{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/85 <br>KARAR NO\t: 2025/350<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ...                     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t               ...<br>ÜYE\t\t : ...                 ...<br>KATİP\t\t: ...                \t ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 24/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/181 E.  -  2022/402 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/11/2022 Tarih ve 2022/181 Esas - 2022/402 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili Şirketin 2006/34076, 2020/04992, 2006/06931, 169154, 209882 sayılı ve \"...\", \"...\", \"... ...\", \"...\", \"şekil\" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki \"...\" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2020/79641 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa davalı yanın markasının fiili kullanımında, müvekkili ürünlerinin fiili kompozisyonuna yanaşır şekilde faaliyette bulunduğunu, taraf markalarının benzer olduğunu, müvekkilinin davaya dayanak markalarının yanı sıra 99/003072 sayılı ambalaj marka tescilinin de bulunduğunu ve fiilen bu markanın da “...” markası ile birlikte kullanıldığını, taraf markalarının benzer harf dizilimlerinin olduğunu, her iki markanın da anlamsal bir karşılığının olmadığını, dolayısıyla tüketicilerin anlamsal olarak bir karşılaştırma yapamayacaklarını, dava konusu markada bulunan “...” ekinin, “...” kelimesinden türetildiğini, markada dikkati çeken unsurunun “...” harfleri olacağını, bu harflerin müvekkili markasında da yer aldığını, yine markalarda ortak olarak “m” harfinin de bulunduğunu, taraf markalarının kapsamlarının da benzer olduğunu, bu haliyle taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin doğacağını, her iki tarafın da markasını takviye gıda ürünlerinde kullandığını, 05. sınıf malların yalnızca sağlıkçılara hitap etmediğin, ortalama bir tüketiciye de hitap ettiğini, gıda takviyelerinin reçetesiz olarak satıldığını, dünyada gıda takviyelerine yoğun bir talep olduğunu, bu ürünlerin marketlerden, internetten dahi satın alınabildiğini, davalı başvurusunun kötü niyetle yapılmış bir başvuru olduğunu, davalının ambalajında müvekkili markasını taklit ettiğini, davalının bu ambalajı kullanımında teknik bir zorunluluk olmadığını, davalının amacının müvekkili markalarının ekonomik değerinden haksız yararlanmak olduğunu, davalı başvurusu kötü niyetle yapıldığından kapsamındaki tüm mal ve hizmetler bakımından reddi gerektiğini ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-2568 sayılı kararın iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br>\tDavalı Şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinden sonraki \"...\" ve \"UM\" ibareleri arasında herhangi bir çağrışım, benzerlik veya anlam birliğinin olmadığını, 05. sınıfta yer alan ve hususiyetle ilaç/sağlık sektörüne ilişkin mallar bakımından alelade bir tüketici kitlesinin, ortalama tüketici olarak belirlenemeyeceğini, müvekkili markasının bütün olarak davacı markasından farklılaştığını, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak SMK 6/1 anlamında karıştırılma ve iltibas ihtimaline sebebiyet verecek düzeyde benzerlik olmadığını, kötü niyet iddialarının yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br> \t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru kapsamında yer alan bir kısım mallar bakımından taraf markalarının kapsamlarının aynı ya da benzer olduğu, “Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler.” malları bakımından ise taraf markalarının kapsamları itibariyle bir benzerliğin bulunmadığı, bununla birlikte taraf markalarını oluşturan işaretler arasında ilgili tüketici kitleleri ve taraf markalarını oluşturan kelimelerin bütünsel algıda yarattıkları somut farklılık nedeniyle karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerliğin olmadığı, davalı tarafın fiili kullanımlarının ise işbu davanın konusunu teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.      <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, ilk derece mahkemesinin SMK'nın 6/1 maddesi anlamında taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığına ilişkin değerlendirmesinin hatalı bulunduğunu, mahkeme kararının aksine taraf markalarının kapsamlarında 05. sınıftaki malların bulunmasının, karıştırılma ihtimali incelemesinde otomatik olarak bilinçli tüketicinin dikkate alınması gerektiği anlamına gelmeyeceğini, zira 05. sınıf malların yalnızca yüksek dikkat düzeyine sahip sağlık profesyonellerine hitap eden ilaçları değil, ortalama bir tüketiciye de hitap eden gıda takviyeleri gibi reçetesiz satılan malları da kapsadığını, bu haliyle dava konusu başvuru ile müvekkili markalarının tüketiciler <br>nezdinde karıştırılacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kötü niyete ilişkin iddialarının değerlendirilmediğini, bu yönden rapora yaptıkları itirazları karşılayacak şekilde ek rapor alınmadan hüküm kurulmasının doğru olmadığını, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığına ilişkin itirazlarının mahkemece de hiç değerlendirilmediğini, oysa davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu, çünkü davalı şirketin “...” markalı ürün ambalajının, hiçbir teknik zorunluluk olmamasına rağmen müvekkilinin “...” markalı ürün ambalajı ile aynı unsurları içerir şekilde ve aynı konseptte geliştirildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE:1-Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.