{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1382 Esas<br>KARAR NO: 2025/471 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/07/2024<br>NUMARASI: 2024/298 E. -  2024/739 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 27/03/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile Bakırköy ... İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyasından icra takibine konu edilen 04.03.2020 düzenleme tarihli, 15.03.2020 vade tarihli 60.000;00-TL bedelli senedin taşınmaz satın alınması için düzenlendiğini, ancak taşınmazın kendisine satılmadığını belirterek, senede ilişkin müvekkili ...'ın davalı ...'a karşı borçlu olmadığının tespiti ile senetin istirdadına mahkemece hüküm kurulana kadar davalı tarafından icrai işlemlere devam olunduğundan teminat mukabilinde takibin ve devamı icrai işlerin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini  talep ve dava ettiği görüldü. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın görevli mahkemede açılmadığından, davanın görev yönünden reddine karar verilerek, davanın kabul anlamına gelmemekle birlikte görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, müvekkilinin davacıyı mahalleden tanıdığını, daire satışı konusunda dava dilekçesinde adı geçen ... ve ...’yu da tanıdığını, sadece davacının daire arayışı olması sebebiyle adı geçen şahıslarla tanıştığını, adı geçen şahısları dosyada tanık olarak dinleteceklerini, davalının daire konusunda ... ve ... ile anlaştığını, ancak eksik parasının olduğunu belirtmesi üzerine müvekkilinin kendisine borç verdiğini, bu paraya ilişkin olarak davalının da senet imzaladığını ve kendisine verdiğini, davacının attığı imzanın sorumluluğunu bilecek durumda olduğunu, İcra Hukuk Mahkemesinde imzaya itiraz davasının reddine karar verildiğini, borçlu olmadığını davacının ispat etmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine, davanın kötüniyetli olarak açılmış olması nedeniyle asıl alacağının %20 si oranında  tazminatın ve  yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini <br>MAHKEME KARARI:Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2024 tarihli 2024/298 E.- 2024/739 K.sayılı kararıyla; \"...davacının borçlu olmadığının tespitini istediği Bakırköy ... İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyada bonoya dayalı takip yapılmış olup,  kıymetli evrak vasfı taşıyan senedin \"illetten mücerret olduğu ve  kayıtsız şartsız borç ikrarı içerdiği, davacının bononun taşınmazın satın alınması için verildiğini, daha sonra ulaşamadığını taşınmazı da alamadığını ve senedin bedelsiz olduğunu iddia etmektedir. Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, Ankara, 1969, s.16). Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır.  Bedelsizlik iddiası,6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.687 maddesi anlamında bir kişisel def’îdir. Bedelsizlik bir kişisel def’î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Takibe ve davaya konu bono üzerinde taraflar arasındaki ilişkinin neyden kaynaklandığı ve senedin hangi amaç ile verildiğine (teminat/hatır) dair bir şerh bulunmadığı, yerleşmiş Yargıtay Kararları ve yasa hükümleri gereğince davacının, senet lehtarına karşı senet bedelsizliğini ispata elverişli yazılı delillerle kanıtlaması gerekmektedir. T.C YARGITAY Hukuk Genel Kurulu, 2020/11-698 Esas, 2022/1545 Karar Sayılı ilamında da belirtildiği gibi \" menfi tespit davasının konusunu oluşturan senedin bedelsizliğine dair iddiayı ispat yükü üzerinde olan senet borçlusu bu iddiasını, HMK’nın 201. maddesi gereğince ancak yazılı delille/kesin delille ispatlayabilir. Zira bir kambiyo senedine bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, değeri ne olursa olsun tanıkla ispat olunamayacaktır. Senede karşı senetle ispat kuralı olarak adlandırılan bu kuralın karşı tarafın muvafakati ve HMK’nın 202. maddesinde düzenlenen delil başlangıcı olarak adlandırılan iki istisnası mevcut olup anılan iki durumun gerçekleşmesi halinde senede karşı tanıkla ispat mümkündür.