{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/10 - 2025/230<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2025/10 <br>KARAR NO\t\t: 2025/230<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/11/2024 Tarihli Tedbire İtirazın Reddi Kararı<br>NUMARASI\t\t: 2024/723 Esas <br>İHTİYATİ TEDBİR<br>TALEP EDEN/DAVACI\t\t: ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>İHTİYATİ TEDBİRE<br>İTİRAZ EDEN/DAVALI\t\t: KAMTEK MÜHENDİSLİK VE MAKİNE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Köseler Mah. 6. Cad. Kapı No:29 Dilovası/KOCAELİ<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVA TÜRÜ\t\t: Ticari Şirket (Fesih İstemli)<br>TALEP\t\t: İhtiyati Tedbir<br>DAVA TARİHİ  \t\t: 12/09/2024<br><br>KARAR TARİHİ\t\t: 03/02/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t: 20/02/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin, ... Ticaret Sicil No, ... Mersis No’su ile Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne kayıtlı olduğunu, şirketin en son sermaye artışının yapıldığı 02.10.2023 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nin ... sayısında ilan edilen Genel Kurul toplantısında alınan karara göre; arttırılan şirket sermayesinin 50.000.000,00.-TL olduğunu, davalı şirketin 50.000.000,00.-TL sermayesinin 2.500.000 TL’lik kısmının davacıya ait olup, şirketin toplam sermayesinin %5’ine tekabül ettiğini, davacı yönünden, şirketin feshini talep etmeyi gerektiren haklı sebep sayılan olguların gerçekleşmiş bulunduğunu, bu nedenle, TTK m. 636 hükmü gereğince, davalı şirketin haklı sebep sayılabilecek olguların gerçekleşmiş olması sebebiyle feshine veya fesih yerine davacının paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenip davacının şirketten çıkarılmasına (davacının hisselerine isabet eden tutarın ödenmesi suretiyle, sahibi olduğu payların şirket ve/veya ödemeyi yapan paydaşa devrine) veya Mahkemece duruma uygun düşen ve kabul edilebilir başkaca bir çözüm bulunmasına karar verilmesinin talep edilmesi gereği doğduğunu, şirket yöneticilerinin, şirkete ait varlıkları şahsi menfaatleri için kullanabilecekleri önceki yapılanlara bakıldığında kuvvetle muhtemel olduğunu, bu nedenle, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde, davacı açısından giderilmesi olanaksız zararların ortaya çıkacak olduğu, davacının şirket ortaklığından kaynaklanan hisselerinin bedeline ulaşmasının imkânsız hale getirileceğini bu nedenle, TAKBİS sorgusu yapılarak tespit edilecek olan şirkete ait gayrimenkullerinin 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi, ayni ve/veya şahsi haklarla sınırlandırılmasının önüne geçilmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini beyanla, Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne ... Ticaret Sicil No’su ile kayıtlı, ... Mersis No’lu; Kamtek Mühendislik ve Makine San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin. TTK.m.636 hükmü gereğince haklı sebeple feshine, şirketin devamı yönünde karar oluşturulması halinde; davacı pay sahibinin paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı müvekkili pay sahibinin şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verilmesini, davalı şirketin feshini gerektiren ve haklı sebep sayılan nedenlerle ve şirketin hali  hazırda azınlık hissedar haklarının haksız olarak azaltılmaması ve müvekkilinin haklarına zarar gelmemesi hususu nazara alınarak, tedbiren Yönetim Kayyımı atanmasına, Davalı Şirket’in maliki bulunduğu ekte bilgisi sunulan tapu tahsis belgeli iki gayrimenkul ve başkaca gayrı menkullerin ve 41 AUG 775,  41 AUG 778 ve 34 ABU 998 ve varsa şirket adına kayıtlı başkaca araçların 3. kişilere devir  ve temlikinin önlenmesi ile, ayni ve/veya şahsi hakla sınırlandırılmasının önüne geçilmesi amacıyla sunulan ve sorgu sonucu ortaya çıkacak olan gayrimenkuller ve araçlar üzerine dava sonucu verilecek kararın  kesinleşmesine kadar geçerli olmak üzere ihtiyati tedbir konulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince 20/09/2024 tarihli ara karar ile \" ... 1-Davalı şirket adına kayıtlı taşınmazların ve taşıtların satışı/devrinin engellenmesi ve ayni hak tesisinin engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin KABULÜNE, takdiren 250.000,00.