{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/1121 Esas<br>KARAR NO:2025/458 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:19/01/2023<br>NUMARASI:2021/239 E. -  2023/12 K.<br>DAVA:SMK -  MANEVİ TAZMİNAT<br>KARAR TARİHİ:26/03/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>ASIL DAVADA İSTEM:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... (...) şirketler grubuna dahil dünyanın çeşitli bölgelerinde en az 70 şirket bulunduğunu ve ...'ın 180 yılı aşkın zamandır tıbbi ve sıhhi ürünler de dahil olmak üzere güzellik ve kişisel bakım ürünleri, temizlik ürünleri, tüketim malzemeleri, kumaş ve ev bakımı ve temizliği, bebek bakımı, havlular, kağıt mendiller, yiyecek ve içecekler gibi pek çok sahada faaliyet gösterdiğini, 180'den fazla ülkede faaliyet gösteren müvekkilinin \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\" gibi, dünyaca meşhur ve yüksek tanınmışlık seviyesine ulaşmış pek çok markasının mevcut olduğunu, kişisel bakım ürünlerinin ana ürün yelpazesine dahil olduğu müvekkilinin çok sayıdaki dünyaca tanınmış markasından birisinin de, tıraş makineleri ve jiletli usturalar ile kullanılmaya elverişli jiletler üzerinde kullanılan \"...\" markası olduğunu, bu bağlamda çok tanınmış ve bir klasik haline gelmiş \"...\" markalı ürünlerin gerek müvekkilinin \"...\" markalarıyla, gerekse doğrudan müvekkilinin ... tarafından çok uzun yıllardır Türkiye'de ve dünya çapında yaygın olarak kullanıldığını ve pazarlandığını, müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde \"...\" ibaresinin içinde bulunduğu 8. sınıfı kapsayan, \"Tıraş bıçakları ve plastik tıraş aletleri\" için ... sayılı \"...\", ... sayılı \"...\", ... sayılı \"...\" ve ... sayılı  \"...\" marka tescilleri ile \"tıraş makineleri ve tıraş bıçakları, tıraş aletleri, içinde tıraş bıçakları bulunan kutular, kasetler, kartuşlar ve bu eşyaların parçaları ve donanımları\" için ... sayılı  \"...\" marka  tescilinin sahibi olduğunu, ülkemizde en eski 1967 senesinde tescil edilmiş   olan müvekkiline ait meşhur \"...\" markalarının, 50 yılı aşkın süredir Türkiye'de ve çok uzun yıllardır Dünyada birçok ülkede fiilen ve kesintisiz olarak kullanılmakla birlikte, marka tescilleri ile de koruma altında olduğunu, davaya konu olan ve davalı adına tescilli \"...\" ve \"...\" markalarının müvekkilinin özgün \"...\" ibareli markaları ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayırt edilemeyecek ve iltibasa yol açacak kadar benzediğini, öyle ki davalı tarafın kullandığı markalarda yer alan esas unsur konumundaki \"...\"  ibaresinin okunuşu ile müvekkilinin \"... \" markasının okunuşunun birebir aynı olduğunu, bunun yanı sıra görsel olarak da markaların neredeyse birebir aynı ve ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, zira markalar arasındaki tek farkın müvekkilinin dünyaca tanınmış markasındaki \"...\" ve \"...\" ibareleri arasında yer alan \"-\" işareti olduğunu, bu işaretin, davalı şirketin markalarını, müvekkilinin markasından farklılaştırmaya veyahut davalı tarafın markalarına herhangi bir ayırt edicilik sağlamaya yeterli olmadığını, benzer şekilde, müvekkilinin ...'ye ait özgün ve tescilli \"...\" markalarının, Türkçede herhangi bir anlamı bulunmadığını, tesadüfi olarak seçilmesinin oldukça güç bir ifade olduğunu, bu nedenlerle davalı şirket tarafından \"...\" ve \"...\" markalarının müvekkiline ait tanınmış \"...\" markasının toplumda yarattığı isimden yararlanmak ve satışlarını bu surette arttırmak, yani kendisine haksız avantaj sağlamak gayesi ile kullanıldığının kuşkusuz olduğunu, üstelik davalının dava konusu ... sayılı \"...\" markasındaki \"...\" ibaresinin \"...\" ibaresi ile birlikte kullanıldığını, bu ibarenin, müvekkil şirketin toplumdaki bilindiği ve tüm ürünlerinin ambalajlarında yer alan \"...