{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3.HUKUK DAİRESİ <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/09/2023<br>DAVANIN KONUSU:MENFİ TESPİT <br>İSTİNAF TALEP TARİHİ:20/11/2023<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:21/03/2025<br>KARARIN YAZIM TARİHİ:21/03/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle; dava harici şahıslarca davacı şirket aleyhine  Antalya 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile açılan tapu iptali tescil davasında 21/01/2021 tarihli ara karar ile davacı şirketin üzerinde kayıtlı bulunan şantiye elektrik aboneliğinin iptal edilmemesi yönündeki tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini, davacının şantiye elektrik aboneliğinin kapatılması için davalı şirkete başvuru yaptığını, ancak davalı şirketin bahsi geçen mahkemenin ara kararından ötürü elektrik aboneliğini iptal edemediğini, söz konusu aboneliğe bağlı elektriği davacının kullanmadığını, elektriğin bahsi geçen dosyadaki  bina sakinleri tarafından kullanıldığını, bu nedenle aboneliğe ilişkin borcunun bulunmadığını, elektrik aboneliğine ilişkin elektrik kullanımıyla davacı abone arasındaki illiyet bağının belirtilen mahkemenin tedbir kararı ile kesildiğini, buna rağmen davacının kullanmadığı elektrik bedelinin tahsili için davacı aleyhine .... MTS takip numaralı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını ileri sürerek, icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki perakende satış sözleşmesi/abonelik sözleşmesi uyarınca abonenin kullanılan enerji tüketiminden kaynaklı borcun tamamından sorumlu olduğunu, davacının aboneliğinin 24/03/2022 tarihinde sona erdiğini, bu nedenle sözleşmenin sona erdiği tarihe kadar ki enerji tüketiminden davacının sorumluluğunun bulunduğunu, Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre o abonelik iptal ettirilmedikçe kullanılan enerji bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte abonenin müteselsil sorumlu tutulması gerektiğini, icra takibine konu borçların sözleşmenin sone erdiği tarihten önceki döneme ilişkin olduğunu, mahkemenin verdiği ihtiyati tedbir kararının sözleşme ilişkisini ortadan kaldırmadığını, kaldı ki davacı abonenin davalı şirkete gönderdiği ihtarnamede aboneliğin bulunduğu yerle bağının devam ettiğini, inşaatı yaptırmayı sürdürdüğünü ikrar ettiğini, yine aynı ihtarnamede kat maliklerine ve site yönetimine ferdi  elektrik bağlantısı ve abonelik yapılmamasını davalı şirkete bildirdiğini, davacının kat malikleriyle arasındaki borç ilişkisi nedeniyle şantiye elektrik aboneliğini bir tehdit aracı olarak kullandığının anlaşıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>YEREL MAHKEME KARARI  : Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas , ... karar sayılı 14/09/2023 tarihli kararı ile; \"davanın reddine\"  karar  verilmiştir.<br>İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ: Davacı vekili tarafından  sunulan istinaf dilekçesi ile;   dava harici şahıslarca davacı şirket aleyhine  Antalya 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ....Esas sayılı dosyası ile açılan tapu iptali tescil davasında 21/01/2021 tarihli ara karar ile davacı şirketin üzerinde kayıtlı bulunan şantiye elektrik aboneliğinin iptal edilmemesi yönündeki tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini, davacının şantiye elektrik aboneliğinin kapatılması için davalı şirkete başvuru yaptığını, ancak davalı şirketin bahsi geçen mahkemenin ara kararından ötürü elektrik aboneliğini iptal edemediğini, söz konusu aboneliğe bağlı elektriği davacının kullanmadığını, elektriğin bahsi geçen dosyadaki  bina sakinleri tarafından kullanıldığını, bu nedenle aboneliğe ilişkin borcunun bulunmadığını, elektrik kullanımıyla davacı abone arasındaki illiyet bağının mahkemenin tedbir kararı ile kesildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nun 355. Maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; <br>Dava;  elektrik aboneliğinden kaynaklı enerji tüketim borcunun tahsili için başlatılmış icra takibi yönünden davacının borçlu olmadığının tespiti  istemlidir. <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; \"davacı tarafça Antalya 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ....Esas sayılı dosyasında verilen tedbir kararı uyarınca dava konusu elektrik tüketimine ilişkin borçtan elektriği fiilen kullanan bina sakinlerinin sorumlu olduğu, davacının davalıya borçlu olmadığı iddia edilmiş ise de taraflar arasında imzalanan abonelik sözleşmesine istinaden şantiye elektrik aboneliğinin takibe konu edilen fatura dönemlerinde davacı adına kayıtlı olduğu, Antalya 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ....Esas sayılı dosyası kapsamında şantiye elektriğinin iptal <br>edilmemesi yönünde tedbir kararı alındığı görülmüş ise de .... A.Ş.'nin cevabi yazısında davacının aboneliğinin sonlandırılması talebiyle ilgili herhangi bir başvurusunun  bulunmadığının bildirildiği, Antalya 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ve Antalya 1. Tüketici <br>Mahkemesi'nin .....Esas sayılı dosyası kapsamındaki dava dilekçelerinden ve tarafların beyanlarından davacı adına kayıtlı aboneliğe dair dava konusu icra takibine dayanak teşkil eden faturalar döneminde meskenler tarafından elektrik tüketimi yapılmış olduğunun anlaşıldığı, ancak takibe konu faturalarla ilgili olarak <br>kat maliklerince davacı tarafa bir ödeme yapılıp yapılmadığının bilinemediği, bu durumun davacı ile dava dışı mesken sakinleri arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirdiği,Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ve taraflar arasında imzalanan <br>Elektrik Perakende Satış Sözleşmesi hükümlerine göre aboneliğe dair tahakkuk <br>ettirilmiş olan borçtan, borca esas kullanım döneminde adına kayıtlı olan abonenin <br>sorumluluğunun