-TL nakdi teminat ya da kesin ve süresiz teminat mektubu ibrazı halinde; şirket adına kayıtlı taşınmazlar ve taşıtlar  üzerine ihtiyati tedbir şerhinin  işlenmesine,<br>2-TTK'nun 638/2. bendi gereğince dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarının tümünün dondurulmasına, sermaye koyma borcunun dondurulmasına, davalı şirket yöneticilerinin davacının hak ve menfaatini etkileyecek şekilde borçlandırıcı işlem yapmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve bu hususta davalı şirkete ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,<br>3-Davacı vekilinin Kamtek Mühendislik Ve Makine Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne yönetim kayyımı atanması talebinin REDDİNE,<br>4-Davalı Kamtek Mühendislik ve Makine Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne denetim kayyımı atanması talebinin, takdiren 200.000,00.-TL teminat mukabilinde kabulüne, Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı olan KAMTEK MÜHENDİSLİK VE MAKİNE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'ne denetim kayyımı olarak mali müşavir ... (T.C:...)'ın atanmasına ... \" karar verilmiştir. <br>Davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir talebinde bulunan tarafın HMK'nın 390-(3) maddesi uyarınca davanın esası hakkında haklılığını yaklaşık ispat seviyesinde ispat etmesi zorunlu iken davacının haklı fesih ve ortaklıktan çıkmaya ilişkin yaklaşık ispat seviyesinde delil göstermediği halde mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmesinin açıkça ve ağır bir şekilde hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin gerekçesinde \"dava dilekçesinde ileri sürülen hususlar ve davacının dayandığı deliller incelendiğinde, bir takım tasarrufların yapıldığı\" belirtilmek suretiyle denetim kayyımı atanmasının uygun olduğu ifade edilmiş ise de \"ortada bir takım tasarrufların yapılması\" gibi bir durum söz konusu olmadığını,  davacının asıl isteminin TTK'nın 638. maddesinde öngörülen ortaklıktan çıkma olduğunu, bu durumda hem \"ortağın hak ve borçlarının dondurulmasına\" hem de \"denetim kayyımı atanmasına\" karar verilmiş olmasının TTK'nın 638-(2) maddesine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, kaldı ki, davacının ortaklık hak ve borçlarının dondurulması kararından sonra verilen diğer ihtiyati tedbir kararlarının tedbir kararlarının ölçülülüğü ilkesine de açıkça aykırılık teşkil ettiğini, öte yandan, dava konusu olmayan taşıtlar ve taşınmazlar üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmiş olmasının HMK'nın 389/1. maddesine açıkça aykırı bir durum olduğunu bu sebeple mahkemenin 20.09.2020 tarihli (1), (2) ve (4) numaralı ara kararları uyarınca gıyapta verilen ihtiyati tedbir kararlarının kanuna aykırı olması nedeniyle kaldırılmasına, ihtiyati tedbir kararlarının tümüyle kaldırılması talepleri Mahkemece uygun görülmemesi halinde (1) ve (4) numaralı ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkemece 15/11/2024 tarihli ara karar ile \" ... -İtiraz eden davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazlarının REDDİNE ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca davanın esası hakkında haklılığını yaklaşık ispat seviyesinde delil göstermediği halde yerel mahkemece ihtiyati tedbir kararına karşı itirazlarının reddine karar verilmesi açıkça ve ağır bir şekilde hukuka aykırılık olduğunu, mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin kararının gerekçesinde \"dava dilekçesinde ileri sürülen hususlar ve davacının dayandığı deliller incelendiğinde, bir takım tasarrufların yapıldığı\" belirtilmek suretiyle denetim kayyımı atanmasının uygun olduğu ifade edilmiş ise de \"ortada bir takım tasarrufların yapılması\" gibi bir durum söz konusu olmadığını,  davacının asıl isteminin TTK'nın 638. maddesinde öngörülen ortaklıktan çıkma olduğu, bu durumda hem \"ortağın hak ve borçlarının dondurulmasına\" hem de \"denetim kayyımı atanmasına\" karar verilmiş olması TTK'nın 638-(2) maddesine açıkça aykırı olduğunu, öte yandan, dava konusu olmayan taşıtlar ve taşınmazlar üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması HMK'nın 389/1. maddesine açıkça aykırı bir durum olduğunu, 25.10.2024 