{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1116 <br>KARAR NO:2025/376<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:17/11/2021<br>NUMARASI:2016/1052 Esas - 2021/675 Karar<br>DAVA:Menfi Tespit <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/03/2025<br>Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı ve davalı ... A.Ş vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı asıl borçlu ... A.Ş.'nin temlik eden davalı bankadan kullandığı krediye kefil olduğu iddiasıyla müvekkili hakkında İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takibinin yürütüldüğünü, müvekkilinin kefil sıfatıyla böyle bir sözleşmeyi imzaladığını hatırlamadığını, icra takibine ilk aşamada itiraz etmemesinin sebebinin  borcun dava dışı şirket tarafından ödeneceğine olan güveni olduğunu, daha sonra bu şirkete finans kurumlarının aşırı yüklenmesiyle mezkûr borcun ödenemediğini, icra dosyasına bir kefalet sözleşmesi konulmadığını, müvekkilce imza edilmiş bir kefalet sözleşmesinin bulunması halinde dahi bu sözleşmedeki kefaletin hükümsüz ve geçersiz olduğunu, bu bağlamda kefalet miktarının ve tarihinin müvekkilinin el yazısı ile husule getirilmediğini, müvekkilinin imzaladığı kefaletin hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğunu belirterek müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, takip tutarının % 20'si oranında tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı ... Bank A.Ş. vekili; müvekkilinin alacağını diğer davalıya temlik ettiğini, müvekkilinin davacıdan alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili; temlik eden banka ile dava dışı kredi borçlusu...A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi gereğince adı geçen muhataba kredi kullandırıldığını, davacı tarafından sözleşmenin müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, kredi koşullarına uyulmaması üzerine davacıya hesap kat ihtarnamesi gönderilerek kredi hesaplarının kat edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine dava dışı kredi borçlusu ...A.Ş. ile müşterek borçlu müteselsil kefil davacı ... aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davacı borçlunun haksız ve somut gerçeklikten uzak olup iddialarının mesnetsiz olduğunu ve davanın reddi gerektiğini, davacı borçlunun, genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olup, hesap kat ihtarnamesine rağmen borcun ödenmemesi neticesinde başlatılan icra takibine itiraz etmeyerek hakkındaki takibin kesinleştiğini, davacının huzurdaki davasında kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; 12/02/2020 tarihli celsede, davalı vekillerine davaya konu icra takibinin genel kredi sözleşmesine mi veya otomotiv ürünleri tüketici kredisi ve rehin sözleşmesine mi dayalı olarak başlatıldığı hususunda beyanda bulunmaları için süre verildiği, davalı banka vekili tarafından verilen beyan dilekçesi ekinde 26/04/2006 tarihli genel kredi sözleşmesinin ilk ve son sayfasının suretinin sunulduğu, davalılara 26/04/2006 tarihli genel kredi sözleşmesinin tüm sayfalarını içeren ıslak imzalı aslını sunmaları için kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde sunulmaması halinde davacının yazı ve imza itirazlarının kabul edilmiş sayılacağı usulünce ihtar edildiği halde, sözleşme aslının kesin sürede sunulmadığı, dava konusu icra takibine dayanak yapılan genel kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte 818 sayılı Borçlar Kanunu' nun yürürlükte olduğu, davalı tarafça icra takibine dayanak gösterdiği genel kredi sözleşmesinin aslı veya tamamının onaylı sureti sunulmadığından davacı tarafça ileri sürülen yazı itirazları da, asıl belge mevcut olmadığından denetlenemediği, bu durumda, 818 sayılı TBK 484.madde hükümleri de göz önüne alındığında, davacının kefaletinin geçerliliği, kefil olduğu belirli miktarın davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın davalı ... Bank A.Ş. yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davanın, davalı ... A.Ş. yönünden kabulü ile davacının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:1-Davacı vekili; davalı banka yönünden de davanın kabulü gerekirken bu davalı yönünden davanın reddinin hatalı olduğunu, alacağın temlik edilmiş olmasının davanın temlik edene yöneltilmesine engel olmadığını, 5.100-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı tarifeye dayalı olarak 4.080-TL'ye hükmedilmesinin doğru olmadığını, müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.2-Davalı vekili; dava konusu genel kredi sözleşmesinin 26/04/2005 tarihinde imzalanması nedeniyle geçerlilik koşullarının 818 sayılı TBK'ya tabi olduğunu, 818 sayılı kanuna göre kefaletin geçerliliği için tarih ve miktarın el yazısı ile yazılması şartının bulunmadığını, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalının sözleşmelerdeki imzayı kabul ettiğini, miktar ve tarihin el yazısı ile yazılmamış olmasının kefaletin geçerliliğine bir etkisinin bulunmadığını, kararın hatalı olduğunu belirterek kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davacı, davalı ...Bank A.Ş. (devrolunan ... Bank A.Ş.) tarafından başlatılan İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takibinde genel kredi sözleşmesi, ihtarname ve hesap özeti ilgili gösterilerek 25.360,94-TL asıl alacak, 5.002,71-TL işlemiş faiz, 115,81-TL ihtarname gideri, 250,14-TL BSMV olmak üzere toplam 30.729,60-TL alacağın tahsili için davacı ve dava dışı...A.