{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2021/2249 <br>KARAR NO:2025/458<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:28/09/2021<br>NUMARASI:2020/344 Esas -  2021/957 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:24/03/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;01.07.2019 tarihinde, müvekkiline ZMM poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile davalıya kasko sigortalı  ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada ... plakalı araçta meydana gelen hasara ilişkin olarak davalı tarafça müvekkiline yapılan başvuru sonucunda davalıya 24.10.2019 tarihinde 28.038,12.-TL ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından yapılan ödeme akabinde müvekkili şirketin sigortalısı ...'nun başvurusu üzerine Erzurum 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/15 D. İş sayılı dosyasında hazırlanan bilirkişi raporunda  davalıya kasko sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin kendisini borçlu zannederek ödeme yaptığını, ancak bu tespit ile sigortalısının kusursuz olduğunu öğrendiğini, bu şekilde davalının sebepsiz zenginleştiğini, davalıdan bu ödemenin geri alınması için davalı aleyhine ... sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davacının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigortalısı olan aracın dönel kavşakta %100 kusurlu olarak müvekkiline sigortalı araca çarptığını, davacının ...( ...) tarafından  uygun görülen  (tramer kaydına geçen) kusur oranlarını kabul ederek müvekkiline ödeme yaptığını belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''.. kazanın meydana geldiği yerin bilirkişi raporundaki görüntülerinde dönel kavşaktan gelen araçlar için trafik ışığı bulunmadığı sadece kavşağa katılmamış olan araçlar için ışıkların bulunduğu, yani somut olayda ... plakalı aracın ışıktan hareket ettiği ... plakalı aracın ise kavşaktan geldiği ve kendisine hitaben bir trafik ışığı bulunmadığının görüldüğü, ... plakalı aracın kural olarak dönel kavşağa katılabilmesi için yeşil ışıkta hareket etmesinin gerektiği, kırmızı ışıkta kuralları çiğneyerek kavşağa dahil olduğu yönünde ise dosyaya kazandırılmış herhangi bir bilgi ve belge bulunmdığı, davalı vekili rapora itiraz dilekçesinde mobese kayıtlarının incelenmesi gerektiği belirtmiş ise de kaza tarihi ile günümüz arasında geçen süre göz önüne alınarak mobese kayıtlarının çoktan silinmiş olacağı gözetilerek bu talebine itibar edilmediği, kural olarak ... plakalı aracın kavşağa trafik ışığından geçerek girdiğinin ve kural ihlali yaptığına dair bir delil olmaması nedeni ile kurallara uygun olarak bunu gerçekleştirdiği kabul edilerek aynı anda dönel kavşaktan gelen ... plakalı aracın davacı sigortalısı olan araca yol vermesi gerektiği, kaldı ki ... plakalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmemesi için sağa doğru kaçış yapmasına rağmen ... plakalı araç sürücüsünün durmayarak devam ederek çarpışmaya mahal verdiği, bu şekilde ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, ... plakalı araç sürücüsünün ise kavşaklarda geçiş önceliğine riayet etmemesi, hızını yolun ve aracının durumuna göre etkili fren yapmak sureti ile durabileceği bir ölçüde bulundurmaması nedeniyle  %100 oranında kusurlu olduğu; buna bağlı olarak ise davacı tarafından davalıya yapılan ödemenin haksız olduğu,  her iki tarafın tüzel kişi tacir olması işin ticari iş vasfında olması nedeni ile avans faiz üzerinden işlemiş faiz istenebileceği, İzah olunan gerekçeler ile davacının davasının  sübut bulduğu anlaşıldığından davanın  kabulü ile ...  sayılı takip dosyasında; davalının 28.038,12-TL asıl alacak 1.466,62-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.504,74-TL alacağa yönelik itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynen devamnına, alacağın likit niteliği göz önünde bulundurularak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği''  gerekçesiyle,1-Davanın  KABULÜ ile;... sayılı takibine yapılan itirazın 28.038,12-TL asıl alacak 1.466,62-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.504,74-TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynen devamına,2-Davacı lehine hükmedilen tutarın %20 icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili  tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf