{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2025/5 - 2025/352<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/5 <br>KARAR NO\t: 2025/352<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/03/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/761 E.  -  2024/179 K.<br><br> <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br><br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/03/2024 tarih ve 2023/761 E. - 2024/179 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:                   <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili ile davalıların oluşturduğu ortak girişim arasında 03/12/2015 tarihinde kara yolu ile akaryakıt taşıma sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmenin uygulanması sırasında davalıların 2016 yılı Ocak ayında 1 adet taşımayı, taşıma sözleşmesinin 16.1.1 maddesi uyarınca geciktirmeleri nedeniyle cezai işlem uygulandığını, 2017 ayında ise 17 adet taşımanın geç yapıldığını, yine 17 adet akaryakıt talep formunun tetkikinde, akaryakıt talep formları üzerinde değişiklikler yapıldığının tespit edildiğini, bunun üzerine sözleşmenin feshedilerek durumun davalı tarafa bildirildiğini, davalıların sözleşme hükümleri gereğince müvekkiline verdiği 130.000,00 TL tutarında kesin teminat ile 250.000,00 TL ve 380.000,00 TL tutarındaki mal teminatlarının irat kaydedildiğini, teminatların güncellenmesi sonucunda da 140.767,47 TL'nin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, ancak davalılarca bu miktarın ödenmediğini, 03/08/2017 tarih ve 13 numaralı Ocak ayı hak ediş raporuna istinaden mahsup sonrası 150.428,51 TL, 14 numaralı Şubat ayı hak ediş raporuna istinaden mahsup sonrası 2.227.260,06 TL, 15 numaralı Mart ayı hak ediş raporuna istinaden mahsup sonrası 514.920,60 TL olmak üzere toplam 2.892.609,17 TL alacağın bulunduğunu, 16 numaralı Nisan ayı hak edişinden 35.064,30 TL, 17 numaralı Ocak ayı hak edişinden 6.403,07 TL olmak üzere toplam 41.467,37 TL'nin mahsubu sonrası müvekkilinin 2.851.141,80 TL alacağı olduğunun tespit edildiğini, 140.767,47 TL güncelleme tutarı ile birlikte toplam 2.991.909,27 TL alacağın bulunduğunu, davalı firma hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve soruşturmanın Eskişehir Cumhuryet Başsavcılığı'nın 2017/18420 sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü ileri sürerek, şimdilik 2.991.909,27 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont/avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>   Davalılar vekili, Milli Savunma Bakanlığı adına açılan davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunduğunu ve   sözleşme tutarının 2.083.701,55 TL olduğunu, sözleşme miktarından yaklaşık 908.000 TL daha yüksek hesaplanan dava konusu miktarın fahiş, haksız ve mükerrer bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Birleşen davada davacı vekili, asıl davadaki iddialarını tekrar ederek asıl davanın açıldığı tarih itibari ile davalılarca gerçekleştiren taşımalara ait yakıtların MSB Laboratuvarınca uygun olmadığı anlaşıldıktan sonra Ege Üniversitesinde sonucu beklenen 5 adet yakıt numunesinin bulunduğunu, söz konusu bozuk yakıtlar için sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca ceza ve yakıt bedeli hesaplanacağından buna ve doğabilecek diğer alacaklarına ilişkin talep ve dava haklarının saklı tutulduğunu, davalılarca gerçekleştirilen taşımalara ait yakıtların analizlerin uygun çıkmaması sonrası davalıların itiraz ettiklerini ve şahit numunelerin akredite laboratuvarında analiz yapılmasını istediklerini, Ege Üniversitesi laboratuvarında yaptırılan şahit numune analiz sonuçlarının bozuk olduğunun görüldüğünü, buna istinaden 481.316,04-TL ceza bedeli ve 1.640,41-TL navlun bedelinin hesaplanarak davalılardan, 482.956,45-TL'nin müvekkiline ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalı tarafça herhangi bir ödemenin yapılmadığını, yine 19.07.2017 ve 07.08.2017 tarihli yazılar ile davalılarca gerçekleştirilen toplam 8 adet ANT çıkış fişi kesilerek yaptırılan taşımalara ait yakıtın MSB Laboratuvarına yaptırılan analiz sonuçlarının da bozuk çıktığının bildirildiğini, bahse konu 8 adet bozuk yakıt için 594.728,02-TL ceza bedeli ve 3.451,42-TL navlun bedelinin talep edildiğini, davalıların bu miktarı da ödemediklerini, sözleşmenin feshi sonrası 2017 Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs aylarında yapılan hak edişlerde sözleşme hükümleri gereği fiyat farkından dolayı kesilen 11.547,86-TL ek kesin teminatın 20.09.2017 tarihinde irad kaydedildiğini ileri sürerek, toplam 1.081.670,66 TL'nin, dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont/avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalılar vekili, davacı tarafından haksız işlemler ile fahiş cezalar tesis edildiğini ve teminatların gelir kaydedildiğini, sözleşmenin cezalar ve sözleşmenin feshi başlıklı maddesi hükümlerinin mükerrer cezalar içerdiğini, numuneler ile ilgili tespitlerin  yerinde olmadığını, bağımsız kurumlarda testler yapılmadığını, bütün yakıtların da idarece sorunsuz tüketildiğini, iddia edildiği gibi yakıtlarda sıkıntı yaşanmadığını, 2017 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs hak edişlerinin aynı anda gönderildiğini, böylece sözleşmenin feshedilmediğini ve fahiş ceza kesildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, asıl davada; davacı tarafın, taşımaların gecikmeli olarak yapılmasından ve bozuk yakıt taşınmasından dolayı ceza talebinde bulunduğu, geç ve bozuk teslimden kaynaklı ceza taleplerinin sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca yerinde olduğu, talep edilebilecek miktarın dosyaya sunulan belgelere göre 1.671.147,87 TL olarak hesaplandığı, bu hesaplamanın yerinde görüldüğü, tarafların sözleşmenin içeriğini ve cezai şartın miktarını belirlemede kural olarak serbest olmakla birlikte bu serbestliğe bazı sınırlamalar getirildiği, TBK'nun 182. maddesinde ceza koşulunun serbestçe belirleneceğine işaretle aynı maddenin son fıkrasında adi (ticari olmayan) borçlarda cezanın indirilebileceği öngörülmesine karşın, TTK'nun 22. maddesinde tacir sıfatını haiz borçlunun, sözleşmede belirlenen cezanın indirilmesini talep edemeyeceği hükmünün yer aldığı, ancak TBK'nın 27. maddesinin gerektiğinde ticari borçlara da uygulanabileceği, Yargıtay uygulamalarının bu yolda olduğu, cezai şartın tarafın ekonomik mahvına sebep olabilecek ve fahiş olması durumunda indirim yapılabileceği, işbu davada dava konusu sözleşme maddelerinde belirlenen cezai şartların miktar itibariyle yakıt satış bedelinin kat be kat üstünde olduğu, fahiş bulunduğu, dosya kapsamı itibariyle davalı tarafın ekonomik mahvına sebep olabilecek nitelikte olduğu kanaatine varılmakla cezai şart bedellerinden takdiren 1/4 oranında indirim yapıldığı, buna göre asıl davada cezai şarta konu alacağın, 1.444.510,84 TL olarak belirlendiği, birleşen davada; bozuk yakıt taşımasından kaynaklı ceza miktarının bilirkişi raporunda 1.070.122,80 TL olarak belirlenmiş ise de bu miktardan takdiren 1/4 oranında indirim yapıldığı, buna göre 810.851,92 TL talep edilebileceği, bilirkişi raporunda irat kaydedilen teminat mektup bedeli bu miktardan düşülmüş ise de sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca teminat mektuplarının irat kaydının yerinde olduğu, ceza bedeli hesabında düşülemeyeceği, düşüme yönelik rapordaki görüşe itibar olunmadığı ve 534,77 TL teminat mektubu güncelleme bedelinin eklenmesi ile cezai şart miktarının 811.386,69 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 1.444.510,84 TL'nin 08/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 811.386,69 TL'nin 01/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.         <br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece sözleşme ve mevzuat hükümlerinin uygulanmadığı gibi davalıların tacir olduğu hususunun gözden kaçırıldığını, davalıların tacir olmaları nedeniyle cezai şarttan indirim yapılmasının mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için cezai şart miktarından indirim yapılabileceği kabul edilse dahi bu yönden mahkemece alınan bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin eksik ve hatalı olduğunu, söz konusu bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların da değerlendirilmediğini, davalıların cezai şart miktarını imzaladıkları sözleşme ile kabul ettiklerini ve bu güne kadar da bir itirazlarının bulunmadığını, mevzuatın amir hükmüne rağmen teminat bedellerinin indirilmesi gerektiğini açıklayan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bu rapora yönelik itirazlarının da dikkate alınmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Asıl ve birleşen dava, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında kara yolu ile akaryakıt taşınması hususunda sözleşme bulunduğu, taşımanın geç yapılması ve taşınan akaryakıtın bozuk olduğu ileri sürülerek eldeki asıl ve birleşen davanın açıldığı, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alındığında, davacının taleplerinin yerinde bulunduğu, davacının talep edebileceği miktarların usulünce hesaplandığı, bu yönden ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik olmadığı, her ne kadar TTK'nun 22. maddesinde, tacir sıfatını haiz borçlunun, sözleşmede belirlenen cezanın indirilmesini talep edemeyeceği düzenlenmiş ise de borçlunun ekonomik mahvına sebep olması halinde cezai şartın indirilebileceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/4961E., 2020/2156 K. sayılı ilamının da bu yönde olduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile de taraflar arasında kararlaştırılan cezai şartın, davalı tarafın ekonomik mahvına sebep olabileceğinin tespit edildiği, bu itibarla tespit edilen cezai şarttan makul bir oranda indirim yapılmasının yerinde olduğu ve bu yöne ilişkin davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde bulunmadığı, son olarak davacı tarafça irat kaydedilen teminat mektubu bedellerinin de, davacı tarafça talep edilebilecek ceza miktarından indirilmediği, bu yönden mahkemece dosya kapsamındaki bilirkişi raporuna itibar edilmediği ve mahkemenin bu değerlendirmesinin yerinde bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/02/2025 <br><br> Başkan<br><br> <br> Üye<br><br> <br> Üye<br><br> <br> Katip<br><br> <br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"61a05e93fd96ff24","SID":"ce9576d41cbee281"}}