{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2021/1273 <br>KARAR NO: 2025/228<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/12/2020<br>NUMARASI: 2017/764 Esas, 2020/619 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali(Eser sözleşmesinden kaynaklanan)/ Maddi-Manevi tazminat<br>KARAR TARİHİ: 04/03/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı yanın başlattığı icra takibine davalı yanın yaptığı itirazın iptali, karşı dava ise aynı eser sözleşmesine dayalı alacak ve maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne  dair  verilen karara karşı taraf vekilleri  tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; taraflar arasında perde satış ve montaj anlaşması yapıldığını, bu ilişkiden kaynaklanan bedelin 14/07/2016 - 19/08/2016 tarihleri arasında düzenlenen 5 fatura  düzenlendiğini, ancak davalının faturalardan kaynaklanan borcunu ödememesi nedeniyle, davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattıklarını,  davalının takibe konu alacağa haksız yere itiraz ettiğini belirterek; davalı itirazının iptali ile takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde;  davalı-karşı davacı ile üçüncü kişi ... İnş. A.Ş arasında yapılmış olan ve üçüncü kişi ... İnş A.Ş'nin Azerbaycan-Bakü'de inşa etmekte olduğu ... binası ile ilgili perde işleri dahil kimi işlerin yapım işini üstlendiğini, yapmış olduğu araştırma neticesinde zip perde sistemini dünyada en iyi şekilde Belçika merkezli ... adlı firmanın yaptığını öğrendiğini, bu bilgi doğrultusunda bu markanın Türkiye'de bayiliğini yapan davacı-karşı davalı ile temasa geçtiğini ve yapılan görüşmeler neticesinde mail yazışmaları üzerinden davacı-karşı davalının teklifine davalı-karşı davacının 10/08/2016 tarihinde ... referans no ile onay verilmesi neticesinde \"Azerbaycan/ Bakü'deki ... katı iç mekan motorlu zip sistem perde yapım işinin\", Bakü'de yapılacak montaj işleri de dahil yarısı peşin ödenmek kaydıyla 51.672,00 Euro + KDV ile davacı-karşı davalıya verildiğini ve sözleşme kapsamında 10/08/2016 tarihinde 23.500,00 Euro peşin ödemenin yapıldığını, sözleşme kapsamında hazırlanan ekipman ve perdelerin uçak kargosuyla Bakü'ye gönderilmesi akabinde davacı-karşı davalı tarafından yerine monte edildiğini, ancak montajdan sonra sistemin çalışmadığını ve kullanım esnasında sistemin yerinden çıktığını, bunun üzerine durumun derhal davacı-karşı davalıya bildirildiğini ve sistemin çalışır hale getirilmesinin istendiğini, bu bildirimden sonra davacı-karşı davalının yeniden zip (fermuarlı) sistem perde üreterek İstanbul/ Kayışdağı'ndaki işletmesinde davalı-karşı davacı müvekkiline, ... İnş. A.Ş yetkililerine ve ... firmasının Türkiye bölge satış müdürü ... huzurunda gösterildiğini ve ancak bu esnada ikinci kez yapılan perdelerin bombe yaptığının fark edildiğini, bu nedenle ikinci bir toplantı yapılarak üründeki ayıpların giderilmesinin kararlaştırıldığını ve ancak davacı-karşı davalının üründeki ayıpları gidererek ürünleri kullanılır hale getiremediğini, bunun üzerine üretici Belçika firmasından destek istendiğini, bu arada Bakü'de monte edilen ürünler üzerinde yaptırılan teknik inceleme neticesinde düzenlenen 27/09/2017 tarihli rapor ile ürünler üzerinde ... etiketi bulunmasına rağmen davacı-karşı davalının imalatlarında farklı markalara ait ürünler kullandığını ve sahte bir şekilde ... markasını yapıştırdığının tespit edildiğini, bunun üzerine Beşiktaş ... Noterliği'nin 29/09/2017 tarih ve ... sayılı ihtarı ile durumun derhal davacı-karşı davalıya bildirildiğini ve sahteliği ortaya çıkan ürünlerin eksiksiz olarak Türkiye'ye geri getirildiğini, Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/28 D. İş sayılı dosyası üzerinden yaptırılan tespit neticesinde alınmış olan rapor ile