nedenleri: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  kazaya ilişkin kusur  hususundaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, bilirkişi raporundaki kusur tespitini kabul etmediklerini, itirazlarına rağmen ATK'dan rapor alınarak çelişki giderilmeden karar verildiğini, müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün kavşakta geçiş önceliğine sahip olmadığı düşünülse bile, davacıya sigortalı aracın  kavşakta araç hızını azaltması gerektiğini, kavşakta trafik ışıkları bulunduğu halde sanki ışık yokmuş gibi değerlendirme yapıldığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, ZMM sigortacısının karşı aracın hasarı nedeniyle kasko sigortacısına ödediği  bedelin, kusur tespitinin hatalı olduğu ve  ödememesi gereken bir parayı ödediği iddiasıyla davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır.Somut olayda, taraflar arasında tutulan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında,... plakalı araç sürücüsü ... kavşaktan dönüp hastaneye giriş yapmak isterken  tam yol ağzında karşısına çıkan ... plakalı araç ile çarpıştığını; ... plakalı araç sürücüsü ... ise  kendi şeridinde seyrederken hastane önünde aniden karşısına çıkan  aracı görünce kurtarmak için sağa doğu manevra yaptığını, ancak çarpmayı önleyemediğini beyan etmiştir.Dosya kapsamından; davacı sigorta şirketinin, kendisine ZMM poliçesi ile sigortalı...plakalı aracın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu kabulü ile, ...plakalı aracın kasko sigortacısı olan davalı sigorta şirketine ödeme yaptığı, akabinde sigortalısının başvurusu üzerine  Erzurum 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/15 D. İş sayılı dosyasına sunulan 02.08.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre  kazanın meydana gelmesinde sigortalı  ... plakalı aracın kusursuz, ... plakalı aracın ise %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu şekilde ödenmemesi gereken bir paranın davalıya ödendiğini ileri sürerek ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsili istemiyle icra takibine giriştiği, davalı tarafın itirazı üzerine iş bu itirazın iptali davasının açıldığı açılmıştır. Davalı taraf ise, kusur tespitinin doğru olduğunu, davacı tarafın tramer kaydındaki kusur durumuna göre ödeme yaptığını savunmuştur. Uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde kusur tespitinin doğru yapılıp yapılmadığı ve buna göre davacının ödediği paranın ödemesi gereken bir para olup olmadığı noktalarına toplanmaktadır.Yerel mahkemece hükme esas alınan 18/05/2021 havale tarihli raporda,  ... plakalı araç sürücüsü ...'nun  dönel kavşakta hızını azalmadığından, 'Dur' levhası olan dönel  kavşağa girdiğinden ve sağ taraftaki ana yoldan işleyen trafiği dikkate almadığından  kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'nun ise  bu nedenlerle kusursuz olduğu belirtilmiştir. Ancak raporda, kazanın meydana geldiği yerin  kontrolsüz kavşak olup olmadığının değerlendirilmediği, rapor içeriğinde bulunan uydu görüntüsünde ...plakalı aracın geldiği yolun dönel kavşak ile birleşimi öncesinde trafik ışıklarının bulunduğu görülmüştür. Kaza tespit tutanağındaki krokide ise trafik ışıkları hiçbir şekilde işaretlenmemiş olup  rapor içeriğinde geçen ' Dur ' levhasının dönel kavşağın neresinde olduğu ise açıklanmamıştır. Bundan ayrı, tespit dosyası dosya içerisinde fiziken mevcut olmayıp,  davacının sigortalısının tek taraflı başvurusu üzerine tespit dosyasında alındığı anlaşılan  02.08.2019 tarihli  bilirkişi raporunda, CD çözüm kayıtları üzerinde yapılan incelemede  dönel kavşağın kontrolsüz kavşak oluğu, ileri ve sola mecburi yön levhasının bulunduğu,  ada ( dönel kavşak) içerisinde ana -tali yol levhasının bulunmadığı, kontrolsüz kavşak işaretinin olmadığı  belirtilerek ... plakalı araç sürücüsü ...'nun kontrolsüz kavşaktan çıkıp sağ taraftan gelen ... plakalı araca ilk geçiş hakkını vermediğinden %100 kusurlu olduğu açıklanmıştır. Dosya kapsamında Sigorta Bilgi Gözetim Merkezin'den kazaya ilişkin tramer kaydının da getirtilip dosyaya kazandırılmadığı görülmüştür.Bu halde, tespit dosyasında alındığı anlaşılan kusur raporu ile dosya kapsamında alınan kusur raporuna göre ... plakalı araç sürücüsü ...'nun  kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, tespit dosyasındaki rapor davacının