{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/89 - 2025/374<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/89 <br>KARAR NO\t: 2025/374<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 16/12/2024 tarihli ara karar<br>NUMARASI\t: 2024/1041 Esas <br><br>DAVACI \t: CAN KALİBRO MAKİNA KALIP SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Nosab Dökümcüler Sitesi 104. Sok. No:23 Nilüfer/BURSA<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: CPS PRESSFORM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - Tosb Taysad Org. San. Bölg. 1. Cadde 16. Sok. No:1 Çayırova/KOCAELİ<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>TALEP\t: İhtiyati Haciz<br>DAVA TARİHİ\t: 10/12/2024<br>KARAR TARİHİ\t  : 26/02/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t  : 26/02/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki P77 TOGG projesi Asy Reınf Pnl Rearwall Kontrol Fistürleri Sözleşmesinden doğan  ticari ilişki sonucu müvekkili şirket tarafından mal ve hizmet alımına ilişkin 22.04.2024 tarihli 100.260,00 EURO bedelli ... Nolu Satış Tipi ticari fatura düzenlendiğini, davalı tarafından 28/07/2023 tarihinde 23.400,00-EURO ödeme yapıldığını, kalan 76.860,00.-EURO için yapılan görüşmelerin sonuç vermediğini, davalı tarafın söz konusu borcu ödemekten kaçındığı için Gebze İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, davalı tarafın, faturaya itiraz etmemesine, kısmi ödeme yapmasına rağmen, icra takibine geçilince borca itiraz ettiğini ve söz konusu takibin durduğunu, bunun üzerine taraflarınca arabuluculuk başvurusu yapıldığını, Gebze Arabuluculuk Bürosunun 2024/1234 Büro dosya numaralı 2024/160355 Arabuluculuk numaralı dosyası üzerinden davalı taraf ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama ile sonuçlandığını, davalı şirketin, Gebze Bilişim vadisi şubesini, Çerkezköy şubesini, Gebze şubesini ve Çayırova şubesini yakın zamanda sicilden terkin ettiğini, tüm işçilerini işten çıkararak faliyetine son verdiğini, davalı şirketin, borcunu ödemeyip icra takibine itiraz ederek müvekkilinden mal kaçırmak amacıyla zaman kazanmaya çalıştığını bu sebeple; davalı şirket adına kayıtlı bulunan banka hesaplarına, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına, taşınır ve taşınmaz mallarına duruşmasız ihtiyati haciz kararı verilmesini, davanın kabulü ile davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince 16/12/2024 tarihli ara karar ile; \"...İhtiyati haciz talebinin REDDİNE,...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki maillerin aradaki ticari ilişkiyi açıkça gösterdiğini, davalı şirketin şuanda tüm şubelerini ticaret sicilden terkin ettiğini, mal kaçırmaya çalıştığını, alacaklarının olduğunu bilmesine rağmen zaman kazanmak için borca itiraz ettiğini, yüksek meblağlı olan borcun ihtiyati haciz kararı verilmemesi halinde tahsil kabiliyeti olmayan bir borç haline geleceğini, davalı/şirketin şubelerini ticaret sicilden terkin etmesi, ana fabrika telefonu arandığında telefonların dahi açılmamasının mal kaçırma hazırlığında olunduğunu gösterdiğini, sundukları delillerin yaklaşık ispat kuralını karşılar nitelikte olduğunu, davanın alacak davası olması, rehinle veya başka bir şekilde teminat altına alınmamış olması, davanın uzun süreceğini gösterdiğini, davacıyı telafisi imkânsız zararların önüne geçebilmek için, mahkemenin davalının, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına, banka hesaplarına, taşınır ve taşınmaz mallarına ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etme zaruretinin hasıl olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davaya konu uyuşmazlıkla ilgili haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediğini, tek taraflı düzenlenmiş ve içeriği tartışmalı belgelere dayanılarak davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça şu aşamaya kadar dosyaya hizmetin verildiğini ispatlar mahiyette hiçbir belge ibraz edilmediğini, yalnızca adi yazılı faturaya ve sözleşmeye dayanılarak alacaklı olduğunun iddia edildiğini, alacağın var olup olmadığı varsa muaccel olup olmadığı ve miktarı hususlarının yargılamayı gerektirdiğini, şubenin kapanmasının, şirketin tüm ticari faaliyetinin sonlanması anlamına gelmeyeceğini, şirketin ticari faaliyetini halen Gebze'deki merkezinde sürdürdüğünü belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2024 tarihli ara karar, 2024/1041 Esas sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince; davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş karara karşı davacı/haciz talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; taraflar arasında faturaya konu satış ilişkisi nedeniyle ticari ilişki bulunduğu, davalının anılan faturaya ilişkin kısmi ödeme yaptığı, bakiye kısmı ödemediğinden ve davalının şubelerini kapatmaya başladığından bahisle anılan fatura takip başlattığı, davalının itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı ve davacının ihtiyati haciz talep ettiği, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddi üzerine davacının istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.<br>Uyuşmazlık; ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, itirazın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>   İİK'nın 257-(1) maddesi \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.\" <br>  İİK'nın 257-(2) maddesi \"Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: <br>1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; <br> 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.\"  <br>İİK'nın 258-(1) maddesi\"  ...Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur...\" hükmü düzenlenmiştir. <br>İhtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için durumun gerektirdiği hallerde karşı taraf dinlenmeden (İİK m.258) ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görülerek de verilebilir. Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi şartı olmayıp, alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir.<br>Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.<br>Ancak; kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde; tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak; yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. <br>Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. <br>Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. <br>Geçici hukuki korumalarda; bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK.'unda bir yenilik getirilmemekle birlikte; “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.<br>Yukarıda detaylandırıldığı üzere; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için davacı alacaklının muaccel bir alacağı olduğunu yaklaşık olarak ispat etmesi gerekmektedir. Fatura düzenlenmesi tek başına mal veya hizmetin davalıya verildiğini ispat için yeterli olmadığı, davacının kısmi ödeme iddiasını dayandırdığı dekont tarihinin fatura tarihinden önceye ilişkin olması ve anılan ödemenin faturaya ilişkin olduğuna dair bir delil bulunmaması, elektronik postalarda da bu yönde bir içerik olmaması nedeniyle talep eden davacının iddiasını yaklaşık delillerle bu aşamada ispat edememesi göz önüne alındığında ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermesi isabetlidir.<br> Karar başlığında; karar yazım tarihinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, ihtiyati haciz talep edenin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 187,80-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/02/2025<br><br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b7cc6e36726280e","SID":"966280987b42a8bd"}}