{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1916 Esas<br>KARAR NO: 2025/504 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2018/1082 Esas - 2019/513 Karar<br>TARİHİ:  27/05/2019<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 27/03/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 24.12.2015 tarihli bir ön protokol imzalandığını, söz konusu protokol gereği  dava dışı borçlu şirket olan ... Mimarlık Tic.A.Ş.nin davalı banka’nın Üsküdar Şubesinden kullandığı ve yasal takibe intikal eden kredi borçlarının geri ödenmesine yönelik olarak;  Sakarya ... İcra Müdürlüğü’nün ... Talimat sayılı dosyasından 17.12.2015 tarihinde yapılan icra ihalesinde, Banka adına 5.750.000.-TL bedel ile satın alınan ve yine Banka’ya ipotekli “Sakarya Söğütlü ... Köyü ... parselde kayıtlı arsa, fabrika binası, makine ve tesisatların”,  protokole konu gayrımenkulde 2. Dereceden ipotek alacaklısı olan  müvekkili  ... Tic.Ltd.Şti’ye Alım Hakkı tanınması ve bu  hakkın kullanmasına  ilişkin şartların belirlenmesi amacıyla taraflar arasında tanzim ve imza edildiğini, müvekkili şirketin  prtokol kapsamında kendisine yüklenen yükümlükleri eksiksiz yerine getirdiğini, ihalenin kesinleşmesi ve banka adına tapu tescili için müvekkil üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, ihalesi kesinleşerek davalı  Banka adına  tescil edilen gayrımenkule ilişkin  taraflar arasındaki  protokol gereği  müvekkil tarafından, Organize Sanayi Bölgesi yönetimine ödenmesi gereken  tüm aidat ve borçların ödendiğini, Müvekkilinin  davalı banka ile yapılan protokol çerçevesinde edimlerini eksiksiz yerine getirmesine karşın, protokolün 3 maddesindeki \"... İş  bu alım hakkına ilişkin bir yıllık süre boyunca , protokole konu taşınmaz ve makine/tesisatların kullanımı 2. Derece ipotek alacaklısı /Alıcı ... Ltd.Şti. bırakılacağı ...\" açık hükmüne rağmen, davalı banka tarafından müvekkile  taşınmaz ve makine/tesisatların kullanımının bırakılmadığını, tesliminin yapılmadığını, Davalı Bankanın sayısız talebe rağmen protokol edimini yerine getirmekten kaçınarak taşınmaz ile makine / tehçizatın tesliminin yapılmaması üzerine, müvekkil tarafından  banka edimini yerine getirmesi adına son çare olarak taksitlerin ödenmesinin dondurulmak zorunda kalındığını, kusurlu ve  haksız  davalının,  taksitlerin ödenmediği tezi ile Beşiktaş ... Noterliği ... yevmiye numarasına kayıtlı 21.10.2016 tarihli ihtarı ile protokolü sona erdirdiğini, haksız ve hukuka aykırı olarak  bildirdiğini ve protokol ile  müvekkiline ön alım hakkı tanınan Sakarya Söğütlü ... Köyü ... parselde kayıtlı arsa, fabrika binası ve mütemmim cüzler haksız ve hukuka aykırı şekilde 3. bir kişiye  satıldığının öğrendiklerini, davalının  protokol şartları içerisinde talep ve edimleri yerine getiren müvekkile taşınmazın geçmişe ilişkin tüm borçlarının ve sorunlarının temizliğini yaptırmakla kalmayıp, aldığı nakit ödemelerle de  toplamda  754.266,01-TL haksız kazanç elde etmiş ve sebepsiz zenginleştiğini belirterek,  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına  davalı tarafın yaptığı itirazının iptali ile icra takibinin devamına,  Davalı taraf itirazında haksız ve kötüniyetli olduğundan aleyhine alacağın %20'inden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil Banka Sakarya Şubesi ile dava dışı borçlu ... Tic.A.Ş arasında kredi sözleşmeleri bulunduğunu, İşbu kredi sözleşmelerinden doğan borçların teminatı olarak, ... Mühendislik  adına kayıtlı; Sakarya, Söğütlü, ... köyü, ... ada, ... pafta, ... parselde kayıtlı arsa, fabrika binası ve içinde yer alan makine ve tesisat üzerinde  rehin tesis edildiğini, borçların ödenmemesi nedeni ile krediler kat edilmiş, müvekkil tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapılarak taşınmaz icradan satışa çıkarılarak  müvekkili bankaya  ihale edildiğini, taşınmazın ... T.A.