{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/1794 <br>KARAR NO: 2025/486 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 9/7/2021<br>NUMARASI: 2016/993 (E) - 2021/449 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 20/3/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, 20.523,96 TL maddi tazminatın davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Sigorta AŞ vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadan açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini; Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesinin raporunda araç sürücüsünün %20, davacı yayanın ise %80 kusurlu olduğunun tespit edilmesine ve bilirkişinin ek raporunda bu kusur oranı dikkate alınarak hesap yapılmasına karşın ilk derece mahkemesinin davacı yayanın %40, araç sürücüsünün ise %60 oranında kusurlu olduğunu kabul ederek hüküm kurduğunu, bu itibarla  ilk derece mahkemesi hâkiminin kusura ilişkin tespitinin dosyadaki bilirkişi raporlarından farklı, teknik ve denetlenebilir olmadığını; tazminatın hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosuyla birlikte 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini; dosya kapsamından alınan kusura ilişkin raporların hatalı olduğunu, davacının asli kusuruyla, sigortalının tali kusurunun ortadan kalktığını, ilk derece mahkemesi tarafından birlikte (müterafik) kusur konusunda hukuka uygun ayrıntılı değerlendirme yapılmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Hasar dosyası içeriğine göre davacı ... vekilinin eldeki davayı açmadan önce, trafik kazasına ilişkin soruşturma belgeleri ve yaralanma nedeniyle düzenlenen raporlar ile birlikte davalı sigorta şirketine başvurduğunun anlaşılması karşısında, davalı vekilinin bu konuya yönelen istinaf nedeni benimsenmemiş; ATK Trafik İhtisas Dairesinin 15/1/2021 gün ve 274 sayılı raporunda, olay mahallinde karşıya geçiş eylemini gerideki kavşak giriş ve çıkışı üzerinden ya da kaza tarihi itibarıyla bulunuyorsa ön ilerideki yaya geçidi üzerinden gerçekleştirmesi gerekirken, can güvenliğini tehlikeye atacak biçimde karşıya geçmeye çalışan, yaklaşan araçların hız ve yakınlığını gerekli ve yeterli kontrolleri yapmayan, ilk geçiş hakkını güvenli biçimde duramayacak kadar yaklaşan motosiklete vermeyen davacı yaya ...'ın %80; olay mahalli yolda yönetimindeki motosikletle seyir halinde iken hızını, aracın teknik özelliği, hava ve yol durumu ile mahallin diğer koşullarına göre ayarlamayan, yolun solundan kaplamaya giren yayaya karşı ikazla birlikte etkin fren ve uygun direksiyon tedbirine başvurmayan dava dışı  sürücü ...'in %20 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, böylece, yaya davacı ile dava dışı motosiklet sürücüsünün kaza sırasındaki konumları ve davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının, yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığı sonucuna varılmış; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 90'ıncı maddesinde yer alan \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir\" bölümündeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 7/7/2020 gün ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararıyla; 19/6/2021 gün ve 31516 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanun'un 18'inci maddesi ile KTK'nin 90'ıncı maddesinin 1'inci fıkrasına eklenen tümce ve fıkranın ise  Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 gün ve 2021/82 (E) - 2022/167 (K) sayılı kararıyla Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının hesaplamasının %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılmasına ilişkin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması ve destekten yoksun kalma tazminatının %2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranıyla hesaplanması olanağı bulunmadığının anlaşılması karşısında, yaşam süresinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak,  davacı ...'ın maruz kaldığı 20/1/2015 günün meydana gelen trafik kazasından dolayı yaralanmasından kaynaklanan bedensel zararının, ATK Trafik İhtisas Dairesinin 15/1/2021 gün ve 274 sayılı raporunda yer verildiği gibi, adı geçen davacının kazanın oluşumunda %80 oranında kusurlu olduğu, gelirinin de asgari ücret düzeyinde  kabul edilerek, gelirin işleyecek (bilinmeyen) devre bakımından her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progressive rant yöntemi kullanılarak, Kanuna ve Yargıtay'ın süreklilik gösterilen kararlarına uygun biçimde belirlendiği sonucuna ulaşılmış; Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 28/1/2015 gün ve 2015/2046 soruşturma numaralı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ekinde gönderilen belgelerin incelenmesinde, dava dışı sürücü ...'in yönetimindeki ... plakalı motosiklet ile seyir halinde iken yaya davacı ...'a çarptığının anlaşılması karşısında, davalı vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü birlikte kusura ilişkin istinaf nedeninin de yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.401,99 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 352 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 1.049,99 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı ... Sigorta AŞ istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/3/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"20867c939285c5b1","SID":"bedec4fcb8b29add"}}