de ürünlerin sahte ve kullanılamayacak düzeyde ayıplı olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle davacı-karşı davalının sözleşme kapsamında hiç ifada bulunmayan borçlu statüsünde (aliud ifa) olduğunu, bu nedenle davacı-karşı davalıya herhangi bir borcu olmadığını aksine karşı dava kapsamında; 1/2 oranında olmak kaydıyla yapılmış olan 23.500,00 Euro ödemenin ve HMK m.107 kapsamında olmak kaydıyla sona eren sözleşme nedeniyle oluşmuş olan 20.000,00 TL maddi zarar ile 20.000,00 TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Mahkemece 23/12/2020 tarihli  karar ile; bilirkişi raporları ile mahkememizde de işin %100 ayıplı olarak ifa edildiği ve bu durumda davalı-karşı davacının 6098 sayılı TBK m.227/1-1 kapsamında sözleşmeden dönme hakkını kullandığı, bu hakkın kullanılmış olması nedeniyle davacı-karşı davalının esas dava itibariyle davalı-karşı davacıdan itirazın iptali davasına konu olacak bir alacağı olmadığı ve bu nedenle esas davanın reddine, buna mukabil sözleşmeden dönmüş olan davalı-karşı davacının ödemiş bulunduğu 23.500,00 Euro iadesini talep etme hakkı olduğu, ayrıca davalı-karşı davacı ıslah dilekçesi ile her ne kadar 74.060,59 TL zararının tahsilini talep etmiş ise de dosya kapsamı ve alınmış olan bilirkişi raporları ile sadece ayıplı malların Bakü'den Türkiye'ye geri getirilmesi nedeniyle işin asıl sahibi ... İnş. AŞ tarafından ödenmiş olan 21.753,32 TL navlun bedeli ile yükleme ve diğer masraflardan oluşan 2.677,60 TL ile düzenlenmiş olan faturalar kapsamında davalı-karşı davacının davacı-karşı davalıya ödemiş olduğu 23.794,94 TL (21.753,32 TL + 2.267,60 + 23.764,94 TL = 48.215,86 TL) dahil 48.215,86 TL zararının ispat edilmiş olduğu,  ayıplı ifa nedeniyle davalı-karşı davacının müşterileri nezdindeki ticari itibarının zedelenmiş olduğu, gerekçesi ile  asıl  davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, 23.500,00 Euro'nun 10/08/2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4a maddesi kapsamında Euro cinsinden paraya devlet bankalarının 1 yıl için ödemiş oldukları en yüksek mevduat faiz oranı ile birlikte karşı davanın davalısından tahsiline, zarardan kaynaklanan 48.215,86 TL'nin karşı davanın açıldığı 09/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davanın davalısından tahsiline ile karşı davanın davacısına, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 2.000,00 TL manevi tazminatın karşı davanın açıldığı 09/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davanın davalısından tahsiline  karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davacının istenen perde satış ve montaj işini 14.07.2016-19.08.2016  tarihleri arasında keşide etmiş olduğu faturalar ile gerçekleştirdiğini ve yapım işini de 19.08.2016 tarihinde son faturayı keserek sonlandırdığını,  davalının  yaklaşık 1 yıl sonra 07.08.2017 tarihli ... İnşaat firmasının maili ve yine 01.08.2017 tarihli  yazısı ile   davacının işi tamamlandığı ancak Genel Müdürlük Ofisinin 37. Kattan 3. Kata indirilmesi nedeniyle perde montaj yerlerinin değiştirilmesine ilişkin ek ve son bir taleplerinin olduğunu belirttiğini, yani 19.08.2016 tarihinde kesilen son fatura ile tamamlanan ve sonlandırılan perde satış ve montaj için davalının  davacıya  bildirim tarihinin 353 gün sonra,  07.08.2017 tarihi olduğunu  TTK 23/1-c kapsamında açık ayıpta 2 gün gizli ayıpta ise  8 gün içinde gerçekleştirilmesi gereken ayıp ihbarı süresi geçtikten sonra  yaklaşık 1 yıl sonra  mail ile ihbarda bulunarak 37. Katta satış ve montajı gerçekleştirilen perdelerin Genel Müdürlük Ofisinin 3. Kata taşınması nedeniyle montaj yeri değişikliği talebinde bulunulduğunu, davacının hak edişinden kalan bakiyenin ödenmemiş olmasından dolayı 18.05.2017 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından icra takibi yapılmış ve devamında da davalının yetkisiz vekaletname ile icra takibine itiraz etmesi üzerine ve bu yetkisizliği icra müdürlüğünün dikkate almayarak hukuka aykırı bir şekilde icranın durmasına karar vermesi nedeniyle iş bu davanın açıldığını, davalının bilgileri  dışında sözde Azerbaycan da bulunan ve montajlı ürünleri sökerek Türkiye ye getirdiğini belirterek; 29.03.2018 tarihinde Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/28 D.