{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/128 - 2025/377<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/128 <br>KARAR NO\t: 2025/377<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 16/12/2024 tarihli ara karar<br>NUMARASI\t: 2024/652 Esas <br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t            : Av. ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t            : ÜNSEVER AVUKATLIK ORTAKLIĞI <br><br>DAVA \t: Müdürün Azli ve Tazminat<br>TALEP\t: İhtiyati Tedbir ve  Tedbiren Kayyım Atanması<br>DAVA TARİHİ\t: 13/12/2024<br>KARAR TARİHİ\t  : 26/02/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t  : 26/02/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... şirketin eski müdürü ... ile işbirliği yaparak şirketi zarara uğrattığı ve bu nedenle azledilmesi gerektiğini, ... müdür olarak atanmasının muvazaalı bir işlem olduğunu, ...'in ... tarafından organize edilen bir planla müdür olarak atandığını, bu atamanın, ...'ın kayyım denetiminden kurtulmak ve şirket varlıklarını zimmetine geçirmeye devam etmek amacıyla yapıldığını, ...'in şirketin çıkarlarına aykırı hareket ettiğini, ...'in eski kocası ...'a ait şirketlere usulsüz avantajlar sağladığını, şirket varlıklarının düşük bedelle veya bedelsiz olarak bu şirketlere kullandırılmasına izin verdiğini, şirketin gelirlerini düşük gösterdiğini, ...'ın şirket varlıklarını zimmetine geçirmesiyle ve en az 53 milyon TL'yi şirket hesaplarından kendi hesaplarına aktardığının kabul edilmesine rağmen bu konuda ...'in hiçbir işlem yapmadığını, ayrıca, ...'ın Es Group Denizcilik A.Ş.'nin ...'a ait %20 hissesini usulsüz yollarla zimmetine geçirdiğini, ...'in bu konuda da harekete geçmediğini, davalının şirket avukatını, şirketin %100 iştiraki olan bir şirkete müdür olarak atadığını, davalının bu atamayla şirket varlıklarının avukat aracılığıyla yok edilmesine zemin hazırladığını, davalının TTK'nın müdürlere yüklediği özen ve bağlılık yükümlülüğünü ihlal ettiğini, davalının eylemlerinin TTK'nın 395, 396 ve 626. maddelerine aykırı olduğunu ve bu nedenle azledilmesi gerektiğini belirterek davalı ...'in eylemleri nedeniyle Es İnşaat Ltd. Şti.'nin ve ...'ın zarara uğradığını bu nedenle müdürlükten azledilmesini, şirkete müdür olarak şirket ortağı müvekkilinin atanmasını yada kayyım atanmasını, şirkete ve ...'a verdiği zararların tazmin edilmesi amacıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsil edilmesine, davalıya ait malvarlıklarına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davacı vekilinin ortağı olduğu dava dışı Es Endüstriyel Yapı Malzemeleri ve İnşaat Turizm Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ve davalı şirket müdürü ...'in mal varlıklarının devir ve temliklerinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, -Dava dışı Es Endüstriyel Yapı Malzemeleri ve İnşaat Turizm Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne kayyım atanması talebinin REDDİNE,...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...’in genel kurulda yeni müdür olarak atanmasının muvazaalı bir işlem olduğuna, eski müdür ... ile danışıklı hareket ettiklerinin sabit olduğu, davalının müdürlükten azlinin gerektiğini, bu nedenlerle davalının mal kaçırma ihtimaline binaen talep ettikleri davalıya ait menkul ve gayrimenkullere, 3. kişilere devir ve satışının önlenmesi için ihtiyati tedbir konulması ile, dava konusu Es Endüstriyel Yapı Malzemeleri ve İnşaat Turizm Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti.yi borçlandırıcı işlem yapmaması ve kendi üzerine yahut başka şirketlere mal kaçırmaması için şirket hesaplarına tedbir konulmasını,  dava konusu Es İnşaat Ltd. Şti.ye şirket müdürü olarak davacı ortağın atanması kararı verilmesi taleplerinin detaylandırılmadan, haksız gerekçelerle doğrudan reddedildiğini ve davacı için telfasi olmayan zararları meydana getirmesinin söz konusu olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemece davacının davalının ve şirketin malvarlıklarına tedbir konulması talebinin \"reddine dair tesis etmiş olduğu karar\" hukuka uygun olduğunu, davacının Es Endüstriyel Şirketine kayyım atanması yönündeki talebinin hukuki dayanağı bulunmamakla birlikte bu talebin reddine dair mahkemece tesis edilen kararın hukuka uygun olduğunu, davacının halihazırda yargı önünde tartışılan ve davalı ile ilgisi olmayan iddiaları anlamsızca öne sürdüğünü, huzurdaki davanın, anlaşılacağı üzere hiçbir ilgisi olmamasına rağmen davalının dahil edildiği kardeş kavgasında davalıya zarar verme güdüsüyle açıldığını, davalının henüz davanın açıldığı tarih itibariyle \"henüz 47 günlük\" şirket müdürlüğü görevinde şirketi zarara uğratacak hiçbir eylemi gerçekleştirmediğini, ortaklığa asıl zararın davacının pervasız eylemleri sonucu verilmiş olduğunu, davalı şirketin organsız kalmaması amacıyla şirket menfaatini gözeterek şirket müdürlüğü görevini yürüttüğünü belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'in, Es Endüstriyel Yapı Malzemeleri ve İnşaat Turizm Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin eski müdürü ...'