\" iş bu davada davacının bu iddiasını ispatlayacak nitelikte yazılı delil ve belge sunmadığı, yazılı delil başlangıcı ve davalının muvaffaktı alınmadan  görevsiz mahkemede tanık dinlenilmiş ise de tanık dinlemenin mümkün olmadığı, bu hali ile tanık beyanları da hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, dava dilekçesinde yemin deliline dayanmamış olduğu anlaşılmakla ispat yükü üzerinde olan davacının, ispat yükümlüğünü yerine getirmediğinden ispat edilemeyen davanın reddine, Tedbiren takibin durduğu anlaşılmakla İİK 72/4 uyarınca davacının %20 tazminat tutarı olan 12.000 TL 'yi davalıya ödemesine\" karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF TALEBİ: Davacı vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla, davacı ile davalının yalnızca daire satın almak amacıyla tanıştıklarını, dosyada mevcut delillerle bu hususun tespit edildiğini, davalının müvekkilini mahalleden tanıdığına dair beyanının adreslerinin farklı semtlerde olması nedeniyle doğru olmadığını, tanık anlatımıyla da bu hususun doğrulandığını, Mahkemece bu ilişkinin dikkate alınması gerektiği halde davanın reddine karar vermesinin doğru olmadığını belirterek, açıklanan nedenlerle, İstinaf itirazlarının kabulü ile Yerel Mahkemece tesis edilen 2024/298 E., 2024/739 K. Sayılı kararının kaldırılmasına, lüzum görülmesi durumunda davanın kabulü yönünde karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 04/03/2020 düzenleme, 15/03/2020 ödeme tarihli, 60.000,00 TL bonoyla ilgili 07/03/2021 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibine başlandığı, alacaklı tarafından takipten feragat edilmesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırıldığı tespit edilmiştir. Takibe konu bono incelendiğinde; 04/03/2020 tanzim, 15/03/2020 ödeme tarihli, 60.000,00 TL bedelli bono olduğu, lehtarının ..., borçlunun ... olduğu tespit edilmiştir<br>G E R E K Ç E: Dava; bonodan kaynaklanan icra takibi nedeniyle açılan borçlu olmadığının tespiti davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalı ... istinaf aşamasında dosyaya sunduğu 17/03/2025 tarihli dilekçesi ile davacıdan herhangi bir alacağı olmadığını, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı icra dosyasından da feragat ettiğini beyan etmiştir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden yapılan incelemesinde; davalı alacaklının  senedin tarafına iadesini talep ettiği, Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nce 18/03/2025 tarihinde  senet aslının davalıya teslim edildiğine dair tutanak tutulduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar Mahkemece davacının takibe ve davaya konu bonodan dolayı borçlu olmadığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davalının dosyaya sunduğu dilekçesi ile davacıdan bono nedeniyle alacaklı olmadığını ikrar etmiş olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden kazanılmış haklar korunarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin esastan KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince  BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/07/2024 tarihli 2024/298 E. -  2024/739 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA, -Davanın kabulüne, -Davacının Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasında takibe konu edilen 04.03.2020 düzenleme, 15/03/2020 vade tarihli 60.000,00 TL bedelli senede ilişkin davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, -Takibe konu 04/03/2020 tanzim, 15/03/2020 ödeme tarihli, 60.000,00 TL bedelli bononun davalıdan  istirdatına, 3-İlk derece yargılaması yönünden; -Harçlar Kanunu  gereğince hesaplanan 4.098,60 karar ve ilam harcından peşin alınan 1.024,65 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.073,95 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, -Davacı tarafından yapılan 1.024,65 TL peşin harç, 860,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.884,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, -Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 664,41 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabulü nedeniyle davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılaması yönünden; -Davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine, -İstinaf yargılaması sırasında davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 270,00 TL tebligat ve posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 27/03/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b0c2d7dbc7ea99b","SID":"b5e5032cf1620ba8"}}