{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1336 - 2025/214<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/1336 \t\t                                            (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2025/214<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t   : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t   : 21/04/2022<br>ESAS-KARAR NO\t   : 2018/869 E -  2022/342 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t    : İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t     : 28/02/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t     : 28/03/2025<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Asıl davada davacı vekili; davacının davalı ile 07.01.2016 tarihinde elektrik alım/satış anlaşması ve 01.02.2017 tarihli risk paylaşım sözleşmesi imzaladığını, risk paylaşım sözleşmesine ilişkin karşılıklı faturalar düzenlendiğini, davacının bakiye alacağı olan 753.476,66 TL'nin tüm ihtar ve taleplere rağmen davalı tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili için girişilen takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Asıl davada davalı vekili; taraflar arasında 01.02.2017 tarihli risk paylaşım sözleşmesi ile 07.01.2016 tarihli elektrik alım satım anlaşması olmak üzere bir birinden farklı 2 adet çerçeve sözleşme imzalandığını, risk paylaşım sözleşmesine ek olarak toplam 10 adet protokol imzalandığını, risk paylaşım sözleşmesinde taraflar ek protokol ile belirlenen dönemin sonunda anlaşılan fiyat ile EPİAŞ tarafından yayınlanan piyasa takas fiyatı arasındaki farkı hesaplandığı ve ancak ek protokolde belirlenen bu  dönemin sonunda alacaklı ve borçlu tarafların ortaya çıkabildiğini, davalının davacıya ödemesi gereken herhangi bir borç bulunmadığını, risk paylaşım sözleşmesinin davalı tarafından haklı nedenle feshi sebebiyle davalı lehine 2.931.181,00 TL fesih tazminatı alacağı doğduğunu, ihtarname ile sözleşme ve eki protokollerinin haklı nedenlerle feshedildiğini, davalı lehine doğan fesih tazminatı tutarının davacıya faturalandırıldığını, davacının davaya ve takibe konu ettiği Ekim 2018 dönemine ilişkin alacağının fesih tazminatı tutarından takas edildiğini  bildirerek davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>BİRLEŞEN ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2019/137 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA<br>İDDİANIN ÖZETİ:<br> Asıl davada ve birleşen davada davacı vekili; risk paylaşım sözleşmesi kapsamında ; davacının davalıya sözleşmeye uygun olarak 1-12 Kasım 2018 risk paylaşım bedeli adı altında 30.11.2018 tarihli 818.034,86 TL tutarlı fatura keserek davalıya ulaştırdığını, davalının da davacıya Kasım 2018 dönemi risk paylaşım bedeli adı altında 30.11.2018 tarihli 589.650,96 TL tutarlı fatura keserek ilettiğini, davalının kestiği fatura nedeniyle mahsup edilen tutar düşüldükten sonra davacının davalıdan 228.383,90 TL bakiye alacağı bulunmasına rağmen davalının bakiye borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen takibe davalının itiraz ettiğini belirterek davalının takibe itirazının iptaline, takibin devamına ve davacı yararına %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Asıl davada ve Birleşen davada davalı vekili ; risk paylaşım sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshi sebebiyle davalı lehine 2.931.181,00 TL fesih tazminatı alacağı doğduğunu,  taraflar arasındaki ticari ilişkinin 12.10.2018 tarihine kadar ihtilafsız devam etmekte iken  davacının ihtarname ile risk paylaşım sözleşmesinin 16. maddesi dayanak gösterilerek teminat mektubu sunulmasının talep edildiğini, davalının 16.10.2018 tarihli cevabi ihtarname ile sözleşme gereğince her iki tarafında birbirini teminat mektubu sağlamakla yükümlü olduğunu bildirdiğini, sözleşmenin 16. maddesinde teminat mektuplarının karşılıklı sağlanmasının her iki tarafın yükümlülüğü olduğunu, davacının ihtarlara rağmen teminat mektubu sağlamaktan imtina ettiğini, davalının bankaya verdiği talimat ile davacının istediği format ve miktarlarda teminat mektubu hazırlattığını ve karşılıklı teminat mektubu teslimine hazır olduğunu, 02.11.2018 tarihinde ilettiğini, davacıya bir yazı daha gönderilerek 5 iş günü süre sonu olan 09.11.2018'e kadar mektupların hazır hale getirilmesi ve karşılıklı teslim edilmesinin istenildiğini, 5 iş günlük süre sonunda davacının teminat mektubunu sağlamadığı, davalının sözleşme madde 16 gereğince fesih hakkının doğduğunu, 09.11.2018 tarihli ihtarname ile sözleşme ve eki protokollerinin haklı nedenlerle feshedildiğini, davalı lehine doğan fesih tazminatı tutarının davacıya faturalandırıldığını,  davacının davaya ve takibe konu ettiği 