{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/590 <br>KARAR NO\t\t: 2025/429<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TARİHİ\t\t: 21/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/180 Esas - 2022/880 Karar<br><br>DAVACI\t    :....<br>VEKİLİ\t    :....<br>DAVALILAR  :....<br>VEKİLİ\t    :....<br><br>VEKİLİ\t    :....<br>\t <br>VEKİLİ            :....<br><br>DAVA TÜRÜ\t\t: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ  \t\t: 18/03/2021<br>KARAR TARİHİ\t\t: 07/03/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t: 08/04/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; SPK’nın 94. maddesinde, Kurulca belirlenen süre içinde belirlenen tutarın lehine <br>aktarım yapılan taraftan, aktarımı yapan tarafa iadesi için dava açma yetkisi tanınmış olduğunu, anılan dava yatırımcıların korunması amacıyla açılmakta olduğu, dolayısıyla, yatırımcıların hak ve menfaatlerine ilişkin olarak uzlaşmaya varmak konusunda Kurulun bir yetkisinin  bulunmadığı belirtilmiş olduğunu, Plaspak Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (Plaspak, Şirket) 2014 <br>yılına ilişkin hesap ve işlemlerinin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn, Kanun) ve ilgili <br>mevzuat çerçevesinde, incelenmesi neticesinde, Kurul uzmanları tarafından hazırlanan ve ilgili şirketler hakkında detaylı bilgilere yer verilen, şirketlerin birbiri ile ticari ilişkilerine değinilen 14.10.2020 tarih ve XXVII-2/28-3, XXXII-8/9-l sayılı Denetleme Raporu’nda (Denetleme Raporu) ile; “ Şirket ile Ant Plastik ve Kimyevi Mad. San. Tic. AŞ (Ant Plastik) ve Ecoplast Geri Dönüşüm San. ve Tic. Ltd. Şti. (Ecoplast) arasında gerçekleştirilen işlemler üzerinden Şirket’in mal varlığının, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak, makul bir karşı edim olmaksızın, Şirket’in hâkim ortağı ve yönetim kurulu başkanı ... lehine 31.12.2015 tarihi itibarıyla en az 13.384.029 TL tutarında azaltılması suretiyle, bu eylemlerden nihai olarak menfaat temin eden, ilgili dönemde Şirket’in temsil ve ilzamı ile fiilen sevk ve idaresini elinde bulunduran ... tarafından 6362 sayılı SPKn md. 110/1-(c) uyarınca güveni kötüye kullanma (örtülü kazanç aktarımı) suçunun işlendiği, ... ve ... tarafından ise ...’ın işlediği suçun icrasını kolaylaştırarak yardım etme suretiyle suça iştirak edildiği tespit edildiğini, somut olayda suçun maddi unsurları mevcut olduğunu, Malvarlığı azaltılan Plaspak Şirketi, hukuka aykırı işlemin gerçekleştirildiği tarihte halka açık bir anonim ortaklığı olduğunu, SPK’nun “Kısaltmalar ve Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde halka açık ortaklık, kitle fonlaması platformları aracılığıyla para toplayanlar hariç olmak üzere payları halka arz edilmiş olan veya halka arz edilmiş sayılan anonim ortaklıklar şeklinde tanımlandığını, Şirket’in payları, Kurulumuzun 31.12.2013 tarihli onayı ile 13.01.2014 tarihinde halka arz edilmiş olduğunu, 2015 yılsonu itibarıyla %35,35 oranında halka açık olduğunu, halka arzı izleyen 2015 yılı sonunda Plaspak Şirketi iflas erteleme sürecine girmiş olup, söz konusu sürecin devamında Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinde 16.11.2017 tarihinde Şirket’in iflas erteleme davası hakkında hüküm verilerek iflasına karar verildiğini, dolayısıyla, şirketin, hukuka aykırı işlemin gerçekleştirildiği tarihte halka açık ortaklık statüsünde olduğunu, Plaspak, Ant Plastik ve Ecoplast’ın nihai kontrolü ...’ta olup, ... Şirket’in ilişkili tarafı konumunda olduğunu, halka açık ortaklığın örtülü kazanç aktarımı sonucu doğuran ilişkiye girdiği kişi veya teşebbüs ile doğrudan veya dolaylı olarak yönetim, denetim veya sermaye bakımından ilişkili olması gerektiğini, bu unsurun kaynak aktarımına konu olan <br>işlemlerin tarafları arasındaki ilişkiyi ortaya koyduğunu, somut olayda, Plaspak yönetim kurulu başkanı ...’ın aynı zamanda Ecoplast ve Ant <br>Plastik’in sevk ve idaresini yaptığı, başka bir ifadeyle; Plaspak, Ant Plastik ve Ecoplast’ın nihai <br>kontrolünün ...’ta olduğu anlaşıldığını, bu nedenle, Plaspak, Ant Plastik ve Ecoplast arasında yönetim bakımından ilişki bulunduğunu ve halka açık Plaspak ile bahse konu şirketlerin ve ...’ın SPK’nun 110 uncu maddesi çerçevesinde ilişkili taraf olarak değerlendirilmesi gerekmekte olduğunu, örtülü kazanç aktarımı sucunun maddi unsurunun ikinci <br>şartı da gerçekleştiğini, Ant Plastik’e, mal tedarik edilmemesine rağmen 5 aylık süre zarfında avans verilmeye devam <br>edilmesi ve Ant Plastik’e aktarılan fonların önemli bir kısmının daha sonra sevk ve idaresi ...’ta olan Ecoplast’a transfer edilmesi işlemleri, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı ticari uygulama niteliğinde olduğunu, somut olayda, halka açık Plaspak tarafından 02.07.2015-02.11.2015 döneminde, tedarikçisi Ant Plastik’e, Ant Plastik’ten önemli miktarda mal alımı yapılmaksızın avans olarak fon gönderildiği ve bu işlemlerin yaklaşık 5 aylık süre boyunca devam ettiği tespit edildiğini, Plaspak ile Ant Plastik arasında 2014 yılı başından itibaren devam <br>eden ticari ilişki çerçevesinde, ödeme yapılmaksızın mal gönderiminin yapıldığı veya mal gönderimi yapılmaksızın ödeme yapıldığı durumların mevcut olduğu görüldüğünü, Ant Plastik 2014 yılında kurulmuş yeni bir şirkettir ve satışlarının neredeyse tamamının tek bir müşteriye yapılması nedeniyle riskli bir iş modeline sahip olduğunu, dolayısıyla, böyle bir durumun <br>halka açık şirketin ticari faaliyetleri açısından da riskli olduğu ortada olduğunu, şirket finansal olarak zor durumda olmasına rağmen mal alınmaksızın avans niteliğinde fon aktarılması uygulamasının yaklaşık 5 ay boyunca devam ettirilmesinin makul olmadığını, yapılan bu işlemle halka açık şirketin finansal yapısının bozulmasına sebebiyet verildiğini, ek olarak, Plaspak tarafından mal teslimatı yapılmadığı halde fon aktarılan Ant Plastik’in mali yapısına ilişkin inceleme neticesinde Ant Plastik’in 2015 yılında borcunu geri ödeme kabiliyetine sahip <br>olmadığı görüldüğünü, Ant Plastik’in nihai kontrolünün ...’ta olduğunu, dolayısıyla ...’ın Ant Plastik’in bozuk finansal yapısı hakkında bilgi sahibi olduğunu, finansal yapısı bozuk olduğu bilinen Ant Plastik’e mal tedarik edilmemesine rağmen 5 aylık süre <br>zarfında avans verilmeye devam edilmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, esasen <br>Ant Plastik’in gerçekte var olan ilişkinin gizlenmesi amacıyla kullanıldığı ve Ant Plastik <br>üzerinden yine ... kontrolünde olan Ecoplast’a, dolayısıyla ...’a <br>Plaspak mal varlığının aktarıldığı belirlendiğini, ilgililerden alınan ifade tutanakları kapsamında, <br>...’ın, plastik sektöründe hiç tecrübesi bulunmayan ...’a Ant Plastik’in kurulması aşamasında önemli katkı sağladığı, ilerleyen dönemde Ant Plastik’in ticari bağlantılarının oluşmasını sağladığını, Ecoplast’ı ...’ya devretmesine rağmen devrin bedelsiz gerçekleştiği ve Ecoplast’ın ticari kararlarında ...’ın şirketi yönlendirmeye devam ettiğini, sonuç olarak tüm şirketlerin sevk ve idaresinin ...’ta olduğu tespit edildiğini, bu nedenlerle, örtülü kazanç aktarım yoluyla davalılara aktarılan 13.384.029.-TL’nin ve aktarım tarihi olan 31.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinin fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 130.000,00.