{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/532 - 2025/765<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/532 <br>KARAR NO\t: 2025/765<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 19/12/2024<br>NUMARASI\t: 2023/... Esas, 2024/... Karar<br><br>TEMLİK EDEN DAVACI\t: ... - <br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>TEMLİK ALAN DAVACI\t: ...-(HÜKÜMLÜ)- <br>VASİ\t: ...- <br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVALI\t: 1- ... SİGORTA A.Ş. (... SİGORTA A.Ş.) - <br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVALI\t: 2- ... - <br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVA\t: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 25/03/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 25/03/2025<br><br>Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.12.2024 tarih ve 2023/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın sürücüsü ve işleteni olduğu davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı olan ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü müvekkiline çarpması sonucunda 11.06.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden davalı ... Sigorta A.Ş. 'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, 20.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini arz ve talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağına göre müvekkiline asli kusur sürücü belgesiz, plakasız ve hiçbir ... donanımı olmayan araca tali kusur atfedildiğini, atfedilen kusur oranlarını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, müvekkilinin mevzuata aykırı bir davranışının bulunmadığını, müvekkilinin ehliyetli tecrübeli bir şoför olduğunu, davacının trafik mevzuatına aykırı davranışlarının olduğunu, ehliyetsiz ve plakasız şekilde seyreden o tarihte 17 yaşında olan davacının tali kusurlu olmasının kabul edilemeyeceğini, tarafların aynı köyde ikamet ettiklerini, birbirlerini tanıdıklarını aralarında herhangi bir husumet olmadığını, sonrasında da husumet olmadığını, davacının Kozan Sulh Ceza Mahkemesi'ndeki beyanında ışıklarının yanmadığını, fark edilmediğini beyan ettiğini, müvekkilinin kaza sonrası kendi aracında oluşan hasar için davacının sigorta şirketi ile görüştüğünü ancak davacının ehliyetsiz olması nedeniyle hasar ödemesinin davacıya rücu edileceğini söylemesi üzerine müvekkilinin hasar dosyası açtırmaktan vazgeçtiğini, hasarını kendisinin karşıladığını, davacının maddi taleplerinin müvekkilinin sigortasından karşılandığını ve 20.240,00 TL ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>Davalı ... (...) Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazlarının bulunduğunu, yetkili mahkemelerin Anadolu İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davacının dava hakkının bulunmadığını davacıya 04.09.2014 tarihinde 20.241,00 TL ödeme yapıldığını ve müvekkilinin ibra edildiğini, bu nedenle davacının hak ettiği tazminatın o günkü şartlara yani ödemeye esas hesaplamanın yapıldığı tarih itibariyle yapılması ve buna göre bakiye tazminatın fahiş derecede farklı olması halinde ibranın iptalinin gerektiğini aksi takdirde davanın reddinin gerektiğini, kusur dağılımının tespiti için Adli Tıp'tan rapor alınması gerektiğini, davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumunca tespitinin gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>DAİREMİZCE VERİLEN 13.12.2022 TARİHLİ KARARI: İstanbul Adli Tıp Kurumundan kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak; Çukurova ATK tarafından düzenlenen 22.01.2016 tarihli rapor ile İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 31.07.2019 tarihli aynı yönetmeliğe göre düzenlenen raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınarak sonucuna göre davacının bakiye zararı olup olmadığı hususunda TRH 2010  ve prograsif rant tekniğine göre hesap raporu alınıp yukarıdaki eksiklikler de dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğinden, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun sair istinaf sebepleri incelenmeksizin HMK'nun 353/1-a.6. maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, maddi ve manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile;  davacının 243.416,87 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limiti olan 250.000,00 TL ile miktarla sınırlı olmak üzere) davalı ... yönünden kaza tarihi olan 11/06/2013 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 10/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak 80.000,00 TL'sinin davacı temlik alan ...'ya, bakiye 163.416,87 TL'sinin temlik alan davacı ...'e verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 7.000,00 TL manevi tazminatın 11/06/2013 olan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'e verilmesine,  davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.