1-12 Kasım 2018 dönemine ilişkin alacağının fesih tazminatı tutarından takas edildiğini  bildirerek davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>BİRLEŞEN ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2018/991 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA<br>İDDİANIN ÖZETİ:<br> Asıl davada ve birleşen davada davacı vekili; tarafların 01.02.2017 tarihinde risk paylaşım sözleşmesi imzalayarak fiziksel sözleşme ve protokollerdeki fiyatların gün içerisindeki dalgalanmalarından doğan risklerin ticari işlemler çerçevesinde paylaşılmakla olduğunu, davacının davalıya yükümlülüklerini tam ve eksiksiz biçimde yerine getirdiğini, risk paylaşım sözleşmesi kapsamındaki işlemler neticesinde davalının alacaklı olduğu 2018 Ağustos ve Eylül ayların için sırasıyla 1.737.349,64 TL ile 2.652.953,88 TL tutarında ödemeler yaptığını, bu ödemeleri takiben davacının o dönemler fiyatlar uyarınca nette alacaklı olduğu Ekim 2018, Kasım 2018 ve Aralık 2018 dönemleri geldiğini, risk paylaşım sözleşmesi kapsamında ödeme yükümlülüğünün davacıdan davalıya geçtiğini, ...'nin ödemelerden kaçınmak amacıyla risk paylaşım sözleşmesini haksız ve kötü niyetle feshettiğini, ...'un alacaklarının ödenmediğini, davacının alacaklarını güvence altına alabilmek adına ...'den teminat mektubu talep ettiğini, alacaklı olanın ... olduğu ve bu bağlamda alacağının teminatlandırılması gereken tarafında ... olduğu açık iken ödemeden kaçınmaya zemin hazırlayabilmek adı altında karşılıklı olarak teminat verilmediği gerekçesiyle risk paylaşım sözleşmesini haksız bir şekilde feshettiğini, ...'nin feshini dayandırdığı ...'tan talep ettiğini iddia ettiği teminatların tutarı veya detaylarına ilişkin taraflar arasında bir mutabakat bulunmadığını, ...'nin hiç bir zararı ve ödenmemiş bir alacağı bulunmamakta iken risk paylaşım sözleşmesinin fesihinin haksızlığını kanıtladığını belirterek davalının risk paylaşım sözleşmesini haksız feshettiğinin tespiti ile haksız fesih nedeniyle davacının uğradığı zararlara karşılık sözleşmenin 14. maddesi doğrultusunda 2.931.180,00 TL fesih tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 15.11.2018 tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ:<br> Asıl davada ve birleşen davada davalı vekili; taraflar arasında 01.02.2017 tarihli risk paylaşım sözleşmesi ile 07.01.2016 tarihli elektrik alım satım anlaşması olmak üzere bir birinden farklı 2 adet çerçeve sözleşme imzalandığını, risk paylaşım sözleşmesine ek olarak toplam 10 adet protokol imzalandığını, risk paylaşım sözleşmesinde taraflar ek protokol ile belirlenen dönemin sonunda anlaşılan fiyat ile EPİAŞ tarafından yayınlanan piyasa takas fiyatı arasındaki farkı hesaplandığı ve ancak ek protokolde belirlenen bu  dönemin sonunda alacaklı ve borçlu tarafların ortaya çıkabilmekte olduğunu, davalının davacıya ödemesi gereken herhangi bir borç bulunmadığını, risk paylaşım sözleşmesinin davalı tarafından haklı nedenle feshi sebebiyle davalı lehine fesih tazminatı alacağı doğduğunu, davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ettiğinden sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesine sebep olduğunu, risk paylaşım sözleşmesinin 16. maddesine göre tarafların birbirinden karşılıklı olarak teminat mektubu talep edebileceği bir tarafın teminat mektubu vermeye hazır iken diğer tarafın imtina etmesinin sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği, 01.02.2017 tarihli risk paylaşım sözleşmesi ve eki olan 10 adet protokolden 18 Ekim 2018'e kadar taraflardan hiç birinin teminat istemeden ticari ilişkiyi devam ettirdiğini, davacının 12 Ekim 2018 tarihli ihtarnamesi ile  davalıdan teminat mektubu talebinde bulunduğu, teminat mektuplarının  dönem sonuna kadar kim alacaklı kim borçlu belli olmadığından ve elektrik piyasası fiyatları sürekli değişebildiğinden her iki tarafı da güvence altına almak adına karşılıklı verilmek zorunda olduğunu, davacının ihtarnamesinde kendisinin de davalıya teminat mektubu vermeye hazır olduğuna dair bir beyanı olmadığını, davalının karşılıklı olarak sağlanması gereken teminat mektupları için davacının talep ettiği mektup formatını kabul ettiğini, davalının davacıyı 19.10.2018 tarihli ihtarname ile görüşmeye davet ettiğini, bu görüşmelerde davacının teminat mektubu sağlamayacağını açıkça bildirdiğini, davalının kendisinin teminat mektuplarını sağlamaya hazır olduğunu ancak davacının da teminat mektuplarını ...'ye sağlaması gerektiğini 02.11.2018 tarihli yazı ile beyan ettiğini, bir yazı  daha gönderilerek 5 iş günü sonu olan 09.11.2018'e kadar teminat mektuplarının hazır edilmesi ve karşılıklı teslim edilmesinin bildirdiğini, davacının teminat verme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden sözleşme ve eki protokollerinin davalı tarafından tazminatsız ve haklı nedenle feshedildiğini,  fesih tazminatı talep hakkının davacıda değil davalıda olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>BİRLEŞEN ANKARA 5 ATM 2018/931 ESAS SAYILI DAVA İLE BİRLEŞEN  ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2019/343 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA<br>İDDİANIN ÖZETİ:<br> Asıl davada davalı birleşen davada davacı ... ELEKTRİK …A.