{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2023/405 Esas<br>KARAR NO: 2025/264<br>DAVA: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)<br>DAVA TARİHİ: 08/06/2023\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl dosyada davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; Davalı Kooperatif Şirketinin; 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu, Kooperatifler Kanunu ve Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş karşılıklı sigorta şirketi olduğu, müvekkilinin bahsi geçen kooperatif şirketine 25.000 TL karşılığı 250 pay ile ortak olduğu, Kooperatifin 12.05.2023 günü yapılan olağan genel kurul toplantısında usul ve yasaya aykırı olarak kararlar alındığını, kararların ve toplantının tümü ile iptali gerektiğini, Kooperatif Ana sözleşmesinin 32.maddesinde çağrının şekli düzenlendiği, buna göre; olağan ve olağan üstü toplantı çağrısının ulusal bir gazetede ve Kooperatife ait internet sitesinde birlikte yapılması gerektiğini, Toplantı çağrısı belirtilen usule uygun yapılmadığı, Genel Kurul tutanağına göre; toplantının ----------- 28.03.2023 tarihli nüshasında yayınlandığı ancak şirket internet sitesinde yayımlanmadığı, buna ilişkin belgenin tutanağa geçmediğini, posta ve benzeri yolla da genel kurul çağrısı bildirilmediği, Müvekkilinin kooperatif ortağı olarak toplantıdan usulen haberdar edilmediğini, toplantıya katılan ortak sayısı nazara alındığında çağrının usulsüzlüğü sonuca etki edeceğini, Bilanço zararlarının görüşülmesi başlıklı 12.maddesinde “…Kooperatifin öz varlıklarının ekside olması nedeni ile genel kurula karşı gerekli bilgilere verilerek Kooperatifin ana sözleşmesine ve Kooperatifler Kanununa uygun olarak bilanço zararlarının ortaklar tarafından karşılanması gerektiği bu konuda yönetim kuruluna yetki verilmesi oya sunuldu 2 olumsuz oya karşılık 22 kabul olumlu oy (oyçokluğu) ile kabul edildi…” Kararın Kooperatifler Kanununun 52. maddesine ve Ana sözleşmenin 37.maddesine açıkça aykırı olduğu, Kooperatifler Kanununun emredici mahiyetteki 52.maddesinde “Madde 52 – (Değişik: 8/6/1981 - 2475-1 md.) Ortakların şahsi sorumluluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümleri ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4'ünün rızası gereklidir.” bu çerçevede toplantıda alınan karar irdelendiğinde; tutanakta yazılı olduğu üzere Kooperatifin toplantı günü 53 kayıtlı ortağı bulunduğu, tutanağa göre; 13 ortak asaleten 11 ortak vekaleten olmak üzere 24 ortak toplantıya katılmış ve oy kullanmıştır. Kooperatifler Kanunu 52.maddesine göre; ek ödeme kararının bütün ortakların ¾ rızası ile alınmasının şart olduğu, somut olayda; 53 ortak olduğundan, bunun ¾’ü 40 ortağa tekabül ettiğini, toplantıda ise sadece 24 ortak olduğu, 22 ortağın kabul kararı verdiğini, Toplantıda (8) numaralı madde ile yönetim kuruluna portföy devri yetkisi verildiği, “Sigorta şirketinin portföyü hiçbir şekilde devredilemez. Şartları varsa ancak kamu otoritesi portföy devir yetkisini kullanabilir. Zira, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanununa göre sigorta şirketlerinin portföyü şirketin aktifini oluşturmaktadır. Kaldı ki, kooperatif yapıda bir sigorta şirketinde portföy esasen ortakların ortaklık hakkıdır. Ortağın sigorta poliçesi ve ortaklık payı ile sahip olduğu hakkın üçüncü kişilere devri söz konusu olamaz. Bu Anayasaya aykırı olduğu gibi suç teşkil etmektedir. Bu konuda yönetim kurulu üyelerinin cezai sorumluluğu doğduğundan gerekli başvurular yapılacaktır.” Denilerek yok hükmündeki (8).madde ile alınan kararın iptali gerektiğini, toplantıda alınan (7) numaralı kararla daha önce --------- ile yapılan protokolün iptaline ve yeni protokol yapılmasına karar verildiği, protokolün iki taraflı bir protokol olup, Borçlar Kanununun hükümlerine göre tek taraflı olarak feshedilemeyeceği, protokolün iptali için tarafların mutabık kalması yada haklı bir sebebin vuku bulması gerektiğini, toplantıda alınan (3), (4) (5) (6) ve (10) numaralı maddelerin kanuna ve anasözleşmeye aykırı olduğu, davalı Kooperatif şirketinin 12.05.2023 tarihli Genel Kurul toplantısının ve Genel Kurulda alınan kararların tamamının iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesini özetle;  Dava konusu edilen 12.05.2023 tarihli genel kurul toplantısının --------- Ticaret İl Müdürlüğü’nce 11.05.2023 Tarih ve ---------- Sayılı yazı ile görevlendirilen