{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/91 <br>KARAR NO\t: 2025/385<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN:\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 28/11/2024<br>NUMARASI\t: 2024/567 Esas - 2024/887 Karar<br><br>DAVACI \t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVALI \t: ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit  ve İpoteğin Fekki <br>DAVA TARİHİ\t: 19/07/2024<br>KARAR TARİHİ\t  : 26/02/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t  : 26/02/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... inşaat müteahhidi olup bu mesleğinin yanı sıra otel işletmeciliği yaptığını ve otel işletmeciliği kapsamında; ... adresinde bulunan Palmalife Bodrum Resort& SPA isimli Otel ve yine bu adresteki Yalıkavak Tekfen Evleri Sitesi içerisinde bulunan 10 Adet villanın, tüm malzeme, teçhizat, bütünleyici parça ve eklentileriyle 5 yıl süre ile işletilmesi konusunda 15.12.2020 tarihinde Palmali Holding A.Ş. bünyesinde yer alan Palmali Otelcilik Turizm ve Acentelik Ltd. Şti. ile otelin işletilmesi hususunda kira sözleşmesi akdedildiğini, işbu kira sözleşmesinin kiraya vereni Palmali Otelcilik Turizm ve Acentelik Ltd. Şti. kiracısı Penah Mimarlık Mühendislik İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. olduğunu, müvekkilinin asıl mesleği olan inşaat mühendisliğine bağlı işlerinin çoğunun Gebze'de olması sebebiyle sık sık Gebze'de bulunan ve bu nedenle sürekli bir biçimde Bodrum'da bulunamayan müvekkilinin, otel ile ilgilenilmesi ve otelin işletilmesi için davalı ... ile görüştüğünü, bu görüşmeler kapsamında müvekkilinin, davalıya yeni bir şirket kurulmasını ve bu şirket üzerinden otelin bir ortaklık olarak işletilmesini talep etmiş ise de davalının halihazırda kurulu ve gayri faal olan Nano7tech Teknoloji Ürünleri San Tic A.Ş. üzerinden %50-%50 ortaklık kurulabileceğini belirttiğini ve bu görüşmelerin akabinde müvekkilinin; bahsi geçen asıl kira sözleşmesinin 5.10. maddesinde \"Kiraya veren, Kiracı'nın veya Kiracı'nın hissedarının ortağı olduğu/ olacağı veya kontrol ettiği/ edeceği İstanbul Ticaret Sicili'ne kayıtlı 262190-5 sicil numarası ile kayıtlı NANO7TECH TEKNOLOJİ ÜRÜNLERİ SAN TİC A.Ş.'ye Otel'in bir kısmını veya tamamını kiraya vermesine muvafakat eder.\" maddesinin düzenlenmesini sağladığını ve bu düzenlemeye istinaden de; 16.12.2020 tarihinde Penah Mimarlık Mühendislik İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. ve Nano7tech Teknoloji Ürünleri San Tic A.Ş. arasında \"...\" adresinde bulunan \"Palmalife Bodrum Resort& SPA\" isimli Otel ve yine bu adresteki Yalıkavak Tekfen Evleri Sitesi içerisinde bulunan 10 Adet villanın, tüm malzeme, teçhizat, bütünleyici parça ve eklentileriyle 5 yıl süre ile işletilmesi konusunda alt kira sözleşmesi akdedildiğini, kira sözleşmelerinin akdinin ardından ise davalının, dava dışı Nano7tech Teknoloji Ürünleri San. Tic. A.Ş.'nin kontrolünü kaybetmek istemediğini belirttiğini ve adına şirket hisselerinin tamamını kontrol eden dava dışı ...'e şirketin %45 hissesini müvekkili adına devrini sağladığını, bunun üzerine müvekkilinin davalı ile görüşerek işletmenin kontrolünün bu şekilde sağlanmasının kendisini rahatsız ettiğini, bu hisse oranları ile tam anlamıyla ortak olarak hareket edilemeyeceğini belirttiğini ve karşılıklı olarak sağlanan uzlaşı neticesinde müvekkili tarafından bir miktar ödeme daha yapılması karşılığında 2021 yılının Nisan ayında yeni bir uzlaşıya varıldığını ve bu uzlaşı doğrultusunda davalıya teminat senetleri verildiğini ve bir adet lüks aracında davalının talebi doğrultusunda kendisinin işaret edeceği üçüncü bir şahısa devrinin sağlanacağı konusunda mutabakata varıldığını, normal şartlar altında otelin 01/06/2021 tarihinde açılmasını planlayan müvekkilinin, pandemi sebebiyle o yıl otelin açılışını 15/07/2021 tarihinde yapabildiğini, pandemi sebebiyle otelin tatil sezonunda geç açılması ve bölgede o yaz meydana gelen yangın felaketleri sebebiyle talebin azlığı sebebiyle beklediği karı elde edemeyen müvekkilinin, davalıya protokol kapsamında anlaşılan tutarın kendisine hemen ödenemeyeceğini