Ş. vekili; taraflar arasında 01.02.2017 tarihli risk paylaşım sözleşmesi ve 07.01.2016 tarihli elektrik satım anlaşması imzalandığını, davalının risk paylaşım sözleşmesinin 16. maddesi uyarınca teminat mektubu sağlama yükümlülüğünün yerine getirmekten imtina ettiğini, davalının bu nedenle sözleşmesinin 16. Maddesi hükmü uyarınca risk paylaşım sözleşmesi ve eki niteliğindeki protokolleri 09.11.2018 tarihli ihtarname ile haklı nedenle feshettiğini, sözleşmenin 12.2 maddesinde risk paylaşım sözleşmesi ve eki niteliğindeki protokollerin süresinden önce sona ermesine sebep olan tarafın diğer tarafa 17. Maddede hesaplanan fesih tazminatı bedelini ödemesi gerektiğinin düzenlendiğini, davacının lehine doğan fesih tazminatı bedeli için 13.11.2018 tarihli fatura düzenlediğini davalının faturaya itiraz ederek bedelini ödemekten imtina ettiğini, öte yandan risk paylaşım sözleşmesi gereği davalının Ekim 2018 ve Kasım 2018 risk paylaşım bedeli alacağına karşılık düzenlediği faturaların kabul edilerek davacı ticari defterlerine işlendiğini, davalının da Ekim 2018 ve Kasım 2018 risk paylaşım bedeli alacağına karşılık düzenlediği faturaların  davalıya teslim edildiğini, davalı tarafından itiraz edilmeksizin kabul edildiğini, her iki taraf fatura bedelleri karşılıklı mahsup edildiğinde davalının Ekim 2018 ayına ilişkin 753.466,00 TL Kasım ayına ilişkin 228.384,00 TL alacaklı olduğunu, ancak sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiği ve davalıya ödenecek risk paylaşım bedellerinin  davacı lehine doğan fesih tazminatı bedelinden takas yolu ile mahsup edildiğini davalıya bildirildiğini, davacı lehine doğan 2.931.181,00 TL fesih tazminatı bedelinden mahsuplaşma sonucu davalı alacağı olan 981.850,00 TL risk paylaşım alacağının mahsubu sonucu davacı lehine kalan bakiye 1.949.330,00 TL fesih tazminatının tahsilinin gerektiğini, davacının davalının 12.10.2018 tarihli ihtarname ile davacıdan 3 adet teminat mektubu talep ettiğini, risk paylaşım sözleşmesinin 16. maddesine göre tarafların birbirinden karşılıklı olarak teminat mektubu talep edebilmekte olduğunu, teminat mektubunun karşılıklı olarak sağlanması gerektiğinin ihtarname ile davalıya bildirildiğini, davacının sözleşmenin 16. maddesi gereği teminat mektubu vermeye hazır olduğunu davalıya beyan ettiğini, davalının ise Ekim, Kasım ve Aralık aylarında ...'un alacaklı olduğunu bu nedenle teminat mektuplarını yalnızca ...'nin sağlaması gerektiğini bildirdiğini ve teminat mektubu sağlamaktan imtina ettiğini, risk paylaşım sözleşmesi uyarınca yapılan protokollerde ilgili risk paylaşım sonuna dek kim alacaklı kim borçlu belli olmadığından ve elektrik piyasası fiyatları sürekli değişebildiğinden teminat mektuplarını her iki tarafı da güvene altına almak adına karışlıklı verilmek zorunda olduğunu, davalıya gönderilen yazı ile 5 iş günü süresi sonu olan 09.11.2018'e kadar mektupların hazır hale getirmesi ve karşılıklı teslim edilmesinin bildirildiğini, davalının yükümlülüğünü yerine getirmediğinden davacının sözleşme ve protokollerin 16. madde uyarınca 09.11.2018 tarihli ihtarname ile haklı nedenle feshedildiğini, davalının sözleşme ve protokollerin feshedilmesine sebep olduğu için sözleşmenin 14. maddesi uyarınca hesaplanan fesih tazminatını ödemekle yükümlü olduğunu, 2.931.181,00 TL fesih tazminatı bedelinden davalının 2 fatura toplamı 981.850,00 TL'nin takas yolu ile mahsup edildiğini belirterek bakiye 1.949.330,00 TL davacı alacağından şimdilik 400.000,00 TL'lik kısmının 16.11.2018 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ:<br>Asıl davada davacı birleşen davada davalı ... …A.