{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/1963 <br>KARAR NO: 2025/492 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 18/2/2021<br>NUMARASI: 2018/504 (E) - 2021/169 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 20/3/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/2/2018 günü polis takibinden kaçan davalı ...'a ait, davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı kamyonet cinsinden aracın, müvekkili davacıya ait park edilmiş durumdaki ... plakalı otomobile çarparak hasar görmesine neden olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak koşuluyla 3.000 TL tazminatın araç değer kaybı da hesaplanarak  değer kaybı tazminatının, olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 25/11/2020 günü sunduğu dilekçeyle talep ettiği maddi tazminatı 14.124 TL olarak ıslah ettiğini beyan etmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, 3.000 TL maddi tazminatın olayın meydana geldiği 11/2/2018 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine; ıslah dilekçesiyle talep edilen 14.124 TL maddi tazminatın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; o anda içkili olup olmadığı dahi tespit edilemeyen, ancak, olayın oluş biçimine göre ... plakalı araç sahibinin tam kusuruyla müvekkiline ait araca ağır hasar verdiğinin yargılama aşamasında sabit olduğu, davaya konu olayın ceza hukukunu ilgilendiren boyutuyla Türk Ceza Kanunu (TCK) hükümleri uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini; davanın uzamasını gerektirecek tutum içinde olmadıklarını, 7226 sayılı Kanun'un geçici 1'inci maddesinin \"a\" ve \"b\" bentlerine göre adli dava ve duruşmaların 22/3/2020 ile 15/6/2020 tarihleri arasında ertelendiğini, bu sebeple 3/6/2020 günü yapılması gereken duruşmanın yokluklarında mahkemece kendiliğinden düzenlenen ara kararıyla 17/9/2020 gününe bırakıldığını, yasal ve yargısal düzenlemeler nedeniyle yaklaşık 7 aylık bir gecikme yaşandığını, zorunlu trafik sigortası teminatı içinde olan  davaya konu tazminat talebinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1482'nci maddesinde öngörülen 10 yıllık süreye tabi olduğu gözetilmeden verilen kararın kaldırılması gerektiğini; TTK'nin 1420'nci maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar ve rilerek hakkın özünün bertaraf edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, pandemi nedeniyle adli davalardan zamanaşımının işlemeyeceğine ilişkin yasal düzenlemelerin gözetilmediğini; ceza hukuku yönünden şikayet süreci başlatıldığından 5 yıllık zamanaşımının dikkate alınması gerektiğini; TTK'nin 1420'nci maddesinin yollamasıyla aynı Kanun'un 1482'nci maddesinde öngörülen zamanaşımının uygulanması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 17.124 TL maddi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.Davaya konu trafik kazası 11/2/2018 günü meydana gelmiş; davaya konu trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasını belirsiz alacak davası niteliğinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında öngörülen 2 yıllık zamanaşımı içinde 21/5/2018 günü açan davacı vekili, 25/11/2020 günü sunduğu bedel belirleme dilekçesinde ise talep ettiği maddi tazminatın 17.124 TL olduğunu bildirmiştir. Bakırköy 5'inci Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/41 Değişik İş sayılı dosyasında bulunan ve davacıya ait otomobilin onarım bedeline ilişkin değerlendirilmeye yer verilen 27/2/2018 tarihli bilirkişi raporunun, davanın talep sonucunu tam ve kesin olarak ortaya koyacak nitelikte olmadığı gözetildiğinde, eldeki davanın açıldığı tarihte davacıdan, davaya konu kazada hasar gören otomobilin onarım bedeli ile değer kaybını tam ve kesin olarak belirleyebilmesi beklenemeyeceğinden, davanın belirsiz alacak davacı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişiler tarafından, Bakırköy 5'inci Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/41 Değişik İş sayılı dosyasında bulunan 27/2/2018 tarihli bilirkişi raporu ile  Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı içeriği ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 22'nci maddesinin 17'nci fıkrası uyarınca maddi hasarla sonuçlanan trafik kazaları için kanıt niteliğini taşıyan sigorta ekspertiz raporu da incelenerek düzenlenen 20/8/2020 tarihli raporda,  KDV dahil parça ve işçilik bedelinden, orijinal parça değişiminden dolayı kıymet kazanma tenzili ve hasarlı parçaların hurda değerinin mahsubundan sonra, zarar miktarı göre, davaya konu trafik kazası nedeniyle 15.800 TL tutarında zarara uğradığı saptanan davaya konu otomobilde oluşan değer kaybının ise 1.324 TL olduğu bildirilmiş; böylece, davacıya ait otomobilde oluşan hasarın onarım bedelinin, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişiler kurulu raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak, HMK'nin 107'nci maddesi kapsamında belirsiz alacak davası niteliğinde açılan eldeki davada, 25/11/2020 günü sunulan bedel belirleme dilekçesinde yer verilen talep sonucunun zamanaşımına uğramadığının anlaşılması karşısında, davanın kabulüne hükmolunması gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Öte yandan, davacı vekili dava dilekçesinde hükmolunacak tazminata olay tarihinden itibaren faiz uygulanmasını talep etmiş ise de, dosyaya eklenen hasar dosyası içeriğinde yer alan davacı vekilinin zararın giderilmesine ilişkin 30/3/2018 tarihli dilekçesinin davalı ... AŞ'ye hangi tarihte ulaştığı belli olmadığından, KTK'nin 99'uncu maddesinin, 1'inci fıkrası ile davaya konu trafik kazasının meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, tazminatın ve giderlerin ödenmesine ilişkin  B.2'nci maddesi gözetilerek, hükmolunan tazminata davalı ... şirketinin davacı vekilinin tazminat talebini reddettiği 26/4/2018 gününden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:I-Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesinin kararının, HMK'nin 353/1-b/2'nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Maddi tazminat davasının kabulüne, 17.124 TL maddi tazminatın 26/4/2018 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... AŞ'den tahsil edilerek davacı ...'a verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ve hükmolunan maddi tazminatın tutarına göre hesaplanan 1.169,74 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan toplam 378,24‬ TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 791,5‬0 TL karar ve ilam harcının davalı ... AŞ'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13'üncü maddesinin 1'inci ve 2'nci  fıkraları uyarınca kabulüne karar verilen maddi tazminat miktarına göre belirlenen 17.124 TL vekâlet ücretinin, davalı ... AŞ'den tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'a verilmesine,  4-Davacı tarafından harcanan 1.200 TL bilirkişi ücreti, 373,70 TL tebligat posta masrafı, 35,90 TL başvurma harcı, 5,20 TL vekâlet harcı olmak üzere toplam 1.614,8‬0 TL yargılama giderinin, davalı ... AŞ'den tahsil edilerek davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından peşin ödenen ve hükmolunan karar ve ilam harcından mahsubuna karar verilen toplam 378,24‬ TL karar ve ilam harcının, davalı ... AŞ'den tahsil edilerek davacıya verilmesine, 6-Davalı  ... AŞ tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Harcanmayan gider avansının HMK'nin 333'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, II-İstinaf incelemesi bakımından; 1-Davacı tarafından peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından geri verilmesine, 2-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle davacı tarafından harcanan posta ve tebligat gideri 64,60 TL, istinaf kanun yolu başvuru harcı 162,10 TL olmak üzere toplam 226,7‬0 TL yargılama giderinin,  davalı ... AŞ'den tahsil edilerek davacıya verilmesine,3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince, kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be48635a5496f10e","SID":"6d03c36fe7f91f70"}}