{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2021/2123 <br>KARAR NO:2025/268<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:05/12/2019<br>NUMARASI:2018/297 Esas - 2019/1157 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat - İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/02/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi  kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/08/2017 tarihinde, müvekkili şirkete kasko sigorta poliçesiyle sigortalı olan  ... plakalı araca,  kimliği belirsiz sürücünün kullandığı  ... plakalı aracın %100 kusurlu olarak çarpması sonucunda   meydana gelen kazada sigortalı aracın hasar gördüğünü,  müvekkili tarafından sigortalısına  toplam 13.655,77-TL ödeme yapıldığını, ödenen bedelin rücuen  tahsili amaçlı davalılar aleyhine ... sayılı takip dosyası ile takip yapıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına   karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''... kamera kaydı ve kaza tespit tutanağında kimliği bilinmeyen sürücünün yönetimindeki ... plakalı aracı ile yolun sağında normal park halindeki ... plakalı araca çarparak kaza mahallini terk ettiğinin tespit edildiği bilirkişi raporunda Karayolları Trafik Kanununun 84/1 ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 157/a/12 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; .... plakalı aracın, yolun sağında normal park halinde olduğu ve ... plakalı aracın çarpması sonucu kazaya karıştığı için sürücüsün kazanın meydana gelmesinde kusurun olmadığının belirtildiği; davalı ...'un Karayolları Trafik Kanununun 85/1-5 maddesi gereğince sahibi olduğu ... plakalı aracın kaza mahallini terk eden sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi ve kusuru nedeniyle oluşan zarardan müştereken ve müteselsilsen sorumlu olduğu; davalı ...'a ait olan ve kazaya sebebiyet veren aracın tamir için davalı ... Otomotiv'e bırakıldığı ve kazanın bu süreçte meydana geldiği iddia edilmiş ise de, gerek sunulan bilgi ve belgeler, gerek ... yetkilisi'nin  duruşmadaki beyanı gözetildiğinde, kazanın aracın... çalışanlarının sürücülüğünü yaptığı esnada gerçekleştiğnin ispatlanamadığı, davalı ... Şti.'nin kazaya karışan araçlarla ve uyuşmazlıkla ilişkisinin tespit edilemediği '' gerekçesiyle,1-Davanın davalı .... Ltd. Şti. Yönünden pasif  husumet yokluğu nedeni ile reddine,2-Davanın davalı ... yönünden kısmen kabulü ile ... sayılı  takip dosyasına bu davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin bu davalı yönünden 12.887,00-TL asıl alacak, 442,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.329,00-TL alacak üzerinden aynı koşullar ile kaldığı yerden devamına, 3-Talep olmadığından icra inkar tazminatı hususunda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davalı ... yönünden fazla talebin reddine,  karar verilmiştir.Karara karşı  davalı  asil ... tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf nedenleri:Davalı asil ...,  kaza yapan araç ile şahsına ait aracın farklı olduğunu, kazaya karışan aracın sahte plakalı olduğunu,  bilirkişi raporunda tamirdeki aracın incelemesinin yapılmadığını, sadece plaka üzerinden inceleme yapılarak rapor düzenlendiğini,  kaza tespit tutanağının hatalı olduğunu,  aracını motorunun arızalı olması nedeniyle 28.07.2017 tarihinde servise bıraktığını,  .... Ltd. Şti. (servis) yetkilisi ...'nin beyanının araştırılmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. (6762 sayılı TTK'nun 1301.) maddesi uyarınca kasko sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkin itirazın iptali davasıdır.KTK.’nun 104. maddesi uyarınca, ”Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım-satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı, işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın işleteni ve araç için zorunlu mali sorumluluk sigortası yapan sigortacı bu zararlardan sorumlu değildir.”2918 Sayılı KTK.’nun 104. maddesi uyarınca, motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan kişiler, gözetim, onarım, bakım veya buna benzer amaçlarla kendilerine bırakılan araçların neden olduğu zararlardan dolayı işleten gibi sorumlu tutulmuşlardır. Bu şekilde oluşan zararlardan, aracın asıl işleteni veya o araç için zorunlu trafik sigorta sözleşmesini yapan sigortacının sorumlu olmayacağı da, bu yasal düzenlemede açıkça belirtilmiştir. Aynı madde hükmünde ayrıca, bu gibi mesleki faaliyette bulunanların, kendilerine teslim edilen araçların yönetmelikte gösterilen biçimde defterini tutmakla, maddenin ikinci fıkrasında da bu meslek sahiplerinin kendilerine teslim edilen motorlu araçların tümünü kapsayacak şekilde zorunlu trafik sigortası yaptırmakla yükümlü tutuldukları açıkça belirtilmiştir. ( Bkz. Yargıtay 