Ş. vekili ; risk paylaşım sözleşmesinin davalı tarafından ihlali söz konusu olmayıp tazminat talebine dayanak feshin haksız olduğunu, sözleşmenin 16. Maddesinin son paragrafında teminata ilişkin tutar ve detaylar üzerinde taraflar arasında mutabık kalınması gerektiğini, bir mutabakat olmadığı müddetçe teminat sağlama yükümlülüğü doğmadığını, bunun davacı yanında kabulünde olduğunu, sözleşmenin 16. maddesinde maddede mutabık kalınan teminatların sağlanamaması halinde diğer tarafın yalnızca protokolleri feshetme hakkının açıkça belirtildiğini, madde 16'ya göre yapılan bir feshin sadece protokolleri kapsayabilecek nitelikte olup risk paylaşım sözleşmesinin feshi hakkını vermediğini, davacının fesih işleminin haksız ve kötü niyetli olduğunu ve geçersiz olduğunu, sözleşmenin 14. maddesinde fesih tazminatının yalnızca sözleşmenin 12 ve 13. maddeleri uyarınca feshedilmesi halinde söz konusu olacağını belirtildiğini, madde 16 kapsamında yapılan bir fesih işlemi için fesih tazminatı ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmadığını, sözleşmenin 14. maddesi çerçevesinde ... lehine fesih tazminatı talep etme hakkı doğmadığını, tarafların aynı anda karşılıklı borç alacak ilişkisi söz konusu olmadığından ileri sürülen takas beyanının geçerliliğinin bulunmadığı belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>BİRLEŞEN ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2019/399 ESAS SAYILI DAVADA<br>İDDİANIN ÖZETİ:<br>  Asıl davada davalı birleşen davada davacı ... …A.Ş. vekili; taraflar arasında 01.02.2017 tarihli risk paylaşım sözleşmesi ve 07.01.2016 tarihli elektrik alım satım anlaşması akdedildiğini, davaya konu ihtilafın 07.01.2016 tarihli elektrik alım/satım anlaşması ve bu anlaşmanın eki olan 15.02.2018 tarihli protokolden kaynaklandığını, protokol uyarınca davalının davacıya 01.01.2019 - 31.12.2019 tarihleri arasında protokolde belirtilen koşullarda elektrik tedarik edeceğini, başlangıçta da davacının protokolde kararlaştırıldığı üzere davalıya 31.12.2018 tarihine kadar teminat mektubu sağlayacağını davacının mutabık kalınan miktar ve vadede teminat mektubu örneğini hazırlattığını ve davalıya 10.12.2018 tarihinde ilettiğini, cevap alınamaması nedeniyle aynı içerikli 12.12.2018 tarihli e posta, 21.12.2018 tarihli kep vasıtasıyla davalıya ilettiğini ancak davalının 20.12.2018 tarihli ihtarname ile elektrik alım satım anlaşması ve eki niteliğindeki protokolü feshettiğine dair bildirimde  bulunduğunu, davalının haksız feshi nedeniyle anlaşmanın 17. maddesi uyarınca hesaplanan fesih tazminatı bedelini ödeme yükümlülüğü doğduğunu, davalının anlaşma ve protokolü feshinin taraflar arasındaki güven ilişkisinin sarsılması ve davacının anlaşma kapsamında borçlarını ödeyebileceğine dair duyulan güvenin zedelendiği iddia ile gerekçelendirdiğini, davacının davalıya sağlayacağı teminat mektubunun davacının ödemelerinin en büyük güvencesi olduğunu, davalının fesih gerekçesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, anlaşmanın 16. maddesinde yalnızca elektrik alım satım anlaşması ve protokol kapsamında tanzim edilecek faturaların ödeme yükümlülüğün ihlali halinde fesih hakkının bulunduğunu, bu hüküm dışında bir sebeple protokolde belirtilen süreden önce feshin gerçekleştirilemeyeceğinin düzenlendiğini, davalının feshe gerekçe gösterdiği nedenlerin anlaşma kapsamında fesih nedeni olarak kabul edilmediği gibi soyut ve dayanaksız gerekçeler olduğunu, anlaşmanın 16.2 maddesine göre davalının fesih tazminatı bedelini ödemekle yükümlü olduğunu, ilgili formül uyarınca hesaplanan fesih tazminatı tutarı 8.365.800,00 TL'nin anlaşmanın 17. maddesine uygun şekilde davalıya faturalandırıldığını, davalının bu bedeli ödemekten imtina ettiğini belirterek  davalı tarafından 07.01.2016 tarihli elektrik alım satım anlaşması ve eki niteliğindeki 15.02.2018 tarihli protokolün haksız feshedildiğinin tespitine, davacı lehine fesih tazminatı tutarı 8.365.800,00 TL'den şimdilik 400.000,00 TL'lik kısmın  son ödeme tarihi olan 25.01.2019'dan başlamak üzere Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesinde belirlenen oranda faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br> Asıl davada davacı – birleşen davada davalı ... …A.Ş.vekili; taraflar arasında imzalan 07.01.2016 tarihli elektrik alım satım sözleşmesi ile 01.02.2017 tarihli risk paylaşım sözleşmesinin ayrı ayrı akdedilmiş olsalar da birbirini tamamlayıcı nitelikte sözleşmeler olduğunu, davacının risk paylaşım sözleşmesini haksız ve kötü niyetle feshederek ticari ilişkinin temelinin çökmesine yol açtığını, davacının sözleşmeyi 09.11.2018 tarihinde haksız feshederek ...'un fesih tarihinden itibaren 2018 yılı sonuna kadar elde edeceği gelirlerden mahrum kalmasına yol açtığı gibi fesihten önceki dönemde doğmuş olan Ekim ve Kasım ayı ilk yarısına ilişkin kesinleşmiş borçlarını ...'a ödemediğini, yapılan icra takiplerine itiraz ettiklerini, davacının süreç içerisindeki yaklaşımı dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşme ve ticari güven ilişkisinin temelinden sarsıldığını, bu şartlar altında davalının 20.12.2018 tarihli ihtarnamedeki gerekçeler ile elektrik alım satım sözleşmesini haklı nedenle feshetmek zorunda