Bakanlık Temsilcisi ----------- gözetiminde toplandığını, çağrının usulüne uygun olduğuna dair genel kurula bilgilendirme yapıldığını, toplantı tutanağından görüleceği üzere Bakanlık temsilcisi toplantının yürütülmesinde ve alınan kararlarda kanun ve anasözleşmeye aykırı herhangi bir tespit ve görüşte bulunmadığını, Kanunun 53. Maddesinde Genel Kurul kararları aleyhine kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile dava açabilecek kimseler gösterildiği, buna göre \"1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri\" dava açabileceği, usulüne uygun çağrıya rağmen toplantıya katılmayan davacının dava açma hakkı olmadığını, toplantıda alınan kararlardan 1., 10., 11., 13., 14., 15., 16. Maddeler oybirliği ile alındığı, 2., 3., 4., 17. Maddelerini müzakere, görüş ve temenni maddeleri olup herhangi bir karar alınmadığını, dolayısıyla davacının sayılan bu maddelere karşı dava açmasında hukuki yararı olmadığını, Kanunun 53. Maddesi Uyarınca Teminat Gösterilmesi Gerektiğini, Kanunun 53. Maddesinin 4. Fıkrası \"Mahkeme, kooperatifin isteği üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebileceğini,  açılan davanın haklı sebebi bulunmadığını ve kötüniyetli olduğu gibi aynı zamanda kooperatife, kooperatifin işleyişine ve amaçlarını gerçekleştirmesine yönelik zarar verici nitelikte olduğunu, kooperatifin zararlarına karşı, mahiyet ve miktarının sayın mahkemece belirlenmek üzere davacı şirketin teminat göstermesine karar verilmesini, çağrı Usulsüzlüğü İddiası Hakkında; 12.05.2023 tarihli genel kurul toplantısına çağrının Ana sözleşme ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ----------- 28.03.2023 tarihli nüshasında yapılan ilanın yanında ayrıca şirkete ait internet sitesinde \"----------\" bağlantısında usulüne uygun şekilde toplantı çağrısı ve gündem yayımlandığını, kabul anlamına gelmemek üzere çağrıda usulsüzlük iddiasının mutlak bir iptal sebebi olmadığını, usulüne uygun çağrı olmadan genel kurul yapıldığı, toplantıya katılmayan ortağa iptal davası açma hakkı vermekle birlikte, genel kurul kararlarının sırf bu nedenle iptalinin mümkün olmadığını, dava konusu 12 numaralı kararın \"Kooperatifinin özvarlıklarının ekside olması nedeni ile genel kurula karşı gerekli bilgilere verilerek Kooperatifin ana sözleşmesine ve Kooperatifler kanunu uygun olarak Bilanço zararlarının ortaklar tarafında karşılanması gerektiği bu konuda yönetim kuruluna yetki verilmesi oya sunuldu 2 olumsuz oya karşılık 22 kabul olumlu oy (oyçokluğu) ile kabul edildi\" şeklinde olduğunu, ortaklık payı ile sahip olunan hakların devrinin söz konusu olmadığını, öte yandan sigorta şirketinin portföyünün devri hali 5684 sayılı yasada özel olarak düzenlendiği, 5684 sayılı yasanın 10. Maddesine göre portföy devri Bakan'ın iznine tabii olduğu, --------- Şirketleri Ve ---------- Şirketlerinin Kuruluş Ve Çalışma Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in \"Portföy Devri\" başlıklı 22. Maddesinde de aynı yönde düzenleme mevcut olduğunu, dava konusu 7 numaralı genel kurul kararı; \"Kooperatifin ---------- ile yapılan protokolün gelinen aşamada yapılmış olan revizelerin görüşülmesi ve onayı, maddesinin görüşülmesine geçildiğini, Genel kurula karşı müzakereye başlandığını yönetim kurulu başkanı ---------- konu hakkında genel kurulan bilgi verdiğini, daha önce Kooperatif ve ----------- arasında yapılan protokolün yetkilerin iptali, Yönetim Kuruluna yeni protokoller hazırlaması konusunda yetki verilmesi ve bu protokollerin genel kurulun onayına sunulması oya sunuldu 2 red oyuna karşılık 22 kabul oy (oyçokluğu) ile kabul edildi\" şeklinde olduğunu, herhangi bir protokolün tek taraflı olarak feshedilemeyeceği iddiasının, sözleşmeler hukuku ilkeleri çerçevesinde kabul edilebilir bir tarafı olmadığını, Genel kurulun şirketin taraf olduğu/olacağı her tür sözleşme için bağıtlama, dönme ya da feshetme konusunda karar verme yetkisini haiz olduğu, karar metninden yönetim kurulunca hazırlanacak protokollerin yine genel kurul onayına sunulması kararlaştırıldığını, davanın öncelikle usulden reddini, aksi kanaat halinde haksız ve dayanaktan yoksun davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı şirket üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. Birleşen ----------- Esas sayılı dosyasında dava dilekçesini özetle; Davalı Koooperatif Şirketi; 