-TL’sinin davalılardan alınarak malvarlığı azaltılan halka açık ortaklık statüsündeki Plaspak Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne iadesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili tarafından verilen 11.05.2021 tarihli beyan dilekçesinde; huzurdaki haksız ve mesnetsiz ikame edilen davanın önce usulden sonra ise esastan olmak üzere müvekkili açısından reddini talep ettiklerini, mahkemenin huzurdaki davada yetkili olmadığını, müvekkilinin ikamet adresi dosyaya sunmuş oldukları vekaletnameden de görüleceği üzere İlkadım/Samsun olduğunu, diğer davalıların yerleşim yeri de İstanbul olduğundan Mahkeme huzurdaki dosya kapsamında yetkili olmadığını, dava konusu ihtilafta yetkili mahkemenin Gebze Asliye Ticaret Mahkemeleri olmasını gerektiren herhangi bir husus bulunmadığını, dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Adliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, davacının arabuluculuk dava ön şartını yerine getirmediğini, davacı vekilinin her ne kadar uyuşmazlığın tarafı olmadığını ve uzlaşacak taraflardan biri olmadığı gerekçesi ile arabuluculuğa başvurmamış olsa da huzurdaki dava taraflardan birinin tacir olduğu konusu ticari ilişkiden kaynaklanan bir dava olduğundan arabuluculuk şartına haiz olduğunu, dava şartı arabuluculuk yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, hem davacının hem de müvekkilinin huzurdaki davada taraf sıfatı bulunmadığını, mahkememizde görülmekte olan işbu davanın; davacı kurum tarafından dava dışı Müflis Plaspak Kimya San. ve Tic. A.Ş. ile tasfiye edildiğini Ant Plastik ve Kimyevi Maddeler San. Tic. A.Ş. arasındaki ticari ilişki dolayısıyla halka açık olan müflis şirketin zarara uğratılarak örtülü kazanç aktarımı yapıldığı iddiası ile açıldığını, tasfiye edilmiş Ant Plastik ile müvekkili ... ve diğer davalılar aleyhine açılmış bu davada davalı kurumun bu davayı açma yetkisi bulunmadığını, dava konusu vaka, müflis şirket ile Ant Plastik arasındaki ticari ilişki sonucunda ortaya çıkan borç-alacak ilişkisi olup bu konu ile ilgili sadece alacak davası açılabileceğini ve bu alacak davasının davacısı da sadece müflis şirket olabileceğini, Ant Plastik ve müflis şirket arasındaki ticari ilişkide müflis şirket yetkilisinin kusuru sebebi ile müflis şirketin zarara uğradığı iddiası sebebi ile bir sorumluluk davası açılacak ise de; TTK'nın 553. maddesinde sorumluluk davası açacak kişiler sınırlı şekilde sayılmış olduğunu bunlar arasında davacı Kurum bulunmadığını, bu sebeple davacı Kurum'un taraf sıfatı bulunmadığını, davacı Kurum'un taraf sıfatını kabul anlamana gelmemek şartı ile müvekkilinin de bu davada davalı olarak sıfatı olmadığını, davanın temelini oluşturan husus müflis şirket ile tasfiye edilmiş Ant Plastik arasındaki ticari ilişki olduğunu, bu ticari ilişkide müvekkilinin, ortağı ve yetkilisi olduğu tasfiye edilmiş olan şirketin yükümlülüklerinin yerine getirilmesi ile ilgili herhangi bir şahsi taahhüdü kefaleti bulunmadığını, müvekkilinin, Ant Plastik şirketinin faaliyetleri sebebi kamu yükümlülükleri haricinde herhangi bir şahsi yükümlülüğü bulunmadığını, davanın esasına girilmeksizin davacı kurumun davacı sıfatının bulunmaması sebebi ile bunun kabul edilmemesi halinde ise müvekkili yönünden davalı sıfatının bulunmaması sebebi ile davanın husumet yönünden reddini talep ettiklerini, esasa ilişkin olarka müvekkili, 14.11.2013 tarihinde \"Rasimağa Mah. Halitağa Cad. Derya Apt. B Blok No:82/3 Kadıköy/İstanbul\" adresinde öncelikle PVC, PP, PE plastik hammadde alım satım satımı yapmak, ileriki yıllarda da karlılığı daha yüksek olan hurda plastikten geri dönüşüm tesisi yapmak üzere Ant Plastik Şirketini kurduğunu, müvekkili, Ant Plastik şirketinin kurulmasından kısa bir süre sonra pazar arayışlarına başladığını, sektördeki arkadaşlarının da aracılığı ile diğer davalı ... ile tanıştığını, ...'ın şirketi Plaspak'ın halka açık olması ve ...'ın geçmişte hammadde alım satımı konusundaki tecrübelerini de görerek hem böyle büyük bir şirketin tedarikçisi olmak, hem de ...'ın daha önce bu işi yapmış olması sebebi ile tecrübelerinden faydalanmak için 2014 yılında çalışmaya başladığını, müvekkili ile müflis şirket yetkilisi ... devam eden süreçte ticari ilişkilerini daha da geliştirdiğini, ..., Ecoplast yetkilisi ... gibi müvekkili sektörden birçok kişi ile tanıştırdığını ve referans olduğunu, Ant Plastik ile müflis şirket arasındaki ticaretin çok büyük bölümü Ant Plastik'in piyasadan tedarik ettiği PVC, PP, PE plastik hammaddelerini müflis şirkete satmak şekilde olduğunu, ancak dava dilekçesinde de belirtildiği üzere Ant Plastik 2014 yılında 30 milyon TL'yi aşkın zarar ettiğini, müvekkili, bu zararın sebebini sektördeki diğer tanıdıkları ile değerlendirdiğinde şu sonuçlara ulaştığını, \"Plastik hammadde alım satımı yapan Ant Plastik gibi şirketlerin mutlaka peşin para ve hatta avansla dahi çalıştıklarını, örneğin değil ertesi gün, gün içerisinde saat 12'ye kadar bile verilen fiyatların öğleden sonra değişmesi sebebi ile müşterilerinin ödemelerinin saatlik olarak yerine getirilmemesi halinde müşterilerine fiyat farkı uyguladıklarını tespit ettiğini, plastik hammadde sektörü çok dinamik bir sektör olduğunu fiyatlar döviz üzerinden belirlendiği için kur riskinin yanında günlük ve hatta saatlik fiyat değişimleri olmakta, tonaj büyüklüğüne göre fiyatlar daha uygun hale geldiğini, öyle ki, zaman zaman öğleye kadar anlaştığınız fiyatın öğleye kadar parasını göndermediğiniz zaman öğleden sonra fiyat artışı olabildiğini, Ant Plastik gibi aracı şirketler genellikle alım satımına aracılık yaptığı malı dahi görmeden doğrudan satın aldıkları alt tedarikçilerden müşterilerine sevkiyatı sağladığını, Ant Plastik özellikle 2014 yılında ve 2015 başlarında Plaspak ile yapmış olduğu ticarette çoğu zaman Plaspak'ın sözünü zamanında yerine getirmemesi sebebi ile (ödemeyi günler sonra yapması sebebi ile) alt tedarikçilerin yaptığı fiyat artışı ve kur farkı sebebi ile zararına mal satmak zorunda kaldığını, bu gibi durumlarda zararın giderilmesi için Plaspak'dan müvekkili şahıs ricada bulunsa da Plaspak yetkilisi ... halka açık şirket olmaları sebebiyle fiyat farkının problem yaratabileceğini, ileride başka işlerde telafi ederiz diyerek Ant Plastik'in bu taleplerini geri çevirdiğini,  ANT A.Ş. de Plaspak gibi bir şirketi kaybetmek istemediğinden ve ileride nasıl olsa zararları telafi ederiz düşüncesi ile bu zararları sineye çektiğini, muhtemelen Plaspak'ın da Ant Plastik'i tercih etmesinin sebebi, vermiş olduğu fiyatların avantajlı olması ve taahhütlerinde gecikme yaşatsa dahi hiçbir zaman fiyat farkı yansıtmaması olduğunu, Ant Plastik şirketinin 2014 yılında 30 milyon TL'sını aşan ticarete rağmen zarar etmesi sebebi ile bu durumun sürdürülebilir olamayacağını gören müvekkili, çalışma usulünün yeniden belirlenmesini ve sipariş tutarının çek-nakit olmak üzere avans olarak ödenmemesi durumunda fiyat farkı yansıtacağını ve ayrıca avantajlı fiyat da veremeyeceğini müflis şirket yetkilisine ilettiğini, bunun üzerine Ant Plastik ve müflis şirket, yine avantajlı fiyatlarla çalışılmak ve fiyat farkı/kur farkı yansıtılmamak şartı ile avans (nakit-çek) usulüyle çalışılması konusunda sözlü olarak anlaştığını, 2015 yılının ikinci yarısından itibaren müflis şirket her siparişte sipariş tutarını Ant Plastik'e çek-nakit olarak göndermeye başladığını, müvekkili, bu süredeki bazı teslimatları ödeme yapmasına rağmen alt tedarikçilerinden tedarik edemediğini ve bu sebeple müflis şirkete mal teslimlerinde problemler yaşandığını, müvekkilinim sonradan öğrendiğine göre alt tedarikçiler de müvekkili gibi ellerinde olmayan onların da alt tedarikçilerinden alacağı malların satışını yaptıklarını ancak alt tedarikçilerinden mal alamamaları sebebi ile mal veremediklerini, müvekkilinin, ödemesini yaptığı halde malı alamadığı alt tedarikçilerinin en başında yetkilisi ... olan Ecoplast gelmekte olduğunu halen Ecoplast'tan 5.335.307-TL alacağı bulunduğunu, bu alacak sebebi ile Ecoplast'ın gayrifaal olması sebebi ile dava ve vekalet ücreti masrafı da çok yüksek olacağından herhangi bir hukuki işlem yapılmadığını, görüşmelerle alacak tahsil edilmeye çalışıldığını, diğer davalı ... 