{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/79 - 2025/384<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2025/79 <br>KARAR NO\t\t: 2025/384<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 20/11/2024<br>NUMARASI\t: 2024/335 Esas - 2024/627<br> Karar<br><br>DAVACI\t: OTEL ASYA TURİSTİK TESİSLERİ İNŞAAT VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - Kemalpaşa Mh. Şahabettin Bilgisu Caddesi No:135 İzmit/KOCAELİ<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: KOCAELİ TİCARET ODASI BAŞKANLIĞI KOCAELİ TİCARET SİCİLİ MÜDÜRLÜĞÜ - Karabaş Mah. Ömer Türkçakal Bulvarı No:2 İzmit/KOCAELİ<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br><br>DAVA\t: Geçici Tescilin Kesin Tescile Çevrilmesi<br>DAVA TARİHİ\t: 16/07/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 26/02/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 26/02/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilİ şirket Otel Asya Turistik Tesisleri İnşaat ve Ticaret A.Ş.'nin 22/03/2024 tarihli Genel Kurulu, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/189 E. sayılı dosyası sebebiyle Kocaeli Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından geçici olarak tescil edildiğini, Genel Kurul'un kalıcı olarak tescil edilmesini talep edildiğini, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2024/527 E. ve 2024/558 K. sayılı kararı gereği miras yoluyla pay devrinde diğer ortakların iznine gerek olmadığını ve payların mirasçılara intikal ettiğini, bu doğrultuda yeni hissedarlık yapısına göre Genel Kurul toplantısının yapıldığını, toplantının usulüne uygun şekilde davet edildiğini ve ilan edildiğini, bazı hissedarlar tarafından toplantının tedbiren durdurulması için açılan davanın reddedildiğini, tüm hissedarların katılımıyla Genel Kurul toplantısının yapıldığını ve kararların alındığını ancak Kocaeli Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tescil başvurusunu reddettiğini, bu nedenle Kocaeli Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne itiraz davası açıldığını ve davanın lehlerine sonuçlandığını ancak Kocaeli Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün mahkeme kararına rağmen Genel Kurulu geçici olarak tescil ettiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 32. Maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 40. maddesi uyarınca geçici tescilin yalnızca ilgililer arasında ihtilaf olması durumunda yapılabileceğini, Kocaeli Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ilgililer arasında sayılmadığını belirterek, geçici tescil kararının usule aykırı olması nedeniyle ve Genel Kurul kararlarının kalıcı olarak tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün verdiği kararın hukuka uygun olduğunu, Ticaret Sicil Müdürlüğü kararlarının kanunlara uygun olmak zorunda olduğunu, Kocaeli 1. ve 2. Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülen davalara atıfta bulunularak, geçici tescilin terkinine veya kesin tescil kararına dair yetkinin Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde olmadığını, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki davanın sonucuna göre hareket edilmesi gerektiğini ve davacının bu karar sonrasında Sicil Müdürlüğü'ne tekrar başvurabileceğini, ayrıca davalı kurumun sadece kanuni yetkilerini kullandığını ve dava açılmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın KABULÜNE,<br>2-Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 22.05.2024 tarihinde geçici olarak tescil edilen davacı şirketin 22.03.2024 tarihli genel kurul kararlarının kalıcı olarak tesciline,<br>3-Karar kesinleştiğinde Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğünden kararın tescil ve ilan edilmesi için müzekkere yazılmasına,  ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan iş bu dava dosyasının da 22.03.2024 tarihli Genel Kurulun tesciline ilişkin (22.05.2024 tarihli sicil kararının iptali ile kesin tescil talepli ) olduğu, davacı tarafından mükerrer konulu davaların açıldığını, talepte bulunulan genel kurul kararı ve öncesindeki genel kurul kararları hakkında yasal sürecin devam etmekte olduğu henüz kesinleşmediği, davacı tarafından kesinleşmesi beklenmeden aynı 22.03.2024 tarihli genel kurul kararının kesin tescilinin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu reddinin gerektiğini,0 Ticaret Sicil Müdürlüğünün kararlarının kanunun emredici hükümlerine uygun olmak zorunda olduğunu, davalı kurumun işbu davanın ikame edilmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/335 E. ve 2024/627 K. numaralı kararı ile davacı şirketin 22.03.2024 tarihli genel kurul kararlarının kalıcı olarak tesciline karar verildiği, işbu karara karşı davalı Kocaeli Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından haksız şekilde istinaf kanun yoluna başvurulduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/11/2024 tarih, 2024/335 Esas -  2024/627<br> Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava geçici tescilin kesin tescile çevrilmesi talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacı vekilinin, davacı şirketin 22.03.2024 tarihinde usulüne uygun yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısının tescili için Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğüne 27.03.2024 tarihinde  