{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/377 <br>KARAR NO\t: 2025/355<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ...                     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t               ...<br>ÜYE\t\t : ...                 ...<br>KATİP\t\t: ...                \t ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/12/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/349 E.  <br><br>İ<br>TALEP KONUSU\t: İhtiyati Tedbir<br><br>\tAnkara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/12/2024 tarih ve 2024/349 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:İhtiyati tedbir isteyen vekili, müvekkilinin 2000'li yıllardan bu yana nizasız ve fasılasız olarak kullandığı \"...\" esas unsurlu seri markalarının bulunduğunu, 2013 yılından itibaren bu markalarını  TÜRKPATENT nezdinde tescil ettirdiğini, karşı yanın, müvekkiline ait \"...\" ve \"...\" esas unsurlu tescilli markaları içeren ürünlerin birebir aynılarının ve ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin imalatını ve her türlü ticaretini yaptığını, işbu taklit ve tecavüz mahsulü ürünlerin piyasada çeşitli firmalara dağıtımını gerçekleştirdiğini, ürünler üzerinde bu markaları kullandığını, bu markalı ürünlerin satış ve pazarlamasını yaptığını, bu surette müvekkilinin marka haklarına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek açtığı marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemli davada, karşı tarafın tecavüz teşkil eden eylemlerinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br> \t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, her ne kadar delil tespiti dosyası kapsamında bilirkişi raporu alınmış ise de ihtiyati tedbir talebinin kabulü yönünde yeterli kanaatin oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar  verilmiştir.      <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir isteyen vekili, mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, sundukları bilgi ve belgeler bakımından değerlendirme yapılmadığını, sunulan bilirkişi raporunun dahi değerlendirilmediğini, taraf markalarının iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduklarının alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, karşı tarafın cevap dilekçesinde dahi taraf markaları arasındaki benzerliğin kabul olunduğunu, karşı yanın, müvekkilinin tanınmış markalarının aynısı/ayırt edilemeyecek kadar benzerini haksız ve hukuka aykırı surette kullandığını, bu şekilde müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğini, ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t: Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesinin gerektiği, somut olayda, dosya kapsamındaki delillerle yaklaşık ispat koşulunun sağlandığının söylenemeyeceği, zira karşı tarafın 2004 yılından beri kullanımlarının devam ettiğinin savunulduğu ve bu savunmanın henüz değerlendirilmediği, delil durumunun değişmesi ve koşullarının oluşması halinde her zaman ihtiyati tedbir istenebileceği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-İhtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-İhtiyati tedbir isteyenden alınması gereken harç, istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan harçtan mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen tarafından yapılan yargılama giderlerinin  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/02/2025 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/02/2025 <br>\t\t\t\t<br> Başkan<br>...<br> <br> Üye<br>...<br> <br> Üye<br>...<br> <br> Katip<br>...<br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a4b1bb5f166adc22","SID":"c74f1d039583acbe"}}