{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1969 Esas<br>KARAR NO: 2025/508 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2020/365 Esas-2022/562 Karar<br>KARAR TARİHİ: 22/06/2022<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 27/03/2025 <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketle davalı arasında alım satım ilişkisi olduğunu, davacı şirketin davalıya 2013 yılının muhtelif tarihlerinde tekstil aksesuarları satışı yapmış ve ürünleri teslim ettiğini, davalı tarafa kesilen faturaların toplam bedelinin 40.336,29.-TL olduğunu, davalı şirketin bazı ürünlerle ilgil iade faturası kestiğini, 13.098,00 TL bedelli iade faturası davacı şirketçe kabul edildiğini, bu şekilde davalının cari hesapta müvekkili şirkete 27.238,29 TL bakiye borcu kaldığını, kalan bakiye borcun ödenmediğini, ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacı tarafla herhangi bir ticari ilişki, sözleşme ve alış veriş ilişkisinin olmadığını, davacının geçerli belge sunamadığını, dayanak gösterilen faturaların hiçbirinde faturanın tebliğ edildiğine ilişkin imza, kaşe, tebliğ eden kimse, tebliğ tarihi vs unsurların bulunmadığını, müvekkili şirketin ticari anlamda fason üretim denen bir yolla ... Danışmanlık ünvanlı firma ile ticari ilişki gerçekleştirdiğini, ... Danışmanlık, siparişini aldığı ürünleri müvekkiline yaptırıp, piyasaya kendi markası ve ünvanı ile sunduğunu, dolayısıyla tüm faturaların adına kesildiğini, ödemelerin de ... Danışmanlık firması tarafından yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 22/06/2022  tarih ve  2020/365 Esas - 2022/562 karar sayılı kararında; \"...Somut olayda davanın cari hesap ekstresinden kaynaklı alacak istemine ilişkin olduğu, alacağın varlığını ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu, kaldırma kararından önce mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı,  bilirkişi raporunun 3. Sayfasında fatura dökümünün yapıldığı, bu faturaların bir kısımında imza olmadığı bir kısmında imza olduğunun belirtildiği, imzasız faturaların teslim edildiği iddiasının ispata muhtaç olduğu, teslimin davalı tarafça da kabul edilmediği, davalının 2013 yılında bilanço esasına tabi olmadığından ba bildirimi yapamayacağı, 2014 yılında ise fatura iadesine ilişkin bs bildirimi olduğu,  davacı vekilinin 18.04.2016 tarihli dilekçesinde imza bulunan faturalara ilişkin açıklamada bulunduğu imza sahiplerini belirttiği, imza incelemesine ilişkin grofoloji bilirkişi raporunda ...'e ait olduğu belirtilen imzaların davalıya ait olmadığının tespit edildiği, bu suretle davacı vekilinin 18.04.2016 tarihinde belirttiği ...'e ait olduğu faturaların tesliminin ispata muhtaç olduğu, imzaların bu davalıya ait olmadığından fatura tarihleri ile yurtdışı giriş çıkış karşılaştırılması yapılmasında hukuki menfaat olmadığı, davacının 18.04.2016 tarihinde ... ve ... isimleri altındaki imzanın bu kişilere iat olduğu, bu nedenle bu faturaların davalı tarafa tesliminin yapıldığı kabul edilerek bu fatura tutarı kadar alacak olacağı (1.681,56 TL+9.674,52 TL ve 2.571,71 TL) bu alacak miktarından davacı tarafça kabul edilen davalı tarafın düzenlediği 13.098,00 TL iade faturasının düşümü ile davacının alacak miktarının 829,79 TL olacağı, alacağın faturaya dayalı olması nedeniyle icra inkar tazminatı talep edilebileceği, davacı tarafın kaldırma kararından önce yemin deliline dayanamadığı, BAM kaldırma kararında belirtildiği üzere davalı defterlerinin münhasır delil olarak değerlendirilemeyeceği hususları bir bütün olarak değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu...\"gerekçesi ile, ''1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalının Bakırköy ...  İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın KISMEN iptali ile takibin, takipte talep edilen 829,79 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya dair talebin reddine-Devamına karar verilen alacağa takip tarihinden itibaren  yıllık %10 oranında ticari temerrüt  faizi işletilmesine, 2-Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile 829,79 TL toplam alacağın %20 si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-davalının kötüniyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu bir kısım irsaliyelerdeki imza altında davalı ...'in isminin yazılı olduğunu, mahkemenin BAM kararı uyarınca davalının bu irsaliyelerde imzasının bulunması nedeniyle