2015 yılının ikinci yarısından itibaren kredilerde kullanmak üzere Ant Plastik'te çok sayıda ve yüksek miktarlarda hatır çeki ve senedi aldığını, Ant Plastik de Plaspak'ın kendisine mal alımı için gönderdiği avanslar olduğu için bu taleplerini hiçbir zaman reddettiğini, 2015 yılının ikinci yarısında hatır için verdiği bu çek ve senetlerin bir kısmını Plaspak tarafından mal alımı için avans olarak gönderilen paralardan, bir kısmını da haricen gönderdiği paralardan ödediğini, müvekkili ve ... arasında değişik tarihlerde yapılan kayıtsız satışların karşılığı olarak muhtelif tarih ve tutarlarda şahsi para transferleri de gerçekleştiğini, 2015 yılı sonlarına doğru daha önce ileri tarihli hatır için verilen çekler/senetler Plaspak tarafından da ödenmemeye başlandığını ve çekler Ant Plastik tarafından da ödenemediğinden yazıldığını, Dava dilekçesinde belirtilen Plaspak hesaplarına göre, müvekkiline ait şirketin Plaspak'a olan borcu olduğu iddia edilen tutarlar doğruyu yansıtmadığını, müvekkiline ait ANT Platik şirketinin davalı şirkete senede bağlandığını 4.735.000.-TL ticari borcu bulunmadığını, bu senetlerden bir kısmı Plaspak tarafından müvekkiline ait şirket aleyhine icra takibine konulduğunu bir kısmı da müvekkili tarafından tahsil kabiliyeti olmadığından takibe konulmadığını, dava dilekçesinde müvekkiline ait şirket tarafından Plaspak'a verildiği ve Plaspak hesaplarında göründüğü belirtilen toplam 11.943.000 TL tutarındaki senedin bir kısmı aktif olarak Plaspak ve müvekkiline ait şirket arasındaki hatır senedi olarak, bir kısmı da daha önce verilen hatır çekleri/senetlerinin bakiyelerini kapatmak için verildiğini, müvekkili ile Plaspak arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan bakiye ticari borcu bulunmakta olduğunu Ant Plastik de alacaklarını tahsil edemediğinden bu borcunu ödeyemediğini, müvekkili ile diğer davalı ... bu borcun ödenmesi konusunda hukuk dışına çıkabilecek boyutlarda ihtilaflar yaşadıklarını ve halen de bu ihtilafları devam ettiğini, davacı kurumun iddia ettiği gibi davalılar arasında örtülü kazanç aktarımı söz konusu  olmadığını, davacı kurum bu dava ile, muhtemelen halka açık bir şirket olan Plaspak hakkında denetim ve gözetim görevini tam yapmamanın getirebileceği sorumluluktan kurtulabilmek amacıyla, Plaspak'ın iflas etmesine yol açan süreçte varsa kendi sorumluluğunu örtebilmek için iflasın arkasında başka sebepler bulmaya çalıştığını ve böylece sorumluluğu bu kişilere yükleyerek yasa ile kendisine verilen sorumluluğu üzerinden atmaya çalıştığını, davacı kurum, Plaspak'ın iflas etmesindeki en büyük sebebin Ant Plastik'ten olan alacağı olduğunu iddia ettiğini, bu hususun doğru olmadığını, bu nedenlerle davanın müvekkili açısından hem usulden hem de esastan reddedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ...'ın vekili tarafından verilen 21.06.2021 tarihli cevap dilekçesinde: müvekkilinin yönetim kurulu başkanı olduğu müflis Plaspak Kimya ile diğer davalı Ant Plastik arasındaki ilişki bir ticari ilişkiden kaynaklanan borç alacak ilişkisi olduğunu, bu sebeple müvekkili aleyhine bu ticari ilişkiden kaynaklanan bir alacak davasının açılabilmesi mümkün olmamakla birlikte, bu ticari ilişki sebebi ile sadece müflis Plaspak Kimya iflas idaresinin borçlu Ant Plastik'e karşı icra takibi veya alacak davası açma hakkı bulunduğunu, bunun haricinde bir sorumluluk davası düşünülse dahi TTK'nun 553. maddesi uyarınca bu davanın da açılma usulü ve açabilecek kişiler sayılmış olup davacı kurum bu kişiler arasında bulunmadığını, bu sebeplerle davanın esasına girilmeksizin davacı kurumun davacı sıfatının ve müvekkilinin de davalı sıfatının bulunmaması sebebi ile davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, 2014 yılının sonlarından itibaren Plaspak Kimya, yaptığı satışlardan alacaklarını tahsil edememesi, üretim hataları sebebi ile hurdaya çıkan büyük miktardaki hammadde ve özellikle hammadde fiyatlarında anormal değişimler ve kurlardaki aşırı değişiklikler sebebi ile 2014 yılı sonlarında nakit sıkışıklığı yaşamaya başladığını, bu sıkışıklığı kredilerle ve alım yaptığı tedarikçilerden vadeli alım alarak aşmaya çalışmış ise de tedarikçilerin vadeli satışlarda uyguladıkları fahiş fiyat farkı sebebi ile bu sistem sürdürülebilir bir sistem olmadığını, bu dönemlerde müvekkili diğer davalı Ant Plastik'in sahibi ... ile tanıştığını, Ant Plastik yetkilisi ...'ın piyasadan çok daha uygun fiyatlarla hammadde tedarik etmeyi taahhüt etmesi üzerine, Plaspak Kimya Ant Plastik ile çalışmaya başladığını, 2014 yılında Plaspak Kimya ile Ant Plastik arasındaki ilişki sorunsuz şekilde devam ederken 2015 yılı başlarında diğer davalı ... ödemelerde gecikme olması sebebi ile günlük ve hatta saatlik olarak değişen hammadde fiyat ve kur farkları sebebi ile büyük zarara uğradığını söylediğini ve bu hususta doğruluk payı olduğunu, 2015 yılında yine piyasadan çok uygun fiyatlarla hammadde tedarik edeceğini taahhüt ederek avans usulü çalışmayı önerdiğini, Plaspak Kimya yetkilisi müvekkili ... da Ant Plastik'in fiyatlarının çok uygun olması sebebi ile diğer davalı ...'ın bu teklifini kabul ettiğini, 2015 yılında Plaspak Kimya malı almadan çek veya nakit olarak Ant Plastik'e ödemeleri yaptığını mal teslimleri sonradan gerçekleştiğini, müvekkili ve diğer davalı ... arasındaki Plaspak Kimya ve Ant Plastik ticaretinden kaynaklanan yakınlık iki şirketin çalıştığı sürece daha da ileri gittiğini, müvekkili şirket eski bir hammadde alım satımı yapan kişi olarak ...'ı Ecoplast'ın sahibi ... dahil sektörden birçok kişi ile tanıştırdığını, müvekkili ve ... arasındaki arkadaşlığa dönüşen yakınlığın ilerlediğini ve taraflar nakit sıkışıklıklarında birbirlerine borç para çek vs. vermeye başladığını, 2015 yılı ortalarından itibaren müvekkilinin yetkilisi olduğu Plaspak Kimya'nın nakit sıkışıklığı o kadar artmıştır ki, kredi limitleri de dolu olduğundan bankalardan kredi kullanmakta dahi sorunlar yaşamaya başladığını, halka açık olmanın da verdiği baskı ve sorumluluk bilinci ile ve yatırımcıların zarar görmemesi için, Plaspak Kimya Ant Plastik'in çeklerini müşteri çekiymiş gibi faktoring ve kredi teminatı olarak kullanmaya başladığını, ödeme tarihleri geldiğinde bunları ya yine Ant Plastik'e verdiği çeklerle ya da nakit olarak Ant Plastik'e ödediğini, bu ödemeleri de Plaspak Kimya'nın halka açık bir şirket olması sebebi ile problem yaşanmaması için avans olarak gösterdiğini, müvekkili ... 