{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/265 <br>KARAR NO\t: 2025/481<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                        K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...              ...<br>ÜYE\t\t: ...          ...<br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>KATİP\t\t: ...           ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/793 E.  -  2022/886 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Banka Teminat Mektubunun  İadesi/ Hükümsüzlüğünün                                                            Tespiti, Cezai Şartın Miktarının İndirilmesi<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/11/2022 tarih ve 2021/793 Esas - 2022/886 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, davalıya ait 15.06.2021 tarihinde  yapılan “... Yerleşkesi Personel Taşıma” ihalesinin müvekkili tarafından kazanıldığını, taraflar arasında 09.07.2021 imzalanan ve 26.07.2021 tarihinde onaylanan sözleşmeye istinaden “... Yerleşkesi Personel Taşıma” ihalesinin müvekkili şirketçe yürütüldüğünü, teklif şartnamesinin 36. maddesine göre müvekkil şirketin, ihaleyi üstlenmesinin ardından ve sözleşme imzalamadan önce sözleşme bedeli üzerinden hesaplanan % 6 oranına denk gelen kesin ve süresiz teminat mektubunu davalıya teslim ettiğini, teminat mektubunun kabul edilmesinin ardından davalı şirket ile  imzalanan sözleşme kapsamında davacının, 01.08.2021 tarihinden itibaren davalıya hizmet vermeye başladığını, bu süreçte meydana gelen ve müvekkilinin sebebiyet vermediği olaylardan dolayı sözleşmenin mevcut şartlar ile ifa edilmesinin imkansız bir hale geldiğini ve davalı ile yapılan görüşmeler sonuçsuz kaldığından sözleşmenin feshedildiğini,   31.12.2021 tarihinden itibaren davalı kuruma hizmet verilmeyeceğinin bildirildiğini, sözleşme gereği davalıya verilen  teminat mektubunun iade edilmesi gerektiğini, ancak davalı tarafından teminat mektubunun iade edilmeyeceğinin şifahen bildirildiğini, sözleşme mücbir sebep nedeniyle feshedildiğinden, sözleşmedeki cezai şart başlıklı 9. maddesinde yer alan şartların gerçekleşmediğini, teminat mektubunun sebepsiz zenginleşme hükümlere göre iade edilmesinin gerektiğini, ayrıca sözleşmenin haklı sebep olmadan feshedildiğinin kabulünde dahi cezai şart olarak konulan teminat mektubunun nakde çevrilmesi hususunun geçersiz sayılması gerektiğini, 1.600.000,00 TL bedelli dava konusu teminat metbunun  nakde çevrilmesinin müvekkilinin mahvına sebebiyet vereceğini,  ileri sürerek, davalıya verilen ... Bankası, 128-D3-5496 Numaralı, 05.07.2021 tarihli 1.600.000,00-TL bedelli kesin ve süresiz teminat mektubunun müvekkiline iadesi ile hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br> Davalı vekili,  taraflar arasında 08.07.2021 tarihinde imzalanan sözleşmenin 15. maddesine istinaden davacıdan teminat mektubu alındığını, davacının pandemi koşullarını bilerek bu sözleşmenin getirdiği yükümlülükler altına imza attığını, davacının ileri sürdüğü hususların mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceğini, davacının sözleşmeyi haksız feshettiğini,  mücbir sebep olduğu iddia edilen olguların sözleşme imzalanma tarihinde bilindiğini,  akaryakıt artışının davacının sözleşmeyi feshetmek istediğini beyan ettiği tarihten çok sonra gerçekleştiğini, yaşanan süreç içinde akaryakıtla ilgili herhangi bir sebep ileri sürülmediğini, bunun öngörülebilecek bir husus olduğunu ve feshi haklı hale getirmeyeceğini, aşırı ifa güçlüğü ya da ifa imkansızlığına ilişkin bir durumun söz konusu olmadığını, davacının haksız feshi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, sözleşmeye göre teminat mektubunun iade edilmemesinin yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının “... Yerleşkesi Personel Taşıma\" işine ait  ihalenin 15.06.2021 de yapıldığı, ihaley davacının kazandığı ve taraflar arasında 08.07.2021 de  sözleşmenin  imzalandığı,  sözleşme konusu hizmetin başlangıç tarihinin  01.08.2021 olduğu, davacı yüklenici tarafından ileri sürülen mücbir sebeplerin, sözleşme kapsamında yer almadığı, sözleşmede yer almayan hususlarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, öğretide mücbir sebebin öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olay olarak nitelendirildiği, kanunda açıkça tanımı yapılmayan bu noktada içtihatların önem kazandığı, mücbir sebebin her bir somut olay  bakımından, her sözleşme özelinde her bir olayın ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği,  Yargıtay kararlarına ve öğretideki değerlendirmelere göre mücbir sebebin unsurlarının, öngörülemez olması, tarafların kontrolü dışında meydana gelmesi, mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde illiyet bağıyla ifa güçlüğü/imkansızlığı oluşturması olarak ifade edildiğini , bu kapsamda , BDDK'nın kredi şartlarını ya da yönetmelik ile “C Plaka” şartlarını değiştirmesi, kurun