sigortalısının tek taraflı başvurusu üzerine alınmış olması nedeniyle  davalı tarafı bağlamayacağı gibi, dosya kapsamında alınan  18/05/2021 havale tarihli rapor da  taraf ve yargı denetimine açık olmayıp hükme esas alınmaya elverişli değildir. Bu durumda yerel mahkemece, öncelikle Erzurum 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/15 D. İş sayılı dosyasının ve iş bu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda belirtilen CD kaydının dosyaya kazandırılması; yine  Sigorta Bilgi Gözetim Merkezin'den kazaya ilişkin tramer kaydının istenerek dosya içine alınması; akabinde ATK  Trafik İhtisas Dairesi'nden... plakalı aracın geldiği dönel kavşağın  kontrolsüz kavşak olup olmadığı, çarpma noktasından ( dönel kavşak ile ana yolun kesişim noktası) önce  ... plakalı aracın geldiği yönde kaza tarihinde trafik ışıklarının bulunup bulunmadığı, dönel kavşakta ' Dur ' levhası  yada ileri ve sola mecburi yön levhasının bulunup bulunmadığı hususlarının irdelendiği ve maddi hasarlı kaza tespit tutanağı,  tespit dosyasında alınan  02.08.2019 tarihli rapor  ile dosya kapsamında alınan 18/05/2021 tarihli raporlar da göz önüne alınarak tarafların kusur durumlarının  değerlendirildiği, açıklayıcı, ayrıntılı, taraf ve yargı denetimine açık rapor aldırılması,  tereddütsüz şekilde tarafların kusur durumunun belirlenmesi ve ondan sonra toplanmış ve toplanacak tüm  deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (Yargıtay 17. HD'nin 2015/2416 Esas, 2017/8915 karar sayılı ilamı) Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf itirazlarının  kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2021 tarih ve 2020/344 Esas-2021/957 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının  talebi halinde davalıya  İADESİNE, 4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi.24/03/2025<br>-MUHALEFET ŞERHİ- Dava, davacı ZMSS şirketi tarafından davalı kasko poliçesi ile sigortalı araç için ödenen hasar bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istirdadına yönelik başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 78/1 maddesinde \"Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir.\" düzenlemesine yer verilmiştir.Sigorta şirketleri, 2918 sayılı KTK'nun 98 ve 99.maddeleri uyarınca kaza ile ilgili belgelerle (kaza tesbit tutanağı, hasara ilişkin belgeler, ekspertiz raporu gibi) kendilerine müracaat edildiğinde gerekli incelemeleri yaptırıp, kusur durumu ve zararı tesbit ettikten sonra, zarar görene ödeme yapmaktadırlar. Davacı sigorta şirketi, tacir olup, basiretli bir tüccar gibi davranmak durumundadır.Somut olayda; davaya konu kaza nedeniyle, kazaya karışan araç sürücüleri tarafından düzenlenen maddi hasarlı kaza tespit tutanağı sunulmasına rağmen, davacı tarafça kusur yönünden herhangi bir inceleme veya tespit yaptırılmadığı, davaya dayanak, dava dışı davacı sigortalısı tarafından yapılan müracaat üzerine Erzurum 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/15 D. İş sayılı dosyasında hazırlanan bilirkişi raporunun 02.08.2019 tarihli olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından ise iş bu rapor düzenlenme tarihinden sonra 24.10.2019 tarihinde davalıya ödeme yapıldığı, bu hali ile, davacı tarafça basiretli tacir gibi davranılarak gerekli incelemelerin yapılması, kusur durumunun tespiti yönünde gerektiği takdirde rapor alınması ve dahi ödeme yapılmadan evvel kaza hakkında dava dışı sigortalının bilgisine başvurulması halinde, araç sürücülerinin kazanın meydana gelmesindeki kusur durumunun çelişkili olduğunun tespit edileceği ve bu suretle ödeme yapmaktan kaçınabileceği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, davacı sigorta şirketinin basiretli tacir gibi davranmadığı, davaya konu ödemeyi iradi olarak gerçekleştirdiği, dolayısıyla da yapılacak inceleme neticesinde kusur durumu hangi oranda tespit edilirse edilsin, davalıya iradi olarak yaptığı ödemeyi geri isteyemeyeceği ve bu gerekçe ile davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddi yönünde yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın Heyet çoğunluğunun ilk derece mahkemesi kararının kusur tespiti yönünden kaldırılmasına yönelik gerekçesine katılmıyorum.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0b1c56ca3592fc63","SID":"a17cd3885533ccb2"}}