kaldığını, davacının elektrik alım satım sözleşmesi kapsamındaki protokol çerçevesinde verilecek teminatların da güven ilişkisini tesis edemeyecek nitelikte olduğunu, önerilen teminat bedelinin ...'un ticari riskine göre çok  düşük kaldığını, güven ilişkisinin ortadan kalkmasının elektrik alım satım sözleşmesinin ifası suretiyle ticari ilişkinin devamını çekilemez kıldığını, hangi hallerde fesih tazminatı ödeneceğini sözleşmenin 17. maddesinde açıkça düzenlendiğini buna göre fesih tazminatının sözleşmenin ancak madde 15 a,b ve c bentleri uyarınca süresinden önce sona ermesi veya madde 16 uyarınca feshi alinde gündeme gelmekte olduğunu, somut olay açısından bu tip bir durumun söz konusu olmadığını, kaldı ki sözleşmenin müvekkili tarafından haklı sebeple feshedildiğini bildirerek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece ;  I-)Elektrik piyasası katılımcısı olan taraflar arasında 07.01.2016 tarihli elektrik alım/satım anlaşması ile 01.02.2017 tarihli risk paylaşım sözleşmesinin akdedildiği, elektrik alım/satım anlaşması kapsamında alıcı ve satıcının yer değiştirebileceği, sağlanacak enerji miktarı ile uygulanacak referans fiyatın ve uygulama dönemlerinin belirlendiği protokoller imzalanarak karşılıklı olarak enerji sağlamayı üstlendikleri bir ikili anlaşma niteliğinin bulunduğu, risk paylaşım sözleşmesinin ise tarafların akdettikleri protokol kapsamında önceden belirledikleri ve anlaştıkları referans enerji fiyatı ile piyasa takas fiyatı arasında meydana gelebilecek olağan dışı artış ve azalışlar sonucunda her iki tarafında ilgili dönemde alıcı veya satıcı olması haline bağlı olarak oluşabilecek riskleri paylaşabilmek üzere düzenlendiği, buna göre her iki sözleşmenin birbirinden bağımsız nitelikte olduğu, davacı ... ... A.Ş tarafından asıl davada ve birleşen Ankara 14 ATM 2019/137 esas sayılı davada taraflar arasında imzalanan risk paylaşım sözleşmesine dayalı olarak düzenlenen faturaya dayalı bakiye risk paylaşım bedellerinin tahsili yönünde başlatılan ilamsız takibe davalı itirazının iptali talebinde bulunmuş olup, toplanan deliller ve yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen kök ve ek rapor uyarınca asıl davaya esas olan Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2018/13770 esas sayılı takibe konu Ekim 2018 risk paylaşım bedeline ilişkin 31.10.2018 tarihli davacı faturası ile birleşen Ankara 14 ATM 2019/137 esas sayılı davaya esas olan Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2018/15035 esas sayılı takibe konu 1-12 Kasım 2018 risk paylaşım bedeline ilişkin  30.11.2018 tarihli davacı faturasının her iki yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki karşılıklı alacak borç ilişkisi kapsamında mahsuplar yapıldıktan sonra asıl davada davacının davalıdan Ekim 2018 risk paylaşım bedeli faturasından ödenmeyen bakiye 753.476,66 TL, birleşen Ankara 14 ATM 2019/137 esas sayılı davada davacının davalıdan 1-12 Kasım 2018 risk paylaşım bedeli faturasından ödenmeyen bakiye 228.383,90 TL alacağının bulunduğu kanıtlanmış olmakla asıl davanın ve birleşen Ankara 14 ATM 2019/137 esas sayılı davanın kabulüne alacak likit bulunduğundan asıl ve birleşen  davada davacı yararına icra inkar tazminatına, <br>II-)Asıl dava ile birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/991 esas sayılı davada davacı ... ... A.Ş tarafından risk paylaşım sözleşmesinin  davalı tarafından haksız feshi nedeniyle fesih tazminatı, birleşen Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/343 esas sayılı davada davacı ... ... A.Ş tarafından risk paylaşım sözleşmesinin haklı nedenle feshi nedeniyle fesih tazminatı talebinde bulunduğu, 01.02.2017 tarihli risk paylaşım sözleşmesinin teminat başlıklı 16. maddesinde  \"İşbu Sözleşme ve Protokoller kapsamında tarafların birbirlerinden teminat talep etme hakkı saklıdır. Taraflardan herhangi birinin yapılmış ve yapılacak protokoller dahilinde teminat talebi olması durumunda, taraflar teminat talebi bildiriminin madde 10'da belirtilen usullere göre yapıldığı tarihten itibaren 5(beş) iş günü içinde karşılıklı olarak birbirlerine teminat sunmakla yükümlü olduğu, ilgili teminat mektubu belirlenen süreler dahilinde taraflardan birine sağlanamaz ise, teminat sağlanamayan taraf protokolleri tazminalsız fesih etme hakkına sahiptir.\" düzenlemesi bulunduğu<br>Davacı/davalı ... ... A.Ş tarafından davalı/davacı ... ... A.Ş'ne keşide edilen 12 Ekim 2018 tarihli ihtarname ile Ekim, Kasım ve Aralık 2018 dönemine ilişkin alacakları bulunduğu belirtilerek sözleşmenin 16. maddesi kapsamında 3 ayrı teminat mektubu sunulmasının talep edildiği ... ... A.