\" ibaresi ile de son derece benzer olduğunu, davalı şirketin, \"...\" markasıyla, ... tarafından üretilen \"... (...)\" markasıyla doğrudan ilişki yaratmayı amaçladığını, ayrıca, dava konusu markaların 08. ve 11. sınıfa dahil malları kapsadıklarını, tescil kapsamındaki malların müvekkilinin tescilleri kapsamındaki mallar ile birebir aynı, doğrudan alakalı, ayırt edilemeyecek ve tüketici nezdinde iltibas yaratacak derecede benzer mallar olduğunu, davalı tarafın markaları tıpkı müvekkilinin tescilleri kapsamındaki ve \"...\" markalı tıraş bıçağı ürünleri ile benzer ve ilişkili ürünler olan; tıraş makineleri, tıraş aletleri ve saç kurutma makineleri, saç kesim makinesi gibi elektrikli saç şekillendirme ürünleri üzerinde kullanıldığını, davalının müvekkilinin \"...-...\" markalı ürünlerini kendi web sitesi ile sosyal medya hesabında tanıttığını ve satışa sunduğunu, karşı tarafın kullandığı ibarelerde esas unsur konumunda olan \"...\" ibaresinin müvekkilinin özgün \"...\" markaları ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayırt edilemeyecek derecede ve tüketici nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, müvekkilinin markaları taklit edilerek  üretilen/ürettirilen \" ...\"  ibareli bu ürünlerin davalıya ait ... adresli web sitesi ile ... linkindeki Facebook sayfasında satışının ve tanıtımının yapıldığını, davalının müvekkilinin ticari takdim şekli ve markalarını taklit eder fiillerinin İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/1 D. İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davalının, delil tespiti, ihtarname ve özellikle de kurum kararını müteakip dahi mütecaviz fiillerini sürdürdüğünü, halen de iyi niyetten yoksun bir biçimde bu haksız fiillerine devam ettiğini, bu durumun bilirkişi raporuyla alan adı sahibi olduğu teyit edilen davalı şirketin web sitesi ile sosyal medya hesabından alınmış mütecaviz ürünlerine ait güncel tarihli ekran görüntülerinden de açıkça anlaşıldığını, bu durumun markaya tecavüz ve haksız rekabetin yanı sıra kurum kararının da ihlali anlamına geldiğini belirterek, davalıya ait ... web sitesi, ... linkindeki facebook sayfası, ...... ve ... adreslerindeki Facebook hesapları ile sair internet sitelerinin içeriğinden \"...\" ve \"...\" ibareleri de dahil olmak üzere müvekkilinin \"...\" markalarını aynen ve/veya cüz'i değişiklikler ile de olsa ihtiva eden ürün görselleri dahil müvekkilinin markasına ve fikri sınai haklarına tecavüz teşkil eden davalının tüm kullanımlarının çıkarılmasını, çıkarılması mümkün olmadığı takdirde söz konusu web sitelerine erişimin engellenmesini, \"...\" ve \"...\" ibareleri ve benzerleri de dahil olmak üzere davalı tarafından dava konusu ürünleri, aynen veya cüzi değişikliklerle dahi olsa imalat, satış, ambalajlama, depolama ve pazarlama dahil her tür ticari kullanımının önlenmesini, \"...\" ve \"...\" ibareleri ve benzerleri de dahil olmak üzere müvekkilinin \"...\" markalarını aynen ve/veya cüz'i değişiklikler ile de olsa ihtiva eden her tür ürün, tabela, etiket, kutu, koli, ambalaj, katalog, broşür, basılı evrak, yazı velhasıl her türlü ürün ambalaj ve tanıtım vasıtasının, davalıya ait işyerlerinden ve ticari amaçla bulundukları her yerden, (özellikle TTK md. 56/(4) bendi hükmü uyarınca üçüncü kişilerin elinde olsalar dahi) toplanmasını, imha edilmesini, davalıya ait ... sayı ile tescilli “...” ve ... sayı ile tescilli “...” ibareli marka tescillerinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.