belirttiğini, ancak davalının, kendisine teminat senedi olarak verilen senetlerin arka kısmında yer alan \"teminat\" ibarelerini keserek senetleri alacak senedi gibi işleme koyduğunu, müvekkili aleyhinde öncelikle ilgili ticaret mahkemesinden ihtiyati haciz kararı aldığını, bu kararın infaz edilerek müvekkilinin tüm banka hesaplarına, taşınır ve taşınmaz tüm malvarlığına ihtiyati haciz işlemi uygulandığını, akabinde de  bu ihtiyati hacizin Gebze İcra Dairesi 2021/16274 Esas sayılı dosyası ile Kambiyo Takiplerine Özgü Takip Yolu ile esas takibe geçildiğini, bu durumun ardından müvekkilinin, bu haciz baskısı altında yaklaşık bir hafta içerisinde 12.08.2021 tarihinde Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Eskihisar Mah. ...\" taşınmazlara davalı lehine 3.500.000-TL bedelli teminat ipoteği tesis edildiğini, bahsi geçen ipoteklerin hiçbir şekilde ayrı bir borcun konusunu oluşturmayıp bahsi geçen icra dosyasının borcu ile teminat olarak verilen diğer senetlerden kaynaklanan borcun tamamının müvekkili tarafından ödenmesine kadar geçecek sürede müvekkilinin banka hesaplarındaki hacizlerin fekkinin sağlanması ve şirket hisselerinin kalanının müvekkiline devri ve davalı ile hisselerin adına düzenlendiği sekreteri ...'in yönetim kurulu üyeliklerinden de ayrılmaları amacıyla tesis edildiğini, müvekkilinin borca karşılık olarak yaptığı anlaşmanın bir kısmı olan 2.200.000-TL'lik lüks aracın devrini davalının işaret ettiği dava dışı üçüncü şahısa 29.07.2021 tarihinde sağladığını, bahsi geçen icra dosyası borcuna karşılık 02.08.2021 tarihinde dosyaya 70.000-TL, 10.08.2021 tarihinde dosyaya 30.000-TL ve 01.12.2021 tarihinde yine dosyaya 500.000-TL ve davalıya haricen 1.240.000-TL olmak üzere toplam 1.840.000-TL ödendiğini ayrıca verilen diğer teminat senetlerinin elden ödenerek iade alınması suretiyle borç fazlasıyla ödenmesine rağmen başka hesaplar içerisinde olan davalının, müvekkiline ikrazaatçı hesabı ile gelerek halen borcu olduğunu ve ödemediği takdirde ipoteklerin paraya çevrilmesi için işlem başlatacağını söylediğini, akabinde de davalı tarafından Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/19101 Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, devam eden icra takibine istinaden de davaya konu taşınmazların kıymet takdirleri yaptırılarak icra vasıtasıyla satışı için karar aldırıldığını, buna göre taşınmazların ilk satışının 24.07.2024 tarihinde internet ortamında uyap e-satış portalında başlayacak olup 31.07.2024 tarihinde sona ereceğini, bu sebeple müvekkilinin daha fazla zarara uğramasının engellenmesini teminen teminatsız olarak veya mahkemece takdir edilecek bir teminat karşılığında satışın durdurulmasını talep ettiklerini, taraflar arasında bulunan borç ilişkisinin, müvekkilin borcunun tamamını aynen ve nakden ifa etmesiyle birlikte sona ermesine rağmen, karşı tarafın yalnızca teminat olarak verilen ve taraflar arasında ortak uzlaşı ile kararlaştırılan anlaşma gereğince borcun sona ermesine mütakiben fek işlemi yapılması gereken ipoteğin, icra yoluyla mükerrer tahsilat sağlanmak istenmesinin haksızlık teşkil ettiğini bu sebeple; öncelikle davaya konu taşınmazların Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/19101 Esas sayılı dosyasından 24.07.2024 tarihinde başlayıp 31.07.2024 tarihinde bitecek olan satışlarının teminatsız olarak veya sayın mahkemece takdir edilecek bir teminat mukabilinde huzurdaki davanın sonuna/kesinleşmesine kadar durdurulmasına; satışın durdurulması taleplerinin kabul edilmemesi halinde Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/19101 Esas sayılı dosyası ile ilgili olarak İcra ve İflas Kanunu'nun 72. Maddesinin 3. fıkrası hükmü gereğince takdir edilecek  teminat karşılığında icra dosyasına ödenecek olan paraların huzurdaki davanın sonuna/kesinleşmesine kadar davalı/alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine; haklı davalarının kabulü ile müvekkilinin davaya konu ipotekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile \"Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Eskihisar Mah. ...