Ş'nin 16 Ekim 2018 tarihli ihtarnamesinde teminat mektubunun karşılıklı olarak hazırlanması ve aynı tarihte teslim edilmesi şartıyla teminat mektubu vermeye hazır olduklarının bildirildiği, taraflar arasında teminat mektubuna ilişkin ihtarname e posta ile yazışmaların devam ettiği, son olarak ... A.Ş tarafından keşide edilen 09 Kasım 2018 tarihli ihtarname ile risk paylaşım sözleşmesi eki protokollerin 16. madde gereğince tazminatsız ve haklı nedene dayalı olarak feshedildiğinin bildirildiği, risk paylaşım sözleşmesinin 16. maddesi kapsamında tarafların birbirlerinden teminat talep etme hakkı saklı tutularak taraflardan herhangi birinin protokoller dahilinde teminat talebi olması durumunda bildirimin 10. maddedeki usullere göre yapıldığı tarihten itibaren 5 iş günü içerisinde karşılıklı olarak birbirlerine teminat sunmakla yükümlü olacakları teminat mektubunun belirtilen süreler dahilinde taraflardan birine sağlanamaz ise teminat sağlanamayan tarafın protokolleri tazminatsız feshetme hakkına sahip olacağının kararlaştırılmış olduğu, öte yandan sözleşmenin 12.2 maddesinde sözleşmenin ve/veya protokolün bir tarafça ihlali ve bu durumun diğer tarafça yapılacak ihtarı takip eden 3 iş günü içerisinde düzeltilmemesi halinde ihlalde bulunmayan tarafın ihlal edilen sözleşmeyi ve/veya protokolleri tazminatsız feshetme hak ve yetkisine sahip olacağı protokollerin işbu madde 12.2'ye göre feshedilmesi halinde, tarafların sözleşmenin madde 7. ve madde 9. kapsamındaki hakları saklı kalmak kaydıyla, ihlalde bulunan tarafın diğer tarafa feshedilen protokoller için sözleşme madde 14. hükümleri uyarınca hesaplanacak fesih tazminatı ödeyeceğinin düzenlendiği sözleşmenin fesih tazminatı başlıklı 14. maddesinde ise fesih tazminatının madde 12 uyarınca sözleşmenin ve/veya yapılabilecek protokollerin süresinden önce sona ermesi halinde sona ermesine sebebiyet veren tarafın veya sözleşmenin ve/veya yapılabilecek  protokollerin madde 13 uyarınca feshi halinde, faturayı ödemeyen tarafın, diğer tarafa ödemesi gereken ve sona erme/fesih tarihi ile protokol bitiş tarihi arasındaki her bir fatura dönemi için, sözleşme hükümlerine bağlı olarak doğacak ve feshedilen her bir protokol için ayrı aynı aşağıdaki belirtilen formül uyarınca hesaplanacak mali kayıp bedellerinin toplamı olduğunun belirtildiği, 12.10.2018 tarihinde ... A.Ş tarafından sözleşmenin 16. maddesi uyarınca  ... A.Ş'den teminat mektubu sunmasının talep edildiği, ... A.Ş tarafından talebin karşılıklı olarak teminat mektubunun sunulması şeklinde talebin kabul edildiği, ... A.Ş'nin karşı yandan alacakları bulunduğundan kendilerinin teminat sunma yükümlülüğü olmadığı gerekçesiyle karşı yandan tek yanlı teminat mektubu sunulmasının istenildiği, ... A.Ş'nin  keşide ettiği ihtarnamede verilen 5 iş günü süre içerisinde teminat mektubunun sunulmaması üzerine risk paylaşım sözleşmesinin ... A.Ş tarafından 09 Kasım 2018 tarihinde feshedilmiş olduğu, risk paylaşım sözleşmesinin 16. Maddesinde belirtilen taraflardan birinin teminat talebi halinde karşılıklı olarak birbirlerine teminat sunmakla yükümlü olacaklarına ilişkin düzenleme çerçevesinde ... A.Ş tarafından  yapılan feshin haklı nedene dayalı olduğu, risk paylaşım sözleşmesinin sözleşmenin süresinden önce sona ermesi başlıklı 12. Maddenin 1. Fıkrasında sözleşme ve/veya protokollerin a,b ve c bentlerinde belirtilen lisans iptali, iflas, konkordato talebi yada hakkında tasfiye veya iflas takibine başlanmış olması gibi bir sebeple sona ermesi ve bu halin ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmaması halinde sözleşme ve/veya protokollerin sona ermesine sebebiyet veren tarafın diğer tarafa 14. madde uyarınca hesaplanacak fesih tazminatı ödeyeceğinin öngörüldüğünü, somut uyuşmazlıkta ... A.Ş tarafından risk paylaşım sözleşmesi ve eki protokolleri karşı yan tarafından teminat verme yükümlülüğünden kaçınılmaması nedeniyle 16. madde gereğince tazminatsız feshedilmiş olduğu anlaşılmakla risk paylaşım sözleşmesinin 12/1 maddesinde ön görülen fesih tazminatı talebini haklı kılan son erme koşullarının hiç birisinin bulunmadığı, 12.2 maddesinde belirtilen sözleşme ve protokolün ihlali ve bu durumun yapılacak ihtarı takip eden 3 iş günü içerisinde düzeltilmemesi halinde sözleşme ve protokollerin tazminatsız feshedilebileceği ifadesinden sonra sözleşmenin faturalandırmaya ilişkin 7. ve geç ödemeye ilişkin 9. maddesi kapsamındaki haklar saklı kalmak kaydıyla 12.2. Maddeye göre protokollerin feshi halinde ihlalde bulunan tarafın fesih tazminatı ödeyeceğine ilişkin koşullarında somut olayda gerçekleşmediği zira risk paylaşım sözleşmesinin16. maddesinde açıkça teminat mektubunu belirtilen sürede sağlanamaması durumunda ancak protokolleri tazminatsız feshetme hakkı bulunduğunun düzenlendiği, bu düzenlemeye uygun olarak da ... A.