Ş. ye ihale edilmesini müteakip, davacı 8.500.000,00-TL bedelle taşınmazı satın almak istediğini bildirdiğinden davacı ile davalı müvekkil arasında,  24.12.2015 tarihli Protokol imzalanarak 12 eşit taksitle toplam 9.254.432,98-TL' nin müvekkile ödeneceği kararlaştırılarak taşınmaz ve eklentilerinin  davacıya teslim  edildiğini, davacı protokol gereği ilk taksit ve kira bedellerinden ilki olan 29.01.2016 tarihli 771.147,28-TL yi dahi yatırmayarak protokolü ihlal ettiğini, müvekkili  banka yaklaşık 9 ay daha ödemelerin yapılmaması ve taşınmazın davacı yanca kullanılmaya devam etmesi üzerine Beşiktaş ... Noterliği 21.10.2016 tarihli ihtarnameyi keşide ederek, taşınmazın tahliyesini istediğini, edimlerini yerine getirmeyen davacı,  tahliye ihtarından 10 ay sonra, anlamlandırılamayan bir ihtarname keşide ederek, kötü niyetle İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibini  başlattığını, davacı tarafından 06/01/2016 tarihinde 156.187,55-TL(havale yolu ile), 31/08/2016 tarihinde 271.147,29-TL(keşide edilen çekin ödenmesi ile), 31/08/2016 tarihinde 50.000-TL(havale yolu ile) ödemeler yapıldığını,  bu ödemelerin 1.taksiti dahi karşılamadığını, taşınmaz ve ferilerinin teslim edildiğini ve iadesi istenen tutarları ödeme yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu kanıtlayan bu kadar yazılı ve davacı tarafından da ikrar edilmiş delile karşı, davacının taşınmaz ve taşınırları teslim almadığına ilişkin ileri sürdüğü tek bir yazılı delil bulunmadığını belirterek, haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini, davacının kötü niyetli olması nedeniyle İcra İflas Kanunun 67 maddesi ve ilgili maddeleri gereğince harca esas tutarın %20’sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 27/05/2019 Tarih ve   2018/1082 Esas - 2019/513 Karar sayılı kararında; \"Mahkememizde açılan dava: İİK.nun 67 maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır. Dava konusu ihtilaf; davacı ile davalı arasında yapılan protokol uyarınca davacının bu protokolden kaynaklı edimlerini yerine getirip getirmediği, davacı tarafça edimlerin yerine getirilmiş olmasına rağmen davalı tarafça sözleşmenin feshinde haklı neden olup olmadığı, keza sözleşme içeriğinde yer alan taşınmazın ve makinaların kullanım hakkının davacı tarafça protokolde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ile hem kullanım hakkı hem de toplamda 8.500.000,00 TL olarak değerlendirilen bankaya borçlu olan asıl borçlunun borçları ve ihale ile alınan taşınmazın değerinin de içinde olacak şekilde belirlenmiş olan bu bedele yıllık %15 faizi ile birlikte ve ilk taksidi 29.01.2016 tarihi olan 771.147,28 TL'lik eşit taksitlerden oluşan 12 adet taksit üzerinden toplamda 9.254.432,98 TL'nin ödenmesi halinde mülkiyet hakkını da geçirecek olan alım hakkını da içeren sözleşmenin feshinde davalının haklı olup olmadığı, davalının sözleşmeyi feshetmiş olması nedeniyle davacı tarafça yapılan ödeme ve masrafların davalı nezdinde sebepsiz zenginleşme oluşturup oluşturmadığı, taşınmazın davacıya teslim edilip edilmediği, davacının icra takibinde haklı olup olmadığı ve alacağı likit olup olmadığı, davacının kötü niyetli olup olmadığı, varsa davacının davalıdan takip ve dava tarihi itibariyle asıl alacak ve ferilerine ilişkin alacağının olup olmadığı varsa miktarına ilişkin olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.Taraflar arasındaki sözleşme, davacının da 2.derece ipotek alacaklısı olduğu taşınmaz ve içindeki makinaların, davalının alacağından dolayı dava dışı ...A.