2015'in ikinci yarısından itibaren Plaspak Kimya'nın bozulan ticari dengesini düzeltebilmek için bunun gibi birçok faaliyette bulunduğunu,  tahvil satışı girişimi, ortak bulma girişimleri bunlardan sadece bir kısmı olduğunu, Plaspak Kimya yönetim kurulu başkanı müvekkili ..., şirketi kurtarabilmek için yaptığı tüm çabaların sonuçsuz kalması üzerine alacaklıların üzerine gelmemesi ve zaman kazanabilmek için Kasım 2015 yılında iflas erteleme başvurusunda bulunduğunu ve ihtiyati tedbir kararı alarak bir sürelik de olsa rahat bir nefes aldığını, müvekkilinin yetkilisi olduğu Plaspak Kimya'nın iflas etmesinde Ant Plastik'ten olan alacağını tahsil edememesi etken olmuş ise de en önemli sebebin bunun olduğunu iddia edebilmek mümkün olmadığını, Plaspak Kimya'nın önceki yıllardan beri devam edegelen ticari batakların kredilerle kapatılmak zorunda kalınması, üretime başlayan Plaspak Kimya'nın üretim proseslerinde yaptığı hatalar sebebi ile büyük zayiat vermesi, ülke ve dünyadaki kurlarda ve sektörde meydana gelen aşırı dalgalanmalar Plaspak Kimya'nın iflasına yol açtığını, bu aşamada önemle belirtmek gerekir ki; müvekkili şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu Plaspak Kimya'nın Ant Plastik'ten alacağı olduğu doğrudur ancak alacak tutarı davacı kurumun iddia ettiği rakamlar olmadığını, iki şirket arasındaki yapılan nakit ödemeler verilen çeklerin büyük bölümü hatır çeki senedi olarak verilen evrakların ödemesi olarak yapıldığını, Plaspak Kimya halka açık olduğundan avans ödemesi yazılmak zorunda kalındığını,  Plaspak Kimya'nın Ant Plastik'ten reel alacaklı olduğu rakam tarafların ticari defterleri ve banka hesap hareketleri incelendiği zaman ortaya çıkacağını, Plaspak Kimya Ant Plastik aleyhine alacağının bir kısmının tahsili için icra takibi başlattığını ancak Ant Plastik'in hacze kabil malı olmaması ve Plaspak Kimya'nın dava/takip harcı ve diğer masrafları karşılama imkanı olmadığından diğer senetler icra takibine konulamadığını, davacı kurum vekilinin müvekkilinin Ecoplast Geri Dönüşüm San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin eski ortağı olması, Ecoplast'ı devretmesi ve Ant Plastik ve Ecoplast yetkililerini tanıştırması ve sonrasında Ant Plastik ile Ecoplast'ın ticaret yapmasını, olmayan örtülü kazanç aktarımı kurgusunun mesnedi olarak gösterildiğini, müvekkili Ecoplast'taki payını Plaspak Kimya'nın halka arz başvurusundan sonra şirkette yapılan SPK incelemesi esnasında SPK uzmanlarının uyarısı üzerine yapmış ve bu devri bir an önce gerçekleştirmesi gerektiği için daha önceden sektörden tanıdığı ve yatırım niyeti olan diğer davalı ...'ya bedeli daha sonra ödenmek üzere gerçekleştirdiğini, ... da daha sonra hem müvekkiline hisse devir bedelini ödemediğinden ihtilaf yaşaması hem de ticari beklentilerinin yerine gelmemesi sebebi ile başka bir kişiye devrettiğini, müvekkilinin ... ile ...'yı birbiri ile tanıştırması ve sonrasında bu iki kişinin şirketlerinin birbirleri ile iş yapması da son derece normal olduğunu, tüm bu ilişkilerden ... ve ... müvekkilinin yönlendirdiği bu sayede örtülü kazanç aktarımının yapıldığı çıkarımını yapmak akıl ve izandan yoksun bir çıkarım olduğunu, bu nedenlerle öncelikle davanın esasa girilmeksizin husumetten reddine, esasa girilmesi halinde hukuki mesnedi bulunmayan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili tarafından 06.09.2021 tarihi ile verilen cevap dilekçesinde; davalı müvekkilinin adresi, dava dilekçesi ve vekaletname içeriğinden de görüleceği üzere, İstanbul ili Maltepe İlçesi olduğunu, diğer davalıların adreslerinin de Gebze olmadığını, bu nedenle Mahkememizin dava konusu uyuşmazlık bakımından yetkili olmadığını,  İstanbul Anadolu mahkemelerinin yetkili olduğunu, arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın reddi gerektiğini,  aktif ve pasif husumet yokluğu nedeniyle itirazları olduğunu, davacı kurumun bu davanın açılmasında hukuki yararı bulunmadığından ve yine iddiaya göre zarar gören davacı değil, halka ve borsaya açık olan Plaspak A.Ş yatırımcıları olduğundan davanın, zarar gördüğü iddia edilen 3.kişi yatırımcılar tarafından Plaspak A.Ş'ne karşı açılması gerektiğini, davacı ...'nun, yatırımcılar adına dava açma hak ve yetkisi bulunmadığını, huzurdaki davada, Plaspak A.Ş'nin malvarlığı ve karlılığının azaltılarak kazancın Plaspak A.Ş yetkilisi ...'a aktarıldığı ve örtülü kazanç aktarımı yapıldığı iddiası ile aktarılan tutarın iadesi ve ödenmesi talep edildiğini, davacı iddiaları ispata muhtaç olduğunu, iddiaları kabul etmemekle birlikte; dilekçe içeriği vakıa ve iddialara göre, bu davanın tarafı (davalısı) Plaspak A.Ş ve/veya bu yetkilisi olan ... olması gerektiğini, davalı ...'nın, davalı olarak pasif husumet ehliyeti, taraf sıfatı ve sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, dava dilekçesinde, Plaspak A.Ş ve yetkilisi ...'ın yatırımcılara zarar verdiği, söz konusu ticaret, fiil ve işlemlerin Plaspak A.Ş ve ... tarafından yapıldığı ve örtülü kazancında ...'a aktarıldığı iddia ve beyan edildiğini, yani dilekçe içeriğine göre menfaat temin ettiği iddia edilen tarafın Plaspak A.Ş yetkilisi ... olduğunu, davalı müvekkili ile ilgili bir kazanım ve menfaat temini iddiası bulunmadığını, iddia edilen olayların merkezinde ve temelinde Plaspak A.Ş ve ... bulunduğunu, müvekkili ...'nın Plaspak A.Ş'de ortaklığı ve yetkisi bulunmadığı gibi müvekkili yönünden bir menfaat kazanımı olduğuna dair bir iddia ve tespit de bulunmadığını, müvekkili, Plaspak A.Ş'de hiçbir zaman ortak ve yetkili olmadığını ve yine iddia edilen ticaret ve işlemlerden dolayı herhangi bir kazanım ve menfaat temin etmediğini, müvekkilinin söz konusu ticaret nedeniyle herhangi bir kazanım sağlamadığı dava dilekçesi içeriğinden ve müvekkilinin banka hesap hareketlerinden anlaşılmakla birlikte müvekkilinin iddia edilen ticari faaliyetlerden ve fon aktarımlarından bilgisi de olmadığını, şu durumda, iddiaya göre, davaya konu vakıaların ve ticari ilişkilerin merkezinde Plaspak A.Ş ve ...'ın olduğunu, iş ve işlemleri ...'ın yönettiği ve idare ettiğini, ... adına kazanç aktarımı yapıldığı iddia edildiğinden ve müvekkilinin Plaspak A.Ş'de ortaklığı ve yetkisi bulunmadığı gibi iddia edilen ticaret ve fon aktarımından müvekkilinin herhangi bir menfaat temin etmediği açık ve kesin olduğundan müvekkilinin taraf sıfatı ve sorumluluğu bulunmadığını, kazanç aktarımı olmadığından Müvekkil ...'nın pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, müvekkili ..., ...'ın talebi ve yönlendirmesi ile dava dışı Ecoplast Geri Dönüşüm San Tic Ltd şti'nde emaneten ve bedelsiz olarak ortak ve yetkili olduğunu, ancak bu süreçte Ecoplast Şti'nin sevk ve idaresine hukuken ve fiilen hiçbir zaman dahil olmadığını ve karışmadığını,Ecoplast Şti, diğer davalı ... tarafından sevk ve idare edildiğini, müvekkilinin dava dışı Ecoplast Şti'ndeki ortaklığının emaneten olduğu ve hissenin bedelsiz olarak alındığı ve yine müvekkili ...'nın Ecoplast şirketindeki hisselerini ...'ın talebiyle bedelsiz olarak 3.bir kişiye devir ettiğini, şirketi (Ecoplast) fiilen ve hukuken sevk ve idare eden kişinin ... olduğu hususunun davacı tarafından da kabul edildiğini, ayrıca, müvekkili davalının Ecoplast ştinde ortak ve yetkili olduğu süreçte adı geçen şirketten hiçbir ödeme ve kar payı almamış olması da bu ortaklığının emaneten ve evrak üzerinde olduğuna işaret ettiğini, müvekkili davalı ..., Kimya Yüksek mühendisi olup plastik, kimya vb sektörlerde faaliyet gösteren firmalara danışmanlık yaptığını, işi ve uzmanlığı gereği bir çok firma ile çalışan ve danışmanlık yapan davalı müvekkili, daha önce çalıştığı/danışmanlık yaptığı firmaya malzeme satışı yapan Plaspak A.Ş yetkilisi ... ile arkadaşı vasıtasıyla tanıştığını ve bu tanışma sonrasında zamanla Plaspak A.