{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/2236 - 2025/207<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/2236 <br>KARAR NO\t: 2025/207<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t:24/10/2024 (ara karar)<br>NUMARASI\t:2024/535 Esas - (derdest)<br><br>İHTİYATİ TEDBİR<br>TALEP EDEN/DAVACI\t:...<br>VEKİLİ\t:Av. ...<br>DAVALI \t:ELEMENT ALÜMİNYUM SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ. - Uzunçiftlik Mah. Yiğitalp Sk.  No: 13a Kartepe / KOCAELİ<br>TALEP\t:İhtiyati Tedbir<br>TALEP TARİHİ\t:23/10/2024<br>KARAR TARİHİ\t:31/01/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:11/02/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava ve talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğü ... Ticaret Sicil dosya numarasında kayıtlı bulunan davalı şirketin, Büyükçekmece 15. Noterliği, 29/01/2020 tarihli, ... yevmiye numarası ile tasdikli 29/01/2020 tarihli 2020-1 Genel Kurul Karar SAyılı kararının 24/02/20220 tarihinde tescil edilmesiyle birlikte davalı şirketin %50 hisse oranında ortağı olduğunu,  davalı firma müdürü ve diğer ortak olan ... özellikle müvekkilinin ortak olduğu tarihten sonra şirketi kötü yönetmeye başladığını, şirketin ticari işlerini müvekkiline bilgi vermeden yaptığını, bazı bankaların ödenmeyen kredilerin, kredi kartlarının ve çek bedellerinin tahsil edilmesi amacıyla işlem yapmaya başladığını, yargılama devam ederken davacı müvekkilin şirket ortağı olması ve borçlardan dolayı kefaletinin de olduğu dikkate alınarak daha fazla mağduriyet yaşanmaması adına davalı  şirkete ait malvarlığını azaltacak nitelikteki işlemlerin dondurulmasına karar verilerek şirket adına kayıtlı banka hesapları üzerine tedbir konulmasını talep ettiklerini belirterek  davalı firma adına yargılama süresince şirketi borçlandıracak ve şirkete ait mal varlığını azaltacak nitelikli işlemlerin yapılmasını önleyecek tedbir kararı verilmesi ve de davacı ortağın yargılama süresi boyunca şahsi ve şirket borçlarını yerine getirmek konusunda sorumluluğu ve yükümlülüğü olmadığı konusunda ve/veya davacı ortağın durumunu teminat altına alınması amacıyla öncelikli olarak teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ... T.C. Kimlik Numaralı davacı ...'in, ... Vergi Numaralı Element Alüminyum Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ndeki ortaklıktan çıkmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davacı vekilinin tedbir talebinin REDDİNE ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı tedbir talep eden/davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurda görülmekte olan dava, TTK'nın 638. maddesi gereğince ikame edilmiş olup ilgili kanun maddesi ikinci fıkrasında, ortaklardan birinin haklı sebeplerinin varlığı halinde ortağı olduğu şirketten çıkması için dava ikame edilebileceği ve istem üzerine Mahkemece, davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verilebileceği düzenlenmiş, nitekim huzurdaki dava da, bu minvalde davacı ortağın şirketten çıkmasına karar verilmesi istemi ile açılan aynı zamanda kanunun davacı müvekkile tanıdığı hukuki himayeden istifade etmek üzere ihtiyati tedbir talebi ile Mahkemeye sunulduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunun 389. Maddesinin 1. fıkrasında ihtiyati tedbirin genel şartları, öngörülen koşullar üzerinden dava dilekçesinde sunulan somut durumlar incelendiğinde, davacı müvekkil lehine hukuki himaye sağlanması gerektiği ve bu tedbirin ne denli elzem olduğu anlaşılacağını, Yerel mahkemenin bu hususta hatalı değerlendirmesi sonucu tedbir talebinin reddi kabul edilemeyeceğini, davanın esası yönünden haklılığının yaklaşık olarak ispat edildiğini beyan ederek, ihtiyati tedbirin reddine ilişkin yerel mahkeme kararının kaldırılması, talebin kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/535 Esas - 24/10/2024 tarihli ara kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Talep; davalının  şirkete ait malvarlığını azaltacak nitelikteki işlemlerin dondurulmasına karar verilerek şirket adına kayıtlı banka hesapları üzerine tedbir konulması, davalı firma adına yargılama süresince şirketi borçlandıracak ve şirkete ait mal varlığını azaltacak nitelikli işlemlerin yapılmasını önleyecek tedbir kararı verilmesi, davacı ortağın yargılama süresi boyunca şahsi ve şirket borçlarını yerine getirmek konusunda sorumluluğu ve yükümlülüğü olmadığı konusunda karar verilmesine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince; davacı vekilinin tedbir talebinin reddine karar verilmiş karara karşı tedbir talep eden/davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>TTK.'nun 638-(2) maddesine göre; \"Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.\"<br>TTK.'nun 638. maddesinde; geçici hukuki koruma konusunda özel bir hüküm bulunmadığından, genel hüküm olan HMK.'nun 389. vd. maddeleri uygulanmalıdır.<br>6100 sayılı HMK.'nun 389-(2) maddesi; \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir\".<br>6100 sayılı HMK.'nun 390. maddesi; \"tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır\" hükmünü içermektedir.<br>Geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri; ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında; yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara karar verilirken, haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.<br>6102 sayılı TTK.'nun 638-(2) maddesinde haklı sebeplerin varlığı halinde ortağın ortaklıktan çıkma talep edebileceği düzenlenmiştir. Haklı sebep ise, hükümde tanımlanmamış olup her olayda ayrıca değerlendirilmesi gereken dinamik bir değişken sebepler olarak değerlendirilmelidir. Yine, anılan hükümde davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verilebileceği hüküm altına alınmış ise de, bu kapsamda tedbire hükmedebilmek için de davacının dayandığı haklı nedenleri 6100 sayılı HMK'nın 390/3. Maddesi uyarınca yaklaşık olarak ispat etmeli ve ispata elverişli delilleri ihtiyati tedbir talebi ekinde sunmalıdır.<br>Davacı, dava dilekçesinde diğer ortak ...'in şirketi borca batık hale getirdiğine, bankalara ve üçüncü kişilere karşı şirketi borçlandırdığına dayanmıştır. <br>Somut olayda, incelenen dosya kapsamına göre; dava dosyasına sunulan kanıtlara, davacı tarafından ileri sürülen dava konusu olaylara ve iddialara göre, davacının talep ettiği ihtiyati tedbir yönünden haklılığını yasaya uygun şekilde ve yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte delillerin bu aşamada mevcut olmadığı, davacının sunduğu delillerin özellikle bir kısım çek teslim listeleri ile kefillikten istifanamelere ilişkin olduğu görülmekte ise de bu delillerin bu aşamada şirketin sürekli olarak borçlandırıldığı yönünden yaklaşık ispata elverişli olmadığı ve davacının değişen koşullarda yeninden ihtiyati tedbir talep etme olanağı da bulunduğundan bu aşamada davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle heyete sunulur.<br>Mahkemece, ara karar başlığında; davacı vekili ile davalı şirket adresinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 391/2-a maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir. <br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, tedbir talep eden/davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; tedbir talep eden/davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 187,80-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, <br>5-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/01/2025\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6fe5eed84abeebfe","SID":"fdc2e688aeb8624c"}}