başvurduğu, başvurunun haksız şekilde reddedildiğini beyan ederek anılan kararın iptali ve genel kurul kararlarının tescili için Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/189 esas 2024/230 karar sayılı ilamı ile dava açtığı, anılan yargılama sonunda davanın kabulü ile Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 03.04.2024 tarih ve 2024-GD-3557 sayılı tescil ret işleminin iptaline, davacı şirketin 22.03.2024 tarihli Genel Kurul Kararının tesciline karar verildiği, anılan kararın dairemizin 2024/1457 esas 2024/1507 karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, dosyanın temyiz incelemesine gönderildiği, kararın henüz kesinleşmediği, davacı tarafından anılan kararın tescili için 22.05.2024 tarihinde davalıya başvurulduğu, davalının 22.05.2024 tarih ve 2024-GD-5069 sayılı kararı ile anılan başvurunun geçici tesciline karar verildiği, bu işlemin usulüne uygun olmadığı, 22.03.2024 tarihli genel kurul kararları hakkında kesin tescile karar verilmesi için eldeki davanın açıldığı, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalının istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.<br>6102 sayılı TTK'nın 32. maddesinde; \"Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür.<br>2) Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir.<br>(3) Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.<br>(4) Çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürü tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan hususlar, ilgililerin istemi üzerine geçici olarak tescil olunur. Ancak, ilgililer üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarını ispat etmezlerse geçici tescil resen silinir. Mahkemeye başvurulduğu takdirde kesinleşmiş olan hükmün sonucuna göre işlem yapılır.\" düzenlemesine yer verilmiştir. <br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 26'ncı maddesine dayanılarak hazırlanan ve 27.01.2013 tarih ve 28541 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 27. maddesinde; \"Sicile yapılacak tescillerin, gerçeği tam olarak yansıtması, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımaması ve kamu düzenine aykırılık oluşturmaması gerekir.\" hükmüne, devamında yer alan 34. maddesinde ise; \"Müdür ve müdür yardımcıları, ile tescile yetkili personel tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını aşağıdaki hususları da dikkate alarak inceler:<br>a) Tescili istenen olgunun kanuni olarak sicile kaydı gerekli bir olgu olup olmadığı.<br>b) Tescil isteminin Kanun ve bu Yönetmelikte öngörüldüğü şekilde ve ilgililer tarafından yapılıp yapılmadığı.<br>c) Tescil için Kanun, bu Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuatta öngörülen belgelerin ve harç makbuzunun bulunup bulunmadığı.<br>ç) Tescil edilecek olgunun şirket sözleşmesine ve Kanunun emredici hükümlerine aykırı bulunup bulunmadığı, tescil edilecek olgu bir ticaret şirketinin organ kararına dayanmakta ise, kararın şirket sözleşmesine ve Kanunun emredici hükümlerine uygun alınıp alınmadığı.<br>d) Tescil edilecek olguların gerçeği tam olarak yansıtıp yansıtmadığı, üçüncü kişilerde yanlış bir izlenim yaratacak nitelik taşıyıp taşımadığı ve kamu düzenine aykırı olup olmadığı.<br>e) Ticaret şirketinin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, Kanunun emredici hükümlerine aykırı olup olmadığı, Kanunun bulunmasını zorunlu kıldığı hükümleri içerip içermediği.<br>f) Tescil edilecek olgunun Bakanlığın veya diğer resmi kurumların iznine ya da uygun görüşüne tabi olması halinde, söz konusu iznin veya uygun görüşün alınıp alınmadığı.<br>(2) Müdürlükçe birinci fıkra hükmü uyarınca yapılan inceleme sonucunda, tescil için aranan şartlardan bazılarının eksik olduğunun anlaşılması halinde bu olguların ilgiliye yazı ile bildirilmesi ve bunların Kanuna ve/veya bu Yönetmeliğe uygun hale getirilmesi veya şartlara ait eksikliklerin veya belgelerin tamamlanması için otuz günden fazla olmamak üzere uygun bir süre verilir. Verilen süre, işlemin mahiyetine göre aynı süre ile en çok iki defa uzatılabilir. Verilen veya ihtiyaca göre uzatılan süre içinde durum Kanuna ve/veya bu Yönetmeliğe uygun bir hale getirilmemiş veya belgeler tamamlanmamış olduğu takdirde tescil isteği reddolunur.\" hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümler uyarınca ticaret sicil müdürlüğünce tescile konu istemin, sicile kaydının gerekip gerekmediği, yetkili olan kişilerce yapılıp yapılmadığı, mevzuatta yer alan belgeleri ihtiva edip etmediği, şirket sözleşmesine ve kanunun emredici düzenlemelerine uygun olup olmadığı, gerçeğin tam olarak yansıtıp yansıtmadığı yönlerinden incelenecektir. <br>Yine Ticaret Sicili Yönetmeliğinde de, 6102 sayılı kanuna paralel düzenlemeler getirilmiştir. Bun göre yönetmeliğin 40. maddesine göre; Çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya müdür tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan olgular, müdürün bildirimi üzerine ilgililerin istemi halinde geçici olarak tescil olunur. Ancak, ilgililer üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarını ispat edemezlerse geçici tescil resen silinir. Mahkemeye başvurulduğu takdirde kesinleşmiş olan hükmün sonucuna göre işlem yapılır.<br>6100 sayılı yasanın 350/2. maddesi de “Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.” hükmündedir.