak kullandığını iddia ettiği “... ...+şekil” markasına dayandığı, gerek iş evrakında, gerekse internet sitesinde bu markayı davalının tescil başvurusundan önce kullandığının tespit edildiği, Mahkemece dosyaya sunulan delillere itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada davacının “...” markasına dayandığı,  bu davanın reddine karar verilmesinin sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan;TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,  b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 26/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d2843aff3ee266f1","SID":"cf238e3b60e8666d"}}