Ş tarafından fesih ihtarnamesinde de sözleşme ve eki protokollerin tazminatsız feshedildiğinin ifade edilmiş olduğu anlaşılmakla ... A.Ş tarafından risk paylaşım sözleşmesi ve eki protokollerin sözleşmenin teminata ilişkin 16. maddesi kapsamında haklı nedenle feshedilmiş olsa da sözleşme hükümleri çerçevesinde fesih tazminatı talep koşullarının gerçekleşmemiş olması karşısında ... A.Ş tarafından fesih tazminatı talebi ile açılan birleşen Ankara 11 ATM 2019/343 esas sayılı davanın ve keza risk paylaşım sözleşmesi ve protokollerin ... A.Ş tarafından haklı nedenle feshi ve tazminat koşullarının oluşmaması nedeniyle ... A.Ş  tarafından fesih tazminatı talebi ile açılan birleşen Ankara 5 ATM  2018/991 esas sayılı davanın reddine,  <br>III-)Asıl dava ile birleşen Ankara 12 ATM 2019/399 esas sayılı davada  davacı ... A.Ş07.01.2016 tarihli elektrik alım satım anlaşması ve eki niteliğindeki protokolün davalı tarafından haksız feshi nedeniyle fesih tazminatı talebinde bulunduğu; Birleşen  davada davalı ... A.Ş tarafından birleşen davada davacı ... A.Ş'ne keşide edilen 20.12.2018 tarihli ihtarname ile risk paylaşım sözleşmesi ve buna bağlı protokollerin 09.11.2018 tarihli fesih ihbarı ile haksız bir şekilde feshedildiği risk paylaşım sözleşmesine dayalı faturaların ödenmediği elektrik alım sözleşmesi kapsamında güven ilişkisinin tamamen ortadan kalktığı ticari ilişkinin sürdürülemez hale geldiğine dayalı olarak 07.01.2018 tarihli elektrik alım satım anlaşması ile buna bağlı olan 15.02.2018 tarihli protokolün tazminatsız feshedildiğinin bildirildiği, 07.01.2016 tarihli elektrik alım/satım anlaşmasının anlaşmanın süresinden önce sona ermesi halinde , Asıl davacı /birleşen davalı ... A.Ş tarafından elektrik alım satım sözleşmesinin feshine ilişkin ihtarname içerisinde fesih sebebi olarak alım satım anlaşmasının 16. maddesinde sözü edilen fesih sebeplerinin hiç birinin gösterilmediği, ihtarname içeriğinde sözü edilen ödenmeyen fatura alacaklarının elektrik alım satım sözleşmesinin 8. ve 9. maddeleri kapsamında düzenlenmiş faturalara ilişkin olmadığı, ayrı bir sözleşme olan risk paylaşım sözleşmesine dayalı olarak düzenlenmiş olan faturalara bedellerinin ödenmemesinin elektrik alım satım sözleşmesinin feshine esas alınamayacağı bu kapsamda elektrik alım satım anlaşmasının 16/1 maddesindeki fesih sebeplerini içermeyen fesih ihtarının haklı nedene dayalı olduğunun kabul edilemeyeceği, birleşen davada davalı / asıl davada davalı ... A.Ş tarafından elektrik alım satım anlaşmasını feshinin haklı nedene dayanmadığı tespit edilmiş ise de elektrik alım satım sözleşmesinin 17. maddesinde ön görülen fesih tazminatına hak kazanılabilmesi için anlaşmanın 15. maddenin lisans iptali, konkordato, iflas talebi, tasfiye veya iflas takibine ilişkin a,b ve c bendlerinden birine dayalı olarak sona ermesi veya anlaşmanın 16/1 maddesindeki sebeplere dayalı olarak  sözleşmeyi haklı nedenle feshedenin tazminat talebinde bulunması  gerektiği, sözleşme hükmünde açıkça ön görüldüğü 16.2 madde de taraflardan herhangi birisinin 16.1 maddesinde belirtilenler dışında bir sebeple anlaşma ve protokolü süresinden evvel feshetme hakkı bulunmadığı, birleşen davada davacı tarafından elektrik alım satım anlaşmasının birleşen davada davalının haksız feshine dayalı TBK genel hükümler çerçevesinde hakları bulunmakla birlikte elektrik alım satım anlaşmasının 15.,16. ve 17. madde hükümleri kapsamında ön görülen fesih tazminatı talep koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla birleşen Ankara 12. ATM 2019/399 esas sayılı davanın reddine karar verilmiş hükme karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>I-)Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin 16. maddesine göre borçlu olmadığı için teminat verme yükümlülüğü bulunmayan davacı ... A.Ş.’nin, mevcut olmayan bir borç ve yükümlülüğe aykırı davranamayacağını, bu nedenle de, davalı ... A.Ş.’nin, sözleşmenin 16.maddesine aykırılıktan dolayı tazminatsız ve haklı nedenle fesih hakkından söz edilemeyeceğini, o halde, davalı ... A.Ş. tarafından yapılan fesih, her yönden   haksız bir fesih olduğu gibi, böyle haksız bir fesih  sonunda davacı ... A.Ş.’nin, sözleşmenin 14. maddesine  göre, davalı ... A.Ş.’den fesih tazminatı talep etme hakkı da vardır.