irsaliye tarihlerinde yurt dışında olup olmadığını anlamak amacıyla davalının yurda giriş ve çıkış kayıtlarını dosyaya celp ettiğini, bu arada imza örneklerini ve isticvap beyanını almak üzere davalının ikametgah adresinin bulunduğu Gaziantep’e istinabe evrakı düzenlendiğini, Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından isim benzerliği olan ve farklı bir TC numarası bulunan ... isimli şahsın isticvap beyanı ve imza örneğinin alındığını, tüm bu hususlar tespit edilmiş olmasına rağmen bilirkişi incelemesinin Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesinin düzenlediği isticvap beyanına ve bu duruşmada alınan imza örneğine göre yapıldığını, dolayısıyla isim benzeri ... yönünden düzenlenen rapora itibar edilemeyeceğini, ilk derece mahkemesince bu bilirkişi raporlarındaki tespitlere dayanarak bir kısım faturalarda davalı ...'e atfedilen imzaların ...'e ait olmadığı sonucuna vararak bu irsaliyelere ilişkin alacağın ispat edilemediği için davanın bu irsaliyeler yönünden reddine karar verildiğini, verilen ret kararının hatalı ve eksik incelemeye dayandığını, nitekim BAM kararında fatura tarihleri ile davalının yurt dışına giriş-çıkış tarihlerinin karşılaştırılarak irdelenmesi gerektiğine karar verildiğini ve bu hususun da ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmediğini, davalı tarafından düzenlenen 13.01.2014 tarihli faturalardaki imza ile irsaliyelerdeki ... imzasının aynı olduğunu, ilk derece mahkemesince davalının düzenlediği 15.01.2014 tarihli 13.098 TL bedelli faturanın davacı yanca kabul edildiğini gerekçe göstererek bu fatura bedelinin kabul edilen fatura bedellerinden mahsup edilmesine karar verildiğini, davalının düzenlediği 13.098 TL bedelli 15.01.2014 tarihli faturada ... kaşesi üzerinde bulunan imza ile müvekkilin düzenlediği ... isminin bulunduğu irsaliyelerdeki imzanının birebir aynı olduğunun çıplak gözle bile anlaşıldığını, dolayısıyla davalıya ait faturadaki imza ile müvekkilimin düzenlediği irsaliyeli faturalardaki teslim alan imzası aynı olduğundan bu faturaların davalıya tebliğ edildiği ve herhangi bir itiraz bulunmadığından bu fatura alacaklarının davalı tarafından kabul edildiği sonucuna varılacağını, müvekkil şirket tarafından davalıya satılan toplam mal tutarının 40.336.29 TL olduğunu, ilk derece mahkemesince sadece 3 adet faturadaki alacak tutarınının kabul edildiğini, davalının düzenlediği 15.01.2014 tarihli 15.058 TL bedelli fatura tutarını mahsup ederek, bakiye alacakla ilgili hüküm kurulduğunu, oysa müvekkil şirketin davalıya düzenlediği faturaların toplam tutarı 40.336.29. TL olup, davalının iade faturası olan 13.098 TL mahsup edildiğinde müvekkil şirketin cari hesaptaki bakiye alacak tutarının 27.238.29 TL kaldığını, alacak tutarının doğru ve tam olarak hesaplanabilmesi için müvekkil tarafından davalıya düzenlenen tüm faturaların inceleme konusu yapılmasının zorunlu olduğunu, dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda müvekkil şirketin toplam 40.336.29 TL tutarında fatura düzenlediğini, buna karşın davalının 13.098 TL tutarındaki iade faturasını da kabul ederek alacağından mahsup yaptığını, böylece cari hesapta 27.238.29 TL alacaklı olduğu hususunun davacı defter kayıtlarından anlaşıldığının tespit edildiğini, bu hususun davalıya ait defter kayıtlarında da mevcut olduğunu, çünkü davalının 10.000 adet fermuarı iade ederek müvekkile iade faturası düzenlediğini, dolayısıyla 10.000 adet fermuarın daha önce müvekkilden satın alındığının aslında kabul edildiğini, çünkü başka türlü iade faturası düzenleme imkanı olmayacağını, müvekkilin düzenlediği ve mahkemenin kabul ettiği 3 adet  faturanın, fermuar dışındaki tekstil malzemelerini kapsadığını, tüm bu hususlar davalı defter kayıtlarında olmasına rağmen davalının defter ibraz etmekten ısrarla kaçındığını ve isticvap beyanının da alınamadığını, müvekkil şirketin ticari defterlerini ibraz ettiğini yapılan inceleme ile alacağını ispat ettiğini, bilirkişi raporunda müvekkilin defterlerinin açılış ve kapanış kayıtlarının bulunduğunun ve delil niteliğine sahip olduğunun tespit edildiğini, İleri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile  davacı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığını, dava konusu faturaları tebliğ alan olarak görünen ... ve ...'nin tebliğe elverişli kişiler olmadığını, huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, İleri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstanbul BAM 16 HD.  12/06/2020 Tarih ve 2017/4626 Esas -2020/1094 Karar Sayılı kararı ile;'' Davacı tarafça bir kısmında imza, bir kısmında da ... ve ... yada ... olup (okunamayan) isim ve imza bulunan irsaliyeli faturalar sunulduğu, davalı vekilinin ...'in tanınmadığını ileri sürdüğü ancak mahkemece celp edilen SGK kayıtlarından ...'in ve ...'