Ş'ne de danışmanlık hizmeti vermeye başladığını, bu çalışmayla birlikte davalı müvekkili, ... ile görüşmeye başladığını ve taraflar arasında yakınlık olduğunu, davalı ... \" Plaspak şti'nin borsaya ve halka açılacağını ancak aynı sektörde iş yapan başka firmalara ortak olamayacağını, bu nedenle ortağı olduğu Ecoplast Geri Dönüşüm San Tic Ltd şti'ndeki hisselerini emaneten ve geçici olarak devir etmesi gerektiğini ve bu hisseleri daha sonrasına başkasına devir edeceğini \" belirterek, Ecoplast ştindeki hisselerini geçici olarak ve emaneten davalı müvekkili ...'ya devir etmek istediğini, davalı müvekkili, ...'ın beyan ve söylemlerine güvenerek güven ilişkisine istinaden ...'ın (hakim ortak) ve ...'ün Ecoplast ştindeki hisselerini emaneten geçici süreliğine 2013 yılı Ekim ayında bedelsiz olarak devir aldığını, Ecoplast ştinde müvekkiline yapılan hisse devrinin emaneten ve bedelsiz yapıldığı hususu; dava dilekçesi içeriğinden anlaşılmakla birlikte, hisse devrinden hemen sonra Plaspak A.Ş'nin borsaya açılarak halka arz edilmesinden ve yine ortaklık sürecinde müvekkili davalıya ecoplast şti tarafından herhangi bir ödeme ve kar payı ödenmemiş olmasından da anlaşıldığını, bununla birlikte Ecoplast hisselerini 2017 yılında devir alan ... isimli kişinin beyanları ve davalı müvekkilinin banka hesap hareketleri de hisse devrinin bedelsiz ve emaneten yapıldığını doğruladığını, müvekkili ..., Ecoplast Şti'ndeki hisseleri emaneten devir aldıktan sonra bu şirkette sadece evrak üzerinde ortak ve yetkili olarak göründüğünü,, şirketin sevk ve idaresine hiçbir şekilde fiilen ve hukuken dahil olmadığını ve hatta şirket adresine dahi gitmediğini, şirketin tüm iş ve işlemleri bizzat davalı ... tarafından yapıldığını ve yürütüldüğünü, davalı müvekkili, şirketle ilgili herhangi bir iş ve işlemi yapmadığını, karar almadığını ve uygulamadığını, Ecoplast Ştini fiilen ... sevk ve idare ettiğinden davalı müvekkilin, şirketin ticari ilişkileri, ticareti, alacak ve borçları, mali ve idari durumu, iş ve işlemleri vb hakkında hiçbir bilgisi olmadığını, bu husus dava dilekçesinde davacı tarafından beyan ve kabul edilmekle birlikte olayların akışından ve diğer delillerden de anlaşıldığını, ayrıca şirket hisselerini davalıya devreden ... isimli kişi de, şirketin fiilen sevk ve idaresinin ve kontrolünün ... tarafından yapıldığına ve hisse devrinin evrak üzerinde emaneten yapıldığına tanık olduğunu, bu kişinin de tanık olarak dinlenmesini talep ettiklerini, müvekkili davalı, bir süre Ecoplast Şti hisselerini üzerinde tuttuktan sonra şirketin asıl sahibi ve yöneteni olan ...'ın talebi ve yönlendirmesiyle bu kez şirket hisselerini ... isimli kişiye bedelsiz olarak 2017 yılında devrettiğini, hisseleri devir alan ...'i müvekkili davalı tanımadığını ve hiçbir görüşmesi olmadığını, bu kişi ...'ın hisse devri yapılmasını istediği kişi olduğunu, nitekim adı geçen kişinin dosyaya ve dava dilekçesine yansıyan SPK Tutanaklarındaki yazılı ifadesinde; \"şirket hisselerini ...'ın yönlendirmesiyle bedelsiz olarak aldığı, Ecoplast şti'nin sevk ve idaresini ve tüm ticari faaliyetlerinin ... tarafından yapıldığı ve yürütüldüğü ve yine ...'ın yönlendirmesiyle şirketin 2019 yılında kapatıldığı\" beyan edilmiş ve tutanak altına alındığını, şirket hisselerini devir alan bu kişinin beyanları, davalı müvekkilin savunmalarını doğruladığını, dava dilekçesinde, Plaspak A.Ş'nin asıl ve önemli ticaretinin Ant Plastik A.Ş ile olduğu, Plaspak A.Ş'nin makul bir karşı edim olmaksızın yüklü miktarda Ant Plastik A.Ş'ne ödemeler yaptığı ve bu ödemelerin tahsil edilemediği belirtildiğini, devamında ise Plaspak A.Ş. ile Ecoplast Şti. arasındaki ticaretin daha sınırlı ve düşük miktarda olduğu alacak-borç hesabının kapandığı belirtilmiştir. Görüldüğü üzere davanın temeli ve örtülü kazanç aktarım iddiası, Plaspak A.Ş.- Ant Plastik A.Ş. arasındaki ticarete dayandığını, bu halde Plaspak A.Ş'nin ve dolayısıyla yatırımcıların zarar etmesi, yani iddiaya göre Plaspak A.Ş.'nin malvarlığı ve karlılığının azalması daha ziyade Ant Plastik A.Ş ile olan ticaretten ve ödenmeyen karşılıksız kalan ödemelerden kaynaklı olduğunu, iddianın bu yönde olduğunu, müvekkili davalının, adı geçen Plaspak A.Ş. ve Ant Plastik A.Ş şirketinde ortaklığının ve yetkisinin olmadığını, şirketler arasındaki ticareti bilmediğini, o halde Plaspak A.Ş ve Ant Plastik arasındaki iddia edilen olağan dışı ticaretten ve fon aktarımlarından müvekkili davalıya sorumluluk yüklenmesi mümkün olmadığını, diğer taraftan, dava dilekçesinde ve SPK denetleme raporunda, Ecoplast şti ile Plaspak A.Ş. arasındaki ticaretin çok daha düşük ve sınırlı olduğu ve bu iki şirket arasında alacak-borç bakiyesinin kapandığı/ olmadığı belirtilmiş olduğunu,  iddia edilen zararla ilgili Ecoplast şti ve dolayısıyla bu şirketin eski ortağı olan davalı müvekkili yönünden bir sorumluluğun olmayacağı açık olduğunu, her ne kadar dava dilekçesinde, Ecoplast Şti. ve Ant Plastik A.Ş arasında ticaretin olduğu ve alacak-borç bakiyesi bulunduğu ve bu ticaretinde örtülü kazanç aktarımının bir parçası olduğu belirtilmiş ise de Ecoplast ve Ant Plastik arasındaki ticaretin edim karşılığı olmayan olağan dışı bir ticaret olduğu yani örtülü kazanç aktarımıyla ilgisinin bulunduğu ispat edilemediğini, bu iddia ispata muhtaç olduğunu, herhangi bir ispat vasıtası sunulmadığını, Ecoplast ve Ant Plastik arasındaki ticaretin normal ve olağan bir ticari ilişki olduğu konusundaki karinenin aksinin yani iddianın ispat edilmesi gerektiğini, örtülü kazanç yasağı SPK 21.madde de tanımlanmış olduğunu, iddia edilen ticari faaliyetlerin ve işlemlerin örtülü kazanç aktarımı olduğu ispata muhtaç olduğunu, davacı taraf bu yönde bir ispat vasıtası ve belge sunmadığını ve sunamadığını, müvekkili davalı, Ecoplast ştinde emaneten ... kontrolünde hisse alımı yaptığından ve şirketi fiilen ve hukuken bütünüyle ... kontrol ettiğinden bu şirketin gerek Plaspak A.Ş. ve gerekse Ant Plastik A.Ş. ile olan ticaretini, mal-ürün alım ve satımlarını, fiyat ve ödemeleri, mali ve finansal durumları tamamen ... yönettiğini, Ecoplast Şti.'nin, Plaspak Aş ve Ant Plastik A.Ş olan ticaretinden ve alacak-borç durumundan müvekkilinin bilgisi bulunmadığından, müvekkili davalının iddia edilen ticari faaliyetlerle ve işlemler nedeniyle sorumluluğu bulunmadığını, Sermaye Piyasası Kanunu 21.madde de tanımlanan örtülü kazanç aktarımı yasağı, halka ve borsaya açık şirketlerdeki yatırımcıların hak ve menfaatlerini koruyan bir düzenleme olduğunu, yasaya göre, mevzuata aykırı iş, işlem ve faaliyette bulunan ve bu şekilde halka açık şirketin malvarlığını ya da karlılığını azaltarak kendisine kaynak aktarımı yapılan kişilerin sorumluluğu bulunduğunu, sorumluluk için, kanuna aykırı faaliyette bulunan kişilerin kendisine haksız menfaat ve kazanım temin etmiş olması gerektiğini, yani buradaki sorumlu, örtülü bir şekilde kendisine kazanç aktarımı yapılan ve menfaat sağlanan kişi olduğunu, davalı müvekkilinin adı geçen şirketlerin ticari faaliyetlerinden hiçbir bilgisi olmadığı gibi söz konusu ticari faaliyetler ve işlemler nedeniyle herhangi bir menfaat ve kazanımı da olmadığını, bu yönde bir tespit de söz konusu olmadığını, davalı, gerek Plaspak A.Ş. gerekse Ant Plastik ve Ecoplast Şti.'nin ticari faaliyetleri nedeniyle herhangi bir kazanım ve menfaat elde etmediğini, müvekkiline yapılan bir kazanç aktarımı bulunmadığını, nitekim dava dilekçesinde de, Plaspak A.