{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/226 Esas<br>KARAR NO: 2025/373<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2024/701 Esas, Derdest, Ara Karar <br>ARA KARAR TARİHİ: 31/12/2024<br>TALEP: İhtiyati Tedbir/İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ: 06/03/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  taraflar arasındaki 22.09.2022 tarihli Hizmet Kalite Sözleşmesi gereğince davalının hizmet bedelini ödemediğini,  hizmet bedelinin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin TTK 1530/4. Fıkrası gereğince temerrüde düştüğünü, her iki şirketin e-fatura kullanması nedeniyle faturaların karşı tarafa ulaştığını ve karşı tarafça kabul edildiğini, faturalarda 60 günlük ödeme süresi verildiğini, hizmeti vermelerine rağmen faturaya konu bedellerin ödenmediğini, bu nedenlerle davalının takibe haksız itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmekle beraber dayanılan sözleşme, fatura, cari hesap dökümüne ilişkin sunulan delillerle alacağın varlığının sabit olduğunu, davalı fabrika müdürü (...) ile sözleşmeye imza atan mesul müdür (...) ile davacı şirket arasındaki e-maillerde borcun varlığının kabul edildiğini, ancak daha sonra gönderilen maillerin davalıya ulaşmadığını, davalıya hiç bir şekilde ulaşılamadığını, sunulan deliller gereğince yaklaşık ispatın sağlandığını belirterek borçlunun banka hesaplarına, taşınır ve taşınmaz mallarına HMK 389/1 gereğince ihtiyati tedbir konulmasını, bu mümkün değilse İİK 257 gereğince alacağın muaccel olduğunu, alacağın rehinle güvence alınmadığını, dosyaya sunulan deliller nedeniyle borcun varlığının kesin olduğunu belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı faturaya dayalı ihtiyati haciz/ihtiyati tedbir talep etmiş ise de, yaklaşık ispat koşulu sağlanmadığından taleplerin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; sözleşme uyarınca ...’ya faturalar  düzenlenerek elektronik ortamda tebliğ edildiğini, söz konusu faturaların davalı tarafından herhangi bir itiraz veya iade edilmeksizin kayıtlara alınmasına rağmen faturalara konu bedellerin ... şirketi tarafından vadesinde ödenmediğini, müvekkili şirketin cari hesaptan tespit edileceği üzere 201.244,41 TL (Faiz ve masraflar hariç) alacağı bulunduğunu, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin sadece faturaya dayalı  olmadığını, davalının borcun kabulüne ve muaccel olduğuna dair mutabakat maillerinin bulunduğunu, dava dosyası kapsamında sundukları davalı taraf yetkilisi ... ve müvekkili ile olan sözleşmeyi imzalayan Mesul Müdür ...tarafından gönderilen elektronik posta içeriğinde borcun varlığı ve muaccel hale geldiğine ilişkin delil ve tüm deliller ile dava konusu alacakla ilgili olarak banka kayıtları, ticari defterler ve direk olarak davalının ikrarı ile vadesi gelen borçların varlığı kesin olduğunu, mahkemece ihtiyati tedbir ve haciz kararı verilmesi gerekirken kanuna açıkça aykırı olacak şekilde ihtiyati tedbir ve haciz taleplerinin reddedildiğini, davada yaklaşık ispatın sağlandığını belirterek kararın kaldırılarak  davalı/borçlu hakkında ihtiyati tedbir ve haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Talep, davacı tarafından taraflar arasındaki \"Hizmet Kalite Sözleşmesi\" gereğince davalının Ocak ve Şubat 2023 dönemi ile Mart, Nisan, Mayıs 2024 dönemine ait faturalara konu hizmet bedellerini ödemediği gerekçesiyle sunulan deliller kapsamında yaklaşık ispatın sağlandığı beyan edilerek  ihtiyati tedbir ve haciz kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece, ihtiyati tedbir ve haciz kararı verilmesi koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle talep reddedilmiş, davacı vekili ara kararı istinaf etmiştir. a-İhtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesi HMK. 389/1. maddesi, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir.\" şeklindedir. Aynı yasanın 390/3 maddesi, \"Tedbir talep eden taraf,  dilekçesinde  dayandığı ihtiyati tedbir sebebini  ve türünü açıkça belirtmek ve  davanın esası yönünden  kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Para alacağının tahsiline ilişkin iş bu itirazın iptali davasında, uyuşmazlık konusu olmayan davalı şirketin malvarlığına tedbir konulması talebi yerinde olmadığından mahkemcece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi yerinde olduğundan ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  esastan reddine karar verilmiştir.b-İhtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi 2004 sayılı İİK'nın 257 ve devamında ihtiyati haciz düzenlenmiştir. İhtiyati haciz şartları 257. maddede, 258. maddede ise ihtiyati haciz kararına yer verilmiştir. 258. maddenin ilk fıkrasında alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu ifade edilmiştir. İcra ve İflas Kanunun 258. maddesinin 2. cümlesinde “Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri ( m.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur.” denilmektedir. Kanun senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. Somut olayda davacı tarafından dosyaya ibraz edilen faturalar, cari hesap dökümü ve e-mail yazışması birlikte değerlendirildiğinde, hizmetin verilip verilmediği ile varsa alacağın varlığı ve miktarı davacı tarafından dosyaya sunulan belgelerle yaklaşık olarak ispat edilememiştir. Talep eden tarafça, dosyaya ibraz edilen yukarıda belirtilen deliller ile diğer ekli belgeler alacağın varlığı hakkında kanaat edinmeye yeterli belgeler olarak kabulü mümkün görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/701 Esas sayılı ve 31/12/2024 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1-f Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.06/03/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b7a6b8760d2642a6","SID":"432580c6e2e6d571"}}