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu, Kooperatifler Kanunu ve Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş karşılıklı sigorta şirketidir. Müvekkilim bahsi geçen kooperatif şirketine 25.000 TL karşılığı 250 pay ile ortak olduğunu, Kooperatifin 12.05.2023 günü yapılan olağan genel kurul toplantısında usul ve yasaya aykırı olarak kararlar alındığını, kararların ve toplantının tümü ile iptali gerektiğini, genel kurul toplantısına çağrı kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu, toplantıda karara bağlanan 12.madde açıkça kanuna aykırı olduğunu ve iptalinin gerektiğini, toplantıda alınan 7 ve 8 numaralı karar açıkça kanuna açıkça aykırı olduğunu, toplantıda alınan (3), (4) (5) (6) ve (10) numaralı maddeler kanuna ve anasözleşmeye aykırı olduğunu, davalı kooperatif şirketin 12.05.2023 tarihli genel kurul toplantısının ve genel kurulda alınan kararların tamamının iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br> Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ;genel kurul toplantısı bakanlık temsilcisi nezaretinde yürütüldüğünü, davacının dava açma hakkı ve davada hukuki yararının bulunmadığını, kanunun 53. maddesi uyarınca teminat gösterilmesi gerektiğini, somut olayda çağrıda usulsüzlük bulunmadığı gibi iptal sebeplerinin de bulunmadığını, genel kurul 12 numaralı kararı usul ve yasaya uygun olduğunu, genel kurul 8 numaralı kararı genel kurulun yetkisi dahilinde alındığını, genel kurul 7 numaralı kararı usul ve yasaya uygun olduğunu, genel kurul  3, 4, 5, 6 ve 10 numaralı kararları usul ve yasaya uygun olduğunu, dava hakkının kötüye kullanılmasının korunamayacağını,5 numaralı karar mali tabloların ve bağımsız denetim raporlarının müzakeresi ve oylanmasına, 6 numaralı karar yönetim ve denetim kurulunun ibrasına ilişkin olduğunu, genel kurulda alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğundan bahisle davanın reddini beyan etmiştir.Birleşen ---------- Esas sayılı dosyasında dava dilekçesini özetle;  Davalı Koooperatif Şirketi; 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu, Kooperatifler Kanunu ve Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş karşılıklı sigorta şirketidir. Müvekkilim bahsi geçen kooperatif şirketine 25.000 TL karşılığı 250 pay ile ortak olduğunu, Kooperatifin 12.05.2023 günü yapılan olağan genel kurul toplantısında usul ve yasaya aykırı olarak kararlar alındığını, kararların ve toplantının tümü ile iptali gerektiğini, genel kurul toplantısına çağrı kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu, toplantıda karara bağlanan 12.madde açıkça kanuna aykırı olduğunu ve iptalinin gerektiğini, toplantıda alınan 7 ve 8 numaralı karar açıkça kanuna açıkça aykırı olduğunu, toplantıda alınan (3), (4) (5) (6) ve (10) numaralı maddeler kanuna ve anasözleşmeye aykırı olduğunu, davalı kooperatif şirketin 12.05.2023 tarihli genel kurul toplantısının ve genel kurulda alınan kararların tamamının iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekilinin cevap dilekçesini özetle;genel kurul toplantısı bakanlık temsilcisi nezaretinde yürütüldüğünü, davacının dava açma hakkı ve davada hukuki yararının bulunmadığını, kanunun 53. maddesi uyarınca teminat gösterilmesi gerektiğini, somut olayda çağrıda usulsüzlük bulunmadığı gibi iptal sebeplerinin de bulunmadığını, genel kurul 12 numaralı kararı usul ve yasaya uygun olduğunu, genel kurul 8 numaralı kararı genel kurulun yetkisi dahilinde alındığını, genel kurul 7 numaralı kararı usul ve yasaya uygun olduğunu, genel kurul  3, 4, 5, 6 ve 10 numaralı kararları usul ve yasaya uygun olduğunu, dava hakkının kötüye kullanılmasının korunamayacağını,5 numaralı karar mali tabloların ve bağımsız denetim raporlarının müzakeresi ve oylanmasına, 6 numaralı karar yönetim ve denetim kurulunun ibrasına ilişkin olduğunu, genel kurulda alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğundan bahisle davanın reddini beyan etmiştir. Birleşen ----------- Esas sayılı dosyasında dava dilekçesini özetle; Davalı Koooperatif Şirketi; 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu, Kooperatifler Kanunu ve Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş karşılıklı sigorta şirketidir. Müvekkilim bahsi geçen kooperatif şirketine 25.000 TL karşılığı 250 pay ile ortak olduğunu, Kooperatifin 12.05.2023 günü yapılan olağan genel kurul toplantısında usul ve yasaya aykırı olarak