İş dosyasından tespit yaptırdığını, kök  raporda montajı yapılan perdeler ile tespit yaptırılan perdelerin aynı olmayabileceği belirtilmiş olmasına karşın; davalının itirazı ve yönlendirmesi ile yine taraflarına tebliğ yapılmadan 22.05.2018 tarihli ek bilirkişi raporu alındığını ve davalının zorlaması ile resimlerin incelenmesinden, aynı ürüne ait olduğu kanaatine varıldığının belirtildiğini, davacıya  tespit dilekçesi tebliğ edilmeden, keşif mahalinde bulunmasına imkan tanınmadan  soyut ve davalı beyanları ile tespit yapıldığını, davacının karşı davası süresinde sunulmadığından zamanaşımı itirazları  kapsamında davasının reddine karar verilmesi gerektiği,  TTK 60. Madde kapsamında da davalının talep ve dava hakları 1 yıllık zamanaşımını geçirmekle tüm talep ve dava hakları zamanaşımına uğradığı, TTK düzenlemesinde basiretli tacirin üstlenmiş olduğu ayıp ihbar yükümlülüğü açıkça göz ardı edilerek karar verildiğini, davalı tarafından icra müdürlüğüne yetkisiz vekaletname itiraz edilmiş olup bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını, icra dosyasına itiraz ekinde sunulan vekaletnamenin miras işleri ile ilgili olarak verilmiş bir vekaletname olması nedeni ile  asıl olarak itirazın da yok hükmünde olduğunu ,davalı tanığı olarak dinlenen ve bir raporu olduğu belirtilen, ...'ün davacının satışını üstlendiği ... marka ürünlerin temsilcisi olduğundan, kendisinin ... marka ürünleri Türkiye de satmak amaç ve gayesinde olduğu, davalıya da bu ticari menfaat doğrultusunda ... marka ürün satarak gelir elde amaç ve gayesinde olacak şekilde kendi gelirini attıracak bir kişi olduğu ve beyanlarının da yanlı olduğu, 1 yıl ücretsiz olarak montajı yapılan perdelerin kullanıldığını ve halende kullanılmaya devam edildiği,  10.02.2020 tarihli dilekçelerinde belirttikleri  üzere; bilirkişi kurulunda bulunan ... isimli bilirkişinin, dosyada mübrez İTO kaydından görüleceği üzere ... Pazarlama Limited Şirketi' nin tek sahibi ve tek yetkilisi olduğu, bu şirketin  aynı adreste bulunan ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile de bağlantısının olduğu, bu ikinci firmanın sahiplerinin, babası ... ve annesi ... olduğu, bu firmanın tek yetkilisinin de babası ... olduğu, davacının işbu davada üstlendiği iş için söz konusu firmalarında davalıya işin yapımından önce teklif sundukları, tüm bunlar kapsamında sektörde davacı firmanın rakip firmalarının sahibi ve yetkilisi olan bir kişiden bilirkişi raporu alınmasının, bilirkişinin bu durumu bilmesine rağmen tarafsızlık ve bağımsızlığına gölge düşüreceğinden bilirkişilikten çekilmemesinin, raporun tarafsızlık ve bağımsız oluşturulmasına engel olduğu,  satın alma değeri 50.000 Euro olan bir işin hurda değerinin 2.000 Euro gibi bir rakam olamayacağına yönelik itirazlarının raporlarda  değerlendirilmediğini, yurt dışından getirildiği belirtilen malzemelerin davacı firmaya ait olmadığını belirtmelerine karşın bu hususun göz ardı edildiğini, bu malzemelerin sanki üzerinde davacı firmanın menşei bulunuyormuşcasına davacı  firmaya ait olduğunun belirtildiği,  mahkemece 50.000 Euro civarında bir miktarında davacının tamamladığı işten tahsilat elde etmesi gerekirken, davacı bu 50.000 euro bedeli alamadığı gibi ön ödeme olarak aldığı 23.500 Euro civarındaki bedeli en yüksek