<br>DAVAYA CEVAP:Davalı vekili yasal süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde; dava konusu emtianın aynı olmadığı gibi farklı sınıflarda tescilli olduğunu, davacının markasına bağlı emtia ile müvekkili markasına bağlı emtianın aynı olmadığını, koruma sınıfına göre sınıfın ihlal edilmediğini, davalının kullanımlarına davacı tarafın zımni muvafakati bulunduğunu, marka yıllardır kullanılmakta olup, davacının bunca sene bu konuyla ilgili bir işlem yapmamış olmasının muvafakat ettiğinin göstergesi olduğunu, müvekkilinin kullanmış olduğu markanın tescil sürecinde markanın, TPMK tarafından incelendiğini, müvekkilinin kullanmış olduğu markanın başka markalarla benzer olmaması nedeniyle TPMK tarafından tescil edildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVADA İSTEM:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dahil olduğu ... şirketler grubunun bugün dünya devi olarak nitelendirilen sayılı şirket grupları arasında olduğunu, dünyanın çeşitli bölgelerinde en az 70 şirketin bulunduğunu ve ...'nin 180 yılı aşkın zamandır, tıbbi ve sıhhi ürünler de dahil olmak üzere güzellik ve kişisel bakım ürünleri, temizlik ürünleri, tüketim malzemeleri, kumaş ve ev bakımı ve temizliği, bebek bakımı havlular, kağıt mendiller, yiyecek ve içecekler gibi pek çok sahada faaliyet gösterdiğini, 180'den fazla ülkede faaliyet gösteren müvekkilinin \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\" gibi dünyaca meşhur ve yüksek tanınmışlık seviyesine ulaşmış pek çok markasının mevcut olduğunu, müvekkilinin TPMK nezdinde \"...\" ibaresinin içinde bulunduğu 08.sınıfı kapsayan \"tıraş bıçakları ve plastik tıraş aletleri\" için ... sayılı \"...-...\", ... sayılı \"...\", ... sayılı \"...\" ve ... sayılı \"...\" tescilleri ile \"tıraş makineleri ve tıraş bıçakları, tıraş aletleri, içinde tıraş bıçakları bulunan kutular, kaseler, kartuşlar ve bu eşyaların parçaları ve donanımları\" için ... sayılı \"...\" ibareli tescilinin sahibi olduğunu, ülkemizde en eskisi ... senesinde tescil edilmiş olan müvekkiline ait meşhur \"...\" markalarının 50 yılı aşkın süredir Türkiye'de ve çok uzun yıllardır dünyada birçok ülkede fiilen ve kesintisiz olarak kullanılmakla birlikte, marka tescilleri ile de koruma altında olduğunu, müvekkilinin markalarının haksız kazanç elde etmek isteyen kişilerce çeşitli yol ve şekillerle taklit edildiğini, davalı şirketin de müvekkilinin markalarını taklit eder nitelikteki \"...\" markası ile üretip/ürettirip satışa sunduğu ürünler ile müvekkili ...'nin \"...\" ibareli markalarını taklit ettiğini, davalı tarafın kullandığı markada esas unsur konumunda olan ibarenin müvekkilinin özgün markaları ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak neredeyse birebir aynı ve ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı şirketin İstanbul 1. FSHHM'nin 2019/365 Esas sayılı davası kapsamında hükümsüzlüğü ile sicilden terkini talep edilen ... numaralı \"...\" ve... numaralı \"...\" ibareli marka başvurusunun da kötü niyetle yapıldığını, müvekkili tarafından açılan bu davaya rağmen davalı tarafça web sitesinde ve sosyal medya hesaplarındaki kullanımların sonlandırılmadığı gibi kullanımda ısrar edildiğini belirterek, davanın öncelikle İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/365 E. sayılı davası ile birleştirilmesini, davalının müvekkili şirketin markalarına tecavüz ve haksız rekabeti nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan dava ile birleştirilen  manevi tazminat talebini içeren davanın şartlarının oluşmamış olması ve haksız olması sebebiyle kabulünün mümkün olmadığını, talep konusu manevi tazminatın şartlarının oluşması için Borçlar Kanunu'nda koşulların belli olduğunu, davada müvekkilinin; ilan, itiraz, itirazın değerlendirilmesi ve tescil aşamalarından oluşan marka sürecini tamamladığını ve davacının hiçbir zaman ve hiçbir şekilde kullanmadığı sınıf ve eşyalar için markasını tescil ettirdiğini ve tescilli markasını kullandığını, dolayısıyla ortada davacının markasına yapılmış bir saldırı ve bu saldırının neticesinde davacının itibar kaybı, markasının