bulunduğu, bu durumda takibe konu edilen ödenmeyen fatura <br>borçlarıyla ilgili davalı elektrik kurumunun muhatabının davacı taraf olacağının anlaşıldığı\" yönündeki gerekçeyle  \"davanın reddine\" karar verilmiş, karar süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Taraflar arasında şantiye elektrik aboneliği bulunduğu, 24/03/2022 tarihinde aboneliğin sona erdiği, icra takibine konu enerji tüketimine ilişkin borcun aboneliğin iptalinden önceki döneme ait olduğu hususları uyuşmazlık dışıdır. <br>Davacı vekili; dava harici  kat malikleri tarafından davacı  aleyhine Antalya 12.Asliye Hukuk Mahkemesinde ... Esas sayılı dosya ile  açılan davada şantiye elektrik aboneliğinin iptal edilmemesi yönünde ihtiyati tedbire hükmedildiğini, bu ara karar sebebiyle davacının başvurusuna rağmen aboneliğinin iptal edilmediğini, söz konusu ara karar ile davacı abone ve elektrik enerji tüketimi arasındaki illiyet bağının kesildiğini, takibe konu elektrik enerjisinin binadaki kat malikleri ve  sakinler tarafında tüketildiğini, elektrik enerjisinin davacı tarafından kullanılmadığını, bu yüzden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek eldeki menfi tespit davasını açmıştır. <br>Davalı vekili ise; elektrik aboneliği iptal edilmedikçe kullanılan elektrik bedelinden davacı abonenin sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. <br>Buna göre uyuşmazlık; dava konusu icra takibindeki istenen elektrik enerjisi tüketim bedelinden davacı abonenin sorumlu tutulup tutulamayacağının tespiti noktasında toplanmaktadır. <br>Taraflar arasındaki elektrik perakende satış sözleşmesi ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri ile istikrar kazanmış Yargıtay uygulaması gereği abone, abonelik iptal edilmediği müddetçe kullanılan enerji bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte müteselsilen sorumludur. Davacı şirket, aboneliğin iptali yönünde talepte bulunduğunu ileri sürmüş ise de, bu iddiasını ispatlayamamıştır. Nitekim davalı şirket tarafından verilen yanıtta davacının bu yönde bir başvurusunun bulunmadığı bildirilmiştir. Her ne kadar yukarıda bahsi geçen Antalya 12.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasında şantiye aboneliğinin iptal edilmemesi yönünde 21/01/2021 tarihinde ihtiyati tedbire hükmedilmiş ise de, davacı şirketin 01/02/2022 tarihinde davalı şirkete gönderdiği ihtarnamede açıkça; yapımı devam eden inşaatın yüklenicisi olduğunu, şantiyesinde kullanılmak üzere  hali hazırda şantiye elektrik aboneliğinin bulunduğunu, inşaatın yapımının devam ettiğini, bu nedenle söz konusu adreste 3.kişiler tarafından elektrik işlerinin yapılmasına rızasının bulunmadığını, kat maliklerinin veya kat malikler yönetim kurulunun elektrik aboneliği için başvurmaları halinde bu başvurularının reddedilmesi gerektiğini, aksi takdirde davalı şirket hakkında suç duyurusunda bulunacağını bildirdiği görülmüştür.    <br>Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; dosyadaki yazılara, toplanan delillere,   davacının aboneliğinin devam  ettiği döneme ait elektrik kullanımından sorumluluğunun bulunmasına,davacının tedbir kararından sonra  davalı şirkete gönderdiği ihtarname de gözetildiğinde  TMK 2 maddesi uyarınca kötü niyetin hukuk düzeni tarafından himaye edilemeyecek olmasına,kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde değildir.<br>Ancak kamu düzeni adına yapılan incelemede; \"alınması gerekli 269,85 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 1.667,42 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.397,57 TL harcın talep halinde davacıya iadesine\" karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı harca hükmedilmesi isabetli görülmemiştir.<br>Ne var ki; mahkemenin kararındaki yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf isteminin bu yönden kabulüne, sair yönlerden reddine, HMK.353/1-b.2 maddesi uyarınca duruşma açılmaksızın ilk derece mahkemesi kararının harca ilişkin 3 nolu bendinin yukarıda belirtilen şekilde düzeltilmesi suretiyle yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir:<br>HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>I-Davacı  vekilinin  İSTİNAF TALEBİNİN KABULÜNE,<br>II-HMK'nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/09/2023 tarihli ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ DÜZELTİLEREK, ESAS HAKKINDA AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Şartları oluşmadığından davalı lehine icra tazminatı takdirine YER OLMADIĞINA,<br>3-Alınması gerekli 269,85 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 1.667,42 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.397,57 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 15.622,07 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, <br>7-Zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle kamu tarafından yapılan 1.560,00.-TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'ın 18/A-13. maddesi gereğince davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>8-Taraflarca Mahkememiz veznesine depo edilen ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,<br>III-İstinaf yargılaması yönünden;<br>1-İstinaf talebinde bulunan davacıdan peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde davacıya  iadesine,<br>2-İstinaf talebinde bulunan davacıdan peşin alınan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irad kaydedilmesine,<br>3-Kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucunda kararın düzeltilmesine karar verildiğinden mahiyeti gereği istinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın tebliği, kesinleştirme, artan avans ile harç iadesi vs. işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere,  oybirliği ile karar verildi. 21/03/2025<br>...\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"48650b7079fa31b4","SID":"b760f28b26e6a0de"}}