Ş. yetkilisi ... adına örtülü kazanç aktarımı yapıldığı belirtilerek, menfaat sağlayan kişinin ... olduğu iddia edildiğini, bu durumda dava dilekçesi içeriğine göre, davalı müvekkilinin herhangi bir şekilde kazanım ve menfaat temin etmediği kabul edildiğini, o halde asıl muhatap ve ilgili kazanım elde ettiği iddia edilen ... olup, davalının bu davada taraf gösterilmesi hukuken isabetli olmadığını, davalının banka hesap hareketleri incelendiğinde de müvekkili adına bir kazanç aktarımı olmadığı tespit edilebileceğini, bu nedenle SPK 21.madde hükümlerine göre davalının sorumluluğunun olmadığı açık olmakla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın KABULÜNE, 130.000,00.-TL'nin 31/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak Plaspak Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye iadesine,  ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı bir kısım davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı taraf dava şartı arabuluculuğa başvurmadan dava açtığını, bu haliyle huzurdaki davada, dava şartı noksanlığı bulunmakta olup, davanın, dava şartı noksanlığı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı ...'nun, yatırımcılar adına dava açma hak ve yetkisi bulunmadığını, dava  dilekçesinde davalı ...'in olayların dışında olduğuna ve şirket yönetiminde kontrolünün olmadığı kabul edildiğini, sayın mahkemece davalı ... yönünden sorumluluğa karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, davalının ortak veya yetkilisi olmadığı Plaspak ve Ant Plastik arasındaki ticarete konu işlemlerden bilgisinin olmadığı, olayların ve işlemlerin/eylemlerin davalının bilgisi dışında gerçekleştiğinin açık olduğunu, sayın mahkeme delilleri toplamadan ve tanıkları dinlemeden eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verdiğini, dosyadaki mevcut rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olmadığını,  dava konusu alacak isteminden davalının sorumluluğu bulunmamakla birlikte karar faizin başlangıç tarihi ve yargılama giderleri yönünden de hatalı olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden de kararın hatalı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın esasına girilmeksizin davacı kurumun davacı sıfatının ve davalının da davalı sıfatının bulunmaması sebebi ile davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, yerel mahkeme denetime elverişsiz ve özensiz bilirkişi raporunu dikkate alarak hatalı hüküm kurduğunu, hükme esas alınan rapor, bilirkişilerin uzmanlıkları çerçevesinde tarafların dilekçeleri, delilleri eşit şekilde değerlendirilerek hazırlanmamış, sadece ve sadece davacı kurum tarafından hazırlanan rapor kes yapıştır yapılarak hazırlanmış bir mütalaa mahiyetinde olduğunu, tarafların delilleri değerlendirilmeden hüküm tesisi Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre mutlak bozma sebebi olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçelerinde özetle; davacı kurul, halka açık şirketin (Plaspak) malvarlığından örtülü olarak aktarılan miktarın halka açık şirkete iadesini dava yoluyla talep etmeye yetkili olduğunu, Dolayısıyla, davalı ... vekilinin davacı kurulun husumet ehliyetinin bulunmadığı iddiasının kabulü mümkün olmadığını, halka açık ortaklık statüsündeki Plaspak tarafından, makul bir karşı edim olmaksızın ANT Plastik’e, ANT Plastik üzerinden de Ecoplast’a fon gönderilmesi, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı ticari uygulama niteliğinde olup, gerçekleştirilen bu işlemlerle plaspak’ın malvarlığı azaltıldığını, bilirkişi raporu’nda yer alan tespit ve değerlendirmeler kurul tespitlerinin hukuka uygun olduğunu kanıtlamakta olup, davanın kabulüne karar verilmesi hukuka uygun olduğunu beyan ile; davalıların istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.<br>   DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/11/2022 tarih, 2021/180 Esas - 2022/880 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; örtülü kazanç aktarımı konusu alacağın şirkete iadesi istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Dosyanın incelemesinde; davacı kurumun, Plaspak Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin  2014 <br>yılına ilişkin hesap ve işlemlerinin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili <br>mevzuat çerçevesinde incelenmesi neticesinde, 14.10.2020 tarih ve XXVII-2/28-3, XXXII-8/9-l sayılı Denetleme Raporu’nda; dava konusu şirket ile Ant Plastik ve Kimyevi Mad. San. Tic. A.Ş. ve Ecoplast Geri Dönüşüm San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında gerçekleştirilen işlemler üzerinden şirketin mal varlığının, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak, makul bir karşı edim olmaksızın, şirketin hâkim ortağı ve yönetim kurulu başkanı ... lehine 31.12.2015 tarihi itibarıyla en az 13.384.029 TL tutarında azaltıldığı, bu eylemlerden nihai olarak menfaat temin eden, ilgili dönemde şirket’in temsil ve ilzamı ile fiilen sevk ve idaresini elinde bulunduran ...'ın 6362 sayılı SPK'nın 110-(1)-c) maddesi uyarınca güveni kötüye kullanma  suçunu işlendiği, ... ve ... tarafından ise ...’ın işlediği suçun icrasını kolaylaştırarak yardım etme suretiyle suça iştirak edildiğinin belirtilmesi üzerine, örtülü kazanç aktarım yoluyla davalılara aktarılan 13.384.029.-TL’nin ve aktarım tarihi olan 31.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinin fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 130.000,00.-TL’sinin davalılardan alınarak malvarlığı azaltılan halka açık ortaklık statüsündeki Plaspak Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne iadesine karar verilmesi için eldeki davayı açtığı, davalıların davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı ... vekili ile davalı ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Eldeki davada; davacı ... açmış olduğu dava ile örtülü kazanç aktarımı yapılması nedeniyle tespit edilen alacağın davalılardan alınarak Plaspak Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye iadesini talep etmiş olduğu anlaşılmaktadır. <br>Sermaye Piyasası Kanunu'nun 21. maddesinin 4. fıkrası \"Kazanç aktarımının Kurulca tespiti hâlinde halka açık ortaklıklar, kollektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıkları, Kurulca belirlenecek süre içinde kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflardan, aktarılan tutarın kanuni faizi ile birlikte mal varlığı veya kârı azaltılan ortaklığa veya kollektif yatırım kuruluşuna iadesini talep eder. Kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflar Kurulca belirlenecek süre içinde aktarılan tutarı kanuni faizi ile birlikte iade etmek zorundadır. Örtülü kazanç aktarımı yasağının ihlali ile ilgili 94 üncü ve 110 uncu maddeler ile ilgili mevzuatta öngörülen hukuki, cezai ve idari yaptırımlar saklıdır.\" hükmü bulunmaktadır. <br>Yine, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 94. maddesinde \"(1) Kurul, 21 inci maddede belirtilen işlemlerde bulundukları tespit edilen halka açık ortaklıklar, kollektif yatırım kuruluşları ve bunların bağlı ortaklıkları ile iştiraklerinden denetleme sonuçlarının Kurul tarafından belirlenecek usul ve esaslar dâhilinde ortaklara duyurulmasını istemeye, Kurulca belirlenen tutarın tayin edilen süre içinde iadesi için dava açmaya yetkilidir.\" şeklinde düzenleme bulunduğu anlaşıldığından, davacı Kurul'un, davayı açmakta aktif husumetinin mevcut olduğu değerlendirilmiş, mahkemece bu yöne ilişkin itirazların reddine karar verilmiş olması isabetli görülmüştür. <br>Eldeki davada; dava konusu, haksız fiile ilişkin olduğundan, şirket merkezinin bulunduğu yer olan Gebze yargı çevresinin davaya bakmakta yetkili olduğu  anlaşıldığından, davalıların yetki itirazlarının mahkemece  reddine karar verilmiş olmasında da herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. <br>Öte yandan; 6235 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (HUAK)1./2 maddesi; \"yabancılık unsuru taşıyanlar da dahil olmak üzere, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş ve işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır.\" hükmünü haizdir.\t<br>\tDavacı Kurul, örtülü kazanç aktarımı yaptığı tespit olunan davalılardan yasal düzenlemeler gereği isteğe rağmen halka açık ortaklığa iade gerçekleşmemesi üzerine şirkete iade talebinde bulunmuştur. Davacı Kurul'a dava açma yetkisi veren yasal düzenlemenin  kamusal yönü gözetildiğinde davanın; \"tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş ve işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlığı niteliğinde olmadığı\" açıktır yönündeki mahkeme gerekçesinin de yerinde olduğu anlaşıldığından, davalıların arabuluculuk dava şartı itirazlarının da mahkemece reddedilmesi yerinde  görülmüştür.<br>Sermaye Piyasası Kanunu'nun 110. maddesinde, \"(1) Aşağıdaki fiiller güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli hâlini oluşturur; ancak bu durumda 5237 sayılı Kanunun 155 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre hükmolunacak ceza üç yıldan az olamaz:<br>a) Yatırım kuruluşuna, 58 inci madde kapsamındaki fon kuruluna ve 59 uncu madde kapsamındaki teminat sorumlularına; sermaye piyasası faaliyetleri sebebiyle veya emanetçi sıfatıyla veya idare etmek için veya teminat olarak veya her ne nam altında olursa olsun, kayden veya fiziken tevdi veya teslim edilen sermaye piyasası araçları, nakit ve diğer her türlü kıymeti kendisinin veya başkasının menfaatine satmak, kullanmak, rehnetmek, gizlemek veya inkâr etmek<br>b) Yönetim, denetim veya sermaye bakımından dolaylı veya dolaysız olarak ilişkili bulunduğu diğer bir teşebbüs veya şahısla emsallerine göre bariz şekilde farklı fiyat, ücret ve bedel uygulamak (…)12 örtülü işlemlerde bulunarak halka açık ortaklıkların kârını veya mal varlığını azaltmak<br>c) Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının, yönetim, denetim veya sermaye bakımından doğrudan veya dolaylı olarak ilişkide bulundukları gerçek veya tüzel kişiler ile emsallerine uygunluk, piyasa teamülleri, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak farklı fiyat, ücret, bedel, şartlar içeren anlaşmalar veya ticari uygulamalar yapmak veya işlem hacmi üretmek gibi işlemlerde bulunarak kârlarını veya malvarlıklarını azaltmak veya kârlarının veya malvarlıklarının artmasını engellemek<br><br>(2) Yatırım kuruluşu, 58 inci madde kapsamındaki fon kurulu ve 59 uncu madde kapsamındaki teminat sorumluları bünyesinde tutulan kayıtları bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan kişiler, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar. Ancak 5237 sayılı Kanunun belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerinden mahkûmiyete bağlanan kanuni sonuçlar, bu suçtan mahkûm olanlar hakkında da uygulanır.<br>(3) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentleri kapsamına giren güveni kötüye kullanma suçunu işleyen kişi, etkin pişmanlık göstererek 21 inci maddenin dördüncü fıkrasında yer alan ödemenin yanı sıra bunun iki katı parayı Hazineye; <br>a) Henüz soruşturma başlamadan önce ödediği takdirde, hakkında cezaya hükmolunmaz,<br>b) Soruşturma evresinde ödediği takdirde, verilecek ceza yarısı oranında indirilir,<br>c) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, verilecek ceza<br>üçte biri oranında indirilir.\"  denilmektedir. <br>6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 21.maddesinin 1.fıkrasında halka açık ortaklıklar ve kollektif yatırım kuruluşları ile bunların iştiraki ve bağlı ortaklıklarının yönetim, denetim veya sermaye bakımından doğrudan veya dolaylı olarak ilişkide bulundukları gerçek veya tüzel kişiler ile emsallerine uygunluk, piyasa teamülleri, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak farklı fiyat, ücret ve bedel ve/veya şartlar içeren anlaşmalar veya ticari uygulamalar yapmak veya işlem hacmi üretmek gibi işlemlerde bulunmak suretiyle karlarını veya mal varlıklarını azaltarak veya karlarının veya mal varlıklarının artmasını engelleyerek kazanç aktarımında bulunmaları yasaktır, aynı maddenin 4.fıkrasında kazanç aktarımının kurulca tespiti halinde halka açık ortaklıklar, kollektif yaptırım kuruluşları ile bunları iştirak ve bağlı ortaklıkları kurulca belirlenecek süre içerisinde kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflardan, aktarılan tutarın kanuni faizi ile birlikte mal varlığı veya karı azaltan ortaklığa veya kollektif yatırım kuruluşlarına iadesini talep eder, kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflar kurulca belirlenecek süre içinde aktarılan tutarı kanuni faizi ile birlikte iade etmek zorundadır. Örtülü kazanç aktarımı yasağının ihlali ile ilgili 94.ve 110.maddeler ile ilgili mevzuatta öngörülen hukuki, cezai ve idari yaptırımlar saklıdır, Sermaye Piyasası Kanununun 110.maddesinin 1.fıkrasının c bendinde halka açık ortaklıklar ve kollektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının yönetim, denetim veya sermaye bakımından doğrudan veya dolaylı olarak ilişkide bulundukları gerçek veya tüzel kişiler ile emsallerine uygunluk, piyasa teamülleri, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak farklı fiyat, ücret, bedel, şartlar içeren anlaşmalar veya ticari uygulamalar yapmak üzere veya işlem hacmi üretmek gibi işlemlerde bulunarak karlarını veya mal varlıklarını azaltmak veya karlarını veya mal varlıklarının artmasını engellemek, Sermaye Piyasası Kanununun örtülü kazanç aktarımında uygulanacak tedbirler başlıklı 94.maddesinde ise ...nun örtülü kazanç aktarımı fiilinin tespiti halinde iade davacı açmaya yetkili kılındığına dair hükümler bulunmaktadır. <br>İlk derece mahkemesince alınan 20.06.2022 tarihli bilirkişi heyet raporuda; Plaspak A.Ş.'nin paylarının 13.01.2014 tarihinde halka arz edildiği ve Borsada (BIST) işlem görmeye başladığı, 2014 yılını takip eden 2015 yılı sonunda, şirket'in iflas erteleme sürecine girmiş olduğu ve söz konusu sürecin devamında Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 16.11.2017 tarihinde şirket'in iflas erteleme davası hakkında hüküm verilerek iflasına karar verilmiş olduğu, şirket'in finansal yapısının bozulmasına yönelik yapılan incelemede en önemli etkenin şirketin cari hesaplarında birikmiş olan ticari alacaklarını tahsil edememesi ve tahsilinin mümkün olmadığının belertilerek; söz konusu alacaklara ilişkin olarak, tahsil edilemeyen 27.255.885,00.-TL tutarındaki alacağın 2015 yılında şüpheli ticari alacaklar hesabına aktarıldığı, söz konusu şüpheli ticari alacaklar içerisindeki en büyük payın 13.384.290,00.-TL ile şirket'in ticari faaliyetleri çerçevesinde en önemli tedarikçilerinden biri olan Ant Plastik'e ait olduğu, söz konusu alacakların 02.07.2015- 02.11.2015 tarihleri aralığında yaklaşık 5 ay gibi kısa bir dönemde, karşılığında stoklara yansıyan ürün/mal alınmaksızın Ant Plastik'e gönderilen avans niteliğindeki paralar/fonlar sebebiyle oluştuğu, 02.11.2015 tarihinde cari hesapta oluşan alacak tutarının senede bağlandığı ve senetli alacaklara dönüştürüldüğü, 17.11.2015 tarihinde ise 11.943.400,00.-TL tutarındaki senetli alacakların tamamına karşılık ayrılarak bu alacakların şüpheli ticari alacaklar hesabına kaydedildiği, bu şüpheli alacak bakiyeleri içerisinde en büyük payın 13.382.739,39.