17.HD'nin 2018/5524 Esas,2020/6506 Karar sayılı ilamı) 2918 sayılı KTK'nun 104. madde hükmü uyarınca tamircinin gerçek işleten malik yerine sorumlu tutulabilmesi için, araç üzerindeki fiili hakimiyetin kesin bir biçimde bu yere, yani tamirhaneye geçtiğinin ortaya konulması (kısa süreli olmamak kaydıyla) ve  bu hususun araç maliki davalı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.Dosya içeriğine göre, davalı araç maliki 19/10/2018 tarihli dilekçesi ile aracı kaza tarihinden önce diğer davalıya tamir için bıraktığını, kaza ile ilgisi olmadığını, bir sorumluluk var ise bunun diğer davalıya ait olduğunu  savunmuş, davacı vekili 31.05.2019 tarihli dilekçesinde kazanın aracın davalı ...Otomotiv şirketinin gözetiminde iken meydana geldiğini, araç sürücünün tespit edilmediğini, her iki davalının müvekkili şirkete karşı müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Dosya kapsamında mübrez, her iki davalı tarafından ıslak imzalı 28.07.2017 tarihli belge içeriğinde  aracın davalı... Otomotiv şirketine tamir için bırakıldığı belirtilmiş olup, davalı ... Otomotiv şirket yetkilisi ... 15/10/2019 tarihli celsedeki beyanında aracın belgede belirtilen tarihte kendilerine teslim edildiğini, belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu, aracın motor arızası için geldiğinde yürür vaziyette olmadığını, şirket çalışanları tarafından işyeri dışına çıkarılmasının mümkün olmadığını beyan etmiştir.Somut olayda, CD kamera kaydı ile  aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belge niteliğinde olan kaza tespit tutanağı içeriğinden somut olaya konu kazaya karışan kusurlu aracın plakasının ... olduğu ve kimliği belirsiz sürücüsünün olay yerinden kaçtığı belirgindir.Bu halde, her ne kadar araç davalı ... adına kayıtlı ise de, aracın kaza tarihinden önce 28/07/2017 tarihinde davalı şirkete ait işyerine tamir için bırakıldığı, aracın fiili hakimiyetinin kaza tarihinde davalı şirkete geçtiği, davalı şirketin KTK 104. Madde anlamında işleten olarak zarardan sorumlu olduğu,  kaza tarihinde işleten sıfatı bulunmayan davalı ... 'un ise zarardan sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmakla; yerel mahkemece davalı ...  yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ...Otomotiv yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde  karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden  davalı asil ...'un istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılıp, HMK 353/1.b-2 maddesi gereğince  yanılgılı husus düzeltilerek yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı asil ... tarafından yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan anlaşılan  istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine,b/İstinaf yasa yoluna başvuran  tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer giderlerin ise takdiren üzerinde bırakılmasına,c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,2/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, a/Davanın davalı  ... yönünden pasif  husumet yokluğu nedeniyle reddine, b/Davanın davalı  .... Ltd. Şti. yönünden kısmen kabulü ile ... sayılı  takip dosyasına bu davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin bu davalı yönünden 12.887,00-TL asıl alacak, 442,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.329,00 TL alacak üzerinden aynı koşullar ile kaldığı yerden devamına, c/Talep olmadığından icra inkar tazminatı hususunda karar verilmesine yer olmadığına,d/Davalı   .... Ltd. Şti.  yönünden \tfazlaya ilişkin talebin reddine, e/Alınması gereken 910,50- TL harçtan 233,21-TL  peşin harcın mahsubu ile bakiye 677,29-TL harcın davalı  .... Ltd. Şti.'den  tahsili ile hazineye  gelir kaydına,f/ Davacı tarafça yatırılan 233,21- TL peşin harcın davalı  .... Ltd. Şti.'den  alınarak davacıya verilmesine, g/Davacı tarafça yapılmış olan toplam posta ve tebligat ücreti 162,50 TL, bilirkişi ücreti 500,00  TL olmak üzere toplam 662,50 TL yargılama giderinden davanın kabul-re oranına göre (% 97,60)  hesaplanan 646,60-TL yargılama giderinin davalı davalı  .... Ltd. Şti.'den   tahsili ile davacıya ödenmesine,h/Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 2.725,00-TL vekalet ücretinin davalı  .... Ltd. Şti.'den   tahsili ile davacıya ödenmesine, I/Aleyhine açılna davanın reddine karar verilen davalı kayıt maliki olması ve bu sebeple aleyhine dava açılması nedeniyle, sorumluluğun diğer davalıya ait olduğu müteakip belirlendiğinden, davalıya yönelik dava açılmasında davacıya atfedilecek bir kusur bulunmadığından, davalı yararına ücreti vekalet tayin ve taktirine yer olmadığına,3/ Gider avansından arda kalanın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4957772cc619cedf","SID":"0d04118e4a38e752"}}