\" şeklinde değerlendirme yapılamayacağını, davalı ... tarafından vadesi gelen borçlarının tüm yazılı ve sözlü ihtarlara rağmen ödenmemesi ve Risk Paylaşım Sözleşmesi’nin haksız şekilde feshinden kaynaklanan zarar, müvekkil şirket zararı telafi edilmez boyutlara ulaşması nedeniyle taraflar arasında akdedilen Risk Paylaşım Sözleşmesi’nin fesih tazminatının hesabına ilişkin detaylarının belirtildiği 14. maddesinden yola çıkarak hesaplanan 2,931,180.00 TL fesih tazminatı bedeli, sözleşmeye uygun olarak davalı ...’ye 15.11.2018 tarihinde fatura düzenlendiğini, faturanın da davalı şirkete 19.11.2018 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen bu zamana kadar ikmal edilmediğini,  bu faturaya, ...’nin 21.11.2018 tarihli ve 18081 yevmiye nolu ihtarnamesi ile kötü niyetli olarak itiraz edilmesi nedeniyle davacı ... tarafından Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2018/991 E. Sayılı birleşen dava açıldığını, ilk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın diğer hükümlerine katılmakla birlikte, anılan nedenlerle, davalı ...'nin Risk Paylaşım Sözleşmesi'ni feshinin haksız fesih olduğu açık olmasına rağmen davacının  birleşen Ankara 5 Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2018/991 E. sayılı davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak anılan dava dosyasının da kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>II-)Asıl davada davalı vekili birleşen davada davacı vekili; asıl dava ile birleşen davalarda davacı olan ... ‘a müvekkilinin takas beyanı ile borçlu olmadığını, müvekkilinin risk paylaşım sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, fesih tazminatı alacağına hak kazandığının sabit olmasına rağmen reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bildirerek  ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak asıl dava ve birleşen  davacının davasının reddine birleşen davacı sıfatıyla açılan davalarının kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık; risk paylaşım ve elektrik alım satım sözleşmelerinin haklı olarak feshedilip edilmediği, burada varılacak sonuca göre tarafların yükümlülüklerinin borç alacak ilişkisinin belirlenmesi hususuna ilişkindir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Asıl dava ve birleşen davada risk paylaşım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali; haksız fesih nedeniyle tazminat, birleşen davada ise davalı ve asıl davada davalı vekili; elektrik alım satım anlaşması ve eki niteliğindeki protokolün ve risk paylaşım sözleşmesinin  feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında taraflar arasında risk paylaşım ve elektrik alım satım sözleşmeleri bağıtlandığı, sözleşme hükümleri gereğince faturalara dayalı alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptaline karar verilmesinde, risk paylaşım  ve elektrik satım sözleşmesinin feshinden kaynaklanan tazminat koşullarının doğmadığının kabulü ile tazminat davaların reddine dair verilen  kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve incelemeyi içermesine, hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin ayrı ayrı  istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Taraf vekillerinin  istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-a)Asıl dava yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 51.469,99 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 11.984,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 39.485,29 TL harcın istinaf eden  davalı ... Elektrikten  alınarak Hazineye irat kaydına,<br> b)Birleşen Ankara  Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/137 Esas sayılı dosyası yönünden  Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 15.600,90TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.900,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.700,68 TL harcın istinaf eden davalı ... Elektrikten  alınarak Hazineye irat kaydına,<br>c)Birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/991 Esas sayılı dosyası yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın istinaf eden davacı  ... ... A.Ş.'den alınarak Hazineye irat kaydına,<br>d)Birleşen Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/343 Esas sayılı dosyası yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın istinaf eden  davacı ... Elektrikten  alınarak Hazineye irat kaydına,<br>e)Birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi  2019/399 Esas sayılı dosyası yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın istinaf eden  davacı ... Elektrikten  alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 28/02/2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,\t <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 28/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. \t\t\t<br><br>Başkan<br>   e-imzalıdır<br><br>Üye<br>   e-imzalıdır<br><br>Üye<br>  e-imzalıdır <br><br>Katip<br>  e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"53840d098d7419a3","SID":"f5db38ed01edba2a"}}