{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/81 - 2025/348<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/81 <br>KARAR NO\t: 2025/348<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/112 E.  -  2022/339 K.<br><br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/10/2022 tarih ve 2022/112 E. - 2022/339 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili Şirketin \"...\", \"...\", \"...\" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki \"... ...\" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2020/114709 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, \"...\" kelimesi üzerinde müvekkilinin tescile ve kullanıma dayalı hak sahipliğinin bulunduğunu, dava konusu başvurunun da \"... ...\" ibaresinden oluştuğunu, markaların bu haliyle birbiri ile ilişkili bulunduğunu, \"...\" ibaresinin davalı ürünlerinde kullanılan çatı marka olduğunu, müvekkili markalarında da \"...\" kelimesinin çatı marka olarak kullanıldığını, dolayısıyla bu ibarelerin karşılaştırmada dikkate alınmamaları gerektiğini, buna göre markaların esas unsurlarının \"...\" kelimesinden oluştuğunu, taraf markalarının bu haliyle birbirleri ile benzer bulunduğunu, \"...\" ibaresinin taraf markaları arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığını, dava konusu başvurunun, bu haliyle müvekkilinin \"...\" markalarının serisi niteliğinde görüleceğini,  tüketicinin ürünleri tercih etmesinde \"...\" kelimesinin etkili olacağını, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin de müvekkili markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle benzer bulunduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu başvurunun tescilinin müvekkili markalarının tanınırlığına zarar vereceğini ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-1075 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu,  dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı Şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında benzerlik bulunmadığını, ortalama tüketicilerin taraf markalarını görsel, işitsel ya da kavramsal olarak benzer algılamayacaklarını, \"...\" ibaresinin, davacı markalarının tek asli unsuru olmadığını, dolayısıyla davacının \"...\" ibaresi üzerinde münhasır hak sahibi bulunmadığını, \"...\" ibaresinin tek başına ayırt ediciliğinin olmadığını, davacı markalarının tanınmış bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br> \t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru kapsamında yer alan bir kısım mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, ancak taraf marka işaretleri arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığı, davacının tanınmışlık iddiaları ile ilgili olarak sunduğu delillerin \"...\" markalarına ilişkin olduğu, bunun dışında \"...\" ibaresinin, \"...\" markasından bağımsız bir şekilde ayırt edicilik kazanarak davacı ile özdeş hale geldiği yönünde bir kanaate varılmasını mümkün kılmadığı, dava konusu başvurunun tescilinin, davacının \"...\" ibareli markasının bütün olarak belli yoğunlukta kullanım ile ayırt edici hale geldiği varsayımında dahi davacı markalarının ayırt ediciliğine zarar vermeyeceği, somut olayda SMK m. 6/5 koşullarının oluşmayacağı, davalı Şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar  verilmiştir.      <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu başvurunun esas unsurunun \"...\" ibaresinden oluştuğunu, başvuruda yer verilen \"...\" ibaresinin, davalı Şirketin başkaca markalarında da sıklıkla kullandığı çatı markası olduğunu, dava konusu markayla karşılaşan ortalama tüketicinin dikkatini çekecek ilk unsurun, davalı Şirketin önceki markalarında kullandığı ve tüketicinin aşina olduğu \"...\" ibaresi değil, \"...\" ibaresi olacağını, müvekkili markalarında yer alan \"...\" ibaresinin de müvekkilinin çatı markası bulunduğunu, dolayısıyla hem müvekkili markalarında hem de dava konusu başvuruda, \"...\" ibaresinin, çatı marka altında kullanıldığını, çatı markalarla birlikte kullanılan kelime unsurlarının aynısının veya benzerlerinin, başka bir markada yer alması halinde, markaların benzerliği değerlendirmesinde çatı marka arka planda bırakılarak inceleme yapılması gerektiğini, buna göre somut olayda, tarafların çatı markaları geri planda bırakılarak değerlendirme yapılacağını ve \"...\" ibaresinin ortak olarak kullanılması nedeniyle markaların benzediğini, müvekkilinin \"...\" ibaresi üzerinde 14 yıldan beri çekişmesiz ve tescile dayalı kullanımdan kaynaklanan hakka sahip olduğu gibi söz konusu ibareye ayırt edicilik kazandırdığını, \"...\" ibaresinin tanımlayıcı ya da ayırt ediciliği zayıf bir ibare olmadığını, aksi yöndeki mahkeme kabulünün yerinde bulunmadığını, markaların kapsamındaki 30. sınıf malların ortalama tüketici kitlesinin büyük çoğunluğunun çocuklardan oluştuğunu, bu durumun da iltibas değerlendirilmesinde dikkate alınması gerektiğini, öte yandan müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve SMK'nın 6/5 maddesinde öngörülen koşulların somut olayda gerçekleştiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"...\", \"...\", \"...\" ibareli markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin, Türkçe'de eğlence anlamına geldiği ve bu anlamı itibariyle ayırt ediciliğinin oldukça düşük bulunduğu, ayırt ediciliği çok düşük bu ibarenin ortak olmasının, markaların karıştırılmasına yol açmayacağı ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, davacının \"...\" ibareli markalarının tanınmış olduğunun kanıtlanmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/02/2025<br>\t\t\t\t<br> Başkan<br><br> <br> Üye<br><br> <br> Üye<br><br> <br> Katip<br><br> <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır. <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7e1b162c07ae5134","SID":"5bf8df0b3189096b"}}