zarar görmesi gibi bir sonucun ortaya çıkmadığını, manevi tazminatın, haksız fiile maruz kalan tarafın, uğradığı acı ve elemi tazmin etmek için olduğunu, bu davada, davacının acı ve elem duymasını gerektirir ürünlerine ve eşyalarına saldırı, ürünlerinin, eşyalarının ve markasının itibar kaybı, zarar görmesi gibi durumların söz konusu olmadığını, dolayısıyla manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, müvekkilinin, davacı ile aynı eşyaları üretmediğini ve kullanımının TPMK'ya yapılan tescile dayalı olduğu için manevi tazminatı gerektirir bir yön bulunmadığını, manevi tazminat talep edilirken talep edilen manevi tazminatın uğranılan elemi gidermekten öte sembolik bir değer taşıdığını, talep edilen bu tazminatın davalısını zor duruma düşürecek nitelikte de olmaması gerektiğini, bu yönden de manevi tazminat talebinin, temel ilkeler karşısında haksız olmakla birlikte, miktar yönünden de kabul edilebilir olmadığını savunarak, neticeten; açıkladıkları ve mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerden dolayı, yapılacak yargılama neticesinde sabit olacak savunmaları doğrultusunda; esas bakımından da haksız olan davanın reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI:İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 19/01/2023 tarihli 2021/239 E. - 2023/12 K.  sayılı kararıyla; \"...ASIL DAVANIN KABULÜNE 1-TPMK nezdinde davalı ... ŞTİ. adına tescilli ... ve ... numaralı markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden tekinine, 2-Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine,<br>BİRLEŞEN DAVANIN KABULÜNE,1-50.000 TL manevi tazminatın; dava tarihi olan 14.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Asıl ve birleşen davada Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçelerindeki savunmalarını tekrarla, davalıya ait markaların davacının markaları ile aynı sınıfta tescilli olmadıklarını, aynı sınıfta kullanılmadıklarını ve aynı tüketici kitlesine hitap etmediklerini,Davalının markasını kullandığı ürün üzerinde \"...\" ibaresinin mevcut olduğunu, berberlerin bilinçli tüketici grubu olduklarını, müvekkilinin marka kullanımını bu şekilde sınırlandırdığını, müvekkilinin defterleri incelenerek, ürünlerin berberlere satılıp satılmadığının incelenmesi gerektiğini,Artık yarım bıçak aparatının riskli olması nedeniyle neredeyse kullanımının kalmadığını, bunun yerine farklı markaların ürettikleri farklı ürünlerin tercih edildiğini, davacının markasının neredeyse unutulmaya yüz tuttuğunu,  müvekkiline tanınmışlık açısından bir yarar sağlamayacağını,Mahkemece davacının tescilli markasına tecavüz edildiğinin kabul edilmesinin yanı sıra aynı zamanda haksız rekabet edildiğine de karar verilemeyeceğini, aynı eylemle hem genel kanunun, hem de özel kanunun ihlal edilemeyeceğini,Davacının markasının artık nostaljik bir hale geldiğinin ... isimli Youtube kanalında yer aldığını beyan ederek, açıklanan nedenlerle; nostaljik marka ile tanınmış marka arasında fark olduğunu, somut olay özelinde inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, karar içeriğinde çelişkilerin yer aldığını, davalının tescilli olduğu sınıfta tescilli olmayan, davacının bilinçli olarak tüketicisini işaret ederek diğer tüketicilerle arasına mesafe koyduğunu, davacı markasının tanınmış marka olarak kabulü halinde mutlak bir korumadan bahsedilemeyeceğini, somut olayda olduğu gibi, hukuk sistemimizin sağladığı tescil imkanından yararlanmayıp, davalının 5 yıldan fazla süredir aldığı tescile ve kullanıma sessiz kalıp, sonra da davalının yaratmış olduğu tüketici kitlesinden, reklamdan ve itibardan faydalanmak suretiyle açılmış olan asıl davanın ve birleşen davanın haksız ve mesnetsiz olduğu sabit olduğundan; eksik inceleme ve çelişkiler oluşturan yerel mahkeme kararının kaldırılmasına; bu nedenle  istinaf taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde;  \"...