<br><br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı ... vekili; bilirkişi raporları arasındaki çelişik verilerin mahkeme tarafından yeterince değerlendirilmemiş olup davacının kaza içerisindeki kusur oranının gerçek dışı bir oranla tespit edildiğini, davacının meslekte kazanma gücü kaybı ve kaza sonrası ekonomik kayıplarının mahkeme tarafından eksik değerlendirilmiş, belirlenen tazminat miktarının gerçek zararla uyumlu olmadığını, maluliyet oranının hatalı hesaplanması nedeniyle tazminat miktarının eksik belirlendiğini, bu durumun müvekkilinin hak kaybına yol açtığını, ayrıca manevi tazminat oranının da düşük hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili; müvekkili şirketin ZMMS kapsamında sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, dosyada müterafik kusurun bulunduğunun açık olduğunu, müvekkili şirketin teminat limiti ile sorumlu olması halinde bu indirimin müvekkili şirket bakımından poliçe teminat limitinden düşülerek yapılması gerektiğini, davacının maluliyet oranının kabulünün mümkün olmadığını, çelişkiler giderilmeksizin karar verildiğini, müvekkili şirketin ödeme yaptığı tarih itibari ile yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının tespit edilmediğini, 2024 yılı itibariyle yeni bir hesaplama yapılmasının davacı lehine sebepsiz zenginleşme oluşturduğundan kabul edilemez mahiyette olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı hesap edildiğini, ıslah sonrası tutara ise ıslah tarihinden başlayarak faiz işletilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Davanın, TBK'nun 54/3 ve 55.md gereğince açılmış ve çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır.<br>Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacı ... vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Davacı vekilinin kusur raporuna yönelik itirazları yönünden yapılan incelemede: <br> Dosya arasında mevcut kaza tespit tutanağında davacı ...'in tali kusurlu olduğu, davalı sürücü İsmail'in asli kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür. <br>İşbu dava dosyasında trafik bilirkişisinden alınan ....12.2015 tarihli raporda ...'ın  %40, davacı ... 'in  T kavşakta gece vakti farları yanmaz şekilde seyir etmesi sebebiyle %60  oranında kusurlu oldukları bildirilmiştir.<br> Rapora itiraz üzerine çelişkilerin giderilmesi için alınan 27.01.2017 tarihli İTÜ heyet raporunda davacı ...'in %75 oranında, davalı sürücü ...'ın kavşakta uzun farlarını yakarak kontrol edip sonra geçiş yapması gerekirken yapmadığından %25 oranında kusurlu olduklarının bildirildiği görülmektedir. <br>Mahkemece İTÜ bilirkişilerinden aldırılan raporlun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu, İTÜ heyet raporu ile çelişkinin giderildiği anlaşıldığından kusur oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Maluliyet raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde:<br>Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden, kaza/ olay tarihinde  yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre alınacak rapora göre belirlenmesi gerekmektedir. <br> Çukurova ATK tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenen 22.01.2016 tarihli raporda davacının maluliyet oranının %49 olduğu, İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 31.07.2019 tarihli aynı yönetmeliğe göre düzenlenen raporda ise %19 olduğu bildirilmiş, Dairemiz kaldırma kararından sonra iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.Üst Kurulundan alınan 30.01.2024 tarihli rapor alınmış, bu rapora göre davacı ...'in maluliyet oranının %14 olduğu, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin ve iyileşme süresi içerisinde 2 ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği belirtildiği, davacının son film ve grafileri incelenmek sureti ile raporun hazırlandığı, rapora itiraz edilirken başka somut delil sunulmadığı, alınan bu rapor ile çelişkilerin giderildiği  anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.  <br><br><br>Davalı sigorta şirketi vekilinin hesap raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde;<br>Her ne kadar hükme esas alınan 04.06.2024 tarihli raporda ödeme tarihi itibariyle hesap yapılmamış ise de, daha önce 02.03.2020 tarihli raporda ödeme tarihindeki verilerek göre hesap yapıldığı, sadece bu raporda % 19 maluliyet kabul edildiği, bu raporda belirlenen miktardan davacının maluliyeti %14 kabul edilerek hesap yapıldığında ödenmesi gereken miktarın 22.447,83 TL olup ödemenin 20.241,00 TL olduğu, zararın karşılanmadığı anlaşılmakla davalı şirket vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>Yine hatır, müterafik kusur indirimleri zarar hesabından hemen sonra yapılıp zarar göreninin talep edebileceği tazminat belirlendikten sonra bakiye zararın poliçe limiti içinde kalıp kalmadığı değerlendirileceğinden davalı şirket vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>Davalı sigorta şirketi vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>Davalı sigorta şirketi vekili hükmolunan tazminata uygulanan faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, somut olayda uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili (dolayısıyla müteselsil sorumlu olan işleten ve sigortacısı), ihtar ve ihbara  gerek  olmaksızın, zararın  doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Ancak Sigorta şirketi yönünden temerrüd, kaza tarihinde değil başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasında gerçekleşmektedir. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Mahkemece temerrüt daha önce olmasına rağmen talep doğrultusunda faize dava tarihinden itibaren hükmedilmiş olup karar yerinde olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.<br>Müterafik kusura ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana artmasına etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.<br>Mahkemece davacı sürücünün kask takmayarak zararın doğması ya da artmasında etkili olduğu anlaşıldığından takdiren hesaplanan tazminattan zaten %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış olup davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. <br>Manevi tazminat miktarı yönünden yapılan istinaf incelemesinde;<br> 6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370). TMK'nun 4 üncü maddesine göre kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya  da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir. <br>Somut olayda; 11.06.