ın davalının sigortalı çalışanı olduğunun görüldüğü, davacı tarafça bir kısım irsaliyeli faturaların da davalı ...'e imza karşılığı teslim edildiğinin iddia edildiği, mahkeme kararının gerekçesinde davalının yurt dışı çıkış kayıtlarından bahsedilmişse de tarihlerin faturalarla karşılaştırılarak irdelenmediği, faturalardaki imzalar yönünden davalı ve çalışanlarının isticvap edilmediği, eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın davalı ve çalışanları isticvap edilerek gerektiğinde inkar halinde imza incelemesi yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği,'' gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile,  6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince,  Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2017 tarihli 2015/581 Esas- 2017/455 Karar sayılı  kararının kaldırılmasına, karar verilerek dosyanın mahkemesine iade edildiği, kaldırma kararı üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda istinafa konu karar verilmiştir.HMK 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Fatura içeriği malların davalıya teslim edildiği ve faturadan kaynaklı alacaklı olduğunun ispat külfeti davacıya aittir.Somut olaya döndüğümüzde; davacı tarafın ticari defter ve kayıtları ile davalı tarafa ait BA/BS formlarının incelenmesi suretiyle mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen  rapor içeriğindeki tespitler de gözetildiğinde; Davacının takipte talep ettiği cari alacağa dayanak faturaların davacı ticari defterterinde kayıtlı olduğu, davacının 40.336,29 TL. davalıya satış yaptığı, buna mukabil davalının 13.098,00TL iade faturası düzenlediğine ilişkin kayıtların davacının ticari defterlerinden tespit edildiği, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre takip ve dava tarihi itibari ile davalıdan 27.238, 00 TL. alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerini bilirkişi incelemesine ibraz etmediği, davacı tarafça tarafların ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanılmış olup, davacı tarafından münhasıran davalının ticari defterlerine dayanılmamış olduğuna göre, davalının ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine ibraz etmemesinin davacı lehine sonuç doğurmayacağı,  bilirkişi raporunun 3. Sayfasında fatura dökümünün yapıldığı, bu faturaların bir kısımında imza olmadığı bir kısmında imza olduğunun belirtildiği, imzasız faturaların teslim edildiği iddiasının ispata muhtaç olduğu, teslimin davalı tarafça da kabul edilmediği, davalının 2013 yılında bilanço esasına tabi olmadığından BA bildirimi yapamayacağı, 2014 yılında ise davacı taraf defterlerinde de kayıtlı fatura iadesine ilişkin BS bildirimi olduğu,  davacı vekilinin 18.04.2016 tarihli dilekçesinde imza bulunan faturalara ilişkin açıklamada bulunduğu ve imza sahiplerini belirttiği, davalı vekili müvekkili ...'e ait olduğu belirtilen irsaliye faturalardaki imzaların müvekkiline ait olmadığı yönünde  imza itirazında bulunduğu, ...ın 'ın tanık olarak dinlendiği, tanık ...'in imzalara itirazının olmadığı, adına atılan imzaların kendisine ait olduğunu kabul ettiği, tanık ...'in imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmesi üzerine mahkemece imza incelemesine ilişkin grofoloji bilirkişiden rapor alındığı, grafolog bilirkişi raporunda; ...'e ait olduğu belirtilen imzaların davalıya ait olmadığının tespit edildiği,...'e ait imzanın ise ...'in eli ürünü olduğunun tespit edildiği, bu durumda davacı tarafça  davalı ...'e teslim edildiği belirtilen irsaliye faturalardaki malların davalı tarafa teslim edildiğinin ispat edilemediği, davalı çalışanları ... ve ... isimleri altındaki imzanın bu kişilere iat olduğu, bu nedenle bu faturalara konu malların davalı tarafa tesliminin yapıldığının (1.681,56 TL+9.674,52 TL ve 2.571,71 TL) anlaşıldığı,  davacı tarafça kabul edilen davalı tarafın düzenlediği 13.098,00 TL iade faturasının içeriğinin 10.000 adet metal fermuar olduğu,  davacı tarafça  davalı ... imzasına  