\" taşınmazlardaki ipoteklerin terkinine; davalı aleyhinde kötü niyetli ve haksız olarak başlatmış olduğu takip bedelinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine; Menfi tespit taleplerinin kabul görmemesi halinde ise terditli olarak davalarının kabulü ile yolsuz tescil sebebiyle davaya konu taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin terkinine; davalı aleyhinde kötü niyetli ve haksız olarak başlatmış olduğu takip bedelinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı hakkında Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/19101 E sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapmış olduğumuz icra takibinde davacı borçlu dava dilekçesinde yazdığı aynı gerekçelerle icra takibine itiraz etmesi üzerine itirazın kaldırılması istemi ile Gebze 2.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/534 E sayılı dosyası ile açmış oldukları davada mahkemece davacının itirazlarının kaldırılmasına ve takibin devamına karar verdiğini, verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş ise de davacı vekilinin istinaf istemleri esastan reddine karar verilmek sureti ile mahkeme kararı kesinleştiğini, davacı vekili aynı gerekçelerle 2 yıl sonra icra takibinde taşınmazın satışı için gün tayin etmesi üzerine satışı durdurmak amacıyla kötü niyetli olarak işbu davayı mahkemenize ikame ettiğini, davacı vekilinin dava dilekçesinde yazdığı hususlar mevcut gerçekle bağdaşmayan hususlar olduğunu, taraflar arasında bir hukuki ilişkinin bulunmadığından bahisle ipotek tesis edildiği iddia edildiğini, halbuki ipotek tesisi için resmi memur önünde düzenlenen 12/08/2021 tarihli resmi akit dikkatli bir şekilde incelendiğinde ''... ...'dan aldığı kendi borcuna karşılık 3.500.000 TL bedel mukabilinde'' şeklinde bir açıklamanın varlığı görüldüğünü, davacı vekilinin resmi senedin aksini yani ipotek tesisinin borca karşılık olarak yapılmadığını aynı eş değerde belge ile ispatlaması zorunlu olduğunu, davacı vekili tarafından yapıldığı ileri sürülen ödemeler davacı hakkında daha önceden yapılan icra takipleri için yapılan ödemeler olup bu ödemelerin icra takibinin yapıldığı icra dosyaları ile ilişkisi bulunduğunu, ipotek borcuna karşılık davalıya herhangi bir ödeme hiçbir zaman yapılmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca davaya bakma görevi  Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğundan mahkememizin görevsizliğine, davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, <br>2-Karar kesinleştiğinde ve süresi içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli Gebze Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından değerlendirme yapılırken davanın temel uyuşmazlık konusunun kira sözleşmesi ile ilgili olduğu yönünde değerlendirme yapıldığından usul ve yasaya aykırı görevsizlik kararı verildiğini, açılan davanın temel uyuşmazlık konusunun ipotekten kaynaklanan borcun olup olmadığının tespiti olduğunu, taraflar arasındaki borç ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlık olduğundan mahkeme tarafından görevsizlik kararı verilmesinin doğru olmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin, taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığına dair kanaatinin yerinde olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığını ticari ilişkiden kaynaklandığını, bu nedenle, davaya bakmakla görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi değil, Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 3. ve 19. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki ihtilafın \"ticari iş\" niteliğinde olduğunun anlaşıldığını, bu itibarla, davayı bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun aşikar olduğunu, davaya Sulh Hukuk Mahkemesince bakılması halinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasına girildiğinde, uyumazlığın çözümlenmesi  itibariyle ticaret mahkemelerinin uzmanlığına ihtiyaç duyulduğu anlaşılacak olup, dosyanın Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin davacının hali hazırda uğramaya devam ettiği maddi zararın daha da artmasına yol açacağını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Taraf  vekilleri tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/11/2024 tarih, 2024/567 Esas - 2024/887 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava menfi tespit ve ipoteğin fekki talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın mahkemenin görevsizliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflarca istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacının dava dışı Penah Mimarlık Mühendislik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti’nin ortağı olduğu, anılan şirketin dava dışı Palmali Otelcilik Turizm ve Acentelik Ltd. Şti’den Palmalife Bodrum Resort&SPA isimli otelin işletilmesi hususunda kira sözleşmesi imzalandığı, davacının işleri dolayısıyla Gebze’de bulunması nedeniyle davacı ile davalının anılan otelin işletilmesi hususunda davalıya ait olan dava dışı Nano7tech Teknoloji Ürünleri San. Tic. A.Ş.’ye yarı yarıya ortak olunması hususunda anlaştıkları, kira sözleşmesine bu hususta madde de eklendiği, Nano7tech Teknoloji Ürünleri San. Tic. A.Ş.’nin %45 hissesini davacıya devri için dava dışı ortak olan ...’e talimat verdiği ve devrin sağlandığı, davalının şirketin kontrolünü kaybetmek istemediği için kalan %5’lik hisseyi davacıya devretmediği, yapılan görüşmelerde kalan hisse için davalıya ek ödeme yapılmasının kararlaştırıldığı, bu hususta davalıya teminat senedi verildiği, 2021 yılında pandemi nedeniyle otel işletmesinden istenilen kar elde edilemediği için davacının borcunu zamanında ödeyemediği, anılan borcun tahsili için davalının kambiyo senetlerini takibe koyduğu, daha sonra tarafların anlaşması üzerine davacıya ait taşınmaza davalı lehine ipotek konulduğu, kambiyo senedinden kaynaklanan borç ile ipotek borcunun aynı olduğu, anılan borcun ödenmesine rağmen davalının ipoteğin paraya çevrilmesi için takip başlattığı, takip nedeniyle davacının borcunun ödendiğinden menfi tespit ve ipoteğin fekki talepli eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığından bahisle davanın usulden reddine karar verildiği, karara karşı tarafların istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.<br>Davaya bakmakla görevli mahkeme, dava konusu ipoteğin teminat altına aldığı alacağın dayanağı sözleşmenin niteliğine göre belirlenecektir. Somut olayda, ipoteğin teminat altına aldığı alacak iddianın ileri sürülüşüne göre Nano7tech Teknoloji Ürünleri San. Tic. A.Ş’nin hisse devrinden ve otel işletmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. <br>Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 4/1-a maddesi uyarınca iddianın ileri sürülüşüne göre mevcut olayda tartışılması gereken anonim şirket hisse devrinin 6102 sayılı yasada düzenlenen huşulardan olduğundan eldeki dava mutlak ticari davadır. Anılan Kanunun 5/2. maddesi uyarınca da tüm ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir.  Mahkemenin görevli olması da, HMK'nun 114/1.c maddesi uyarınca dava şartlarından olup, anılan kanunun 115. maddesi uyarınca davanın her  aşamasında mahkemece kendiliğinden  araştırılır.<br>Hal böyle olunca, mahkemece, yukarıda belirtilen 6102 sayılı kanun hükümleri dikkate alındığında Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda tüm delilleri toplanarak bir karar verilmesi gerekirken ve dava dilekçesindeki anlatıma göre kira sözleşmesinin tarafları olmayan davanın taraflar arasındaki ilişkinin kira sözleşmesinden kaynaklandığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmesi hatalıdır.<br>Açıklanan nedenlerle, tarafların istinaf başvurusunun kamu düzeni ilkesi ve 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.3 maddesi hükümleri uyarınca kabulü ile mahkemece yukarıda belirtilen eksiklikler araştırılmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Tarafların ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,<br>2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/11/2024 tarih, 2024/567 Esas - 2024/887 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,<br>5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından  yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.26/02/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f55721d4b40265d8","SID":"6fa3b72dc0d2789c"}}