kararlar alındığını, kararların ve toplantının tümü ile iptali gerektiğini, genel kurul toplantısına çağrı kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu, toplantıda karara bağlanan 12.madde açıkça kanuna aykırı olduğunu ve iptalinin gerektiğini, toplantıda alınan 7 ve 8 numaralı karar açıkça kanuna açıkça aykırı olduğunu, toplantıda alınan (3), (4) (5) (6) ve (10) numaralı maddeler kanuna ve anasözleşmeye aykırı olduğunu, davalı kooperatif şirketin 12.05.2023 tarihli genel kurul toplantısının ve genel kurulda alınan kararların tamamının iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen---------- Esas sayılı dosyasında dava dilekçesini özetle; davalı koooperatif şirketi; 5684 sayılı sigortacılık kanunu, kooperatifler kanunu ve ticaret kanunu hükümlerine göre kurulmuş karşılıklı sigorta şirketidir. müvekkilim bahsi geçen kooperatif şirketine 25.000 tl karşılığı 250 pay ile ortağı olduğunu, kooperatifin 12.05.2023 günü yapılan olağan genel kurul toplantısında usul ve yasaya aykırı olarak kararlar alındığını, kararların ve toplantının tümü ile iptali gerektiğini, toplantıda karara bağlanan 12.madde açıkça kanuna aykırı olduğunu, iptalinin gerektiğini, toplantıda alınan (8) numaralı karar açıkça kanuna aykırı olduğunu,  toplantıda alınan (7) numaralı karar kanuna açıkça aykırı olduğunu, bu nedenle davalı Kooperatif şirketin 12.05.2023 tarihli Genel Kurul toplantısının ve Genel Kurulda alınan kararların tamamının iptalini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Eldeki dava dışında müvekkili şirkete tebliğ olunan aynı mahiyette 4 dava daha bulunduğu, bunlar ---------- E. Sayılı,---------- E. Sayılı ve--------- E. Sayılı dosyalarında derdest olduğu, davacı vekili tarafından aynı dava dilekçesi ile aynı vekil tarafından açılan birden fazla dava açılmasının usul ekonomisine aykırı olduğu, 1163 sayılı yasanın 53. Maddesi gereğince davaların birleştirilerek görülmesini talep etmiştir.<br>Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde; Dava, kooperatif genel kurulca alınan kararların iptali istemine ilişkindir.---------- Sayılı ilamında ifade edildiği gibi \"Genel kurul kararlarında  hükümsüzlük, ihlâl edilen hukuk kuralının niteliğine göre butlan, yokluk veya iptal edilebilirlik olarak karşımıza çıkmaktadır. Genel kurul kararlarının hükümsüzlük hâllerinden butlan, TTK’nın 447. maddesi ile açıkça düzenlenmiştir.  Buna göre genel kurulun, özellikle; pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran; pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran; anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır. TTK’nın 447. maddesinde genel bir düzenleme yapılmamış, sadece örnek niteliğinde butlan sebepleri sayılmakla yetinilmiştir. Dolayısıyla TTK’nın 447. maddesinde sayılmayan durumlarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 27. maddesi uygulanacak; emredici hukuk kurallarına, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan genel kurul kararları da batıl sayılacaktır.  Batıl bir hukukî işlem, unsurları itibariyle şeklen ve fiilen mevcut olmakla birlikte, konusu ve içeriği bakımından amaçlanan hukukî hüküm ve sonuçları daha başlangıçtan itibaren kesin olarak hükümsüzdür. Bu kesin hükümsüzlük kural olarak düzeltilemez nitelikte olup hukukî yararı bulunan herkes tarafından bir süre ile sınırlı olmaksızın ileri sürülebilir. Mahkemeye sunulmuş olan olaylardan anlaşılmak koşuluyla hâkim tarafından res’en göz önünde tutulur. Genel kurul kararlarının hükümsüzlük hâllerinden olan yokluk, TTK’da düzenlenmemiştir. Yokluk yaptırımının kanunda düzenlenmemiş olması, yokluk yaptırımının hukukî işlem niteliğinde olan genel kurul kararları hakkında uygulanamayacağı anlamına gelmemektedir. Bir hukukî işlem, meydana gelişi bakımından emredici hukuk kurallarına aykırı ise o işlem yok hükmündedir. Meydana gelişe ilişkin olan emredici hukuk kuralları, hukukî işlemin unsurlarını oluşturan, onun mevcudiyet şartlarını belirleyen kurucu-şekli nitelikteki hükümlerdir. İçeriğe ilişkin emredici hukuk kurallarına aykırılık hâlinde butlan söz konusu olup hukukî işlem şeklen mevcut olmakla birlikte konusu ve içeriği bakımından amaçlanan hüküm ve sonuçları, daha başlangıçtan itibaren hiç kimseye karşı meydana gelmez. Kurucu-şekli nitelikteki emredici hukuk kurallarına aykırılık hâlinde ise yokluk söz konusu olup kurucu unsurların veya kanunî