{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2021/2223 <br>KARAR NO:2025/457<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:26/02/2020<br>NUMARASI:2017/553 Esas -  2020/238 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali ( Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:12/08/2016<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 19.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2016/428 ESAS, 2016/290 KARAR SAYILI DAVA DOSYASI<br>BİRLEŞEN DAVA:Rücen Tazminat( Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>BİRLEŞEN DAVA TARİHİ:25/10/2016<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:24/03/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Görülmekte olan asıl davada, davacı vekili  tarafından, müvekkiline  kasko sigortalı araçta meydana gelen kaza  nedeniyle müvekkili tarafından sigortalısına 15.01.2016 tarihinde 8.100,70-TL ödeme yapıldığı, ödenen bu bedelin kusurlu aracın maliki ve sürücüsünden  rücuen tahsili için 8.100,70-TL asıl  alacak ve 375,18-TL işlemiş faiz üzerinden  başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız şekilde itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ileri sürülerek  itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi talep edilmiş; birleşen davada ise davacı vekili tarafından; müvekkiline kasko sigortalı araca kusurlu olarak  zarar veren iş makinasının  finansal kiralama sözleşmesi ile  davalı ...'a kiralandığı  ileri sürerek, müvekkilinin dava dışı sigortalısına ödediği 8.100-TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş olup; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, ''Asıl dava yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile;1-... sayılı icra takip dosyasına davalı ... tarafından yöneltilen itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca kısmen iptali ile, 4.085,00-TL asıl alacak, 187,59-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.272,59 alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak avans faizi ile birlikte tahsili için takibin devamına, fazlaya dair istemin reddine, inkar tazminatı talebi alacak likit olmadığından reddine,2-Davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Birleşen İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/428 esas 2016/290 karar sayılı dava dosyası yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, '' karar verilmiş olmakla, asıl davada verilen karara karşı reddedilen kısım yönünden davacı vekilince, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğu, tüm kusurun davalı taraf aracının sürücüsünde olduğu, belirtilerek istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2.madde hükmü uyarınca, ilk derece mahkemelerinin miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalarda verdikleri kararlar kesin olup, hüküm tarihi olan 2020 yılı itibariyle kesinlik sınırı 5.390,00-TL'ye çıkartılmıştır. İstinaf mahkemeleri, istinaf kanun yoluna başvuranın sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı  olarak inceleme yapmakla yükümlü olup, bu durumda eldeki davada istinaf eden davacının istinaf istemine konu olan ve reddedilen asıl davadaki alacak miktarı 4.603,29-TL olduğundan, ilk derece mahkemesinin istinaf incelemesine konu asıl davaya ilişkin kararı  kesinlik sınırı olan 5.390,00-TL'nin altında kalmaktadır.HMK'nın 346/1.maddesi hükmü uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının miktarı itibariyle kesin olduğu durumlarda usulden red kararının yerel mahkemesince verilmesi gerekli ise de, temyiz merciine de aynı yetkinin tanındığı 01/06/1990 gün ve 1989/03-1990/04 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetilmek suretiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin; HMK'nın 346/1 ve 352. maddeleri gereğince ilk derece mahkemesinin istinaf istemine konu kararının kesin olması nedeniyle usulden reddine karar verilmek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına yönelik davacı vekilinin  istinaf başvurusunun, HMK'nın 346/1 ve 352.madde hükümleri uyarınca usulden reddine, 2/İstinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde HMK'nın 352.made hükmü uyarınca yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.24/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f478154a0997e172","SID":"b1066a2c78b45cd1"}}