{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/2167 <br>KARAR NO: 2025/140 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 21/09/2021<br>NUMARASI: 2015/1110 (E) - 2021/607 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 30/01/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'ın idaresindeki ... plakalı motosiklet ile müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 500 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 22/02/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 67.878,69 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen ... plakalı araç sürücüsü ile işletenine ihbar edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile 46.906,84 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinde meydana gelen kırıklar ve beyin kanaması dolayısıyla %6 maluliyet oranı üzerinden hesaplanan 46.906,84 TL maddi tazminatın müvekkilinin zararını karşılamadığını, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre yeni rapor alınması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza tarihinde 11 yaşında olan davacının anne ve babasının gözetim yükümlülüğünde olduğunu, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, aktüer hesaplaması yapılırken TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, hükme esas alınan hesap raporunda askerlik süresinin dikkate alınmadığını, müvekkilinin maluliyet rapor ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir. Somut olayda, davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının sürekli maluliyet derecesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Dosya içeriğine göre davacının maluliyetine ilişkin sağlık kurulu raporunda davacının kaza sonrası tedavilerine ilişkin kayıtların ve raporların irdelenerek kaza ile maluliyet arasında uygun nedensellik bağının kurulmasına, raporun kaza tarihine göre uygun yönetmelik hükümlerine göre ve yetkili heyetçe ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olarak düzenlenmiş olmasına göre bu konulardaki davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı değildir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun  davacı için belirlenen kalıcı maluliyet oranı, kaza tarihindeki yaşı, geliri asgari ücret  esas alınarak, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant formülüne göre düzenlendiği, askerlik süresinin göz önüne alındığı ve tazminatın belirlendiği anlaşılmıştır. Bu nedenle usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında ve sigorta şirketinin poliçe limitiyle sorumluluğunun belirtilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından bu hususa değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Yine, (ATK) bilirkişi raporu gideri dahil olmak üzere yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre taraflara yükletilmesinde isabetsizlik yoktur.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacılar vekili ile davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 556,1‬0 TL istinaf karar ve ilam harcının davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.204,21 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 801,05 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 2.403,16‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacılar ile davalının istinaf kanun yolu başvuruları nedeniyle harcadıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran taraflara geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"60fbb4159b446fa4","SID":"f2a68035e816d8e4"}}