şeklin eksikliği sebebiyle hukukî işlem şeklen meydana gelememektedir. Dolayısıyla butlanda hukukî işlemin meydana gelmesi için gerekli olan içerik unsurları vardır; fakat hukuk düzeni bu içerik bakımından amaçlanan sonuçların meydana gelmesini kesinlikle reddetmektedir. Yoklukta ise hukukî işlem için gerekli olan içerik şekli bakımdan dâhi meydana gelmiş değildir . Anonim şirketlerde genel kurul kararlarının hükümsüzlük hâllerinden iptal edilebilirlik ise TTK’nın 445. maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Anılan madde gereğince kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açılabilecektir. İptal davasına konu bir genel kurul kararı, şekil veya içeriği bakımından sakat olsa bile iptaline dair hüküm kesinleşinceye kadar geçerli bir karar olarak kabul edilir. Süresinde ve usulüne uygun olarak açılan bir iptal davasında verilen iptal kararı kesinleşirse, bu karar geçmişe etkili olarak hüküm doğurur. Kararın alınmasından itibaren üç ay içinde dava açılmazsa veya açılan dava reddedilirse söz konusu aykırılık ve bu nedenle kararın iptal edilebilirliği artık ileri sürülemez. \"Kooperatiflerde genel kurul kararlarının hükümsüzlük hâllerinden iptal edilebilirlik ise 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53. Maddesinde düzenlenmiş olup kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine bir ay içinde iptal davası açılabileceği düzenlenmiştir. Bir aylık süre hak düşürücü süredir.Bu nedenle mahkemece doğrudan dikkate alınması gerekmektedir.GK kararları ister çok taraflı ister tek taraflı çok iradeli olarak nitelendirilsin, sonuç olarak bir hukukî işlemdir. Bu niteliği nedeniyle bir yandan hukukî işlemlerin geçerlilik koşullarını düzenleyen genel hükümlere, diğer yandan da kooperatifin kendi yapısından kaynaklanan özel hükümlere tâbidir.Bir GK kararından söz edebilmek için, GK olarak nitelendirilmesi mümkün olan bir toplantıda, ana sözleşme ve yasanın öngördüğü yetersayılarla alınmış bir kararın varlığı gerekir. Eğer ortaklar yasal bir GK olarak toplanmamışlarsa, örneğin yetkili organın çağrısı veya toplantının bir gündemi olmaksızın, bir anma gününde bir araya gelen ortaklar bir karar alıp imzalamışlarsa (TK 416 uyarınca yüzde yüz katılımla yapılan çağrısız GK hariç) bu karar hukuken yoktur. Yine bunun gibi toplantı veya karar yetersayılarının sağlanamadığı kararlarla (gerektiği halde) Bakanlık temsilcisinin katılmadığı toplantılarda alınan kararlar da yok hükmündedir. ---------- HD’nin yerleşik içtihadı, ana sözleşmedeki (ya da yasadaki) yetersayıları oluşmadan toplanan GK’larda alınan kararların yoklukla sakat olduğu yolundadır. ---------- HD, oydan yoksun olsa da bir paysahibine haber vermeksizin ve onun katılımı olmaksızın yapılan çağrısız GK (TK 416) toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğuna karar vermiştir . --------- HD., çok yeni bir kararında, oy hakkından yoksun paydaşların oyları düşüldükten sonra kalan oylann nisabın sağlanmak için yeterli olmamasına rağmen bu kararların iptal edilebilir olduğu sonucuna varmıştır.  Nisabın sağlanamadığı kararlar yok hükmünde olduğundan bu görüşe katılma olanağı yoktur. Bu nitelikteki kararlara karşı her ilgili (bu kapsamda ortaklar da muhalefetlerini tutanağa geçirme koşulu aranmaksızın) yokluğun tespiti davası açma hakkına sahiptirler.GK kararının iptali, kararın mahkeme tarafından geriye dönük olarak ortadan kaldınlmasını ifade eder. Kesin hükümsüzlük halleri dışındaki TK’nun 445. maddesinin kapsamına giren tüm haller iptal sebebidir. Bu bağlamdaki kural şudur: Kararın kesin hükümsüz olup olmadığı hususunda kuşku duyulan hallerin iptal nedeni olarak kabul edilmesi gerekir. Bunun dışında yasanın işlemin sakatlık derecesini açıkça iptal edilebilirlik olarak belirlediği hallerde de açılacak davanın iptal davası olduğu tartışmasızdır. İptal davasından söz edilmek için ilk şart şeklen de olsa ortada bir GK kararının bulunmasıdır. Bu kararın iptal edilmesi mahkemece TK 445. maddede sayılan sebeplerden birisinin varlığına bağlıdır. Bir GK kararına karşı iptal davası açılabilmesi için kararın tescil ve ilan edilip edilmediği önem taşımaz. Mahkememiz taraflar arasındaki tespit edilen tüm uyuşmazlık konuları ile ilgili olarak sulh olmaya teşvik etmiş, ancak taraflar sulh da olmamışlardır. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti düzenlemiş olduğu rapor usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiştir. Tarafların  rapora yönelik itiraz ve beyanları alınarak mahkememizce değerlendirilmiştir. Madde 5 bakımından inceleme yapıldığında ise;  Bilindiği üzere, Kooperatifin yönetim kurulu, kanun ve anasözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden icra organıdır. 1163 sayılı KoopK. m.62'ye göre yönetim kurulu, kooperatif işlerinin yönetim için gereken titizliği göstermek ve kooperatifin başarısı ve gelişmesi yolunda bütün gayretini sarf etmek zorundadır. Öte yandan yönetim kurulu kendi tutanakları, genel kurul tutanakları, ortak listeleri, gelir- gider hesapları ve yıllık bilançonun usulüne uygun olarak hazırlanması ve saklanmasından, tetkik olunmak üzere denetçilere verilmesinden de sorumludur. Görüleceği üzere yönetim kurulu bilançonun tutulmasından sorumlu olduğu gibi kooperatife ait mali tabloların incelenmek üzere denetçilere teslim edilmesinden de sorumlu tutulmuştur. Yönetim kurulunun dönemsel faaliyetleri neticesinde oluşan mali tablo ve bilançonun ve bu dönemsel faaliyetlerine ilişkin hazırlanan denetim raporunun görüşülmesi ve karara bağlanması yetkisi ise kooperatif genel kuruluna aittir. KoopK. m.Sl1 “Kanun veya ana sözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça Genel Kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur.” hükmünü havidir. Hal böyle olunca kooperatif genel kurul toplantısında mali tabloların, bilançonun ve bağımsız denetim raporunun kabul kararının alınabilmesi için toplantıya katılan ortakların en az çoğunluğunun teklif lehine olumlu oy vermesine ihtiyaç bulunmaktadır. Dosyaya sunulu hazirun cetvelinden toplantıya 24 ortak pay sahibinin katıldığı görülmektedir. Genel kurul toplantı tutanağından kararın iki red oyuna karşın yirmiki olumlu oy ile kabul edildiği anlaşıldığından (5) numaralı genel kurul kararı bakımından iptalini gerektir bir husus olmadığı anlaşılmaktadır.<br> Madde 6 bakımından inceleme yapıldığında ise; Dava konusu edilen (6) numaralı gündem maddesindeki karar nisabı ise KoopK. m.51'de düzenlenen“Kanun veya ana sözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça Genel Kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur.” hükmüne tabidir. Hal böyle olunca kooperatif genel kurul toplantısında yönetim kurulu ve denetim kurullarının ibra edilebilmesi için toplantıya katılan ortakların en az çoğunluğunun teklif lehine olumlu oy vermesine ihtiyaç bulunmaktadır. Dosyaya sunulu hazirun cetvelinden toplantıya 24 ortak-pay sahibinin katıldığı görülmektedir. Genel kurul toplantı tutanağından kararın iki red oyuna karşın yirmiki olumlu oy ile kabul edildiği anlaşıldığından ve yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadıkları tutanak altına alınmış olmasından ötürü (6) numaralı genel kurul kararı bakımından iptali kabil bir kararın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Madde 7-8  bakımından inceleme yapıldığında ise; Davalı Kooperatifin yönetim kurulu kanun ve ana sözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden icrai bir organdır. Temsil yetkisine haiz olan yönetim kurulu Koop. Adına onun amacının gerektirdiği bütün hukuki işlemleri yapabilirler . Yönetim kurulunun en önemli yükümlülüğü işlerin yönetimi için özen göstermek ve kooperatifin başarısı ve gelişmesi yolunda bütün gayretinin sarf etmek olup bu birbirine bağlı iki yükümlülük kooperatifin niteliğine, izlediği amaca, varlık sebebine uygundur ve temsil ile yönetme görevlerinin de bir sonucudur . KoopK. ile diğer mevzuatın ve ana sözleşmenin öngördüğü ve sıfatlarının şart koştuğu şekilde hareket etmek ve çalışmak, kooperatifin konusunun kooperatif ilkeleri çerçevesinde elde edilmesi için gerekli olan bütün işlemleri yapmak yönetim kurulunun görevidir . Bir başka deyişle yasa ile kooperatif genel kurulu ila denetim kuruluna bırakılan görevler dışındaki kooperatifin amacına ulamak için gerekli olan tüm işlemleri yapma yetkisi yönetim kuruluna aittir. İptali istenen genel kurul maddeleri ile yönetim kurulunun yeni protokol yapması hususunda yetkilendirilmesi ile birlikte portföy devri hususunda da yönetim kuruluna yetki verildiği anlaşılmaktadır.  