<br>Yukarıdaki açıklamalar özetlenecek olursa; 6100 sayılı TTK’nın 32. Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34. maddesi  ile tescile yetkili müdürlüğe tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını inceleme yükümlülüğü getirildiği, ayrıca HMK’nın 350/2. maddesindeki düzenlemede dikkate alındığında kişiler hukuku ve sicil oluşturmayla ilgili mahkeme kararlarının kesinleşmeden infazına-tesciline yasal düzenlemenin imkan vermediği, nitekim Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 40. maddesinin son cümlesinde \"...kesinleşmiş olan hüküm sonucuna göre işlem yapılır.\" denmek suretiyle sicile tescili emreden mahkeme kararlarının işleme alınabilmesi için  kesinleşmiş olmalarının şart olduğu (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/8220 esas 2018/2308 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/8629 esas 2016/3598 karar sayılı ilamı)anlaşılmaktadır.<br>Somut olayda; davacı şirketin 22.03.2024 tarihinde usulüne uygun yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısının tescili için Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğüne 27.03.2024 tarihinde başvurduğu, başvurunun haksız şekilde reddedildiğini beyan ederek anılan kararın iptali ve genel kurul kararlarının tescili için Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/189 esas 2024/230 karar sayılı ilamı ile dava açtığı, anılan yargılama sonunda davanın kabulü ile Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 03.04.2024 tarih ve 2024-GD-3557 sayılı tescil ret işleminin iptaline, davacı şirketin 22.03.2024 tarihli Genel Kurul Kararının tesciline karar verildiği, anılan kararın dairemizin 2024/1457 esas 2024/1507 karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, dosyanın temyiz incelemesine gönderildiği, kararın henüz kesinleşmediği, davacı tarafından anılan kararın tescili için 22.05.2024 tarihinde davalıya başvurulduğu, davalının 22.05.2024 tarih ve 2024-GD-5069 sayılı kararı ile anılan başvurunun geçici tesciline karar verildiği görülmektedir.<br>Yukarıda detaylandırıldığı üzere; 6100 sayılı TTK’nın 32. Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34. maddesi  ile tescile yetkili müdürlüğe tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını inceleme yükümlülüğü getirilmiş olup ayrıca 6100 sayılı HMK’nın 350/2. maddesindeki düzenlemede dikkate alındığında kişiler hukuku ve sicil oluşturmayla ilgili mahkeme kararlarının kesinleşmeden infazına-tesciline yasal düzenlemenin imkan vermediği, nitekim 6102 sayılı yasanın 32/4.maddesinin ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 40. maddesinin son cümlesinde \"...kesinleşmiş olan hüküm sonucuna göre işlem yapılır.\" denmek suretiyle sicile tescili emreden mahkeme kararlarının işleme alınabilmesi için  kesinleşmiş olmalarının şart olduğu anlaşılmaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/8220 esas 2018/2308 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/8629 esas 2016/3598 karar sayılı ilamı) Eldeki olayda 22.03.2024 tarihli genel kurul kararlarının tesciline yönelik verilen Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/189 esas 2024/230 karar sayılı kararının henüz kesinleşmediği anlaşıldığından davalı tarafından geçici tescil işlemi yapılması ve anılan kararın kesinleşmesinden sonra mahkeme kararına göre işlem yapılacağı anlaşıldığından, davalı tarafından tescile yönelik kesinleşmemiş mahkeme kararı hakkında kesin tescil işlemi yapılmaması yerinde olup, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken hükümde yazıldığı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.<br>Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle davalı tarafın istinaf talebinin açıklanan nedenlerle kabulüne, dosyada toplanacak başka delil bulunmadığından HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE; Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/11/2024 tarih, 2024/335 Esas - 2024/627 Karar Sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,<br>a-Davanın REDDİNE,<br>b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan, dava açılışında alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL’nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>c-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>ç-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,<br>d-Dava açılırken peşin  yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,<br>2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br>a-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,<br>b-İstinaf harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalı kuruma iadesine,<br>c-Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>ç-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>d-Davalının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince  davalıya iadesine,<br>e-Kararın 6100 sayılı HMK'nın'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi..26/02/2025 <br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br>  ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır. <br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır. <br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır. <br><br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"75b6746580265861","SID":"1e98d7c8e25c5c46"}}