mevduat faiziyle ve euro cinsinden iade etmesi, üretim ve montaj yaptığı perdelerin yok sayılması ve hatta hurda bedeli olarak belirlenen bedelin de  davacıya verilmemesine yönelik karar oluşturulduğunu, malın ayıplı hurda değeri olarak ifade edilen 13.269,73 TL ninde  mahkemece dikkate alınmadığından,  hurda değeriyle birlikte davalı uhdesinde bırakılması da hukuka aykırı olduğunu,  maddi tazminatın 20.000 TL üzerinden açılmış olması ve sonrasında ıslah ile arttırılmış olmasına karşın gerekçeli kararın 2.2. Maddesinde faiz başlangıç tarihinin ıslah tarihi yerine, dava tarihi olarak belirlenmiş olması da hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesi ile; Hükmedilen maddi tazminat tutarının gerçek zararı karşılamadığını,  manevi tazminat tutarının  oldukça düşük olduğunu,  perde işini yaptırabilmek için aynı masrafları ikinci kez yapmak zorunda kalındığını,  ilk seferinde davacıyla anlaşıldığını, tüm malların Türkiye'den Azerbeycan'a gönderildiğini, davacı edimini yerine getirmediğinden düzeltme ve kontrol için elemanların Azerbeycan'a gönderildiğini, nihayetinde yapılan işteki ayıbın düzeltilebilecek nitelikte olmadığı anlaşılınca gönderilen tüm malların geri Türkiye'ye getirildiğini,  davacının işi ilk yapmaya çalıştığı süreçte malların Türkiye'den Azerbeycan'a gönderilmesi, montaj yapacak işçilerin ve yapılacak işi kontrol edecek kişilerin gidiş-dönüş uçak bileti, bu kişilerin Azerbeycan'da kaldığı sürece harcamaları için bir kısım masraflar yapıldığını, bu kapsamda ekte yeniden sunulan uçak bileti ve faturalarından da görüleceği üzere davacı taraf, sözleşmeye konu edimini yerine getirmediğinden dolayı ikinci kez yapılan montaj ve kontrol işleri nedeniyle davalının çalışanı ... ile ikinci seferde işleri yapan firmaların çalışanları ..., ... ve ...'nin , 28.10.2017 ila 26.01.2018 tarihleri arasında defalarca Bakü - İstanbul arasında karşılıklı gidip geldiklerini,  Bu uçuş seyahatleri nedeniyle davalının toplam 11.082,38-TL ödeme yaptığını, davalının çalışanı ... ile anlaşma yapılan diğer firmaların çalışanları, işin yapıldığı ...'e yakın konumdaki ... Hotel'de 02.11.2017 ila 13.11.2017 tarihleri arasında kaldıklarından bu konaklama için toplamda 2.092,38 Azerbaycan Manatı ödendiğini, ödenen 2.092,38 Azerbaycan Manatı'nın ödeme tarihindeki karşılığının 4.762.35-Türk Lirası olduğunu, yazılı delille ispat edilenler dışında davalının 10.000-TL'yi aşan tutarındaki maddi zarar kalemleri yazılı delillerle ispat edilememiş olsa da  ispat edilemeyen kısım yönünden TBK m.50 uyarınca hakkaniyete uygun şekilde belirlenen zararın tazminini talep edilmişse de mahkemece gerekçesiz şekilde bu kısmın reddedildiğini,  karşı dava yönünden, vekâlet ücretinin  eksik hesap edildiğini,  ayrı talepleri olduğundan  ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, 23.500-Euro yabancı para alacağının karar tarihi itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL’ye çevrilerek bu tutar üzerinden vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini,  yapılan perde işinin %100 ayıplı olduğu  ancak aliud ifa hususunda değerlendirme yapılmadığını,  davacının ... marka ürün görüntüsü verilen başka ürünleri monte ederek davalıyı ve iş yaptığı firmaları kandırma yoluna gittiğini,  gerekçeli kararda Türk Borçlar Kanunu'nun satış sözleşmelerine yönelik hükümlerine atıf yapmışsa da taraflar arasındaki sözleşme eser sözleşmesi olduğundan gerekçeli kararın gerekçe itibariyle düzeltilerek onanması gerektiğini, karşı dava süresinde açılmış olmasına rağmen gerekçeli kararda maddi hata yapıldığını,  kararın bu gerekçe yönüyle de  düzeltilerek onanması gerektiğini belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen  eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı- birleşen