Kooperatifin konusu ve amacının elde edilmesi için gerekli olan bütün işlemleri yapmak yönetim kurulunun görev yetkisi sınırları içerisinde olduğundan(7) ve (8) numaralı genel kurul kararları bakımından iptali kabil bir karar bulunmadığı anlaşılmaktadır. Madde 10  bakımından inceleme yapıldığında ise;  KoopK. m.53 hükümleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde; pay sahibinin alınan genel kurul kararına ilişkin iptal davası açabilmesi için kural olarak; genel kurul toplantısına katılıp oylamada olumsuz oy kullanması, muhalefet şerhini toplantı tutanağına geçirtmesi,  karar tarihinden itibaren bir ay içinde kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde davayı ikame etmesi gerektiği anlaşılmaktadır. (10) numaralı genel kurul kararı oy birliği ile alınmış diğer bir anlatımla karara olumsuz oy kullanan hiç bir pay sahibinin bulunmamış olmasından ötürü KoopK. m.53 uyarınca hiçbir davacının iptal davası açma hakkı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Madde 11  bakımından inceleme yapıldığında ise; KoopK. m. 42/2'ye göre Yönetim Kurulu ve Denetçiler Kurulu üyeleriyle gerektiğinde tasfiye kurulunu seçmek genel kurula ait bit yetkidir. Dava konusu edilen (11) numaralı gündem maddesindeki karar nisabı KoopK. m.51'de düzenlenen “Kanun veya ana sözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça Genel Kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur.” hükmüne tabidir. Kooperatif genel kurul toplantısında yönetim kurulu ve denetim kurullarına üye seçilebilmesi için toplantıya katılan ortakların en az çoğunluğunun teklif lehine olumlu oy vermesine ihtiyaç bulunmaktadır. Dosyaya sunulu hazirun cetvelinden toplantıya 24 ortak-pay sahibinin katıldığı görülmektedir. Genel kurul toplantı tutanağından yönetim kurulu üye seçimi kararın bir red oyuna karşın yirmiüç olumlu oy ile denetim kurulu üye seçiminin ise oy birliği ile kabul edildiği anlaşıldığından (11) numaralı genel kurul kararı bakımından iptali şartlarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. <br> Madde 12  bakımından inceleme yapıldığında ise; KoopK m.52 “Ortakların şahsi sorumluluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümleri ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4'ünün rızası gereklidir.” hükmünü havidir. Dosya içeriğinden davalı kooperatifin 53 kayıtlı ortağının bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca kooperatif genel kurul toplantısında ek ödeme kararı alınabilmesi için bütün ortakların 3/4'ünün yani dava konusu uyuşmazlık bakımından en az 40 ortağın olumlu oyuna ihtiyaç bulunmaktadır.  Emredici nitelikteki hükme aykırılık taşıyan ek ödeme yükümlülüğüne ilişkin (12) numaralı genel kurul kararının, toplantıya katılarak olumsuz oy kullanma ve muhalefetini toplantı tutanağına geçirtme şartları ile bağlı olmaksızın, ilgili herkesin herhangi bir dava açma süresiyle sınırlı olmaksızın Mahkemece  resen dikkate alınabileceği ve KoopK. m.52 hükmü uyarınca yoklukla hükümsüz olduğu anlaşılmaktadır. Madde 13,14,15,16 nolu karar  bakımından inceleme yapıldığında ise; (13), (14), (15) ve (16) numaralı genel kurul kararları oy birliği ile alınmış diğer bir anlatımla karara olumsuz oy kullanan hiç bir pay sahibinin bulunmamış olmasından ötürü KoopK. m.53 uyarınca hiçbir davacının iptal davası açma hakkı bulunmadığı anlaşılmaktadır.<br> KoopK. m. 45'e göre genel kurulun ana sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılacağı belirtilmiştir. Dosya içeriğine göre genel kurul toplantı çağrısının ana sözleşmeye uygun bir biçimde 28.03.2023 tarihli ---------- nüshasında yayınlandığı ve Davalı kooperatifin ----------- bölümünde olağan genel kurul bilgilendirmesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacıların ilana ilişkin itirazlarının reddi gerekmiştir. (3), (4) ve (9) numaralı genel kurul gündem maddesi ile ilgili olarak genel kurulda bir oylama yapılmadığından ortada hükümsüzlüğe kabil bir genel kurul kararı olmadığından davacı tarafın talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Dosya kapsamına göre  alınan raporlar dosyadaki verilere  uygun, gerekçeli ve denetime uygun olduğu görülmekle hükme esas alınmış olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-ASIL Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı kooperatifin  12.05.2023 tarihli  olağan genel kurul toplantısında alınan  12  nolu kararın yoklukla hükümsüz olduğunun tespitine , fazlaya ilişkin talebin reddine <br>2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 615,40 TL'nin başlangıçta alınan179,90 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 