teslim edildiği belirtilen irsaliye faturalardaki mallarda ve  davalı çalışanı ...'e imza karşılığı teslim edilen 22.11.2013 tarihli 1.681,56 TL.miktarlı irsaliye fatura ile teslim edilen malın metal fermuar olduğu, bu durumda ... imzasına teslim edildiği ispat edilen fatura içeriğindeki malında davalı tarafça düzenlenen iade faturasına konu olduğu ve iade faturasının da davacı tarafça kabul edilip ticari defterlerine işlediği gözetildiğinde davacının davalı çalışanı ... imzasına temlim edilen irsaliye faturadan kaynaklı alacaklı olmadığı, davalı çalışanı ...'a teslim edilen irsaliye faturalardaki mal içeriğinin  file kumaş olduğu, bu durumda davacının davalı çalışanı ...'a teslim ettiği 13.12.2013 tarih ve 9.674,52 TL. Miktarlı fatura ile 17.12.2013 tarih ve 2.571,71 TL miktarlı faturalardan kaynaklı toplam:12.246,23 TL davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği, bu durumda ispat külfetinin davalıya geçtiği, davalı tarafça 2 adet faturaya konu malların teslim  alınmadığını, borcu ödediğini ancak yazılı delillerle ispat edebilir. Davalı tarafça yazılı delillerle malların teslim alınmadığını ispat edemediği gibi davacı tarafa ödeme yapıldığına dair ödeme belgesinin de sunulmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece 12.246,23 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçeyle 829,79 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmayıp davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. Davalı vekilinin istinaf sebebi incelendiğinde; Davalı vekilince, mahkemece kısmen kabul edilen 829,79 TL istinaf konusu edilmekle, istinafa konu edilen miktar karar tarihi itibariyle kesin niteliktedir. Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak yerel mahkemece karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin de sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341 ve 352/1 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir. Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341 ve 352/1 maddeleri gereğince usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılarak, dairemizce yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacının itirazın iptali davasının 12.246,23 TL asıl alacak  yönünden kısmen kabulü yönünde karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 341 ve 352/1 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, B-Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/06/2022 Tarih ve  2020/365 Esas - 2022/562 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davalının Bakırköy ...  İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 12.246,23 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Kabul edilen 12.246,23 TL asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Reddedilen miktar yönünden davacının kötüniyetli takip yaptığı tespit edilemediğinden ve şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 4-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 836,53 TL harçtan peşin alınan‬ 328,98 TL. harcın mahsubu ile bakiye 507,55‬ TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 328,98 TL peşin/nispi harç ve 27,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam: 356,68‬ TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan toplam: 1.561,4‬0 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesap olunan 687,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL  yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesap olunan 56,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap ve taktir olunan 12.246,23 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 9-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince red edilen miktar üzerinden hesap ve taktir olunan 14.992,06 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 10-Kullanılmayan gider avansı varsa talep halinde  yatıran tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 12-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 13-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 14-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 103,00 TL dosya masrafı olmak üzere toplam: 323,7‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 15-Davalı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,16-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 17-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"459414e73bbf7936","SID":"713b2d39fe910b05"}}