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın sevk ve idaresindeki aracın davacı motosiklet sürücüsüne çarpması neticesinde meydana gelen kazada davacının yaralandığı, maluliyet oranının % 14 olduğu, alınan kusur raporuna göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün % 25 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının maluliyeti, yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br><br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, manevi tazminat talebinin tam kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile,<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca  düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.12.2024 tarih ve 2023/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3- Maddi tazminat yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile; <br>-Davacının 243.416,87 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limiti olan 250.000,00 TL ile miktarla sınırlı olmak üzere) davalı ... yönünden kaza tarihi olan 11/06/2013 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 10/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak 80.000,00 TL'sinin davacı temlik alan ...'ya, bakiye 163.416,87 TL'sinin temlik alan davacı ...'e verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,<br>4-Manevi tazminat yönünden davanın KABULÜ ile,<br>- 20.000,00 TL manevi tazminatın 11/06/2013 olan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'e verilmesine,<br>5-a-) Maddi tazminat yönünden Harçlar Kanunu uyarınca davalılardan alınması gereken 16.627,81\tTL karar harcından, peşin ve ıslah ile yatırılan toplam 1.063,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.564,11 TL harcın davalılardan müştereken veya müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,<br>b-)Manevi tazminat yönünden Harçlar Kanunu uyarınca davalı ...'dan alınması gereken 1.366,20\tTL karar harcından, peşin olarak toplam 44,03 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.322,17 TL harcın bu davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>c-)İlk derece mahkemesince 19.12.2024 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen harcın davalılardan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,<br>ç-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen  bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine,<br><br>d-)Kaldırma kararı öncesinde mahkememizin 2015/536 E. ve 2020/511 K. Sayılı  kararına istinaden 1.159,61 TL bakiye karar harcının tahsili için Çukurova Vergi Dairesine 18/06/2021 tarih 2021/456 nolu Harç Tahsil Müzekkeresi ve 434,14  TL bakiye karar harcının tahsili için Çukurova Vergi Dairesine 18/06/2021 tarih 2021/... nolu harç müzekkeresinin yazıldığı anlaşılmakla, harç tahsil müzekkerelerine istinaden harç tahsil edilmiş ise davalılara iadesine, harç tahsil edilmemiş ise harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz olarak iadesi hususunda müzekkere yazılmasına,<br>5-Davacı tarafından yapılan 27,70 TL başvurma, 54,40 başvurma, 71,73 TL peşin harç ve 1.036,00 TL olmak üzere toplam 1.189,83 TL harcın davalılardan müştereken veya müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından işbu dava için bozma öncesi yapılan 4.461,10 TL yargılama gideri ile bozma sonrası yapılan 188,63 TL posta gideri/dosya masrafı, 4.595,00 TL ATK rapor ücreti ve 2.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 11.744,73 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesap olunan 9.840,66 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>7-Davalı sigorta şirketi tarafından işbu dava için yapılan 150,00 TL yargılama giderinin 30,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, <br>8-Maddi tazminat yönünden davacı temlik alan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte olan A.A.Ü.T. (madde 13/1) uyarınca; 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak işbu davacıya verilmesine,<br>9-Maddi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte olan A.A.Ü.T. Uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak işbu davacıya verilmesine,<br>10-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'e verilmesine,<br>11-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, <br>İstinaf giderleri açısından;<br>12-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep  halinde iadesine,<br>13-Harçlar Kanunu gereğince davalı sigorta şirketinden alınması gereken 16.627,81 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 4.500,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 12.127,81 TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>14-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>15-Davacı tarafından yapılan 710,00 TL istinaf yargılama ve dosya gönderme ücretinin davalılardan müştereken veya müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun EK 1/3 maddesi hükmü dikkate alınarak Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 Hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay İlgili Hukuk dairesi nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.25/03/2025<br>\t\t\t\t<br>...       ...        ...     ...<br> Başkan ...           Üye ...                    Üye ...                          Katip  ...<br>¸e-imzalıdır        ¸e-imzalıdır                 ¸e-imzalıdır                      ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>                  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b7667e2585155918","SID":"977b37a4a27ff309"}}