\" ibareli ..., ..., ..., ... ve ... numaralı markaların hak sahibinin, 2019 yılı Mart ayına kadar davada üçüncü kişi konumunda olan \"... Şirketi\" olduğu, akabinde Mart 2019 tarihinde davacı ... A.Ş.'ye birleşme açıklamasıyla TPMK'da devirlerinin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. <br>TPMK nezdinde: ... numaralı \"...\" markasının 08. sınıfta \"Tıraş bıçakları, plastik tıraş aletleri\" için, ... numaralı \"...\" markasının 08. sınıfta \"Tıraş bıçağı, plastik tıraş aletleri\" için, ... numaralı \"...\" markasının 08. sınıfta \"Tıraş bıçağı, plastik tıraş aletleri\" için , ... numaralı \"...\" markasının 08. sınıfta \"Tıraş bıçağı, plastik tıraş aletleri\" için , ... numaralı \"...\" ibareli markanın 08. sınıfta \"Tıraş makineleri ve tıraş bıçakları, tıraş aletleri; içinde tıraş bıçakları bulunan kutular, kasetler ve kartuşlar; yukarıda sayılan eşyaların parçaları ve donanımları\" için davacı şirket adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. TPMK nezdinde: ... numaralı \"...\" ve ... numaralı \"...\" markalarının 08 ve 11. sınıflarda davalı şirket adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.Davalı şirketin; ... numaralı \"...\" ibareli  03/06/09/15/16/18/21/25/34/35. sınıflardaki marka başvurusunun itiraz üzerine reddedildiği, idari sürecin tamamlandığı tespit edilmiştir.İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/1 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine delil tespiti talep edildiği, bilişim uzmanı ..., marka ve patent uzmanı ... ve akademisyen-hukukçu ...’den alınan 11/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davalı tarafın ... alan adlı internet sitesinde ve ... isimli hesapta yer alan marka kullanımlarının ve taraflara ait marka tescil kayıtlarının incelenmesi sonucunda, davalının “...”, “elektrikli burun kılı tıraş makinesi”, “tıraş bıçakları (jilet)”, “saç kurutma makinesi” için “...” ve “...” markalarının kullanıldığı, tecavüz edildiği iddia edilen marka ile tespit edilen kullanımlara konu olan markalar karşılaştırıldığında, markalar arası iltibas yaratacak şekilde ayniyete varan görsel, işitsel ve kavramsal benzerliklerin mevcut olduğuna dair görüş bildirildiği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince marka ve patent vekili ..., bilişim uzmanı Dr. ..., Ticaret hukuku, fikri mülkiyet hukuku doktor öğretim görevlisi ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 01/03/2021 tarihli bilirkişi heyet kök raporunda;  \"... uzantılı internet sitesinin davalı şirkete ait olduğu alan adı sorgu sonucu ve site içeriklerinde geçen veriler ile sabit olduğu, söz konusu internet sitesinde ve ayrıca yukarıda anılan sosyal ağ hesaplarında; “...” marka adıyla tıraş makinesi grupları, hesap makinesi ve kalem pili ürünlerinin, “...” marka adıyla tıraş bıçakları/jiletler ürününün tanıtım ve satışlarının yapıldığı, ayrıca davaya konu edilen bir diğer “...” ibaresi ile ilgili bir kullanıma ise rastlanmadığı, davacı adına tescilli ..., ..., ..., ..., ... “...” ibareli markaların 08. sınıfta yer alan “Tıraş makineleri ve tıraş bıçakları, tıraş aletleri; içinde tıraş bıçakları bulunan kutular, kasetler ve kartuşlar; yukarıda sayılan eşyaların parçaları ve donanımları ” ürünlerde tescilli olduğu,  ..., ..., ..., ..., ... numaralı “...” ibareli markaların Mart 2019 tarihinde “Birleşme” yoluyla davacıya devir işlemlerinin yapıldığı, davalı adına tescilli adına ... “...” ve ... “...” ibareli markaların 08. sınıf kapsamında “Güzellik amaçlı ve kişisel bakım için kullanılan bu sınıfa dahil aletler: tıraş, epilasyon, manikür, pedikür aletleri, saç düzleştirme ve kıvırma amaçlı el aletleri, makaslar.” ve 11. sınıf “saç kurutucuları ve el kurutma