çok hızlı artması ve maliyetlerin artmasına neden olması durumlarının mücbir sebep olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, tüm bu  durumların, sözleşme öncesinde davacı yüklenici tarafından  bilinen yada öngörülebilen durumlar olduğu , sözleşme şartlarının ayrıntılı olarak teknik şartnamesinde belirtildiği, davacının bu sonuçları ön görerek  ihaleye katılarak sözleşmeyi imzaladığı  mücbir sebep olgusunun  gerçekleşmediği , davacı yüklenicinin sözleşmeyi süresinden önce haksız olarak fesih ettiği, bu nedenle davalı işverenin sözleşmenin 9.2.1 ve  9.2.2 maddeleri gereğince  teminat mektubunu nakde çevirmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, yine bilirkişilerin defter incelemeleri ve raporları nazara alındığında teminat mektubunun cezai şart şeklinde nakde dönüştürülmesinin, davacının ticari mahvına da neden olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkili tarafından hizmet verilirken meydana gelen ve müvekkilinin sebebiyet vermediği olaylardan dolayı sözleşmenin mevcut şartlar ile ifa edilmesinin imkansız  hale geldiğini,   son dönemlerde akaryakıt, araç vergileri, araç bakım masrafları, personel giderleri gibi kalemlerde ortaya çıkarılan fahiş ve öngörülmez fiyatlar nedeniyle müvekkilinin taşeronlarının birer birer müvekkiline ihtarname göndererek, 31.12.2021 tarihinden itibaren hizmet vermeyeceklerini bildirdiklerini, ihalenin başından sonuna kadar benzin fiyatlarının % 50 oranından fazla arttığını, müvekkilinin ihaleyi aldığı yıl olan 2021 yıl başından sözleşmenin imza tarihine kadar ise sadece % 1 oranında arttığını, fiyat ve maliyetlerin artmasının müvekkili tarafından öngörülmeyeceğini, bahsedilen artışların tüm dünya ve ülkemizi etkilediğin, bu hususlar meclis ve cumhurbaşkanlığı tarafından da mücbir sebep kabul edilerek iki kanun çıkarıldığını, müvekkili şirketin sözleşmeyi feshinin haklı olduğunu,  müvekkilinin sözleşmeyi haklı gerekçe ile fesih etmediğine karar verilse bile cezai şart niteliğinde konulan teminat mektubunun nakde çevrilmesi hususunun geçersiz sayılması gerektiğinin emsal nitelikteki Yargıtay kararları ile sabit olduğunu, cezai şartın indirilmemesinin müvekkilinin ekonomik mahvına sebebiyet vereceğini, mahkemece aksi yöndeki sonuca nasıl varıldığının açıklanmadığını, alınan bilirkişi raporunda da bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını,  ileri sürerek,  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını  ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği iddiasına dayalı, sözleşme kapsamında verilen banka teminat mektubunun iadesi ve hükümsüzlüğünün tespiti ile cezai şart miktarının indirilmesi istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında 09.07.2021 tarihinde personel taşıma sözleşmesi imzalandığı, davacı yüklenicinin bu sözleşme kapsamında 01.08.2021 tarihinde davalının personelini taşımaya başladığı, 20.12.2021 tarihinde davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiği, her ne kadar davacı tarafça sözleşmenin mücbir sebeplerden ötürü haklı nedenle feshedildiği ileri sürülmüşse de, davacının fesih ihtarında mücbir sebep olarak gösterdiği BDDK'nın kredi şartlarına ilişkin duyurusunun ve \"C\" plaka şartlarında yapılan değişikliklerin sözleşme tarihinden önce gerçekleştiği, bu hususlar davacı tarafça sözleşme imza tarihinde bilindiğinden mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği, maliyet ve akaryakıt fiyatlarındaki artışlara ilişkin sebebin ise, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 21/11/2024 tarih, 2023/4048 Esas, 2024/4238 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, davacı tacir olup fiyatlarda yükselmeler olabileceğini öngörerek sözleşme imzalamasının gerektiği, bu hususun doğrudan ifaya engel olan mücbir sebep teşkil etmesinin düşünülemeyeceği,  fiyat artışlarının öngörülemez sınırlarda gerçekleşmesi ve edim dengesinin aşırı ölçüde bozulması durumunda  TBK'nın 138. maddesi kapsamında davacının mahkemeden uyarlama talebinde bulunulabileceğinin tabii olduğu, ancak davacının bu yönde bir talepte bulunmadan sözleşmeyi feshinin haksız olduğu, davacı sözleşmeyi fesihte haksız olduğundan, davalının sözleşmenin 9.2.1 ve 9.2.2 maddelerine göre dava konusu teminat mektubunu iade etmemesinin yerinde bulunduğu,  diğer taraftan mahkemece alınan bilirkişi raporunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, davalı tarafından davacıya sözleşme kapsamında yapılan ödeme ve dava konusu teminat mektubu miktarı  dikkate alındığında, teminat mektubunun cezai şart olarak nakde çevrilmesinin davacının ticari mahvına sebep olmayacağı, açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacının vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 06/03/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/04/2025    <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ce8c3c8059e5d6f","SID":"e936b0f8bed08686"}}