{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/231 <br>KARAR NO\t: 2025/528<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                     \t     K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/116 E.  -  2021/419 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/12/2021 tarih ve 2020/116 E. - 2021/419 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin reklamcılık, pazarlama ve temizlik amaçlı maddeler kategorisinin pazar liderlerinden olduğunu, müvekkiline ait \"...\", \"... ...\", \"... ...\" gibi \"...\" ibaresini içeren markaların, reklamcılık, pazarlama ve temizlik amaçlı madde ürünleri kalite ve güvenilirlikleriyle tüketiciler nezdinde tanınmışlık kazandığını, 24.04.2014 tarih ve 2013/47815 tescil numaralı \"...\" markasının 35. ve 41. sınıflarda, 23.12.2015 tarih ve 2015/24173 tescil numaralı \"... ...\" markasının 16. ve 35. sınıflarda, 05.01.2016 tarih ve 2015/12914 tescil numaralı \"... ...\" markasının 3. 5. 16. 21. 35. ve 41. Sınıflarda tescilli olduğunu, davaya konu “... ...” markasında bulunan “...” ibaresinin karıştırılmaya yol açacağını, markaların ayniyet derecesinde benzer olduğunu, davaya konu markada ön plana çıkan kısmın “...” ibaresi olduğunu, müvekkiline ait markaların seri markalar olduğunu, davaya konu markanın aynı seriden olduğunun düşünüleceğini, davaya konu markaların tescil/başvuru sınıflarının çakıştığını, markaların karıştırılma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, markalar arasında ayniyet derecesinde fonetik benzerlik bulunduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek ... YİDK’nın 2020-M-384 sayılı kararının iptaline ve davaya konu 2019/54871 başvuru sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu, başvuruya konu işaret ile iddialara mesnet markalar arasında ayniyet veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunması gerektiğine ilişkin koşulun sağlanmadığını, markada “...” harflerini de içerir birden fazla unsur bulunduğunu, markanın bir bütün olarak algılandığını, “...” harflerinden kaynaklı kısmi benzerliğin bütünsel açıdan karıştırılmaya sebebiyet vermeyeceğini, davacının kötüniyete ilişkin iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ..., marka başvurusunun ücret ödenmemesi sebebiyle iptal edildiğini, davanın konusuz kaldığını, “...” ibaresinin davacı şirketin ürünlerini hatırlattığı iddiasının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, SMK'nın 6/1. maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri olan emtia benzerliğinin belirli emtia yönünden gerçekleştiği, davalının markasının bir bütün olarak “... ...” ibaresi olduğu, davacının markalarının “...”, “... ...” ve “... ...” ibarelerinden oluştuğu, markaların esaslı unsurunun bir bütün olarak anılan kelime unsurları olduğu, markalarda ortak “...” ibaresi bulunsa da anılan harf kombinasyonunun davacıya yahut bir başkasına aidiyet atfedecek bir algı yaratmadığı, “...” ibaresinin tüketici algısında önem arz ettiği, “...” ibaresinin davaya konu markada “...” ibarelerinin kısaltması algısı yaratması karşısında markaların görsel olarak benzer olmadıkları, anılan ibarenin çeşitli mesleklerdeki terimlerin kısaltması olarak – söz gelimi müzik sektöründe “...”, bilgisayar programcılığı sektöründe “...” vb. teknik terimlerin - kullanıla geldiği, davaya konu marka başvuru sınıfları arasında bulunan 12. Sınıftaki araç parçaları da göz önüne alındığında davaya konu markanın “enon – part (Tr: Parça)” kelimelerinin birleşimden oluştuğu, tüm bu hususlar dahilinde somut uyuşmazlık ele alındığında taraf markalarının kavramsal olarak benzer olmadıkları, markaların ortak “...” ibaresi içerse de anılan sesin markanın bütünü itibariyle baskın olduğunun söylenemeyecek olması, sair kelime unsurlarının telaffuzda arka planda kalmaması ve “...” ibaresinin taraflardan herhangi birisine aidiyet algısı yaratacak bir unsur olmaması karşısında taraf markalarının sesçil benzerlik taşımadığı, davaya konu marka başvurusunda bulunan malların hemen her gün ihtiyaç duyulan, herkes tarafından kullanılacak, yaygın dağıtım ağına sahip ürünler olmaması anılan ürünler hem halka hem de belirli mesleki bilgi veya uzmanlığa sahip iş müşterilerine yöneliktir olup ilgili tüketici ortalama tüketiciden daha yüksek dikkat seviyesine sahip olduğu, başvuru sınıfları arasında bulunan 35. Sınıftaki hizmetlerin ise yine bir kısmı bakımından bilinçli tüketicilere bir kısmının ise ortalama tüketicilere hitap ettiği; “...” ibaresinin sicilde çekişme konusu 12. Sınıftaki emtia ve 35. Sınıftaki hizmetler dahil daha önceden marka tescillerine konu edildiği, bu nedenle “...” ibaresinin davacı lehine bir aidiyet yarattığını söylemenin mümkün olmadığı, her ne kadar taraf markalarında “...” ibaresi ortak olarak bulunsa da dosyada bulunan belgelerden “...” ibaresinin kullanım, özel karakterize ediliş biçimi yahut sair şekillerde davacıya aidiyeti hususunda bir algının oluştuğunu söylemenin mümkün olmaması, anılan ibarenin çok sayıda marka tesciline konu edilmesi hususunun bu durumu destekler nitelikte olması karşısında taraf markaları arasında SMK 6/1. madde bağlamında iltibas ihtimali bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu Kurum kararına esas teşkil eden, başvuru konusu \"... ...\" ibareli marka başvurusunun tescil işlemleri tamamlanmadığından marka tescil edilmemiş olup; konusuz kalan dava yönünden davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, davalının marka başvurusuna konu ibare ile müvekkili şirkete markaların esaslı unsuru yönünden birebir aynı olduğunu, tüketiciler nezdinde iki marka arasında bağlantı kurulması ve iltibas oluşmasına sebebiyet verebileceğini, \"...\" ibaresini müvekkilinin kendi markasında esaslı unsur olarak kullanarak uzun yıllar içinde ayırt edicilik yarattığını, davalının bundan faydalanmaya çalıştığını, başvuru konusunu markada yer alan alan \"...\" ibaresinin müvekkili şirkete ait tescilli markalar konusunda yanılgıya yol açacağını, kapsamlar arasında benzerlik bulunduğunu, müvekkili şirket markaları ile markanın esaslı unsuru yönünden birebir aynı olduğunu ve dava konusu markanın müvekkili şirket markalarının bir serisi veya uzantısı olduğu izlenimi oluşturduğunu,  \"... ...\" markasının tescilinin reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının “... ...” ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet “...”, “... ...” ve “... ...” esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların birbirinden farklı olduğu, markalarda ortak olarak bulunun \"...\" ibaresinin, başvuru konusu markada “...” ibarelerinin kısaltması algısı yarattığı, diğer yandan \"...\" ibaresinin çeşitli mesleklerdeki terimlerin kısaltması olarak (müzik sektöründe “...”, bilgisayar programcılığı sektöründe “...” vb.) kullanıla geldiğinin belirlendiği, ayrıca “...” ibaresinin markanın bütünü itibariyle baskın olduğunun söylenemeyeceği, davacı tarafça davanın YİDK kararının iptali ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğü istemi içermesi karşısında, tescil şartının gerçeklememesi nedeniyle hükümsüzlük davası yönünden davanın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/03/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/03/2025<br>\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2a1adb64a2cb8c3c","SID":"774fa7c210ead52b"}}