Ş. hakkında icra takibi başlatıldığı, süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle takibin kesinleştiği, davacının kredi sözleşmelerindeki imzaları kabul ettiği, ancak miktar ve tarih kısımlarının el yazısı ile yazılmaması nedeniyle kefaletin geçersizliğini ileri sürdüğü, mahkeme genel kredi sözleşmesinin sadece ilk ve son sayfasının sunulduğu, evrak aslı bulunmaması nedeniyle davacının itirazları üzerinde inceleme yapılamayacağından kefaletin geçerliliğinin ve kefil olduğu belirli miktarın davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.Davacı, yazılı ve sözlü beyanlarında kredi sözleşmelerindeki imzasının kendisine ait olduğunu kabul etmekle birlikte itirazlarını kefalet limiti ve tarihi üzerinde toplamış, mahkemece de bu minvalde inceleme yapılmıştır. Bununla birlikte öncelikle takibe konu alacağın hangi krediden kaynaklandığının, kefaleten sorumluluğu gerektiren hukuki ilişkinin ve borcun varlığının tespiti ile buna göre değerlendirme yapılması gerekirken, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 484. maddesinde yer almayan ve somut olayda uygulanma yeri olmayan kefalet tarihi ve limitinin el yazısı ile yazılma şartının yerine gelmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Mahkemece verilen süre üzerine 26/04/2005 tarihli 63.500-TL limitli genel kredi sözleşmesinin ilk ve son sayfası ibraz edilmiş olup bahsi geçen sayfalardan devrolunan ...bank A.Ş. ile dava dışı asıl borçlu...A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davacının sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, diğer taraftan Otomobil Ürünleri Kredi Sözleşmesi ve ödeme planının sunulduğu, bahsi geçen sözleşmede ise asıl borçlu şirketin ...A.Ş. olduğu, davalı ve dava dışı...A.Ş.'nin kefil olarak yer aldığı, hem sözleşmede hem de ödeme planında kefil olarak her iki borçlunun imzası bulunduğu görülmektedir. Bunun dışında davalı tarafça 02/11/2004 tarihli 20.000-TL limitli bankacılık hizmet sözleşmesi ibraz edilmiş olup bu sözleşmede asıl borçlunun...A.Ş. olduğu, davacının garantör sıfatıyla imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafça alacağın dayanağı olarak 10/10/2006 tarihli kat ihtarnamesi sunulmuş olup bahsi geçen kat ihtarnamesindeki borcun...A.Ş.'nin asıl borçlusu, davalı ve dava dışı...A.Ş.'nin kefili olduğu Otomobil Ürünleri Kredi Sözleşmesinden kaynaklandığı görülmektedir. Davalı tarafça başka bir kat ihtarnamesi ibraz edilmemiştir. Asıl borçlu sıfatıyla ...A.Ş. hakkında İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı rehinli takip ile ...A.Ş. ile davacı hakkında İstanbul ... İcra Dairesi'nin .... sayılı takip bulunmakta olup, bilirkişi incelemesinde ... sayılı dosyada yapılan tahsilatın banka sisteminde borçtan mahsubunun yapıldığı belirlenmiştir. Bilirkişi tarafından bahsi geçen araç kredisinden başka bir kredi kullandırıldığına ilişkin bir tespit bulunmadığı gibi davalı tarafça da bu yönde bir iddia ileri sürülmemiştir.Dava konusu icra takibi ise İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında başlatılmış olup, yenilemeden sonra ...ve en son ... numarasını almıştır. Dava konusu ... Sayılı icra takibinde alacağa dayanak olarak genel kredi sözleşmesi ile kat ihtarnamesi gösterilmiş ise de takibin hangi sözleşme ve kat ihtarnamesine dayalı olarak başlatıldığına ilişkin bir bilgiye yer verilmemiştir. Alacağın varlığını ispat yükü davalı alacaklının üzerinde olup, davacının icra takibine itiraz etmemiş olması ispat yükünü borçluya geçirmemektedir. Araç kredisi ile ilgili ... sayılı takiple ... sayılı icra takibi de bulunduğu dikkate alındığında davalı tarafça alacağa dayanak olarak sunulan 10/10/2006 tarihli kat ihtarnamesinin dava konusu ... sayılı takiple ilgisi ortaya konulamamıştır. Bu durumda davalı alacaklının dava konusu ... Sayılı takipte talep edilen alacağı ispat edemediği sonucuna varıldığından davanın bu gerekçe ile kabulüne karar verilmesi gerekmektedir.Her ne kadar davacı tarafça kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de davalının icra takibinde kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatı şartları oluşmamıştır. Dava, temlik eden ...Bank A.Ş.'ye de yöneltilmiş ise de bahsi geçen banka tarafından alacak temlik edildiğinden pasif husumeti bulunmamaktadır. Vekalet ücretinin kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan tarife hükümlerine uygun olduğu da dikkate alındığında davacının aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle;  mahkemenin 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 484. maddesine uygun olmayan gerekçe ile karar verilmesi doğru olmadığından, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, davacının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasında davalı ... A.Ş.'ye borçlu olmadığının tespitine,  koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, davalı ... Bank A.Ş yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/11/2021 Tarih 2016/1052 Esas  2021/675  Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;\"Davanın davalı  ... A.Ş. yönünden kabulü ile davacının davalı  ... A.Ş.'ye  İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine,Koşulları oluşmadığından tarafların tazminat istemlerinin reddine Davalı ... Bank A.Ş yönünden pasif husumet yokluğundan reddine\"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;\"Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 436,88-TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 178,52‬-TL'nin davalı ... A.Ş.'den alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan toplam ‬‬470,38‬-TL harcın davalı  ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 1.300-TL bilirkişi ücreti ve 222-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.522-TL yargı giderinin davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 4.080-TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... Bank A.Ş vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 4.080-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak  davalı ...Bank A.Ş'ye ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine\"Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı ... A.Ş. tarafından yatırılan 436,88-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c8d398065ee39ade","SID":"e1d831d3fd81bb55"}}