{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/348 - 2025/592<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/348 <br>KARAR NO\t: 2025/592<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                   K A R A R <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/265 E.  -  2022/131 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/05/2022 tarih ve 2020/265 E. - 2022/131 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin 2008/33588, 2009/18232, 2009/18235, 2010/31482, 2014/08860, 2014/108592, 2014/108601,2014/17229, 2015/43274, 2015/43279, 2016/53090, 2016/53091, 2016/56650, 2016/103882, 2018/80553 sayılı ve \"...\" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı ...'nun bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki \"... ...\" ibaresini 41. sınıfta marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin başvuruya yaptığı itirazının nihai olarak dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa Türkiye’nin ilk üniversiteye hazırlık dershanesi olan ...'ni müvekkilinin 1997 yılında devraldığını, Türkiye genelinde davacıya ait 140 adet “... Eğitim Kurumu”nun bulunduğunu, müvekkilinin www.....com web sitesinin 1998 yılından beri sahibi olduğunu,  davacının “...” ibaresini uzun yıllardır marka, ticaret unvanı, işletme adı ve alan adı hüviyetinde yoğun bir biçimde kullandığını, “...” ibaresine büyük emekler harcayarak yoğun ve yaygın kullanım ile tanıtım çalışmaları sonucunda eğitim-öğretim hizmetleri ve ürünleri bakımından ayırt edicilik kazandırdığını, “...” ibaresinin doğrudan davacıyı çağrıştırdığı yani bu ibarenin davacı adına tanınmışlık ve bağımsızlık da kazandığını, davalı şahsın aynı ibareyi ihtiva eden dava konusu başvurusu ile davacının tescilli markaları arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu başvuruyu gören tüketicilerin “davacının Üsküdar'daki şubesi” olarak algılayacaklarını, taraf markalarının aynı/aynı tür emtialarda kullanılacağını, davalının tescil başvurusunun kötü niyetli olduğunu, davacının markasının tanınmışlığından haksız olarak yararlanılmak istenildiğini, dava konusu ibarenin müvekkilinin ticaret unvanından kaynaklı haklarını da ihlal ettiğini, dava konusu başvurunun haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, YİDK’ın 2020-M-8028 sayılı kararının iptalini ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında itiraza mesnet markaların ... Merkezi Eğitim Hizmetleri A.Ş'ye devredildiğini bildirerek,  HMK'nın 125. maddesi kapsamında davaya anılan şirket huzurunda devam edileceğini bildirmiştir.<br>Davalı ... vekili, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan \"...” ibaresinin  yerleşik/bilinen anlamı nedeniyle bilim dünyasında ve özellikle de eğitim-öğretim hizmetlerinde doğrudan tanımlayıcı ve markasal anlamda ayırt edici niteliği bulunmayan bir ibare olduğunu, böyle bir ibarenin özellikle ayırt edici ek sözcüklerle kullanıldığında karıştırılma ihtimalinin ortadan kalkacağını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Diğer davalı vekili,  müvekkilinin eğitim – öğretim alanında faaliyet gösterdiğini, “...” ibaresinin genel anlam taşıyan bir ibare olduğunu, bu ibareyi markasında ayırt edici şekilde kullanan yüzlerce işletme bulunduğunu, çekişme konusu markaların ortak kullanıma açık ve ayırt edicilikten yoksun \"...\" ibaresi dışında ihtiva ettiği diğer unsurlar ve tertip tarzları bakımından herhangi bir benzerlik taşımadığını, “...” ibaresinin ilk ve orta öğretimde ders kitabı olarak kullanıma özgülenmiş genel anlam taşıyan bir ibare olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını  savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka başvurusu kapsamındaki 41. sınıf hizmetlerin tamamının, davacının itiraz mesnet markaları kapsamında da yer aldığı,  davacı adına tescilli \"...\" esas ibareli markalar ile davalının markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama  tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacının “...” ibarelerinden oluşan markalarını, uzun yıllardır aktif ve yoğun bir şekilde kullandığı, bu kullanımların geniş tüketici kitlelerine eriştiği, yazılı ve görsel basında tanıtımlarının hep bu ve benzeri (... EĞİTİM KURUMLARI, ... DERSHANELERİ vs) isimler altında yapıldığı, dolayısıyla anılan ibarenin yıllar içerisindeki kullanımlara bağlı olarak “eğitim – öğretim hizmetlerinde” davacı ile anılır bir anlam da edindiği, bu davacı markalarının kullanımla elde ettiği ayırt edicilik kazandığı taraf markalarının hafızada kalan kısımları arasında yüksek seviyeli bir benzerlik bulunması nedeniyle dikkat/özen/bilgi/bilinç seviyesi yüksek olan alıcı grubunun da yanılgı yaşaması, tüketicinin önceki ve sonraki markayı ilişkilendirme ve zihinde çağrıştırma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olacağı, tüketicinin karşılaştığı markalardan hangisinin hangi tarafa ait marka olduğunu ilk bakışta anlamasının mümkün olmadığı, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde davalının markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, taraf markaları arasında iltibas koşullarının gerçekleşmediğini, davacının itirazına mesnet markalarının hiç birisinin tek başına \"...\" ibaresinden oluşmadığını, anılan ibarenin 41. sınıf hizmetler yönünden doğrudan tanımlayıcı olduğunu,  hem itiraz gerekçesi markalarda hem de dava konusu başvuruda ayırt ediciliği sağlayan başka unsurlar bulunduğunu, ayrıca uyuşmazlık konusu 41. sınıf hizmetlerin tüketicisinin dikkatli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu \"... ...\" ibareli başvuru ile davacının \"...\" ibaresinin asıl unsur olarak yer aldığı itirazına mesnet markaları arasında başvuru kapsamında yer alan 41. sınıf  yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira gerek dava konusu başvurunun gerekse de davacının bahsi geçen itirazına mesnet markalarının asli unsularının \"...\" ibaresinden oluştuğu, her ne kadar anılan ibarenin 41. sınıf hizmetler bakımından ayırt ediciliği zayıf ise de, mahkemece alınan bilirkişi raporlarında açıklandığı üzere davacının anılan ibareyi eğitim ve öğretim hizmetlerinde   kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiği, ayrıca dava konusu başvuruda farklı olarak yer alan \"...\" ibaresinin maruf bir yerleşim yerinin adı olup kimsenin tekeline bırakılamayacağı gözetildiğinde anılan ibarenin  dava konusu marka başvurusunu davacının  markalarından uzaklaştırmaya yetmediği, aksine tüketiciler nezdinde davacının \"...\" markasının ... bölgesine özel olarak tasarlanmış ve oluşturulmuş, seri markalarından birisi olduğu algısını yaratacağı, nitekim aynı taraflar arasında görülen benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/1527-2025/128 E/K sayılı ilamında da aynı sonuca varılarak,  \"... ...\" ibareli başvurunun davacının \"...\" asıl unsurlu markalarıyla benzer olduğunun kabul edildiği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ...  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,7‬0-TL'nin davalı kurumdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 21/03/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/04/2025   \t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e11f3062ea82169f","SID":"8ca7e87ef0a60f67"}}