-TL ile %42,06 olarak Ant Plastik'e ait olduğu, Ant Plastik'e aktarılan yukarıda belirtilen fonların önemli bir kısmının daha sonra Ant Plastik tarafından Ecoplast'a transfer edildiği, Plaspak, Ant Plastik ve Ecoplast arasında yönetim, kontrol ve yeri geldiğinde denetim bakımından ilişki bulunduğu ve ilişkili taraf oldukları kanaati oluştuğu; Ant Plastik'in 2015-2016 yıllarında zarar etmekle birlikte Plaspak tarafından Ant Plastik lehine davranıldığı ve ticari mal alımı olmadan avans niteliğinde ödemeler yapıldığı, Ant Plastik'in de bu tahsilatları Ecoplast'ın ticari faaliyetinin devamında kaynak olarak aktarmak üzere kullanmış olduğu, böylece Plaspak ile Ecoplast arasında, Ecoplast lehine işleyen ticari ilişki kurulmasında aracılık faaliyetinde etkin rolünün bulunduğu, Plaspak'ın mal varlığının, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak makul bir karşı edim olmaksızın ilişkili tarafları lehine kullanıldığı şeklinde görüş belirtilmiş olduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamından; davalı Ant Plastik'in,  halka açık konumda bulunan Plaspak A.Ş.'nin halka arz edilmesinden önce 14.11.2013 tarihinde ...'ın yönlendirmeleri ile kurulduğu, Ant Plastik'in ticaretinin çok büyük bir bölümünün Plaspak ve Ecoplast ile gerçekleştirildiği, Ecoplast'ın da daha önce ...'ın ortaklığı ile kurulmuş olduğu, Plaspak'ın halka arzı öncesinde pay devrini bedelsiz olarak gerçekleştirdiği, bu devre rağmen Ecoplast'ın sevk ve idaresinde ...'ın etkinliğinin ve rolünün devam ettiği, bu sebeple Plaspak, Ant Plastik ve Ecoplast'ın hakim ortağı ve kilit yöneticisinin ... olduğu tüm dosya kapsamı bilgi, belge ve anlatımlardan anlaşılmaktadır.<br> Yukarıda detaylarıyla anlatıldığı şekilde; Plaspak A.Ş.'nin finansal açıdan zor durumda olmasına ve diğer ticari borçların ödenememesine rağmen cari hesapta alacaklı olunan Ant Plastik'e, karşılığında herhangi bir ürün ya da menfaat temin edilmeden finansman sağlanmaya ve avans verilmeye devam edilmesinin, halka açık anonim ortaklığın ilişkili olduğu gerçek veya tüzel kişiyle, emsallerine uygunluk, piyasa teamülleri, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak farklı fiyat, ücret, bedel, şartlar içeren anlaşmalar veya ticari uygulamalar yapmak veya işlem hacmi üretmek gibi işlemlerde bulunması anlamında olduğu ve örtülü işlem olarak değerlendirildiği, örtülü işlemlerle %35,35 oranında halka açık olan Plaspak'ın kârının ve/veya mal varlığının azaltılmış olduğu, ayrıca kârının artırılması açısından gerekli gayretin gösterilmemiş olduğu, ilişkili taraf Ant Plastik üzerinden dolaylı ilişkili taraf Ecoplast'a haksız menfaat sağlanmış olduğu, böylece yatırımcıların menfaatine aykırı davranılmış olduğu, her 3 şirketle hâkim ortak ve kilit yönetici olarak ilişkisi tespit edilen ...'ın halka açık şirket Plaspak'ın yönetiminde basiretli ve dürüst bir tacir olarak davranmadığı, piyasa teamülleri uyarınca şirketin kârını ya da malvarlığını korumak veya artırmak için özen sorumluluğunu yerine getirmediği ve yukarıda belirtilen örtülü aktarıma konu eylemleri bilerek ve isteyerek yaptığı anlaşılmaktadır.<br>Eldeki davada; davanın konusunu teşkil eden \"örtülü aktarım eylemlerinin\" gerçekleştirilmesinde davalı Ant Plastik A.Ş.'nin tek ortağı ve yöneticisi olan ...'ın, bu eylemlere aracılık ve yardım ettiği, ayrıca ... ile şahsi hesapları arasında parasal virman ilişkisinin de tespiti ile menfaat elde ettiği, bu sebeple sorumluluğunun bulunduğu; 31.12.2015 tarihinde mali tabloda Ant Plastik hesaplarında kalan alacak bakiyesi olan 1.440.629,00.-TL'ye de ayrıca karşılık ayrıldığı, böylece Şirket'in 2015 yılında yasal kayıtlarına, TMS/TFRS kapsamında yapılan düzeltme ve yeniden sınıflandırma işlemleri ile toplam 27.255.885,00.-TL şüpheli alacak bakiyesi oluştuğu, 2016 yılında yine TMS/TFRS kapsamında yapılan düzeltmeler ve yeni ilaveler ile şüpheli alacak toplamının 31.894.353,00.-TL olarak gerçekleştiği, bu eylemlerin gerçekleştirilmesinde Ecoplast'ın tek ortağı ve yöneticisi ...'nın, bu işlemlere yönelik Ecoplast'ı, ...'ın yönlendirmesiyle bedelsiz olarak devraldığı ve faaliyetlerinde kontrole sahip olmadığı, Ecoplast'ın sevk ve idaresinin ...'ta bulunduğu, ticari işlemlerdeki fiyat, miktar, alıcı vb. tüm unsurların ... tarafından belirlendiği, Ant Plastik ile Ecoplast arasında kurulan ticari ilişkinin de ... vasıtasıyla kurulduğu yine dosya arasına alınan 20.06.2022 tarihli bilirkişi raporlarında yer alan ifadelerden anlaşılmaktadır.<br>Yapılan tüm bu açıklamalar neticesinde; Sermaye Piyasası Kanunu'nun 21-(3) madde hükmüyle halka açık anonim şirketlere, gerçekleştirdikleri ilişkili taraf işlemlerinin objektif işlem şartlarına uygun olduğunu belgeleme zorunluluğu getirilerek bu konuda ispat imkânının sunulmuş olması, bu durumda objektif işlem şartlarına aykırı olarak gerçekleştirilen bir işlemin haklı ve makul bir gerekçesinin veya mantıklı bir izahının bulunup bulunmadığının ispat yükünün, söz konusu işlemi gerçekleştiren taraflarda olması karşısında, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerden bu ispat yükünün davalılarca  sağlanamadığı anlaşılmış, dosya arasına alınan 20.06.2022 tarihli bilirkişi raporunun da bu haliyle denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu değerlendirilerek, yerel mahkemece; yapılan para aktarımlarının örtülü kazanç aktarımı olarak değerlendirilmesi ve yukarıda belirtilen Sermaye Piyasası Kanunu'nun ilgili maddeleri gereğince davalıların sorumlu olduğu, bu nedenle de pasif husumet yokluğu itirazlarının dikkate alınmadan, ...'nun, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 21., 94. ve 110. maddelerine göre örtülü kazanç aktarımı ile ilgili davayı açmaya yetkili olduğu kanaatiyle davacı ... tarafından talep edilen 130.000,00-TL'nin davalılardan tahsili ile örtülü kazanç aktarımı olarak kabul edilen paranın davalılardan aktarım tarihi olan 31/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ve Plaspak Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye iadesine şeklinde karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerinde olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve ilk derece mahkemesince verilen hükmün istinaf kanun yoluna başvuran tarafların istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, davalıların  istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; davalı ... ile davalı ...'ın İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 8.880,30 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 2.220,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.659,40 TL istinaf karar harcının davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 8.880,30 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 2.220,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.659,40 TL istinaf karar harcının davalı ...'tan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>4-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,<br>5-İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların, istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,<br>6-İstinaf edenler tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>8-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/03/2025<br>\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br>¸e-imzalıdır. <br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır. <br><br><br><br><br><br> <br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c1dff79da3b2a8ea","SID":"b82748cb2421feb3"}}