{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/291 - 2025/504<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/291 <br>KARAR NO\t: 2025/504<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/151 E.  -  2022/423 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/12/2022 tarih ve 2022/151 Esas - 2022/423 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, davalının 20/06/2020 tarihli 2020/67462 numaralı “...” ibareli markanın 30. sınıftaki mal ve hizmetler açısından tescili talebine yönelik müvekkilinin itirazının, YİDK tarafından itiraza mesnet markalarının kullanımının ispatlanamadığı gerekçesiyle nihai olarak reddedildiğini, ancak müvekkilinin itiraza mesnet 2005/26066, 2012/50594 başvuru numaralı markaları uzun yıllardan beri aktif olarak kullanmakta olup irsaliye kontrol dökümleri, Google aramaları, bu markaları taşıyan ürünlerin satıldığı, teşhir edildiği internet sayfaları ve katalogların bu kullanımı ispatlar nitelikte olduğunu, müvekkilinin markasındaki \"...\" ibaresi ile davalının markasındaki\" ...\" ibarelerinin çatı markası olup ayırt ediciliklerinin bulunmadığını, markaların asli unsurunu teşkil eden \"...\" ibaresi birebir aynı olduğundan markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal yönden ayniyetin söz konusu olup markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerin de benzerliği nazara alındığında ortalama tüketici zihninde markaların ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu ve davalının müvekkiline ait markalarının tanınmışlığından haksız fayda sağlamak amacıyla kötü niyet ile hareket ettiğini ileri sürerek 2022-M-1596 numaralı YİDK kararının iptaline ve davalıya ait 2020/67462 numaralı “...” ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı kurum vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>Davalı Şirket vekili, markanın davacı tarafından kullanımının zaman, miktar ve hangi mala veya hizmete ilişkin olduğu hususunda şüpheye yer bırakmayacak deliller ile ispatı gerektiğini, dosyaya sunulan irsaliyelerde süreklilik bulunmadığını, davacının yalnızca 6/1 maddesi kapsamında benzerliğe dayandığını, dolayısı ile aynıyet iddiasına dayanılamayacağını, markalar arasında görsel bir benzerlik olmadığı gibi \"...\" ibaresi her iki markada bir kelime kompozisyonu içinde veya başka tamlamalarla bir arada kullanıldığından okunuşları ve kulakta bıraktıkları tınının markaları fonetik açıdan benzer hale getirmeye yeterli olmadığını, \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, davacının ciddi yatırım ve yoğun bir harcama yaparak korunması gereken ilave ekonomik bir değer kattığını ispat edemediğini, müvekkilinin yurt içinde satışının bulunmadığını, ortalama tüketici nezdinde markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığını ve davacının markasının tanınmış olduğu iddiasının doğru olmadığı gibi müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının kullanmama def’ine yönelik, yasal süresi içerisinde davacı tarafından marka işlem dosyasına sunulan belgelerin ürün kataloğu niteliğinde olduğu, bu katalogda \"...\" markasına rastlanılmadığı, ürün ambalajlarından \"...\" markasının “kekler, çikolatalar” için kullanıldığının anlaşıldığı, sunulan belgelerin büyük bir çoğunluğunun yurt dışındaki ülkelere yapılan ihracata ilişkin olduğu, bu itibarla ibraz edilen delillerin itiraza mesnet markaların Türkiye’de ciddi kullanımının ispatı için yeterli olmadığı, yurt dışı satışlar dikkate alınsa dahi davacının \"...\" markalı ürünlerin satış hacminin piyasayı etkileyecek düzeyde olmadığı, dolayısıyla söz konusu markaların dava konusu emtialar yönünden SMK m. 6/1 hükmü kapsamındaki korumadan yararlanamayacağı, tanınmışlık itirazı yönünden davacının sunmuş olduğu belge ve bilgilerin markalarının tanınırlığı hususunda bir kanaate varılması için yeterli olmadığı ve marka tescil başvurusunun kötü niyetli olduğuna yönelik iddiayı destekler nitelikte marka işlem dosyası ve dava dosyası kapsamında somut bir bilgiye ya da delile rastlanılmadığı gerekçeleriyle davanın reddine  karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, itiraza mesnet \"... ...\" ve \"... ...\" markalarının  müvekkili tarafından uzun yıllardan beri aktif şekilde kullanıldığını, dosyaya ibraz edilen irsaliye kontrol dökümleri, Google aramaları, ürünlerin satıldığı ve teşhir edildiği internet sayfaları ile katalogların müvekkilinin bu iddiasını kanıtlar nitelikte olduğunu,  259 sayılı bültende 2016/59140 no ile ilan edilen \"...\", 219 sayılı bültende 2013/57262 no ile ilan edilen \"... ...\" ibareli marka başvurularına yönelik müvekkilinin yapmış olduğu itirazlar kabul edilmesine rağmen, davaya konu marka yönünden bu delillerin yeterli görülmemesinin inceleme  ve değerlendirmenin gereği gibi yapılmadığının göstergesi olduğunu, mahkemece aksine bir tespit yapılmış olsa dahi, müvekkilinin “... ...” ve \"... ... şekil\" markaları ile davalı şirketin \"...\" ibareli başvuru markası arasında çok ciddi düzeyde görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, markaların kapsamındaki mal ve hizmetler de benzer olduğundan ortalama tüketici zihninde markaların ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu ve davalının müvekkiline ait markalarının tanınmışlığı ile itibarından haksız fayda sağlamak amacıyla kötü niyetle hareket ettiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>GEREKÇE\t:Dava, YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının kullanım ispatı talebine yönelik olarak davacı tarafından dosyaya ibraz edilen belgelerin kapsamındaki \"...\" markasını taşıyan ürün satış miktarının bilirkişi raporunda belirtildiği üzere yurt  dışı satışlar da dahil olmak üzere piyasaya etkileyecek düzeyde bulunmadığı, bu itibarla itirazlara mesnet markaların Türkiye'de ciddi kullanımının ispatlanmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>  <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50‬-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/03/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f084dcdc898a4583","SID":"0390d50a24cd477c"}}