ın boşandıktan sonra yeni ortaklıklar kurduğu eski eşi olmakla birlikte tarafların öteden beri birlikte hareket ederek şirket ve davacı aleyhinde eylemlerini sürdürdüğünü, davalının organize edilen müdürlük sürecinin öncesinde de şirket aleyhinde hareket ettiğinin kanıtlı olduğunu, davalı tarafın cevaplarının gerçeği yansıtmadığı Mahkemeyi yanıltmaya dönük beyanlardan ibaret olduğunu, Erdemir Mühendislik'in bahsi geçen davaya verdiği cevapta askıya alınan herhangi bir sözleşmenin bulunmadığının açıkça belirtilmesine rağmen davalı tarafın gerçek dışı beyanlarda bulunarak Mahkemeyi yanıltmaya çalışmayı sürdürdüğünü, davalı tarafın beyanlarına itibar edilemeyeceğini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2024 tarihli ara karar, 2024/652 Esas sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; müdürün azli ve tazminat istemine ilişkindir.<br>Talep; dava dışı şirkete tedbiren kayyım atanması, dava dışı şirketin ve davalının malvarlıklarına tedbir konulması istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.<br>İstinaf incelemesi; HMK.'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; Es Endüstriyel Yapı Malzemeleri ve İnşaat Turizm Madencilik Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi'ne yönetim kayyımı atanmasını, şirket müdürünün yönetim hakkı ve temsil yetkisinin durdurulması ve davalı ile dava dışı şirketin tüm mal varlığı üzerine tedbir konulmasını talep etmiştir.<br>Dava; TTK'nın 630-(2) maddesi uyarınca, haklı sebeplerle limited şirket müdürünün yönetim ve temsil haklarının kaldırılması (azli) istemine ilişkindir.<br>Talep; dava dışı şirkete tedbiren kayyım atanması, dava dışı şirketin ve davalının malvarlıklarına tedbir konulması istemine ilişkindir.<br>Taraflar; dava dışı, Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 24646 numaralı sicil esasında kayıtlı bulunan Es Endüstriyel Yapı Malzemeleri ve İnşaat Turizm Madencilik Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi’nin ortağıdır. Davalı, şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili müdürüdür. Şirketin ortaklık yapısı incelendiğinde, dava dışı ...’ın %51, davacının %38, davalının %11 pay sahibi olduğu anlaşılmaktadır.<br>TTK'nın 630-(2) maddesi; \"her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir\" hükmü düzenlenmiştir.<br>TTK'nın 625. ve 626. maddelerine göre; müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler. Müdürler, kanunların ve şirket sözleşmesinin genel kurula görev ve yetki vermediği bütün konularda görevli ve yetkilidirler.<br>TTK'nın 630. maddesinde; geçici hukuki koruma konusunda özel bir hüküm bulunmadığından, genel hüküm olan HMK'nın 389. vd. maddeleri uygulanmalıdır.<br>6100 sayılı HMK'nın 389-(2) maddesi; \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\"<br>6100 sayılı HMK'nın 390. maddesi; \"tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır\" hükmünü içermektedir.<br>Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri; ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında; yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara karar verilirken, haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.<br>Somut olayda; davacı taraf davalının ve dava dışı şirketin malvarlığı değerlerine rızai devir ve temlikin engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. 6100 sayılı yasanın 389/1.maddesinde “…uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” Şeklinde düzenleme mevcut olup, anılan yasal düzenlemeye göre ancak dava konusu edilen hususlarda ihtiyati tedbir konulabileceği anılan yasal düzenlemeden anlaşılmış olup, dava dışı şirketin ve davalının malvarlığının dava konusu olmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince bu yöndeki ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetlidir.<br>Şirketlere kayyım (denetim, onay veya yönetim) atanmasına dair 6102 sayılı TTK'da açık bir hüküm bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 1. maddesinde; TTK'nın 4721 sayılı TMK'nın ayrılmaz bir parçası olduğu hüküm altına alınmakla 4721 sayılı TMK'nın 426. vd. maddelerinin uygun düştüğü ölçüde şirketler için de kıyasen uygulanması gerekir. Nitekim Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemelerince de, şirkette organ boşluğu, şirket ortakların hak ve menfaatlerinin korunması gibi nedenlerle şirketlere yönetim, denetim ve onay kayyımı atanacağı benimsenmiştir. Eldeki olayda; dava dışı şirkette organ boşluğu olduğuna dair bir iddia olmadığı gibi Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları incelendiğinde davalının şirketin ortağı ve yöneticisi olduğu, dolayısıyla dava dışı şirkette organ boşluğu bulunmadığı anlaşıldığından yönetim kayyımı atanması yönündeki tedbir talebinin de reddine karar verilmesi isabetlidir.<br>Denetim ve onay kayyımı atanması yönündeki talep yönünden de; davalı yöneticinin dava dışı şirketin 23.08.2024 tarihli genel kurulunda alınan kararla münferiden şirket müdürü olarak atandığı görülmektedir. Davacının azil sebebi olarak iddia ettiği bir kısım olayın davalının yönetici seçilmesinden önceki döneme ait olduğu, davalının şirketin önceki yöneticisi ve davalının eski eşi olan ... ile birlikte hareket ederek şirketi zarara uğrattığı şekildeki iddialarının ise bu aşamada dosya kapsamıyla yaklaşık olarak ispat edilemediği nazara alındığında mahkemece bu yöndeki tedbir talebinin de reddine karar verilmesi isabetlidir.<br>Karar başlığında; tarafların T.C. Kimlik numarasının yazılmaması, davalı vekilinin eklenmemesi, davacı vekilinin ve davalının adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, ihtiyati tedbir talep eden davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle heyete sunulur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 187,80-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/02/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"649d99fa953f317c","SID":"cea1ff7860ee4270"}}