tarihli kayyım raporu ile de şirketin feshi için haklı bir sebebin bulunmadığı ortaya konulmuş olup mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararlarının da yerinde olmadığı hususu kayyım raporuyla teyit edildiğini beyan ile; yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının haklarına ilerde önlenmesi mümkün olmayan zarar gelmesini önleyecek ve davalının da zarar görmesine neden olmayan, TTK'nın temel ilkelerine uygun olarak, gerekli inceleme yapılarak verilen tedbirin ve kayyım kararının kaldırılması kararına yapılan haksız itirazın reddi gerektiğini beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.<br>   DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/723 Esas sayılı 15/11/2024 Tarihli Tedbire İtirazın Reddi Kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>DAVA;  şirketin feshi istemine ilişkindir.<br>Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiş karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Dosyanın incelenmesinde; davacının, davalı şirketin ortağı olduğu, davacı yönünden şirketin feshini talep etmeyi gerektiren haklı sebeplerin bulunduğu iddiasıyla davacı tarafından eldeki davanın açıldığı, açılan davada şirketin feshi ve davalı şirket adına kayıtlı taşınmazların ve taşıtların satış/devrinin engellenmesi ve şirkete kayyım atanması için ihtiyati tedbir talep edildiği, ilk derece mahkemesince 20/09/2024 tarihli ara karar ile tedbir talebinin kabulüne, yönetim kayyımı atanması talebinin reddine karar verildiği, ara karara karşı davalının itiraz etmesi üzerine ilk derece mahkemesince 15/11/2024 tarihli ara karar ile tedbire itirazın reddine karar verildiği, karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. <br>İhtiyati tedbir, 6100 sayılı HMK'nın 389. vd. maddelerinde düzenlenmiştir.<br>HMK'nın 389. maddesinde; ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>6100 Sayılı HMK'nın 390-(3) maddesinde; \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek\" zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır.<br><br>Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde, geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuştur. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada, normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.<br>6102 sayılı TTK'nın 636-(2) maddesinde sayılı fesih nedenleri, uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut olmaması veya genel kurulun toplanamamasıdır. Aynı maddenin 3. Fıkrasındaki fesih nedeni ile \"haklı neden\"dir.<br>TTK'nın 636-(4) maddesinde; \"Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir.\" hükmüne yer verilmiştir. Haklı sebeple fesih davasındaki ihtiyati tedbirler kural olarak dava açan ortağın haklarının ve şirket mal varlığının korunmasını amaçlar. Bu bağlamda mahkemenin ihtiyati tedbire hükmederken, orantılılık ve ölçülülük ilkesinin yanı sıra hem ortaklığın hem de dava açan ortağın menfaatlerini de gözeterek uygun bir tedbire hükmetmesi gerekir. Kuşkusuz mahkeme ortaklığın feshine neden olacak veya bu sonucu doğuracak nitelikte tedbirlere hükmedemez. Aksi halde davanın sonunda elde edilebilecek sonuç peşinen ihtiyati tedbir kararıyla elde edilmiş olur (Bkz. Yıldırım, Ali Haydar : 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu'na göre Limited Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi, Bursa, 2013 s.438-440.)<br>Eldeki dava; ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından ortağı olduğu dava dışı limited şirketin TTK'nın 636-(3) maddesi hükmü uyarınca haklı nedenle feshi istemine ilişkindir.<br>Eldeki davada, tüm dosya kapsamının incelemesinde; davalı şirkette organ eksiliği olmadığı, davacının şirketin kötü yönetildiği veya şirket mal varlığının azaltıldığına dair bir iddiası olsa da bu yönde yaklaşık ispata yarar bir delil sunulmadığı, bu haliyle davacının  şirkete kayyım tayini yönündeki ihtiyati tedbir talebinin mahkemece reddine karar verilmesi gerekirken, aksi kanaatle yazılı olduğu şekilde bu yöndeki tedbir kararının kabul edilmesi doğru olmamıştır.<br>Öte yandan; yukarıda önemle belirtildiği şekilde TTK'nın 636-(4) maddesinde; \"Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir.\" hükmüne yer verilmiştir. Davacı taraf davasını TTK'nın 636-(3) maddesine dayandırmış olmakla yukarıda da değindiğimiz üzere \"haklı neden\" kavramını yargılama esnasında açıklamaya ve  ispat etmeye çalışacaktır. Bu aşamada davacının  bu davayı açmakta ki amacının \"haklı neden\" olarak tanımlanan nedenleri ispat ederek ortağı bulunduğu davalı şirketten tasfiye yolu ile ayrılmak ve ayrılırken de ortaklıktan kendi payına düşecek bedeli almak olduğundan, yargılama sonrasında veya yargılamanın devamı sırasında davacının bu  hakkının zedelenmemesi de önem arz etmektedir.<br>Açıklanan tüm bu neden ve gerekçeler çerçevesinde; eldeki  davada talep edilen ihtiyati tedbirler yönünden yapılan genel değerlendirme sonucunda, ilk derece mahkemesince davacının kayyım tayini yönündeki talebinin kabulüne  ve dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarının tümünün dondurulmasına, sermaye koyma borcunun dondurulmasına, davalı şirket yöneticilerinin davacının hak ve menfaatini etkileyecek şekilde borçlandırıcı işlem yapmaması yönünde tedbir kararı  verilmesinin  isabetsiz olduğu  değerlendirilmiştir.<br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/01/2013 tarih 2012/17605 Esas 2013/49 sayılı kararında belirtildiği üzere, şirketin fesih ve tasfiyesi ile şirket müdürünün azli davalarında verilecek tedbirlerin şirketin hayatını devam ettirebilmesinde sakınca doğuracak mahiyette olmaması gerekmektedir. <br> Haklı sebeple fesih davasındaki ihtiyati tedbirler kural olarak dava açan ortağın hakları ve şirket mal varlığının korunmasını amaçlar, bu aşamada tedbir talep edilen  mahkemece orantılılık ve ölçülülük ilkesi gözetilerek  hem ortaklığın hem de dava açan ortağın menfaatlerine uygun olacak şekilde ortaklığın üzerine kayıtlı menkul ve  gayrimenkul mal varlığının araştırılması  sonrasında ise verilecekse  bu araştırmaya  göre ölçülü şekilde bir tedbir kararı verilmesi gerekmektedir.<br>Eldeki davada, ilk derece mahkemesince; \"... davalı şirket adına kayıtlı taşınmazların ve taşıtların satışı/devrinin engellenmesi ve ayni hak tesisinin engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin KABULÜNE, takdiren 250.000,00.-TL nakdi teminat ya da kesin ve süresiz teminat mektubu ibrazı halinde; şirket adına kayıtlı taşınmazlar ve taşıtlar  üzerine ihtiyati tedbir şerhinin  işlenmesine ...\" şeklinde karar verilmişse de verilen kararın yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde, hangi haklı nedenlere dayalı olarak verildiğinin açıklanmadığı ve verilen tedbir kararlarının şirketin hayatını devam ettirmesine engel olacak nitelikte ve ölçülülük ilkesine açıkça aykırı olduğu anlaşılmıştır. <br>O halde gelinen bu aşamada, mahkemece yapılması gereken iş; ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi öncelikle davacının TTK'nın 636/3. Maddesi kapsamında \"haklı nedenleri\" yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiği gözetilerek, dosyaya gelen denetim raporu ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek davacının itirazlarının incelenmesi, ortaklığın üzerine kayıtlı menkul, gayrimenkul mal varlığının araştırılması ile bu yönde olumlu bir sonuç elde edilmesi halinde ortaklığın feshine neden olacak veya bu sonucu doğuracak nitelikte olmayan, şirketin ticari ve ekonomik faaliyetlerine engel teşkil etmeyecek, orantılılık ve ölçülülük ilkesi gözetilerek hem ortaklığın hem de dava açan ortağın menfaatlerine uygun olacak şekilde değerledirme yapılarak ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı ve ihtiyati tedbire hükmedilip hükmedilmeyeceğinin değerlendirilmesi ve sonrasında oluşacak kanaate göre bir karar verilmesi olmalıdır.<br>Açıklanan nedenlerle; ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,<br>\ta-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/723 Esas sayılı 15/11/2024 Tarihli Tedbire İtirazın Reddi Kararının KALDIRILMASINA,<br>\tb-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,<br>4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/02/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ..<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır. <br><br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"11b4d8d9340308aa","SID":"09ad4d38e73c6077"}}