{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/278 - 2025/285<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/278 <br>KARAR NO\t: 2025/285<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28.12.2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/246 Esas 2022/1026 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 06.03.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 28.03.2025<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 19.09.2015 tarihinde davalı ...’ün idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın evlerinin önünde sokakta oyun oynamakta olan küçük ...'ye çarparak yaralanmasına neden olduğunu, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün kural ihlali bulunduğunun belirtildiğini, davacının ayağındaki sakatlık nedeniyle spor faaliyetlerini yapamadığını, ayrıca kafasından yaralandığını ve dikkat dağınıklığı nedeniyle ilaçlar kullandığını, manevi olarak zarar gördüğünü, sigorta şirketine başvuru ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40,00 TL bakıcı gideri, 40,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 40,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak toplam 120.00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının ağır şekilde yaralanması nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında bakıcı gideri talebini 318,37 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 950,79 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 31.425,35 TL olarak ıslah etmiştir.<br>\tDavalı sigorta şirketi vekili, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kusur oranlarının ve maluliyetin tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tDavalı ..., kaza tarihinden itibaren 7 yıl geçtiğini, davacıda herhangi bir arıza görünmediğini, masrafların tamamını karşıladığını, bir miktar para da verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, 18.07.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda kusur durumuna ilişkin olarak kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 25 oranında, davacı yayanın % 75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca düzenlenen 18.05.2022 tarihli raporda davacının özür oranının % 3 olduğu, 4 ay süreyle iş göremez halde kaldığı ve 1 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, 18.07.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkelere göre davacının geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine, davacının daimi iş göremezlik tazminatı ve bakım gideri tazminatına yönelik taleplerinin kabulüne, 31.425,36 TL daimi iş gücü kaybı tazminatı, 318,37 TL bakım gideri tazminatı olmak üzere 31.743,73 TL tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 09.10.2020 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 19.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine karar verilmiş hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde, davacının maluliyet oranı ve yaşı dikkate alındığında hüküm altına alınan manevi tazminat tutarının çok düşük olduğunu, davacının malulilet oranı daha yüksek olup Adli Tıp Kurumundan rapor alınması talep edilmiş ise de bu eksiklik giderilmeden karar verildiğini, davacının ayağındaki sakatlık nedeniyle spor faaliyetlerini yapamaz hale geldiğini, uzun süre ayakta durması halinde ayağının şiştiğini, ayrıca kafasına da darbe almış olup dikkat dağınıklığı yaşadığını ve ilaçlar kullandığını, hükme esas alınan rapordaki kusur tespitinin hatalı olup olay yerinde yaya geçidi bulunmadığını, kazanın olduğu yerin sokak yolu ve yayaların geçmesinin kuvvetle muhtemel olup sürücünün dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek kazaya sebebiyet verdiğini, davalı sürücünün hızlı ve şiddetli bir şekilde davacıya çaptığını, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün 2918 Sayılı Kanun’un 52/1-b maddesini ihlal ettiğini belirterek tam kusurlu olduğunun belirtildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDavacı vekili, davalı ... idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın yaya konumundaki davacı çocuğa çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve manevi tazminat talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\t1-Dosya içeriğinden 19.09.2015 tarihinde kaza tespit tutanağına göre davalı sürücü idaresindeki aracı ile Efe sokakta seyir halinde iken davacı ...'nin karşı tarafa geçmek istemesi üzerine aracı ile çarpması sonucunda kaza meydana geldiği, davalının yaralanan çocuğu aracına alarak müdahale edilmesi için hastaneye götürdüğü, kazada davalı sürücünün 2918 sayılı Kanun'un 52/1-b kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, davacının