cihazları” alt sınıfında tescilli olduğu, davalının tespit edilen kullanımlarının;   “Elektrikli/Elektriksiz tıraş makinesi”, “elektrikli burun kılı tıraş makinesi” ürünlerinde “...” markası şeklinde olduğu ve davalının 08. sınıfta tescilli ... markası kapsamında ve uyumlu bulunduğu, “Tıraş bıçakları/Jiletler” ürünlerinde “...” markası şeklinde olduğu ve davalının 08. sınıfta tescilli markalarıyla uyumlu bulunmadığı. Davacı adına 08. sınıfta tescilli “...” markasıyla ayniyet taşıdığı,  “Hesap makineleri” ürünlerinde “...” markası şeklinde olduğu, davacı ve davalının ilgili ürünlerde (09.sınıf) tescilleri bulunmadığı, “Kalem Pil” ürünlerinde “...” markası şeklinde olduğu, davacı ve davalının ilgili ürünlerde (09.sınıf) tescilleri bulunmadığı, Hükümsüzlük Koşulları Açısından Markaların ve Emtia Tespitleri; davalı adına tescilli ... ”...” ve ... “...” numaralı markaların 08. sınıf tescil kapsamının tamamının “Güzellik amaçlı ve kişisel bakım için kullanılan bu sınıfa dahil aletler: tıraş, epilasyon, manikür, pedikür aletleri, saç düzleştirme ve kıvırma amaçlı el aletleri, makaslar”, davacı marka tescilleriyle ayniyet derecesinde benzer olduğu, davalı adına tescilli ... ”...” ve ... “...”  markaların 11. sınıf tescil kapsamının tamamının “saç kurutucuları ve el kurutma cihazları”, davacı marka tescilleriyle ilişkilendirme ve benzerlik taşıdığı,  taraf markalarında “...” kelimelerinin esaslı unsur olarak yer alması nedenleriyle markalar arasında işitsel, görsel ve kavramsal yakınlık oluşmuş olup; markalar arasında tüketiciler açısından ilişkilendirme ve benzerlik oluştuğu. hükümsüzlük koşullarının tüm tescil kapsamında yer alan emtialar açısından oluştuğu, Marka İhlal Koşulları Açısından Tespitler;  davalının “Tıraş biçakları/Jiletler” ürünlerinde “...” markasını kullanması, davacı adına ilgili (08.) sınıflarda tescilli ...” markasıyla ayniyet taşıdığı ve SMK kapsamında davacının marka haklarını ihlal eder nitelikte olduğu,  davalının “Elektrikli/Elektriksiz tıraş makinası elektrikli burun kılı tıraş makinesi” ürünlerinde “...” markasını kullanması, davalının ... - “...” markasıyla uyumlu olduğu fakat mevcut kullanım ile davacı adına tescilli “...” markaları arasında tüketiciler açısından ilişkilendirme ve benzerlik oluştuğu, SMK 155. madde değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olduğu, davalının “Hesap makineleri” ve “Kalem Pil” ürünlerinde “...” markasını kullanması halinde tarafların ilgili emtialar yönünden tescili bulunmadığı, dosyaya sunulan belgeler gereğince kanaatlerinin davacı taraf markasının Türkiye'de toplumda tanınmış marka statüsüne sahip olduğu şeklinde olduğu, bu durumda farklı mal sınıfı olsa da “hesap makinesi” ve “kalem pil” emtiasında markanın kullanılmasının, davacının itibarından faydalanılması, itibarın zedelenmesi veya ayırt ediciliğinin zedelenmesi unsurlarından birine yol açıp açmadığının incelenmesi gerektiği, dosyaya mübrez belgeler arasında davacı markasının itibarının zedelendiğine ilişkin bir belge sunulmadığı, bunun dışında “kalem pil ve hesap makinesi” emtiası üzerinde markanın ayırt edilemeyecek derecede benzerini gören tüketicinin aklına davacı markasının gelmemesinin imkansız olduğu, söz konusu durumun davacı markasının itibarının aktarılması olarak değerlendirileceği ve davalı kullanımın markaya tecavüz oluşturduğu, davalı eyleminin dürüstlük kuralına ve emek ilkesine aykırı olduğu ve TTK 54 ve devamı maddeleri gereğince haksız rekabet oluşturduğu\" kanaatine varıldığı bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince aynı heyetten alınan 24/05/2022 havale tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda;  \"...Davalı marka kullanımının, davacı markaları ile iltibas yaratacak mahiyette olduğu, yine davacı taraf markasının toplumda tanınmışlık düzeyine sahip olduğu, SMK 6/5 ve SMK 7/2-c maddeleri dikkate alınarak davalı kullanımındaki farklı emtialar açısından da itibarın haksız aktarılması sonucunu doğuracağı, manevi tazminat takdirinin mahkemeye ait olduğu\" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.    <br>G E R E K Ç E:Asıl dava, davalıya ait markaların hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve kaldırılması, birleşen dava ise marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle manevi tazminat davasıdır. Mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekilinin markaların hükümsüzlüğü ile marka haklarına tecavüzün tespiti, men’i ve ref’i davasıyla ilgili istinaf talepleri incelendiğinde; dosyada mevcut taraflara ait marka tescil kayıtları, delil tespiti dosyasında ve işbu dava sırasında alınan bilirkişi raporları ile tespit edilen davalının marka kullanımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı adına tescilli \"...\" markasının tıraş bıçakları ve tıraş makineleri için tanınmış marka olduğu, davalının tescil ettirdiği ...ve... tescil numaralı markaların tescil kapsamında da 08. sınıfta yer alan ve davacının markasının tanınmış olduğu emtia ile aynı, benzer veya bağlantılı emtianın da mevcut olduğu, davalının markalarının tescil tarihlerinden dava tarihine kadar 5 yıllık sürenin geçmediği, SMK’nun 155. maddesi uyarınca davacının markalarından sonra tescil başvurusu yapılan davalının markalarının savunma gerekçesi olarak ileri sürülemeyeceği, davalının markalarında ve marka kullanımlarında \"...\" ibaresinin aynen yer aldığı, davacının markasının tescili kapsamında kalan ürünler için de markaları kullandığı, ayrıca davalının bazı ürünler için tescilli markalarından farklı olarak davacının tescilli markası olan \"...\" markasını da aynen kullandığının tespit edildiği, davalının markalarının ve marka kullanımlarının davacının tescilli markaları ile iltibasa neden olacak derecede benzer oldukları, her iki taraf markasının da ortalama tüketici kitlesine hitap ettiği, davalının bazı ürünlerinin üzerine \"berberler için özel\" yazmasının bu duruma etkisinin bulunmadığı, davalının marka tescillerinin davacının markasının tanınmışlığından haksız olarak yararlanma amacıyla yapıldığının anlaşıldığı, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davalının markalarının tescilli oldukları tüm mal ve hizmetler için hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinlerine, davalının markasal kullanımlarının davacının markalarına tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün meni’ne ve ref’ine karar verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talepleri kabul edilmemiştir.Davalı vekilinin haksız rekabete ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; davacı tarafça tescilli ve tanınmış markasına benzer markanın kullanılması nedeniyle işbu dava açılmış, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesinin yanı sıra haksız rekabetin de tespiti ve önlenmesi talep edilmiştir.Davacının ihlal edildiğini iddia ettiği marka hakları TPMK nezdinde tescilli olup, 6769 sayılı Kanun ile getirilen özel hükümlerle haksız rekabet hukukunu da kapsayacak şekilde ve haksız rekabete göre daha üstün koruma getirerek düzenlenmiştir. Davacı bu özel hükümlere de dayanmış olduğundan markanın koruma alanları ile haksız rekabetin koruma alanının kesişmiş olduğu dava konusu olayda, yalnızca özel hükümler uygulama alanı bulacak olup, özel hükmün yanında haksız rekabetin uygulanmasını gerektirir herhangi bir kanun hükmü olmadığından, özel kanunla birlikte eş zamanlı olarak haksız rekabet hükümlerinin de uygulanmasının hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin haksız rekabete ilişkin istinaf talebi kabul edilmiştir.Birleşen davada hükmedilen manevi tazminatla ilgili istinaf