Ş'nden icra yoluyla alınması üzerine davacının ihalenin feshi davası açmaması karşısında ve tapunun davalıya geçmesi halinde protokolde kararlaştırılan ...A.Ş'ne ait OSB borçları, diğer bir kısım borçları ve fabrikanın içinde yapılacak bakım ve tamirat giderlerinin kaerşılanması halinde davacıya sözleşme ile taşınmaz ve içindeki makinaların, fabrikanın kullanılması ve belirlenen, taksitlere bölünmüş bedelin ödenmesi halinde taşınmazın mülkiyetinin de davacıya geçirilmesini içeren protokolde detaylı düzenlemeler yapılmış, davacı ile davalı tarafın her birinin yükümlülükleri detaylı bir şekilde protokolde belirtilmiş, tarafların sundukları dilekçeler, ödeme belgeleri, ihtarnameler ve protokol uyarınca mahkememizce dava konusunun mevcut dosya itibariyle karar vermeye hazır olduğu, yargılamanın en az giderle ve en hızlı şekilde sonlandırılması, ekonomiklik ve çabukluk ilkeleri gözetilerek, bilirkişiden rapor alınması gerekmediğine, zira ihtilafın ve dayanaklarının mahkememizce hukuki değerlendirme ile mevcut dosya kapsamında yerine getirilebileceğine kanaat getirildiğinden dosyada bilirkişiden rapor alınmasına gerek görülmeden karar verilmiştir.Taraflar arasındaki sözleşme, karşılıklı edim ve yükümlülükleri içeren, kullanım hakkı veren, belli yükümlülüklerin yerine getirilmesi halinde de yönetimde hem borç tasfiyesini sağlayan hem de taşınmazın tapusunun devralınan hakkı içeren bir protokoldür. Protokol hükümleri ve içeriği konusunda, geçerliliği konusunda taraflar arasında bir ihtilaf, bir itiraz yoktur. İhtilaf davacının protokol gereği, üzerine düşen edimleri yerine getirip getirmediği, davalının taşınmazı teslim edimini yerine getirip getirmediği ile sözleşmenin haksız olarak feshedilip edilmediği, haksız fesh edilmiş ise davacının yapmış olduğu ödeme ve giderleri davalıdan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edip edemeyeceği noktalarında toplandığına kanaat getirilmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmenin madde 2 konu başlıklı bölümünün 5. Fıkrasının 2. Paragrafında açıkça sözleşmenin imzalanması ile protokole ek 2 tabloda gösterilen makina ve techizatların eksiksiz ve çalışır olarak protokolün imzalanması ile teslim alındığı belirtilmiş olup, teslimin gerçekleştirilmiş olduğu, davacının davalı tarafça kendisine çekilen ihtarname anına kadar ve ihtarnameye cevabında da teslimin gerçekleşmediğine dair bir itiraz ve ihtarının olmadığı veya talebinin de olmadığı, buna göre teslimin gerçekleştiği ve davacı tarafın bu teslim dolayısıyla da bir kısım tamirat ve bakım giderleri yapmış olduğu, tüm bu hususlar dikkate alındığında aksinin düşünülmesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğu, keza davacının hem dava dilekçesinde hem de cevaba cevap dilekçesinde \"makina ve techizatların teslimi hususunda defalarca talepte bulunulduğu\" şeklindeki beyanının soyut olduğu ve delillendirilmediği, zaten aradan geçen süre (protokol ile davalının ihtar anına kadar) yönünden de bu beyanın tacir basireti ve hayatın olağan akışına uygun düşmediğine kanaat getirildiğinden davacının fabrika ve makinaların teslim edilmediği iddiasına itibar edilmemiştir.Protokol uyarınca toplamda 8.500.000,00 TL'nin %15 lik kısmı ile taksitleri karşılayacak şekilde belirlenen aylık 771.147,28 TL'lik 12 taksit halindeki toplam 9.254.432,98 TL'ye ilişkin ödemelerden ilk taksit tarihi olan 29.01.2016 tarihinde yapılması gereken ve protokoldeki madde 2 nin 3.fıkrasının 3.paragrafındaki \"...ödemelerin tam ve zamanında yapılacağı, en fazla 30 gün ek süre verileceği ve bu uzamış zaman için de %15 gecikme faizi alınacağı...