{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/1453 <br>KARAR NO: 2025/290 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 10/3/2021<br>NUMARASI: 2019/231(E) - 2021/196 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 20/2/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye (eski unvanı ... Sigorta AŞ) Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobilin dava dışı sürücüsünün kusuruyla 1/9/2018 günü neden olduğu trafik kazasında müvekkili davacıya ait ... plakalı otomobilin hasar gördüğünü belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde 1.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 27/9/2020 günü sunduğu dava değeri belirleme dilekçesiyle talep ettiği maddi tazminatı 11.051,25 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, 11.051,25 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Sigorta AŞ vekili dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkete başvuruda bulunmasından sonra hasar dosyası aşamasında yapılan incelemelerde kazaya dair kuşku oluşturacak olgular elde edildiğini, yapılan araştırmaya ilişkin rapor sunulmasına karşın itirazlarının hiçbirinin dikkate alınmadığını, kazanın anlaşmalı olma olasılığının ağır bastığını; davayı kabul anlamına gelmemesi koşuluyla müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olacağını, bu kapsamda kusur oranları açısından en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesinden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişiler tarafından rapor alınmasının zorunlu olduğunu; karara esas alınan bilirkişi raporunda tayin ve tespit edilen yedek parça fiyatların fahiş oranda yüksel olup kabulü olanağının bulunmadığını, söz konusu tazminatın sigorta eksperi tarafından Yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğin belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Dava dışı... Dış Ticaret Limited Şirketi ile davalı ... Sigorta AŞ arasında, 6/8/2018 günü  adı geçen dava dışı şirkete ait ... plakalı otomobile ilişkin, 6/8/2018 başlangıç, 6/8/2019 bitiş tarihleri arasında geçerli ZMSS poliçesi düzenlendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.  Somut olayda tartışılması gereken hukuki sorun, 1/9/2018 günü meydana geldiği ve davalıya ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobilin karıştığı kazada hasar gördüğü ileri sürülen davacıya ait ... plakalı otomobilde oluştuğu iddia edilen hasarın ZMSS teminatı kapsamında olup olmadığına ilişkindir. Poliçenin tanzim tarihinde ve olayın meydana geldiği günde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 1409'uncu maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2'nci fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanmalıdır. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin  Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının (KMAZMSSGŞ), A.6'ncı maddesinde sayılan teminat dışında kalan haller ile B.4'üncü maddesinde sayılan zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı kapsamında olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, KMAZMSSGŞ'nin, A.6'ncı ve B.4'üncü maddeleri ve TTK'nin 1446'ncı maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içindeymiş gibi ihbar ederse ispat yükü yer değiştirir. Bu durumda oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer. Eldeki davada ise, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından gönderilen ve ... plakalı otomobil sürücüsü ... ile ... plakalı otomobil sürücüsü davacı ...'e atfen imzalanmış, 1/9/2018 günü saat 23.15'te düzenlendiği belirtilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı içeriğinde, ... plakalı araç sürücüsü tali yoldan giderden yolun devam ettiğini sanarak sağından gelen ... plakalı araca çarptığını beyan ettiğine yer verilmiş; ... Sigorta AŞ tarafından gönderilen hasar dosyasının incelenmesinde ise, davacı ...'in yazılı beyanında, yönetimindeki ... plakalı araçla çarpan  önceden tanımadığı ... adındaki kişi ile arasında tartışma çıktığını, olay yerine gelen polislerin yaralanma olmadığı gerekçesiyle rapor tutmayacaklarını beyan ettiklerini bildirmiş; ... adındaki kişi de yazılı beyanında, ... plakalı araca çarptığını, karşı tarafın olay yerine çağırdığı polislerin yaralanma olmadığı gerekçesiyle rapor tutmayacakları söylemeleri üzerine alkol muayenesi yapıldığını, alkolsüz olduklarını görünce de gittiklerini beyan etmiş; ... adındaki kişi de ... plakalı otomobil sürücüsü ile hafif bir tartışma yaşadıklarını, olay yerine çağırdıkları polislerin yaralanma olmadığı gerekçesiyle tutanak tutmayacaklarını söylemeleri üzerine tutanağın aralarında düzenlendiğini bildirmiş; davalı sigorta şirketi tarafından yaptırılan araştırmada ise ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın iletişim vasıtası olarak bildirdiği telefonla ... 2 orijinal ve çıkma parçalar sattığı, bu konuda kurduğu gruplar içinde tazminat talep eden ...'in kardeşi ...'in de bulunduğu herkese açık facebook'dan elde edilen kayıtlara göre bu kişilerin birbirlerini tanıdıkları belirtilmiştir. Diğer yandan, ... plakalı araç ile ilgili kasko ekspertiz raporunun incelenmesinde, hasarlı yedek parçaların dosyada bulunan fotoğraflar ve kaza ile uyumlu olduğu, ... plakalı araca ilişkin Oto Mecburi Mali Mesuliyet ekspertiz raporunda tespit edilen yedek parçaların kaza ile uyumlu olduğunun gözlemlendiğine ilişkin sonuca yer verilen  bilirkişiler tarafından düzenlenen 8/5/2020 tarihli rapor içeriğinde, kazaya karışan araç sürücüleri arasında düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında yer verilen kazanın oluş krokisi ile davacıya ait otomobil ile davalıya ZMSS poliçesiyle sigortalı otomobilde oluşan hasarın somut verilerle değerlendirilmediği anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, Lüleburgaz Emniyet Müdürlüğünden, 1/9/2018 günü saat 23.15 sularında Lüleburgaz İlçesi, ... Caddesinde meydana geldiği ileri sürelen kazaya ilişkin herhangi bir ihbarda bulunulup bulunulmadığının sorulması; makine mühendisi bilirkişiden kazaya karışan araç sürücüleri arasında düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında yer verilen kazaya ilişkin kroki, davacıya ait ... plakalı otomobil ile davalıya ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobilde oluştuğu iddia edilen hasarların yeri ve hasarın ağırlığı değerlendirilerek, davaya konu hasarın, 1/9/2018 günü meydana geldiği ileri sürülen  trafik kazası ile nedensellik bağı içinde oluşup oluşmadığı konusunda rapor alınarak davacının doğru ihbar yükümlülüğüne uyup uymadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Kararın kaldırılma gerekçesine göre davalı vekilinin ileri sürdüğü diğer istinaf nedenleri bu aşamada inceleme dışı bırakılmıştır. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6'ncı maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davalı ... Sigorta AŞ tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/2/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f6b03c7df42530a8","SID":"1a41406d28fb87b7"}}