435,50 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Yargılama sırasında davacının yapmış olduğu 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı olmak üzere bakiye toplam 359,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  <br>4-Yargılama sırasında dava yapmış olduğu 30.000 TL bilirkişi masrafı, 819,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere bakiye toplam 30.819,00 TL'nin davanın kabul-red oranına göre hesaplanan (1/17) 1.812,88 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Yargılama sırasında davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>1-BİRLEŞEN  Davanın KISMEN KABULÜ ile  davalı kooperatifin  12.05.2023 tarihli  olağan genel kurul toplantısında alınan   12  nolu kararın yoklukla hükümsüz olduğunun tespitine;  fazlaya ilişkin talebin reddine <br>2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 615,40 TL'nin başlangıçta alınan179,90 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 435,50 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Yargılama sırasında davacının yapmış olduğu 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı olmak üzere bakiye toplam 359,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  <br>4-Yargılama sırasında dava yapmış olduğu 577,50 TL posta ve tebligat giderinin davanın kabul-red oranına göre hesaplanan (1/17) 33,97 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Yargılama sırasında davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>1-BİRLEŞEN  Davanın KISMEN KABULÜ ile  davalı kooperatifin  12.05.2023 tarihli  olağan genel kurul toplantısında alınan   12  nolu kararın yoklukla hükümsüz olduğunun tespitine;  fazlaya ilişkin talebin reddine <br>2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 615,40 TL'nin başlangıçta alınan179,90 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 435,50 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Yargılama sırasında davacının yapmış olduğu 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı olmak üzere bakiye toplam 359,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  <br>4-Yargılama sırasında dava yapmış olduğu 126,25 TL posta ve tebligat giderinin davanın kabul-red oranına göre hesaplanan (1/17) 7,42 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Yargılama sırasında davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>1-BİRLEŞEN  Davanın KISMEN KABULÜ ile  davalı kooperatifin  12.05.2023 tarihli  olağan genel kurul toplantısında alınan   12  nolu kararın yoklukla hükümsüz olduğunun tespitine;  fazlaya ilişkin talebin reddine <br>2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 615,40 TL'nin başlangıçta alınan179,90 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 435,50 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Yargılama sırasında davacının yapmış olduğu 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı olmak üzere bakiye toplam 359,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  <br>4-Yargılama sırasında davacının yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-Yargılama sırasında davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>1-BİRLEŞEN   Davanın KISMEN KABULÜ ile  davalı kooperatifin  12.05.2023 tarihli  olağan genel kurul toplantısında alınan   12  nolu kararın yoklukla hükümsüz olduğunun tespitine;  fazlaya ilişkin talebin reddine <br>2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 615,40 TL'nin başlangıçta alınan179,90 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 435,50 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Yargılama sırasında davacının yapmış olduğu 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı olmak üzere bakiye toplam 359,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  <br>4-Yargılama sırasında dava yapmış olduğu 130,75 TL posta ve tebligat giderinin davanın kabul-red oranına göre hesaplanan (1/17) 7,69 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Yargılama sırasında davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>7-Asıl ve birleşen davalarda karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran  tarafa iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OY BİRLİĞİ ile  verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 26/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"93c0737c4a98b1dd","SID":"eeae2b0aaf21c797"}}