\" şeklindeki düzenleme olmasına ve vadenin de baştan belli olmasına göre davalının ihtar çekmesine gerek olmayan, davacının aylık ödemelerinin ilk taksidinin yapılmadığı, davacının aksi yönde bir belge sunamadığı, sunulan belgenin bir kısmının davacının yükümlülüğünde olan dava dışı asıl borçlu ...A.Ş'nin, makina ve fabrikaların kullanılması karşılığı, üstlenilmiş borçları olduğu, doğrudan bankaya yapılan ödeme miktarının ise 156.187,35 TL olduğu ve ilk taksit tarihinin içinde kalan 29.08.2016 tarihi ile taksit tarihinden 7 ay sonrasını içeren 271.147,28 TL ve 22.09.2016 tarihinde ödenen 50.000,00 TL olmak üzere toplamda 477.334,83 TL davacı tarafça davalıya ödeme yapıldığı, oysa 30 günlük ek sürenin dahi çok aşıldığı, ilk taksidin dahi tam ödenmediği, yeni bir ödeme takvimi üzerinde anlaşıldığını gösteren bir ek sözleşmenin de davacı tarafça sunulmadığı sabit olmakla davacının ödeme taahhütlerine uymadığı, bu nedenle de davalının sözleşmeyi fesihte haklı olduğuna kanaat getirilmiştir.Sözleşmenin 2.maddesinin 3.fıkrasının 5.paragrafında kararlaştırıldığı gibi davacı ödemelerinin kullanım bedeli olarak kabul edileceğine dair bir cezai şart hükmünün de olduğu ve davalıdan bu ödenen kısmın da talep edilemeyeceğine kanaat getirilmiştir. Bu nedenle de davacının takipte haksız olduğu, davalı itirazının yerinde olduğu ve davacının davasının reddi gerektiğine kanaat getirilmiştir.Davacı tarafça tüm protokol hükümleri bilinmesine ve yükümlülüklerinin de yerine getirilmemiş olmasına rağmen; bu durumu bile bile davalı hakkında takipte bulunduğu, davalının takibe itirazı ile takibin durması sonrasında da itirazın iptali davası açmakla açıkça kötü niyetli olduğu ve buna göre de reddedilen davası üzerinden davalı tarafın talebi dikkate alınarak takdiren %20 oranında hesaplanan 153.319,03 TL'nin davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....\"gerekçesi ile, ''1-Davanın reddine,2-Reddedilen dava değeri üzerinden takdiren %20 oranı üzerinden hesaplanan 153.319,03 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu icra takibine davalı tarafından haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz edildiğini ve takibin durduğunu,Davalı tarafın müvekkili şirkete borcunun, taraflar arasında  akdedilen ve imzalanan 24.12.2015 tarihli ön protokole dayandığını, müvekkili şirketin protokole konu taşınmaz ile makine/tesisatın teslimi konusunda bildirimde bulunmamış olması sebebiyle müvekkili şirkete herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, müvekkilinin davalı banka ile akdettiği protokol kapsamında kendisine yüklenen yükümlükleri eksiksiz yerine getirdiğini, davalı banka tarafından müvekkiline taşınmaz ve makine/tesisatların kullanımının bırakılmadığını, tesliminin yapılmadığını, alacak likit olduğu için yerel mahkeme tarafından davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, işbu hüküm gereği, yerel mahkeme işbu davanın davalı tarafı olan ... T.A.Ş.'nin kötü niyetli olarak hareket ederek icra sürecinin uzamasına sebebiyet vermesinden dolayı takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini,İlk derece mahkemesince dosyanın bilirkişiye gönderilmediğini, delillerin tam olarak değerlendirilmediğini,  davalı taraf cevap dilekçesinde müvekkili şirket tarafından ödenen bedelleri takas veya mahsup sayılmasını talep etmemişse de yerel mahkeme müvekkili şirket tarafından ödenen bedelleri kullanım bedeli olarak kanaat getirmesinin hukuka aykırı olduğunu, bunun taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu,İleri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, 24.12.2015 Tarihli protokole istinaden ödenen bedellerin iadesi talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, Davalı dankanın Sakarya Şubesi ile dava dışı borçlu ... TİCARET ANONİM ŞİRKETİ arasında kredi sözleşmeleri bulunduğu, işbu kredi sözleşmelerinden doğan borçların teminatı olarak, ... TİC. A.