kural ihlaline ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığı, kazaya ilişkin Elmadağ Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/1835 sayılı soruşturma dosyasında şikayet yokluğu nedeniyle 27.11.2015 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Yargılama sırasında trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 06.07.2022 tarihli raporda, davalı sürücünün aracı ile yerleşim yeri içi kaza yerindeki azamı hız 50 km/s olan, 10 metre genişliğindeki asfalt sokak, iki yönlü yolda gece vakti seyrederken görüşe engel bir cisim olmadığı olay yerine geldiğinde aracının sağ yan çamurluk kısımları ile yol kenarında oyun oynayan çocuklardan  gidiş yönü yolun sağ tarafındaki karanlık inşaat alanından bir anda çıkarak yolun karşısına geçmek isterken yol üzerinde yayanın sol tarafından çarpması sonucunda kazanın meydana geldiği belirtildikten sonra davalı sürücünün 2918 sayılı Kanun'un 52/b maddesi kuralı ihlali nedeniyle % 25 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın 2918 sayılı Kanun'un 68/b ve c maddesi kurallarını ihlali nedeniyle % 75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, kaza tespit tutanağında davacı yaya için kural ihlali belirtilmediği halde bilirkişi raporunda kural ihlalleri belirtildiği, davacı tarafça rapora itiraz edildiği, kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin nedeni açıklığa kavuşturulmadan yargılamanın sürdürüldüğü, kusura ilişkin yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı anlaşılmıştır. <br>\tMahkemece kaza tespit tutanağı, ceza soruşturma evrakı, ifade tutanakları, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve davacı vekilinin itirazları da değerlendirilerek kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi bakımından kazanın meydana geldiği yer, kazanın meydana geliş şekli, çarpma noktası da değerlendirilerek kusur durumuna ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmiş olması isabetsizdir.<br>\t2-Mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporuna ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesinde, yargılama sırasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 18.05.2022 tarihli raporda, davacının araç dışı trafik kazası sonucu ayak bileğinde kırık olduğu, ameliyat edildiği, kazada kafasını kaldırıma çarptığı, kazadan sonra dikkat dağınıklığı başladığı, duygusallaştığı, baş ağrılarının olduğu, 3 sene ilaç kullandığı, doktor kararıyla bıraktığını, spor yapamadığı, ayak bileğinde ağrı olduğu, Elmadağ Devlet Hastanesinin 19.09.2015 tarihli muayene raporu, Dışkapı Eğitim ve Araştırma Hastanesince çekilen 19.09.2015 tarihli grafideki bulgular ve Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 23.12.2020 tarihli Çocuklar İçin Özel Gereksinin Raporundaki tespitlere yer verildikten sonra sol tibia fraktürüne bağlı özür oranının % 3 olduğu, 4 ay süreyle iş göremez halde kaldığı 1 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. 01.01.2009 doğumlu davacı ... hakkında Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 23.12.2020 tarihli Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporunda öğrenme alanında güçlükler ve bu becerilerini okulda kullanmada güçlük, özel gereksinimi olduğu ve önerilen rapor süresinin 3 yıl olduğunun belirtildiği, hükme esas alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 18.05.2022 tarihli raporda davacının 3 yıl ilaç kullandığının belirtilmesine rağmen bu hususun değerlendirilmediği, tedavi sürecine ilişkin işlemler konusunda açıklamaya yer verilmediği gibi tedavisinin tamamlanıp tamamlanmadığının belirtilmediği, bu rapor ile 23.10.2020 tarihli Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu raporundaki tespitler arasında farklılık bulunduğu anlaşılmıştır. <br>\tBu durumda öncelikle davacının kaza nedeniyle görmüş olduğu tedavilere ilişkin tüm belgelerin getirtilmesi, daha önce düzenlenmiş raporlar, 23.10.2020 tarihli Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu ile davacının son durumunu da değerlendirilerek Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle geçerli olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre dava konusu kazada yaralanması sonucu meydana gelen daimi maluliyet oranı, geçici işgöremezlik süresi ve bakıcı ihtiyacının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması, bu şekilde tahkikatın eksiksiz tamamlanması ve sonucuna göre davacının karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.<br>\tDavacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br>              * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6ddc0079f7e634d2","SID":"d1fc5b6244484186"}}