{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/131 - 2025/373<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/131 <br>KARAR NO\t: 2025/373<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 24/12/2024<br>NUMARASI\t: 2024/358 D.İş - 2024/357 D.İş<br>İHTİYATİ HACİZ <br>TALEP EDEN\t: ŞEN İŞ TURİZM TAŞIMACILIK İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Mimar Sinan Mah. Andan Acarlar  Sokak No:14 Körfez/KOCAELİ<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>KARŞI TARAF\t: ASD LAMİNAT ANONİM ŞİRKETİ - Yeşilköy Mah. Atatürk Cad. İstanbul Ünya Ticaret Merkezi A Blok K:16 Ofis No: 463-465-466 Bakırköy/İSTANBUL<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>TALEP\t: İhtiyati Haciz<br>TALEP TARİHİ\t: 23/12/2024<br>KARAR TARİHİ\t  : 26/02/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t  : 26/02/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı vekili talep dilekçesinde; muhtelif tarihli ve bedelli faturalardan kaynaklanan 657.000,00-TL alacaklarının olduğunu, borçlunun mal kaçırma ihtimalinin  bulunduğunu belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... İhtiyati haciz talep eden alacaklının ibraz ettiği  belge ile deliller karşısında haciz isteği İ.İ.K.nın 257. maddesine uygun olmadığından, ihtiyati  haciz talebinin REDDİNE,...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket ile görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığı ve borcun ödenmesini sürekli ertelediğini, borçlu şirketin piyasadan aldıkları duyumlara göre borçları ödemediği veya ertelediği, borçlunun mallarını kaçırma ihtimalinin bulunduğunu, ihtiyati haczin ispata bağlı olmadığını yeniden beyan ettiklerini, alacaklarının rehin ya da başka bir şekilde teminat altında da olmadığını 657.000,00-TL'lik faturaya dayalı alacağın tahsilinin tehlikeye düştüğünü belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Karşı taraf vekili cevap dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz talebinde bulunabilmek için birçok şartın arandığını, fatura alacağının ihtiyati haciz şartlarını karşılamadığına ilişkin birçok Yüksek Mahkeme kararının bulunduğunu, bu denli büyük bir firma olan, Türkiye'nin on yıllardır en büyük ilk bin ihracatçısı arasında yer alan davalı şirketin mal kaçırdığına ilişkin bu iddianın absürt ve mesnetsiz olduğunun izahtan vareste olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2024 tarih,  2024/358 D.İş - 2024/357 D.İş sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince; ihtiyati haciz talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; taraflar arasında atık yönetim sözleşmesi bulunduğu, sözleşme kapsamında davacının verdiği hizmete karşılık fatura düzenlediği fatura bedelinin ödenmediğinden bahisle talep eden tarafın ihtiyati haciz talep ettiği, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddi üzerine talep eden vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.<br>Uyuşmazlık; ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, itirazın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>   İİK'nın 257-(1) maddesi \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.\" <br>  İİK'nın 257-(2) maddesi \"Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: <br>1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; <br> 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.\"  <br>İİK'nın 258-(1) maddesi\"  ...Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur...\" hükmü düzenlenmiştir. <br>İhtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için durumun gerektirdiği hallerde karşı taraf dinlenmeden (İİK m.258) ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görülerek de verilebilir. Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi şartı olmayıp, alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir.<br>Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.<br>Ancak; kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde; tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak; yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. <br>Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. <br>Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. <br>Geçici hukuki korumalarda; bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK.'unda bir yenilik getirilmemekle birlikte; “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.<br>Yukarıda detaylandırıldığı üzere; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için talep eden alacaklının muaccel bir alacağı olduğunu yaklaşık olarak ispat etmesi gerekmektedir. Fatura düzenlenmesi tek başına sözleşme konusu mal veya hizmetin davalıya verildiğini ispat için yeterli olmadığı, dosyaya fatura konusu hizmetin karşı tarafa verildiğine dair hiçbir delil sunulmaması nedeniyle talep eden tarafın iddiasını yaklaşık delillerle bu aşamada ispat edememesi nazara alındığında ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermesi isabetlidir.<br>Karar başlığında; karar yazım tarihinin yazılmaması ve davalı vekilinin eklenmemesi İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, ihtiyati haciz talep edenin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/02/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"356bdee7637e790f","SID":"d8b6d76c7632e769"}}