talepleri incelendiğinde; Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespiti, muhtemel tecavüzün durdurulması, tecavüz fiillerinin durdurulması, tecavüzün kaldırılması, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Asıl davada davalının davacıya ait tanınmış ve tescilli markalarına tecavüz teşkil edecek şekilde marka kullandığının tespit edildiği, bu nedenle davacının manevi tazminat talep edebileceği, hükmedilen manevi tazminatın davacının markalarının tescil tarihlerine, sayılarına, tanınmış marka olmalarına ve dava tarihindeki ekonomik koşullara göre hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmakla, davalı vekilinin manevi tazminatla ilgili istinaf talebinin de reddine karar verilmiştir.Tüm bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne kısmen reddine, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapmak gerekmediğinden kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, TPMK nezdinde davalı ... Şti. adına tescilli ...ve ... numaralı markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden tekinine, davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine, davacının haksız rekabetin tespiti, men’i ve ref’i taleplerinin reddine, birleşen davanın haksız rekabetin mevcut olduğuna dair gerekçesi düzeltilerek birleşen davanın kabulüne, 50.000,00 TL manevi tazminatın; dava tarihi olan 14.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE,2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince  İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 19/01/2023 tarihli 2021/239 E. -  2023/12 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA,<br>ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜNE,TPMK nezdinde davalı ... ŞTİ. adına tescilli .. ve ... numaralı markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine,Davacının haksız rekabetin tespiti, men’i ve ref’i taleplerinin reddine,İlk derece mahkemesinin 23/06/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararının, karar kesinleşinceye kadar devamına,Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,<br>BİRLEŞEN DAVANIN KABULÜNE,50.000,00 TL manevi tazminatın; dava tarihi olan 14.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline, 3-İlk derece yargılaması yönünden; a-Asıl davada;-Alınması gereken 615,40 TL ilam harcından 44,40 TL peşin harcın mahsubu ile eksik 571,00 TL  harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,-Kabul edilen kısımla ilgili davacı  lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, - Reddedilen haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasıyla ilgili davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, b-Birleşen davada;-Alınması gereken 3.415,50TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 2.561,62 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, -Davacı vekili için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen  40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,   -Asıl ve birleşen dava yönünden yapılan 98,80 TL  başvuru harcı, 898,25 TL  peşin harç, 425,30 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 3.000,00 TL  bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.422,35 TL  yargılama giderinden kabul ve ret oranlarına göre (3/4) 3.316,76 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafından yapılan 350,00 TL posta giderinden davanın ret ve kabul oranına göre (1/4) 87,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, fazla kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması yönünden; -Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,-İstinaf yargılaması sırasında davalı tarafından yapılan 1.476,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 26/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"277279097ff8c7fd","SID":"7cf61e37a790ba42"}}