davalı  yüklenici, davalı- birleşen davacı iş sahibidir. Taraflar arasında mail üzerinden 10/08/2016 tarihinde perde satışı ve montajı işine dair eser sözleşmesi akdedilmiştir. Yerel mahkemece, asıl davada davalı yanın karşı dava dilekçesi sunması sonrası karşı davaya dair dilekçenin süresinde sunulmamış olması sebebi ile önce tefrik kararı verdiği daha sonra her iki davanın irtibatlı olduğu gerekçesi ile birleştirme kararı verdiği ancak gerekçeli karar başlığında ise davalı yanın birleşen dosya davacısı olarak gösterilmesi gerekirken, karşı davacı olarak gösterildiği görülmüştür. Bu yanlışlık Dairemiz kararında düzeltilmiştir. Asıl davada davacı yüklenici, 10/08/2016 onay tarihli eser sözleşme gereği perde  satış ve montajı işini tamamladığını, bu nedenle bakiye iş bedeli için düzenlediği fatura bedellerinin ödenmemesi sebebi ile başlattığı icra takibine itirazın iptalini talep etmiş, birleşen   davada ise  davacı  iş sahibi  vekili, işin ayıplı olduğunu, hatta aluid ifa olduğu için  yükleniciye ödedikleri meblağında kendilerine iadesinin gerektiğini belirterek; ayıplı ifa sebebi ile uğradıkları maddi ve manevi zararların tazmini ve ödedikleri bedelinde iadesini talep etmiş, mahkemece; davacı yüklenicinin işi %100 ayıplı ifa ettiği ve birleşen davacının 6098 sayılı TBK m.227/1-1 kapsamında sözleşmeden dönme hakkını kullandığı, bu hakkın kullanılmış olması nedeniyle, davacının itirazın iptali davasına konu olacak bir alacağı olmadığı ve sözleşmeden dönmüş olan davalı-karşı davacının ödemiş bulunduğu 23.500,00 Euronun iadesini talep etme hakkı olduğu, ayrıca  dosya kapsamı ve alınmış olan bilirkişi raporları ile  sadece 48.215,86 TL zararının ispat edilmiş olduğu,  ayıplı ifa nedeniyle davalı-karşı davacının müşterileri nezdindeki ticari itibarının zedelenmiş olduğu, gerekçesi ile  asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, 23.500,00 Euro'nun ve  zarardan kaynaklanan 48.215,86 TL ile 2.000,00 TL manevi tazminatın birleşen dosya davalısından tahsiline  karar verilmiştir.Somut olayda; birleşen davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde; iş sahibinin, ... binası ile ilgili perde işleri dahil kimi işlerin yapım işini üstlendiğini, bu kapsamda anılan rezidansın 37. katındaki (prezident katı) motorlu zip perde işlerinin yapımını da üstlendiğini,  yapılan görüşmeler neticesinde mail yazışmaları üzerinden davacı-birleşen davalının teklifine davalı-birşelen davacının 10/08/2016 tarihinde ... referans no ile onay verilmesi neticesinde Azerbaycan/ Bakü'deki Socar Tower Prezident katı iç mekan motorlu zip sistem perde yapım işinin,  davacı-karşı davalıya verildiğini ve sözleşme kapsamında 10/08/2016 tarihinde 23.500,00 Euro peşin ödemenin yapıldığını, sözleşme kapsamında hazırlanan ekipman ve perdelerin uçak kargosuyla Bakü'ye gönderilmesi akabinde davacı-karşı davalı tarafından yerine monte edildiğini, ancak montajdan sonra sistemin çalışmadığını ve kullanım esnasında sistemin yerinden çıktığını, bunun üzerine durumun derhal davacı-karşı davalıya bildirildiğini ve sistemin çalışır hale getirilmesinin istendiğini, bu bildirimden sonra davacı-karşı davalının yeniden zip (fermuarlı) sistem perde üreterek İstanbul/ Kayışdağı'ndaki işletmesinde davalı-karşı davacı müvekkiline, ... İnş. A.