Ş adına kayıtlı; Sakarya, Söğütlü, ... köyü, ... ada, ... pafta, ... parselde kayıtlı arsa, fabrika binası ve içinde yer alan makine ve tesisat üzerinde rehin tesis edildiği, kredi borçlarının ödenmemesi nedeni ile kredilerin kat edildiği ve davalı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapılarak taşınmazın icradan satışa çıkarıldığı ve davalı bankaya ihale edildiği, davacı şirketin davalıya ihale edilen taşınmaz üzerinde icra ihalesi ve satışı öncesi davalı bankadan sonra gelen 2. Sıra ipotek hakkı bulunduğu, taşınmazın ... T.A.Ş. ye ihale edilmesini müteakip, davacı  taşınmazı satın almak istediğini davalı bankaya bildirmiş ve davacı ile davalı banka arasında, dava dilekçesi ekinde sunulan 24.12.2015 tarihli Protokol imzalanarak 12 eşit taksitle toplam 9.254 432,98-TL' nin davalı bankaya ödeneceği kararlaştırılarak taşınmaz ve eklentileri davacıya teslim edildiği, davacının protokol gereği ödemeleri yapmadığı ve  protokolü ihlal ettiği gerekçesiyle davalı banka tarafından davacı muhataba  Beşiktaş ... Noterliğinden gönderdiği 21.10.2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile; taşınmazın tahliyesini istediği ve protokolün fesih edildiğinin ihtaren bildirildiği, iş bu ihtarnameye karşı davacı tarafça davalı muhataba Kadıköy ... Noterliğinden gönderdiği 27/10/2016 tarih ve ... yevmiye nolu cevabi ihtarname ile; 24.12.2015 tarihli protokolde yer alan ödemelerini hali hazırda yaptığını, bundan sonraki tarihlerde de ödemelerini yapmaya devam edeceğini, bu nedenlerle ihtarname de yer alan iddia ve beyanların hukuki dayanağının bulunmadığından itiraz ettiğini belirtmiştir.Mahkemece,  dava konusunun mevcut dosya itibariyle karar vermeye hazır olduğu, yargılamanın en az giderle ve en hızlı şekilde sonlandırılması, ekonomiklik ve çabukluk ilkeleri gözetilerek, bilirkişiden rapor alınması gerekmediğine, zira ihtilafın ve dayanaklarının mahkemce hukuki değerlendirme ile mevcut dosya kapsamında yerine getirilebileceğine kanaat getirildiğinden dosyada bilirkişiden rapor alınmasına gerek görülmeden karar verildiği belirtilmiş olup, dosya kapsamına göre bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verildiğine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, tüm istinaf sebeplerinin gerekçeli kararda tartışılıp değerlendirildiği ve mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere; Davacının protokolde düzenlenen ödeme taahhütlerine uymadığı, protokolün 2.maddesinin 3.fıkrasının 5.paragrafında açıkça;'' 2. Derece ipotek alacaklısı/Alıcı ... Ltd.Şti., işbu ön protokol maddelerinde düzenlenen ve protokolün ayrılmaz bir parçası olan Ödeme Planında yer alan ödeme ve taahhütlerini her ne sebepten olursa olsun yerine getirememesi halinde, o ana kadar ödemiş olduğu meblağlar hiçbir şekilde kendisine iade edilmeyeceğini ve taşınmazın Alıcı ... firmasına bırakılan kullanım hakkı bedeli olarak Bankaya ait olacağını gayri kabili rücu kabul, beyan ve taahhüt etmiştir,\" hükmünün düzenlendiği, davacının  protokol gereği ödemeleri yapmadığı ve protokolü ihlal ettiği gözetildiğinde, buna göre protokolün 2.maddesinin 3.fıkrasının 5.paragrafında düzenlenen davacı ödemelerinin kullanım bedeli olarak kabul edileceğine dair hüküm uyarınca davacı tarafça, davalıya ödenen kısmı da talep edilemeyeceği anlaşıldığından, mahkemenin kabul ve gerekçesine göre  davacı vekilinin aksi yöndeki  istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 27/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"22548977ebb089c5","SID":"baa7257712d66bcd"}}