\t\t\t\t\t\t\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"şekil\" ve \"...\" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira markaların hecelerine bölünerek karıştırılma ihtimali değerlendirmesi yapılamayacağı ve bir bütün olarak dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. <br>\t2-Davacı tarafça, marka başvurusuna itiraz ve dava dilekçesinde, diğer iddiaların yanında dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu da ileri sürülmüş olup, bu hususta ilk derece mahkemesince olumlu-olumsuz bir değerlendirme yapılmamıştır. <br>\t<br>SMK'nın 6/9. maddesi uyarınca kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Tescil başvurusu sırasında kötü niyetin başlı başına bir itiraz sebebi olarak öne sürülebilmesi mümkün olduğu gibi, sonradan aynı nedenle hükümsüzlük davasının açılabilmesi de mümkündür.  <br>\tYargıtay HGK'nun 16.07.2008 gün ve 2008/11-501 E.-507 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi marka hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir. Kötü niyetin varlığı, her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak belirlenmelidir. Yine Yargıtay HGK.'nun 21.09.2005 gün ve 2005/11-501 E.-507 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca iyiniyetin asıl, kötüniyetin istisna olması sebebiyle davalının kötüniyetli olduğunun delil ve gerekçelerinin gösterilmesi gerektiğinden davacı, davalının kötü niyeti bulunduğunu kanıtlamalı ve mahkemece de bunun delil ve gerekçesi gösterilmelidir.<br>\tBu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafça, hiçbir teknik zorunluluk olmamasına rağmen davalı Şirketin ürün ambalajının, müvekkilinin ürün ambalajı ile aynı unsurları içerir şekilde ve aynı konseptte geliştirildiğini, bunun da davalı Şirketin kötü niyetini gösterdiğini ileri sürmüştür. Bu yönden öncelikle belirtmek gerekir ki, dava konusu başvuru düz yazı ile yazılmış \"...\" ibareli olup, başvuruda herhangi bir şekil unsuru yer almamaktadır. Dolayısıyla, dava konusu başvurunun bu niteliği gözetilerek, kötü niyet iddiasının değerlendirilmesi gerekmektedir. O halde, başvuruda davacının ürün ambalajı ya da bu ambalaja benzer bir şekle yer verilmediğinden, kötü niyet iddiasına itibar edilmemiştir. Öte yandan, bir an için aksinin kabulü halinde dahi, davalının dosya kapsamına yansıtılan fiili kullanımı ile davacının ürün ambalajları arasında benzerlik olmadığından, bu yönden de kötü niyet iddiası yerinde değildir. Gerçekten de, yukarı paragrafta açıklandığı üzere taraf marka işaretlerini oluşturan ibareler arasında benzerlik olmadığı gibi tek başlarına herhangi bir ayırt ediciliği olmayan renklerin, davalı ürün ambalajlarında kullanılması, tarafların fiili kullanımlarının benzer olduğunu kabul için yeterli değildir. Bunun dışında, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğuna dair başkaca bir husus iddia ve ispat edilemediğinden, davacının kötü niyet iddiası yerinde görülmemiştir.  <br>HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesi hükmünün gerekçesine ilişkin olarak yerinde görülmekle kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br><br>HÜKÜM\t    : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 24/11/2022 gün ve 2022/181 Esas - 2022/402 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın yukarıda açıklanan gerekçelerle REDDİNE,<br>4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin harç olarak alınan 80,70-TL harçtan mahsubu ile bakiye 534,70-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>5-Davalılar kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan ve istinafa gelen aleyhine karar verilemeyeceğinden, ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 15.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, \t<br>6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>7-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>9-Davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,  <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br> <br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/02/2025<br><br> Başkan<br>...<br> <br> Üye<br>...<br> <br> Üye<br>...<br> <br> Katip<br>...<br> <br><br><br>  <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2e1f4aa68d4d698e","SID":"4f9dfb9884ac1678"}}