Ş yetkililerine ve ... firmasının Türkiye bölge satış müdürü ... huzurunda gösterildiğini ve ancak bu esnada ikinci kez yapılan perdelerin bombe yaptığının fark edildiğini, bu nedenle ikinci bir toplantı yapılarak üründeki ayıpların giderilmesinin kararlaştırıldığını ve ancak davacı-karşı davalının üründeki ayıpları gidererek ürünleri kullanılır hale getiremediğini, bunun üzerine üretici Belçika firmasından destek istendiğini, bu arada Bakü'de monte edilen ürünler üzerinde yaptırılan teknik inceleme neticesinde düzenlenen 27/09/2017 tarihli rapor ile ürünler üzerinde ... etiketi bulunmasına rağmen davacı-karşı davalının imalatlarında farklı markalara ait ürünler kullandığını ve sahte bir şekilde ... markasını yapıştırdığının tespit edildiğini, bunun üzerine Beşiktaş ... Noterliği'nin 29/09/2017 tarih ve ... sayılı ihtarı ile durumun derhal davacı-karşı davalıya bildirildiğini ve sahteliği ortaya çıkan ürünlerin eksiksiz olarak Türkiye'ye geri getirildiğini, Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/28 D. İş sayılı dosyası üzerinden yaptırılan tespit neticesinde alınmış olan rapor ile de ürünlerin sahte ve kullanılamayacak düzeyde ayıplı olduğunun tespit edildiğini belirtmiştir, dosyanın incelenmesinde; davacı yüklenici, her ne kadar davalı işveren'in Beşiktaş ... Noterliği'nin 29/09/2017 tarih ve ... sayılı ihtarı ile ayıbı ilk kez bildirdiği bu nedenle de ayıp ihbarının süresinde olmadığını iddia etmiş ise de   perdelerin montajının yapılmasından 1 hafta içinde davalı-birleşen davacı iş sahibinin, perdelerdeki ayıpları mail yolu ile davacı -birleşen davalı yükleniciye ve bu işi yüklenici adına yapan perdeci çalışanlara mail yolu ile iletmeye başladığı, böylelikle ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, bunun üzerine davacı yüklenicinin perdeyi tekrar ürettiği ve bu ürünlerinde Türkiye de yapılan incelemelerde ayıplı olduğunun anlaşıldığı ancak perdelerdeki ayıp sorununun  davacı yüklenici tarafından çözülmediği, bunun üzerinde davalı iş sahibinin, asıl işveren ... A.Ş aracılığı ile ayıplı perdeleri ... A.Ş'nin  Gebze de bulunan deposuna getirttikleri, akabinde  Gebze 2 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/28 D.iş sayılı dosyası ile tespit raporu aldırdığı, alınan bu tespit raporunda da bilirkişi raporunda, Türkiyeden Bakü'ye gönderimine ilişkin belgeler ile Bakü den Gebze'ye gönderimine ilişkin gümrük belgeleri de incelenerek davaya konu perdeler oldukları ve % 100 ayıplı olduklarını ve orijinal ... marka olmadıklarının tespit edildiği, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde de benzer tespitin yapıldığı ve perdelerin %100 ayıplı oldukları ve orijinal marka olmadıklarının tespit edildiği,  bu durumda davalı-birleşen davacı iş sahibinin sözleşmeden dönme hakkını kullanmakta haklı olduğu, kaldı ki perde işini dava dışı 3. kişilere yaptırdığı , bu nedenle ödediği 23.500 Euronun iş sahibine geri verilmesi gerektiği anlaşıldığından davacı yüklenicinin davacının reddine karar verilmesi doğru olmuştur. Ancak davalı-birleşen davacı iş sahibi ürünlerin ... A.Ş nin Gebze deki deposunda olduğunu ve davacı yükleniciye  teslime hazır olduklarını belirtmiş olması karşısında bu konuda her hangi karar verilmesi hükümde eksiklik oluşturmuştur,  dava konusu olay inşaat sözleşmesinden kaynaklanmadığından hurda değeri düşülemeyecek olsa da , perde ve ilgili aksamların  yükleniciye iadesi gerekmektedir, kaldı ki davacı yanın da bu ürünlerin hurda değerinin düşülmesi gerektiği konusunda istinafa gelmiştir.Mahkemece birleşen davada, iş sahibinin yükleniciye ödemiş olduğu 23.500 TL nin davalı yükleniciden tahsiline karar vermesi, perdelerin % 100 ayıplı olması ve süresinde ayıp ihbarında bulunulmuş olması sebebi ile isabetli olduğu gibi,  maddi tazminat istemine ilişkin olarak bilirkişi raporu ve ek raporda tespit edilen navlun bedeli, bir takım masraflar ile  kesilen faturalar nedeni ile birleşen davacının ödemek zorunda kaldığı KDV bedeli toplamı olan 48.215,86 TL ye hükmetmesi doğru olmuştur.  