{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/96 Esas<br>KARAR NO: 2025/441<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/05/2023<br>NUMARASI: 2014/976 Esas, 2023/436 Karar<br>DAVA: TAPU İPTAL VE TESCİL<br>KARAR TARİHİ: 20/03/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatifin 2007 yılında inşaatı bitirerek daireleri üyelere teslim ettiğini, üyelerin tapularını aldığını, kooperatifin 30.05.2009 tarihli yazısında müvekkilinin kooperatife hiçbir borcu bulunmadığı ve müvekkilinin daha sonra tahakkuk edecek aidat borçlarına mahsup edilmek üzere 5.000,00 TL avans ödediğinin belirtildiğini, bu nedenle 32 nolu dairenin tüm edimlerini yerine getiren müvekkili adına tescili gerekirken, kooperatifin tescilden imtina ettiğini ve müvekkiline aidat borcunu ödemesi için ihtar gönderdiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde şimdilik 100.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı kooperatif vekili cevabında; kooperatif üyeliğinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacının sadece  adına tahsisten hareketle açtığı davanın dinlenme imkanının bulunmadığını, davacının kooperatife olan borçlarını ödememesi nedeniyle ihracına varan yasal süreç olup bu sürecin beklenmesi gerektiğini, genel kurulda 556 ada 4 numaralı parsel üzerine inşaa edilen dairelerin ortakların isteğine göre dağıtımı hususunda karar alındığını, bu hususta üst birlik nezdinde girişimde bulunulduğunu, üst birliğe olan borçların ödenmesi ve tapu dağıtımına izin verilmesiyle kooperatife olan tüm borçlarını ödeyen üyelere tapu devrinin yapıldığını, borçlarını ödemeyenlere de tapu verilmediğini, davacının mali yükümlülüklerini yerine getirmediğini, 30/05/2009 tarihli belge ile avans verildiğine dair belgenin sahte olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 30/05/2009 tarihli belgeye göre, 32 nolu ortak ve daire sahibi yönünden kooperatife hiçbir borç bulunmadığı, Bakırköy 2. ATM'nin 2013/541 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, 30/05/2009 tarihli belge altındaki imzaların kooperatif yönetim kurulu üyelerinin eli ürünü olduğunun tespit edildiği ve rapor sonucuna göre belgede ismi geçen başka bir şahıs lehine tapu iptal ve tescil kararı verildiği, davacının kooperatif ortağı olduğu, tescil veya istem tarihi itibariyle kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini yerine getirdiği, kendisine 32 no'lu dairenin tahsis ve fiilen teslim edildiği, ancak tescilin gerçekleşmediği, davacının dairenin adına tescilini istemekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 32 nolu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacının 30.05.2009 tarihli belge dışında kooperatife ödeme yaptığına dair tek bir kayıt bulunmadığını, davacının dahi bu yazı dışında herhangi bir belge sunmadığını, belgede imzası bulunan yönetim kurulu üyesi ...'ın kızı olan davacının kooperatife üye olup olmadığı ve borcu bulunup bulunmadığı hususunda  kooperatifin ticari defter ve kayıtlarında inceleme yapılmadığını, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/541 Esas sayılı dosyasında alınan raporda usulüne uygun imza incelemesi yapılmadığını, başka mahkemelerde alınan raporlarda yönetim kurulu başkanına atfen atılan imzanın kendisine ait olmadığının tespit edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir. Uyuşmazlık, davacının borcu olmadığına dair kooperatif yönetim kurulu tarafından düzenlenen 30.09.2009 tarihli belgenin sahte olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.Bütün yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarını işyeri veya konut sahibi yapmaktır. Başka bir anlatımla kişiler yapı kooperatifine kooperatifin türüne göre işyeri, yada konut edinmek amacıyla ortak olurlar. Bu nedenle ortaklık hakkı belirli bir süre sonra mülkiyet hakkını doğurmaktadır. Genel hükümlere göre taşınmazlarda mülkiyet resmî şekilde yapılacak bir işlemle sağlandığı halde,  yapı kooperatiflerinde bu kural istisna teşkil etmektedir. Yani kişiler taşınmaz mal alımında işlemini tapudan veya noterden yaptırmak zorunda oldukları halde, yapı kooperatiflerinde resmî şekil şartı aranmamaktadır. Kooperatife ortak olmakla kooperatif bu ortağı KK’nun 2. maddesine göre kooperatifin kuruluş amacı olan taşınmazı anasözleşme hükümleri çerçevesinde vermeyi taahhüt etmektedir. Yapı kooperatiflerinde ortaklık ilişkisi belirli bir süreden sonra mülkiyet ilişkisini doğurmaktadır. Şöyleki, kooperatifin kuruluşunda ortakların hernekadar bir taşınmaz edinme amacıyla ortak olması söz konusu ise de,  bu taşınmazın tapuda ortak adına ferdileşmesine kadar geçen süreçte ortaklık hakkı aynı zamanda mülkiyet hakkını içermiş olmakla birlikte bu ortaklık herhangi bir taşınmazı ifade etmediğinden sadece ortaklık ilişkisi olarak işlem görmekte ve kayıtları kooperatifçe yürütülmektedir. Ancak, kooperatifin amacı olan konutların ferdileştirilmesinden sonra ortaklık hakkı ve mülkiyet hakkı birbirinden ayrılmaktadır. Kooperatifte ferdi ilişkiye geçilmiş ve ortaklarda tapunun verilmesini istemiş ise, borcun tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Yapı kooperatiflerinin ortaklarına konut veya işyeri inşa etmek amacını gerçekleşmesi doğrultusunda, ortakların kooperatif ana sözleşmesinin 21,23/6 ve 61. maddesi gereğince konutun veya işyerinin maliyet bedelini genel kurul kararları doğrultusunda ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Parasal yükümlülük, kooperatife karşı her türlü akçeli yükümlülüğü ifade etmektedir. Kooperatif tarafından yapılan konutların ortaklar adına tapuya tesciline karar verilebilmesi için, kooperatifte ferdileşmeye geçilmesi ve kooperatifin ferdileştirmeyi sağlamaması, ayrıca ortağın kooperatife bir borcunun bulunmaması gerekmektedir. Ferdileştirme, inşa edilen ev veya işyerinin, kooperatifi yapan veya yapmakta olan kurumdan, kooperatif üyeleri adına geçmesi yani tescil edilmesidir. İşlem kooperatif temsilcilerinin isteği ile tamamlanır. Somut olayda, davadan önce kooperatif inşaatlarının bitmiş olduğu, kooperatif yönetim kurulu imzalarını taşıyan belgeye göre davacının kooperatife borcunun bulunmadığı, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/541 Esas sayılı dosyasında 30/05/2009 tarihli belgedeki imzaların yönetim kurulu başkan ve üyelerine ait olduğu kabul edilerek belgede adı geçen ortaklardan olan ... adına tapu iptal ve tescil kararı verildiği, kararın istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, kesinleşen dosyada  30/05/2009 tarihli belgedeki imzaların yönetim kurulu başkan ve üyelerine ait olduğunun saptanması karşısında davacının da kooperatife borcu bulunmadığı ve taşınmazın adına tescili gerektiği anlaşıldığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan redine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/976 Esas, 2023/436 Karar sayılı ve 23/05/2023 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL  harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 5.892,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.277,20 TL harcın talep halinde davalıya İADESİNE, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.20/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"39704ee0207fa7cd","SID":"84d59a485a18b953"}}