Ancak manevi tazminat şartları oluşmadığı halde mahkemece manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Taraf vekillerinin  istinaf talebinin KABULÜNE 2-İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 23/12/2020 tarih ve 2017/764 Esas, 2020/619 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Asıl davanın REDDİNE, - Davaya konu perdelerin ve ilgili aksamlarının davacı-birleşen davalıya iadesine, 4-Birleşen davanın KISMEN KABULÜ İLE; -23.500,00 Euro'nun 10/08/2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi kapsamında Euro cinsinden paraya devlet bankalarının 1 yıl için ödemiş oldukları en yüksek mevduat faiz oranı ile birlikte birleşen dosya  davalısından tahsili ile birleşen dosya  davacısına VERİLMESİNE,- Maddi zararlara karşılık  48.215,86 TL'nin karşı davanın açıldığı 09/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davanın davalısından tahsili ile karşı davanın davacısına VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin kısmın REDDİNE, (reddedilen kısım 25.844,73 TL) -Manevi tazminat isteminin REDDİNE, Esas dava yönünden; 1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 54,40 TL maktu karar harcının, peşin yatırılan 1.663,21 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.608,81 TL harcın kararın kesinleşmesi  halinde davacı - birleşen dosya davalısına iadesine,2-Davalı - birleşen  davacı lehine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı - birleşen davalıdan tahsili ile davalı - birleşen davacıya verilmesine, 3-Davacı - birleşen  davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin  üzerinde bırakılmasına, Birleşen dosya yönünden;1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince  hesaplanan 12.627,14 TL nispi karar harcının, 2.689,71 TL peşin harç ve 923,32 TL ıslah harcı toplamı 3.613,03 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 9.014,11 TL harcın, 1. 332,29 TL sinin  birleşen davacıdan, 7.681,92 TL sinin davacı - birleşen  davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, ( Kabul edilen kısım; 23.500 Euronun birleşen dava tarihini olan 09/05/2018 tarihindeki T.C Merkez bankası satış kuru 5,14 TLden 120.790,00 ile kabul edilen 48.215,86 TL toplamı: 169.005,86 TL ve reddedilen kısım 25.844,73 TL)(Kabul oranı% 85,22-Red oranı %14,78)(Toplam harca esas değer 184.850,59 TL) 2-Davalı - Birleşen dosya  davacısı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı - birleşen davalıdan tahsili ile davalı - birleşen dosya  davacısına verilmesine, 3-Davacı - karşı davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince red edilen miktar üzerinden hesaplanan 12.000,00 TL vekalet ücretinin davalı - birleşen dosya  davacısından tahsili ile davacı - birleşen dosya  davasına  verilmesine, Davalı - birleşen dosya davacısı tarafından yapılan toplam 35,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 30,00 TL yargılama gideri ile 2.689,71 TL peşin harç, 35,90 TL başvurma harcı ve 923,32 TL ıslah harcı toplamı 3.679,20 TL'nin davacı - birleşen dosya davalısından tahsili ile davalı - birleşen dosya  davacısına verilmesine, bakiye kısmın davalı - karşı davacı üzerinde bırakılmasına,Manevi tazminat yönünden; -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 54,40 TL maktu karar harcının, davalı - birleşen dosya davacısından tahsili ile hazineye gelir kaydına, -Davacı - birleşen dosya  davalısı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalı - birleşen dosya  davacısından tahsili ile davacı - birleşen dosya  davalısına verilmesine, İstinaf incelemesi yönünden; 1-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 2-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,3-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,4-Kararın kaldırılma gerekçesi nazara alınarak; taraflarca yapılan istinaf masraflarının üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 04/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8f03ced37f7a7b94","SID":"c7f4d31669fae768"}}